26 Mart 2020 Perşembe

KOBİ'ler 2019'da e-ticaret sayesinde 42 milyon ürün sattı

8 bini aşkın sanal mağazanın incelendiği rapora göre, geçtiğimiz yıl 5,1 milyon sipariş ile 42 milyon ürün satışı gerçekleştirildi. KOBİ'lerin e-ticaretteki toplam cirosu önceki yıla kıyasla yüzde 80 büyüyerek 1,6 milyar TL'yi aştı.

E-ticaret altyapı sağlayıcısı tarafından KOBİ'lerin dijitalleşme süreçlerini yakından takip etmek amacıyla her yıl hazırlanan KOBİ E-ticaret Raporu'nun 2019 sonuçları yayınlandı. Raporda, 2018 yılına göre, yüzde 25 artışla 8 bini aşan e-ticaret altyapısını kullanan sanal mağazadan satılan toplam 42 milyon ürün mercek altına alındı. 2018 yılında ilk defa mobil cihazlar üzerinden verilen sipariş sayısı masaüstü cihazları aşmıştı. 2019'da artış devam etti ve mobil cihazlardan verilen siparişler yüzde 30'luk artışla 2,9 milyona ulaşırken, internet alışverişlerinde masaüstü siparişler ise önceki yıla yakın seyretti ve 2,2 milyonda kaldı. Online alışverişlerin coğrafi bölgeler arası dağılımında Marmara Bölgesi daralırken Doğu Anadolu Bölgesi yüzde 114'lük pay artışı yaşadı. Tüketiciler online alışveriş için 2019'da da Pazartesi gününü tercih etti.

KOBİ'lerin e-ticaretteki toplam cirosu 1,6 milyar TL'yi aştı
2018 yılına kıyasla yüzde 25 artarak 2019 yılında 8 bin 125'e ulaşan kullanıcı ile online mağazadan 42 milyon 37 bin 694 adet ürün satışı gerçekleştirildi. Böylece KOBİ'lerin e-ticaretteki toplam cirosu geçen yıla oranla yüzde 80 artarak 1 milyar 621 milyon 17 bin 296 TL'ye ulaştı. İnternetten yapılan her bir alışverişte ortalama 8,1 ürün sipariş edilirken, sepet ortalaması ise 315 lira 38 kuruş olarak kaydedildi.

Mobil cihazlar trafikte, masaüstü ise satışa dönüşme oranında önde
KOBİ E-Ticaret Raporu 2019 sonuçlarında en dikkat çekici nokta, mobil cihazlardan e-ticaret sitelerine gelen trafik oranı oldu. Sayfa görüntülemelerinin yüzde 75,7'si mobil cihazlar üzerinden yapıldı; masaüstünden görüntüleme oranı ise yüzde 24,3 olarak kaydedildi. Masaüstü siparişlerin sayısı 2 milyon 189 bin 621'de kalırken mobil siparişlerin sayısı 2 milyon 950 bin 333'e ulaştı. Sayfa görüntülenmelerinin satışa dönüş oranı incelendiğinde, 2018 yılında siparişteki liderliğini koruyan masaüstü, 2019 yılında da benzer bir tablo çizdi. Masaüstü görüntülemelerin binde 5'i satışa dönerken mobilde bu oran binde 2'de kaldı.

Online alışverişte Doğu Anadolu yüzde 114'lük rekor büyüme kaydetti
Online alışverişi en çok tercih eden bölge yüzde 42,73 ile yeniden Marmara olurken, onu yüzde 14,99 ile İç Anadolu, yüzde 14,23 ile Ege, yüzde 9,88 ile Akdeniz, yüzde 9,45 ile Karadeniz, yüzde 4,51 ile Doğu Anadolu ve yüzde 4,21 ile Güneydoğu Anadolu takip etti. Geçen yıla oranla Marmara ve İç Anadolu Bölgesi'nin bölgeler arasındaki payında gerileme görülürken diğer bölgelerin paylarında önemli bir artış yaşandı. Ege ve Akdeniz Bölgesi'nin sipariş paylarında yüzde 11; Güneydoğu Anadolu'da yüzde 62 ve Karadeniz'de yüzde 97'lik artış kaydedildi. Doğu Anadolu Bölgesi ise yüzde 114'lük bölgeler arasındaki pay artışıyla rekor genişleme kaydetti.

Mesai saatlerindeki boşluklar internet alışverişi için değerlendiriliyor
İnternet alışverişleri mevsimlere göre incelendiğinde, 'yaz' mevsiminde online alışverişler durgun seyretti. Ancak internetten yapılan alışveriş konulu aramaların 24 kat arttığı Efsane Cuma ve Siber Pazartesi gibi indirim günleriyle 'sonbahar' en çok siparişin verildiği mevsim olarak öne çıktı. Günlük hayatın giderek hızlanan temposu ise kullanıcıları mesai saatlerindeki kısa aralarda bir yandan ihtiyaçlarını giderirken bir yandan da alışveriş yapmaya yöneltti. Tüketiciler internet alışverişleri için 2019'da da en çok Pazartesi gününü tercih ederken, siparişlerin dörtte biri 13.00-16.00 saatleri arasında veriliyor.

Ücretsiz kargo sunan online mağazalar çoğunlukta
2018 yılında internetten yapılan alışverişlerin yüzde 49'unda ücretsiz kargo olanağı sunulurken, 2019 yılında bu oran yüzde 51'e ulaştı. Böylece müşteri kazanım rekabetinde çoğunluğu, kargo ücretini ödeyen online mağazalar üstlendi. Siparişlerdeki kargo şirketi tercihlerinde ise Aras Kargo yüzde 34 ile birinci, Yurtiçi Kargo yüzde 27 ile ikinci ve MNG Kargo yüzde 14 ile üçüncü sırada yer aldı. MNG'yi yüzde 11 ile Sürat Kargo, yüzde 4 ile PTT Kargo ve UPS takip etti.

19 Aralık 2018 Çarşamba

Yılın Son Günlerinde E-ticaret Müşterilerini Mutlu Etmenin Yolları

Bir yılı daha devirirken tek dileğimiz, 2019’un, içinde bulunduğumuz yıldan daha iyi bir sene olması. Sağlık, mutluluk, barış ve başarı getirmesini umduğumuz yeni bir yıl yaklaşırken, yılbaşı alışverişi için zaman bulamayanlar veya mağazadan mağazaya telaşla koşmak istemeyenler için en ideal çözüm yine internetten alışveriş yapmak. Peki, yeni yıl hediyeleri için ellerini ovuşturan e-ticaret ekipleri, yapılan alışverişlerin sürdürülebilirliği konusunda kendilerinden ne kadar emin?


Kuşkusuz ki özel günler yaklaştıkça, internetten yapılan alışverişlerin hacmi de her yıl daha fazla artıyor. Birçok arkadaşına veya yakınına yeni yıl hediyesi almak isteyen müşteriler, fiziksel mağazada zaman harcamanın stresini yaşamadan, birkaç tıkla siparişini verip ürünleri ayağına getirmenin rahatlığını tercih ediyor. Peki bu durum, internetten alışveriş yapmanın tamamen stressiz bir süreç olduğu anlamına mı geliyor?


Clicktale’in araştırmasının buna cevabı “Hayır”. Araştırmaya göre yılbaşı alışverişi yapanların yüzde 27’si, e-ticaret sitelerinde dolaşırken, en az fiziksel mağazadaki kadar stres yaşadığını belirtmiş. Bu stresin arkasında, sayfa yüklenme süresinden aranan ürüne ulaşırken yolunu şaşırmaya, hatta sözde müşterinin arama yapmasına yardım etmeye çalışan sinir bozucu pop-up içeriklere varıncaya kadar, henüz açıklığa kavuşturulmamış pek çok unsur olabilir.


Fakat çevrimiçi dünyadaki perakendeciler artık, kolayca halledilebilen bu tür teknik sorunların yanı sıra, e-ticaret müşterilerinin arama sırasındaki ruh hâlini de göze almalı. Nitekim bir e-ticaret sitesi ne kadar iyi yönlendirme yapmış olursa olsun; yılbaşından 1-2 gün önce sevgilisine, ailesine veya arkadaşına en uygun hediyeyi almak için panikle cihaz başına geçen kullanıcının bile olumlu bir alışveriş deneyimi yaşaması için gereken önlemleri almak zorunda.


Bu ruh hâli meselesi size tuhaf gelse de internetten alışveriş deneyimi bu yönde evriliyor. E-ticaret oluşumları, kullanıcıların stres yaşamadan alışveriş yapması için müşteri davranışlarını inceliyor ve duygu durumlarını göz önüne almaya çalışıyor. Deneyim Analitiği (Experience Analytics) kullanan perakendeciler, müşterilerin dijital beden dilini anlamaya başlıyor ve yılbaşı alışveriş telaşı gibi ilk bakışta göze çarpmayan ama e-ticaret deneyiminin kalitesini düşürebilecek olası birçok riski sınırlıyor.


Tam da bu noktaya gelmişken, e-ticaret sitelerinin nasıl olup da müşterilerinin alışveriş paniği yaşamadığına emin olabileceğine dair üç ince ayrıntıya birlikte bakalım mı?


1-Öfke kaynaklı tıklamalar


Ziyaret ettiği e-ticaret sitesinde aradığı ürünü bir türlü bulamayan kullanıcılar, sinirlerini dışa vurmak için bilgisayar faresine defalarca tıklayabilirler. Öte yandan, sayfa yüklenme süresi uzun olan veya kullanıcının verdiği komut üzerine istenen sonucu vermeyen e-ticaret siteleri de aynı öfke nöbetine maruz kalabilir. Bu tepkiyi ölçmek ve genel tık sayısından ayrıştırmak isteyen e-ticaret siteleri ise tık takibi ve oturum tekrarı ölçme teknikleri sayesinde, internet sitesinin müşterileri öfkelendiren bölümlerini tespit edebiliyor ve ilgili sekmeleri veya alanları sonraki ziyaretçiler için düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyor.


Yılbaşı alışverişi telaşına kapılan kullanıcılar için e-ticaret siteleri büyük kolaylık sağlıyor.


2-Site içi yanlış yönlendirmeler


Deneyim Analitiği ile elde edilen veriler, bilgisayar faresi hareketlerine ve ziyaretçi davranışlarına dayalı olarak tanımlanıyor. Bu değerlendirmeler, sabırsız ve bir sayfaya ulaşmaya çalışırken yolunu şaşırmış birçok e-ticaret müşterisine sorun yaşatan en büyük sıkıntılardan birinin de yanlış yönlendirmeler olduğunu ortaya koyuyor.

Yılbaşı alışverişi için bilgisayarının ya da mobil cihazının başına geçen pek çok kişi de bu sorunun kurbanı olmaktan ne yazık ki kurtulamıyor. Doğal olarak bu ziyaretçiler de söz konusu siteyi terk ediyor.


Deneyim Analitiği’nin çok sayıda müşterinin yanlış yönlendirilmiş davranışlar sergilediğini göstermesi hâlinde bu durum, site içinde dolaşımdan başlayıp ziyaretçinin çıkmasına kadar geçen sürede, e-ticaret sitesinin yeterince açık bir yönlendirme yapamadığının kanıtı olarak kabul ediliyor. Elbette bu sorunun doğurduğu en tehlikeli sonuçlar müşterinin siteye karşı sadakatini kaybetmesi, sepete atılma noktasına gelmiş alışverişlerin ödeme aşamasına gelmeden yarıda kalması ve e-ticaret sitesinin muhtemelen hatrı sayılır bir rakam tutacak yeni yıl alışverişinden de umudu kesmesi olarak ortaya çıkıyor.


3-Müşterileri keşfetmek


Ziyaretçilerini yanlış yönlendiren bir e-ticaret sitesi, aynı zamanda müşterilerinin site içinde nereye gittiğini ve tam olarak ne istediklerini de bilemez. “Kâşif” olarak tanımlanan bazı ziyaretçiler ise ulaşmak istedikleri ürüne veya sayfaya yönlenmek, ürün karşılaştırması yapmak satın alma veya kararı almak yerine; tıpkı cadde üstündeki bir mağazada öylesine gezinir gibi sitede amaçsızca dolaşır. Bu tür ziyaretçiler alışveriş yapmaya yatkın olduklarından satışçılar için güzel birer açık hedef konumunda olsalar da bunu fırsata çevirecek temel unsur, e-ticaret sitesinin bu kitleyi müşteriye dönüştürme yeteneğidir.


Yılbaşı yaklaştıkça e-ticaret mağazaları, müşteriler olası hediyeler için dolaşırken söz konusu kitlenin büyük trafik yaratacağı yönünde beklentilere girer. İşte tam da bu aşamada, bu ziyaretçilerin çoğunu yakalamak isteyen çevrimiçi mağazalar, öne çıkaracağı doğru içeriklerle potansiyel müşterilerin satın alma yolculuğunu kolaylaştırabilir ve onları satın alma yönünde harekete geçirebilir. Teklifler, indirimler ve promosyonlar, bu “kâşifleri” gerçek müşterilere dönüştürmekte oldukça işe yarar.


Her ne kadar fiziksel mağaza deneyimine oranla çok daha kolay ve hızlı bir alışveriş deneyimi sunsa da e-ticaret sitelerindeki bazı ihmaller ve sorunlar, müşterileri çileden çıkarabiliyor.

Unutmayın ki 2018’nin son günlerine girdiğimiz bugün bile, e-ticaret sitelerinde müthiş bir panikle hediye arayan sayısız potansiye müşteri bulunuyor. Fakat aynı kişiler, ikide bir karşılaştıkları pop-up’lar ve aldıkları hatırlatma amaçlı e-postalar nedeniyle daha da öfkeleniyor. Bu yüzden en doğru çözüm hem e-ticaret deneyimini iyileştirmek hem de onların kolayca ve stressiz bir şekilde alışveriş yapmalarını sağlamak olarak öne çıkıyor.


Zaten e-ticaretin fiziksel mağaza deneyimine oranla cazibesini sürdürmenin yolu da bu uygulamaları mümkün olan en kısa sürede gerçekleştirmekten geçiyor. İşte bu yüzden, Deneyim Analitiği (Experience Analytics) ve benzeri uygulamalar yoluyla müşteri verilerini bütünleşik bir şekilde kullanan, akıllı yönlendirme yapabilen tasarımlara sahip e-ticaret siteleri, öfkeli ziyaretçileri önce olası, sonra da gerçek müşterilere dönüştürme konusunda rakiplerinden çok daha önde başlıyor.


 


Yazar: Erkan Mert Özoğul



Yılın Son Günlerinde E-ticaret Müşterilerini Mutlu Etmenin Yolları

18 Aralık 2018 Salı

DHL, Türkiye"de e-ticarete daha çok odaklanacak

DHL, Türkiye’de e-ticarete daha fazla odaklanma planlarına sahip. Alman lojistik oyuncusu Türkiye’yi Orta Doğu ve Avrupa pazarlarında büyümeyi artıracak önemli bir bölgesel merkez olarak görmektedir. DHL, bu planın ilk adımı olarak İstanbul Havalimanı’nda bir operasyon merkezi kuruyor.


DHL Express’teki VP Küresel Satış Programları’ndan Leendert van Delft, geçen hafta İstanbul’da gerçekleşen DHL Uluslararası Sınır Ötesi e-Ticaret Zirvesin şunları söyledi . Türkiye’nin Avrupa, Afrika ve Asya’nın buluşma noktasında olduğunu ve DHL’nin Orta Doğu ve Afrika’daki birçok noktaya Türkiye üzerinden daha hızlı bir şekilde gidebileceğini söyledi.


‘Türkiye DHL için çok önemli bir ülke’


“Bu, Türkiye’yi bizim için çok önemli bir ülke yapıyor ve bölgesel bir merkez haline getirmek için çalışıyoruz” dedi. İstanbul’daki havalimanındaki operasyon merkezi, başkan yardımcısının açıkladığı bu yönde ilk adım olacak. “Bugün, dünyaya baktığınızda, herkes ABD ve Çin’den e-ticaret pazarları olarak konuşuyor. Fakat Türkiye örneğinde, bu yolculuğun ilk aşamasında değilsiniz, ama aslında bebeklik döneminden yürümeye geçtiniz. Türkiye’nin şimdi kaçma zamanı geldi ”diye ekledi.


DHL’in payı 2020 yılına kadar yüzde 40-50’ye yükselecek


Etkinlik sırasında DHL Express Türkiye Satış Direktörü Boğaç Özhan, DHL’in küresel e-ticaret dağıtımlarındaki payının yüzde 29 civarında olduğunu, ancak 2020 yılına kadar yüzde 40 ile 50 arasında bir yere ulaşması planlandığını söyledi. “E-ticaret teslimatlarının payı, 2016 yılında yüzde 5 olan bu yıl, Ocak ayında yüzde 10’a ve geçen Kasım ayında yüzde 15’e yükseldi. 2020’den beklentimiz yüzde 25-30’a ulaşmak ”dedi.



DHL, Türkiye"de e-ticarete daha çok odaklanacak