31 Mart 2014 Pazartesi

PlatinBOX"tan Ücretsiz Web Site ve SEO Analiz Araçları : seowebtest.com

PlatinBOX,  PlatinMarket e-ticaret paketi kullanıcıları için web sitelerini detaylı olarak analiz edebilecekleri ve SEO için ip uçları alabilcekleri ve birçok detaylı bilgiye ulaşabilecekleri yeni servisi seowebtest.com u hizmete açtı.  seowebtest.com u ziyaret ederek web sitenizi ücretsiz test edebilirsiniz.


20140107003918


Seo Nedir?


Seo ingilizce olarak Search Engine Optimization yani Arama Motoru Optimizasyonu kelimesinin baş harflerinden oluşur. Arama motorlarında sitelerin veya sayfaların üst sıralara çıkarılmasına yönelik yapılan çalışmaları kapsar.


SEO’nun temel amacı açılımı itibariyle arama motoru optimizasyonu yani arama motorlarında üst sıralarda listelenmektedir. Bu amaç da, sitelerde yer alan bilgi, hizmet veya satışların daha fazla ilgili kitleye ulaştırılmasını sağlamaktır.


Seo, sitelerin doğal yollarla ulaşamayacakları web popülerliğine, doğal görünen yöntemler kullanarak ulaşma sanatıdır. Bu web popülerliği beraberinde Google sıralama artışını da getirmektedir.


Seo Nasıl Yapılır ? – Popülerite


Seo bir nevi doğal bir popülerite sağlama sanatıdır. Bu popüleriteyi en doğal yollarla sağlayan uzmanlar ise en iyi seo uzmanları sayılırlar.


Popülarite kelimesini web dünyası için meşhur olmak kelimesiyle ifade edebiliriz. Google da üst sıralarda listelenmek en iyi reklam türüdür. Ancak üst sıralarda listelenmek aslında reklam yapmakla mümkün olmaktadır. Kısaca sitenizi popüler hale getirmek için yaptığınız tüm tanıtım ve reklamların sonucu olarak siteniz üst sıralara yükselmektedir.


Google bir sitenin popüler olmaya başladığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan link ve bilgilendirme paylaşımlarından anlamaktadır. Bu paylaşımların kanalları ve sayısı arttıkça popülarite daha doğal ve sağlam bir yapıya kavuşmaktadır.


Bir sitenin popülaritesi açıldığı andan itibaren dikkate alınarak gelişimi değerlendirilir ve arama motoru sonuçlarına doğrudan yansıtılır.


Seo Nasıl Yapılır ? – Doğallık


Doğallık seo çalışmalarındaki anahtar kelimedir. Google yükseltme mantığı doğal bir popülarite esasına dayanmaktadır. Bu doğal popülarite anlayışı içerisinde yapay durumlar fark edilir ve dikkate alınmazlar. Bu yapay çalışmaların sayıca fazla olması dikkate alınmamasının yanı sıra olumsuz olarak dikkate alınır ve sıralamaya bu olumsu etki yansıtılır.


Doğal popülarite anlayışı içerisinde, yapılan paylaşım ve tüm seo çalışmaları site sahibinin bilgisi dışında yapılan çalışmalar olarak görülmelidir. Bu sayede kullanıcıların siteyi faydalı bularak çeşitli paylaşımlarda bulunduğu izlenimi doğmaktadır.


Sitedeki bir makalenin forumlarda, sosyal medyalarda, imleme sitelerinde gibi seoya katkı sağlayan ortamlarda paylaşılması kullanıcı eliyle yapılıyormuş izlenimi taşımalı ve sitelerin kullanıcıya gerçekten hizmet eden faydalı siteler olduğu olgusu oluşturulmalıdır.


Doğallık algısının temelini oluşturan en önemli özellik çeşitliliktir. Tek elden yürütülen çalışmaların doğal görünmemesinin sebebi budur. Bu sebeple yapılan çalışmaların yapısı, zamanı, uygulama biçimi ve sayısı gibi kriterlerin çeşitlilik arz etmesi sitenin doğal ve kalıcı yükselmesini sağlamaktadır.



PlatinBOX"tan Ücretsiz Web Site ve SEO Analiz Araçları : seowebtest.com

E-Ticaret için ürün fotoğrafçılığını netleştirdik

camera-iconE-Ticaret te müşterileriniz offline dünyadaki gibi ürünlere dokunamadığı için, en ince ayrıntısına kadar incelemek isteyeceklerdir. O nedenle ürün çekimi e-ticarette ayrı bir öneme sahiptir. Çekici sayfa tasarımları ya da sunduğunuz diğer hizmetler harika olsa dahi, bunlar sadece müşteriyi ürün sayfasına çekmek içindir. Ürün detay sayfasında müşteriye yeterli görsel bilgiyi verebilmek, satın alma arzusu oluşturmada en önemli araçtır.


Ürün fotoğraflarınızın kalitesi, yaptığınız işe verdiğiniz önemin aynasıdır. Potansiyel alıcılarınızın dikkatini çekmek için en etkin yoldur, tabii ki doğru kullanıldığı zaman. Müşterileriniz fotoğraflarınızın, yapmacık ya da başkalarına ait olup olmadığını hemen anlayıp profesyonelliğinize not verirler. Aldığınız nota istinaden müşteriniz ya sitenizi terk eder ya da ödeme sayfasına yönelir.


Fotoğrafçılık, beyne oynamaktır. Dolayısıyla ince düşünmeyi ve kurgu yapmayı gerektirir. Örneğin, satacağınız ürünü alacak potansiyel kitlenin yaşam tarzı, alım gücü, zevkleri ya da cinsiyeti ile ilgili konseptler halinde çekilen fotoğraflar, bilinçaltını etkileyerek alım kararı oluşturur. Yani bir resim bin kelimeye bedeldir.


Ürün fotoğrafçılığına yönelik yapılan infografik ile sektöre dair tüyolar vermeyi ve yapılan yanlışlara dikkat çekmeyi amaçladık.


Genel olarak en sık karşılaşılan hatalar yanlış lens seçimi, yanlış fotoğraf makinesi kullanılmasıdır. Bunlar görselin gerçek renginden farklı bir renge sahip olmasına ve/veya flu bir görüntüye sahip olmasına yol açar.


Çekimlerin en önemli noktası tüm ürünlerin arka planlarının aynı olmasıdır. Bu çok sık yapılan bir hatadır. Bunun nedeni yanlış ışık ayarıdır. Her ürüne, ürünün boyuna, çekim açısına ve ölçülerine göre hem ışık ayarı yapılmalı hem makine ayarı yapılmalı. Bu iş çok zaman aldığından kimse bu ayarları yapmayıp, tek bir ayarda tüm ürünleri çekmektedir. Ör: Aynı ayakkabının hem kırmızısını hem de mavisini çekecekseniz bunların ışık değerleri ve makine değerleri farklı olmalıdır. Buna rağmen, genelde fotoğraf ayarı bir kere yapılıp sadece ürünleri değiştirerek çekim süreci tamamlanmaya gidilmektedir.


foto_600x3780



E-Ticaret için ürün fotoğrafçılığını netleştirdik

E Ticaret Sitelerinde Domainin Etkisi

e-ticaret domainE Ticaret sitesi sahibi bir çok firma, ürünlerinin satışını reklam kampanyalarına belli bir miktar bütçe ayırarak yapmaktadır. Bu firmalar yapmış oldukları reklam kampanyalarına oranla çoğu zaman istedikleri satış oranını yakalayabilmektedirler. Ancak bütün firmalarının böyle bir bütçesi yoktur. Özellikle yeni açılan e ticaret firmaları düşük bütçeler ile ayakta durmaktadırlar.


Bugün sizlere e ticaret sitesinde domainin etkisininden bahsedeceğiz. Bu etki alanı ile belkide reklam vermeden nasıl üst sıralara çıkarak ürünlerinizin satışını gerçekleştirebileceğinizi anlatacağız.


E Ticaret Sitelerinde Domain

Aslında bir e ticaret sitesi için en önemli kriterlerden biri domain seçme işlemidir. Anahtar kelimeniz ile eşleşen ve akılda kalıcı bir domaine sahip olmak e ticaret sitesinin altyapısını güçlendirmek için oldukça gereklidir. Domain E Ticaret sitesinde satışı yapılan ürünlerin google, bing gibi arama motorlarında üst sıralarda çıkmak açısından oldukça önemlidir. Seçeceğiniz domain adresi ile arama motorları sizi satışını yaptığınız ürün kategorilerinde daha üst sıralara taşıyacaklardır.


Anahtar Kelime

Domaininizin içerisinde mutlaka anahtar kelimeniz geçmelidir. Örneğin cep telefonu ve cep telefonu aksesuarlarının satışını yapacağınız bir e ticaret sitesi açacaksınız. Satın alacağınız domaininizin içerisinde mutlaka cep telefonu kelimesi geçmelidir. Bu bir zorunluluk değildir ancak arama motorlarında üst sıralara çıkmak için size oldukça büyük bir avantaj sağlayacaktır.


Domain Tarihi

Satın alacağınız domaini eğer bulabiliyorsanız eski tarihli bir domain olmasında büyük bir fayda var. Çünkü arama motorları eski domainleri yeni kayıt edilen domainlerden daha fazla değer kılmaktadır. Bu nedenle eğer mümkün ise satın alacağınız domain adres bir kaç yıldan eski olmalıdır. Bu size rakiplerinizin karşısında büyük bir avantaj sağlayacaktır.


Akılda Kalıcı Olsun

Domaininiz mutlaka akılda kalıcı olsun. Anahtar kelimeyi hedefliyor diye zor okunup yazılan, hafızada kalmayan domainleri satın almaktan kaçının. Seçeceğiniz domain e ticaret sitenizin kimliği olacaktır ve müşterileriniz eticaret sitenizi bu kimlik ile tanıyacaktır. Bu nedenle domain satın alınırken çok detaylıca düşünülmelidir. Çok uzun olmamalı Domain içerisinde “-” işareti ve gereksiz sayılar geçmemeli


Com.tr Uzantılı Domainler

Eğer ticaret odası kaydınız var ise veya firmanızın ismini patentledi iseniz mümkünse com.tr uzantılı bir domain alın. Com.tr uzantılı domainler arama motorlarının gözünde daha değerlidir.


Domain adresi satın alırken mutlaka yukarıdaki kriterleri göz önünde bulundurun. Eğer sormak istediğiniz bir şey varsa lütfen sormaktan çekinmeyin..



E Ticaret Sitelerinde Domainin Etkisi

29 Mart 2014 Cumartesi

eticaretburada.com ; Yeni Nesil Ürün Arama Motoru beta versiyonu ile yayında.

eticaretburadaSadece PlatinMarket e-ticaret paketi kullanıcılarının sanal mağazalarındaki ürünleri arayan ve kullanıcılarına ücretsi trafik sağlayan ürün arama motoru  eticaretburada.com beta olarak kullanıma açıldı.


Beta sürüm aşamasında sadece 45 adet sanal mağazanın ürünleri sergilenen sitede kısa sürede 1500 adet sanal mağazanın ürünleri listelenecek. Projenin amacı ise milyonlarca ürün arasından tek tuşla arama yaparak bir çok sanal mağazayı dolaşıp zaman kaybetmeden aradığınız ürüne sizi ulaştırmak ve PlatinMarket ile sanal mağazasını açan kullanıcılarımıza ücretsiz ziyaretçi trafiği sağlamak.


Beta sürümünün testlerinin ardından kararlı sürüm kısa sürede yayınlanacaktır. Bu süreçte bizlere eleştiri ve önerilerinizi yorum olarak gönderebilirsiniz.


eticaretburada



eticaretburada.com ; Yeni Nesil Ürün Arama Motoru beta versiyonu ile yayında.

ETİD: E-Ticaret Büyümeye Devam Ediyor

etid-logoÜye ağıyla Türkiye e-ticaret sektörünün yüzde 90’ını temsil eden Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD), Türkiye’de e-ticaretin durumuna dair bir infografik yayınladı. BKM’den alınan verilerle hazırlanan infografik, her geçen yıl e-ticarete olan yatırımların daha da arttığını ortaya koyuyor. İnfografiğe göre, işlem adedi ve işlem hacminde en yüksek artış, ocak 2012 ile 2013 arasında görülüyor. Ocak 2012’de işlem adedi 11.293.693 olarak belirtilirken, Ocak 2013’te bu rakamın 15.737.905’e yükseldiği gözleniyor. İşlem hacminde ise aynı zaman aralığında geçen bir yıllık sürede ortaya çıkan 1.125,06 milyar TL’lik artış öne çıkıyor


İnfografikte internet üzerinden çevrimiçi alışveriş sitelerini aratanların da 2007 yılından bu yana hızlı bir şekilde artış gösterdiği görülüyor. İnternet üzerinden kredi kartıyla yapılan ödemelerin hacminde de artış dikkat çekiyor. E-ticaretin Türkiye’de kendini yeni göstermeye başladığı 2008’de 8 milyar 276 milyon TL olan hacmin, 2013’ün sadece ilk dört ayında 7 milyar 997 milyon TL’lik rekor bir rakama ulaştığı görülüyor.


18 milyon kredi kartı kullanıldı


etid-infografik-eticaret


2012 yılında yüzde 35’lik büyüme oranının yakalandığının da belirtildiği infografikte, 2012 yılında kullanılan kredi kartı sayısı 18 milyon olarak açıklandı. Ayrıca Mastercard’dan alınan verilere göre, alışverişlerin yüzde 50’ye yakınının üç büyük ilde gerçekleştiği de infografiğin konuları arasında. Çevrimiçi alışverişin yüzde 28,39’unun İstanbul, yüzde 13,62’sinin Ankara, yüzde 7,45’inin İzmir’den yapıldığı belirtildi. Diğer illerin oranıysa yüzde 50,54.


İnfografikte Türkiye’de internet erişimi olan hanehalkı 32.438.200 olarak ifade edilirken, Facebook’un Türkiye nüfusu da aynı rakama denk geldi. Bunların yanı sıra bireylerin yüzde 37.8’inin düzenli internet kullandığı açıklandı. İnterneti kullanan en yüksek yaş, 16 – 24 aralığı oldu.


Alışverişlerde cinsiyet dağılımı da infografikte yer aldı. Elde edilen verilere göre, alışveriş yapan kadın sayısında artış var ancak erkekler hala hakimiyetini koruyor. Alışverişi sonlandırma aşamasında erkekler kadınlardan önde olsa da karar verici konumunda kadınlar bulunuyor.


Sepet ortalaması artıyor


Ayrıca infografikte sigorta işlemleri çıkartılarak sepet ortalamaları da hesaplandı. 2008 yılında ortalama 140 TL olduğu görülen ortalamaların 2013’ün ilk çeyreğinde 200 TL’ye ulaştığı gözlendi. Yine Mastercard’dan alınan verilere göre, internetten alışveriş alışkanlıkları da hesaplandı. Kullanıcıların ağırlıklı olarak 0,69 ayda bir e-ticarete başvurdukları anlaşıldı. Internetten en çok satın alınan ürünler de cinsiyete göre farklılık gösterdi. Elde edilen bilgilere göre, erkeklerin yüzde 39’u elektronik ve bilgisayar ürünlerini tercih ediyor. Kadınların yüzde 41’i ise giyim ve aksesuar kategorisinden alışveriş yapıyor.


İnfografikte, dünya kullanıcı sıralaması baz alınarak hazırlanan rakamlara göre sosyal mecralarda Türkiye’deki internet kullanıcıları ilk sıralarda yer aldı. İnfografiğin en dikkat çekici noktalarından birini oluşturan listede, kullanıcı sayısı açısından Türkiye, Facebook’ta 6. sırada, Twitter’da 11. sırada, Youtube’da ise 14. sırada yer aldı.



ETİD: E-Ticaret Büyümeye Devam Ediyor

28 Mart 2014 Cuma

Doğan Online hangi e-ticaret sitesine talip oldu?

Doğan Online çatısı altında bulunan Daybuyday’ı kapatırken bir siteye de talip oldu. İşte o site:


44037E-ticaret sitelerinde yaprak dökümü devam ediyor. Bu arada Doğan Online, Daybuyday’ı kapatırken bir siteye de talip oldu…


E-ticaret sitelerinde yaprak dökümü devam ediyor. İki yıl önce hızlı çıkış yapan birçok e-ticaret sitesi hakkında bugünlerde hiç iyi haberler almıyoruz.


Geçen yılın son günlerinde bir dönemin popüler giyim alışveriş sitesi Daybuyday’ın kapandığı bilgisini aldık. Mart 2011’de Doğan Online ve Vakko’nun işbirliğiyle kurulan site 16 Aralık’ta müşterilerine kapandığı bilgisini gönderdi.


Doğan Online çatısı altında bulunan Hepsiburada.com’un, Daybuyday’ın marka ve ürünlerinin satışını sürdüreceğini belirtelim.


Bu arada Doğan Online’ın, Daybuyday’ı kapatırken Limango’yu satın almaya hazırlandığını duyduk. Bilindiği üzere 2007 yılında Almanya’da kurulan Limango’yu 2009’da Otto Group satın almıştı. Otto’nun Türkiye’den çıkmaya hazırlandığı söyleniyor. Limango’nun reklamlarının Doğan Grubu’nun Hürriyet sitesinde yayınlanması da sektörde bu yakınlaşmanın habercisi olarak algılanıyor. Yeni yılla birlikte gerçekleştirilen Limango’daki yönetim değişikliği de “Limango satışa hazırlanıyor” tezlerini güçlendiriyor.


Limango Genel Müdürü Gülfem Toygar ise, 2014’te kariyerine eBay Ülke Müdürü olarak Gittigidiyor.com sitesinin saflarında devam edecek.


Toygar’ın ayrılmasıyla boşalan Limango Türkiye Genel Müdürlüğüne Ahmet Erten getirildi. Erten kuruluşundan beri Limango Türkiye’nin CFO’su olarak görev yapıyordu. OGLI e-Solutions Platfom Genel Müdürü Umur Özkal ile birlikte Otto Group’un Türkiye’deki faaliyetlerinden sorumlu olacaklarını da belirtelim.


Para Dergisi



Doğan Online hangi e-ticaret sitesine talip oldu?

Hasan Aslanoba bir e-ticaret yatırımı daha

5 yıl önce kurduğu e-ticaret sitesi buldumbuldum.com’un yüzde 20’sini 5 milyon liraya Erikli eski CEO’su Hasan Aslanoba’ya satan Güçlü Gökozan, ‘Aldığımız bu yatırımla çok daha büyüyeceğiz. Buldumbuldum.com’u kısa süre içerisinde Ortadoğu, Rusya ve Doğu Avrupa’ya da açmayı planlıyoruz’ diye konuştu.


Erikli eski CEO’su  Hasan Aslanoba bu hafta 5 milyon lira karşılığında  buldumbuldum.com’un yüzde 20′lik hissesine ortak olarak teknoloji alanına yaptığı 15’inci  yatırımını gerçekleştirdi.


Birbirinden ilginç 6 binden fazla hediye ürün alternatifinin yer aldığı online bir alışveriş sitesi olan buldumbuldum.com, bir fikri büyük bir yatırıma dönüştürmeyi başaran 27 yaşındaki genç girişimci Güçlü Gökozan tarafından kuruldu.


Buldumbuldum’u kurma fikrinin  bundan 5 sene önce ikiz kız kardeşine hediye ararken ortaya çıktığını söyleyen Gökozan bugüne kadar ki süreci söyle anlattı;


“Fikir daha önce birbirimize hiç hediye almadığımız ikiz kız kardeşimle en güzel hediyeyi kim alacak yarışına gitmemizle başladı. Uzun arayışlar sonunda her kızın beğenebileceği bir şey olduğunu düşündüğüm güzel bir kolye aldım. Ancak kardeşimin bana aldığı maddi değeri çok yüksek olmayan ama kolay bulamayacağım hediye karsında anlamsız kaldı aldığım kolye. O noktada insanları şaşırtacak ve mutlu edebilecek bir hediyenin pahada ağır oluşunun değil özel bir şey olmasının önemini anladım. Hediye arama sürecinde Türkiye’de bu alanda büyük bir eksiklik olduğunu fark ettim ve Koç Üniversitesi 3’üncü sınıf öğrencisiyken yalnızca 70 adet ama birbirinden ilginç ürün alternatifiyle buldumbuldum’u kurdum.”


Hiçbir pazarlama bütçesi ayırmadan kulaktan kulağa kısa sürede isimlerinin duyulmaya başladığını söyleyen Gökozan “ Çok hızlı büyüyen bir şirket olduk. İlk etapta sadece iki kişiydik. Birkaç ay içinde sayımız hızla yükseldi. 1,5 sene sonra da ilk alışveriş merkezi cornerimizin açılışını gerçekleştirdik. Bugün ise İstanbulda 5 farklı AVM cornerimiz bulunuyor” dedi.


‘SIRADA ANKARA İZMİR VE BURSA VAR’


Başından beri ciddi anlamda hızlı büyüyen bir şirket olduklarını ifade eden Gökozan sözlerine şöyle devam etti;


“Bugün 26 ayrı markanın distribütörlüğüne sahibiz. Günde binin üzerinde sipariş alıyoruz ki bu rakam sevgililer günü, yılbaşı gibi özel günlerde 10 katına kadar çıkıyor. Aldığımız bu 5 milyon liralık yatırım şüphesiz hızımıza hız katacak..Eylül ayına kadar İstanbul’daki corner sayımızı 8′e çıkaracağız. Ankara’ya 4, İzmir ve Bursa’ya ise 2′şer mağaza açılacak.


Onun dışında yine şu an 6 bin olan ürün çeşidimizi 10 bine çıkarmayı planlıyoruz. Bugün 80 kişiden oluşan ekibimizi de büyüterek yıl sonuna kadar 200 kişiye, 3 yıl içerisinde ise 600′e çıkarmayı hedefliyoruz. İşin özeti 5 yıllık stratejimiz şimdiden belli.”


‘ORTADOĞU, RUSYA VE DOĞU AVRUPA’YA AÇILMAYI HEFEFLİYORUZ’


Pazarlama faaliyetlerine ağırlık vererek yurtdışına açılma planlarının da olduğunu söyleyen Gökozan; “Başta Ortadoğu olmak üzere Rusya ve Doğu Avrupa’ya açılmak istiyoruz. Çünkü bu bölgelerden Türkiye’ye gelen turistlerin ürünlerimize inanılmaz bir ilgisi var.” diye konuştu.


Çok sayıda e-ticaret sitesi içerisinde sizi farklı kılan ne oldu sorusuna Gökozan söyle yanıt verdi;


“Biz bu ise başlarken çok planlı hareket ettik ve müşteri memnuniyetini her şeyin üzerinde tuttuk. Aynı zamanda teslimat hızı konusunda çok hassas davrandık. Çünkü sitemizden satın aldığınız hediye özel günde elinize ulaşmazsa hiçbir anlamı kalmaz. Tabi tüm bunların yani sıra ürünlerimizin sıra dışı ve kolay bulunamayan şeyler olmasını hepsinden daha önemli bir etken oldu“.


‘TÜRKİYE’DE BÜYÜK BİR POTANSİYEL VAR’


Türkiye’de son 5 yılda giderek artan internet kullanımı ve online alışverişin bundan sonra gideceği noktayla ilgili düşüncelerini sorduğumuz Gökozak şöyle konuştu;


” Internet son yıllarda çok gelişmiş olmakla beraber hala olması gereken yerde değil. Bugün Türkiye’de 40 milyon internet kullanıcısının sadece 10 milyonu internet üzerinden alışveriş yapıyor. Dolayısıyla çok büyük bir potansiyel söz konusu ve bu durum yabancı yatırımcıların da gözünden kaçmıyor”


Şirketinizin yüzde 20′lik hissesini Hasan Aslanoba’ya satarak 5 milyonluk yatırım aldınız. Böyle bir arayışınız var mıydı diye sorduğumuz Gökozan bu sorumuza ise “Dediğim gibi Türkiye’de e-ticaret alanında büyük bir potansiyel var biz uzun suredir yurt içi ve yurt dışından buna benzer teklifler alıyorduk. Ancak Hasan Bey ile ilk görüşmemizden bu işin böyle sonuçlanacağı belliydi. Hasan Bey pek çok markayı başarılı yerlere getirmiş tecrübeli bir işadamı. Bize bu güveni verdi ve 2 ay gibi kısa bir sürede de anlaşma gerçekleşti.” cevabını verdi.


‘İYİ BİR İŞ PLANI ŞART’


Bu alanda başarılı olmalarının iyi bir iş planı ile hareket etmek olduğunun altını çizen Gökozan “ Ben her şeyden önemlisinin bir iş planı ile hareket etmek olduğunu düşünüyorum. Atacağınız her adım stratejik planlarınız dâhilinde olmalı. Üniversite eğitimin sürecinde aldığım bazı derslerden bu konuda çok yararlandım. Özellikle UCLA’da (University of California, Los Angeles) girişimcilik üzerine aldığım eğitim bana farklı bir vizyon açtı. Kısacası o fikirleri burada uyguladım ” diye konuştu.


5 yıllık süreçte pek çok zorluklarla karşılaştıklarını belirten Gökozan,,  kendisi gibi yaratıcı fikirleri olan genç girişimcilere ise “Bu dikenli bir yol ama asla yılmayın ” mesajını verdi.(hurriyet)



Hasan Aslanoba bir e-ticaret yatırımı daha

E-ticarette Tetikleyici Mail Oluşturma

Herkese merhaba,


E-ticaret ile ilgileniyorsanız (ki bu yazıyı okuduğunuza göre öyle olmalısınız) kampanya mailleri de mutlaka ilginizi çekmiştir. Her ne kadar mail gönderim konusunda tüketici şikayetleri çok olsa da bu şikayetleri azaltmanın yolları mevcut.


Özellikle kişiselleştirilmiş mail gönderimleri spam şikayetlerinizi azaltacaktır.


İşte bu konuda sizlere ön rehber olması amacıyla, senaryolaştırılmış ve otomatik olarak gönderilen mail yöntemlerini hazırladım. Aşağıda bu senaryoları bulabilirsiniz.


Peki bu senaryolar ne iş yarayacak?


Öncelikle şunu bilmelisiniz ki özelleştirilmiş mailler her zaman daha fazla okunur ve tıklama oranları yüksektir.


Örnek senaryolarımız:


1. Bizi Unuttunuz mu?


Müşteriniz üye oldu ancak alışveriş yapmadı. 1 hafta sonra “Bizi Unuttunuz mu?” başlıklı bir mail.


2. Hatırlatma Maili


Müşteriniz ilk alışverişini yaptı 1 hafta sonra (varsa) kazanılan puan ya da benzeri bir promosyonu hatırlatmak amaçlı gönderilen “Hatırlatma Maili”


3. Ürünleriniz Tükeniyor


Eğer sürekli tüketimi olan ürünler satıyorsanız örneğin gıda gibi, bu ürünlere ortalama bir süre biçebilir, ürünlerinizi alan kişiye “En Son Aldığınız XX İsimli Ürün Bitmek Üzere Olmalı” maili


4. Wellcome To Back!


Yeni bir üye kazandınız, müşteriniz alışveriş yaptı ya da yapmadı ancak bir süre sitenize uğramadı. Örneğin 2 ay sonra geldiğinde atılan bir “Sizi Tekrar Aramızda Görmekten Çok Mutlu Olduk” başlıklı bir mail. Hatta içeriğinde bir de indirim çeki varsa tadından yenmez.


5. Özel Günler Maili


Milli ve diniz bayramların aylar ncesinden planlanarak müşterilerinizi gönderilmesini sağlayabilir, böylece kendinizi hatırlatabilirsiniz.


6. Kişiye Özel Günler Maili


Müşterilerinizin doğum günlerini ya da temin ettiğiniz farklı verileri varsa (evlilik yıldönümü, yakınlarının özel günleri gibi) bunları da kutlamanız müşteri-firma ilişkisini güçlendirecektir.


7. Anketler


İnsanların sizin hakkınızda ne düşündüklerini öğrenmeye çalışın. Alışverişten 3 gün sonra müşterilerinizden hizmetinizi oylamasını isteyebilirsiniz.


8. Çarpraz Satış Anketleri


Ayakkabı satın alan bir müşterinize çorap önermeniz hatta bunu “Daha Önce Nike Spor Ayakkabı Aldını, Nike Çorapla Takımınızı Tamamlayın” şeklinde yapmanız şık olmaz mı?


9. Sepet Hatırlatma


İşte en sevdiğim senaryo. Satışlara direk etkisi olan, en verimli sonuçları alacağınız püf noktası. Alışverişini farklı sebeplerle tamamlayamayan müşterinize “Sepetinizdeki Ürünler Sizi Bekliyor” başlıklı bir mail.


10. Mail İçeriğine Göre Özelleştirilmiş Mailler


Daha önce gönderdiğiniz mail içeriğinde Çorap kategorisine tıklayan bir müşterinize yeni bir “Çoraplarla İlgilendiğinizi Biliyoruz. İşte Size Daha Fazlası” başlıklı ve içeriği tamamen çorap olan bir mail. Sitenize çorap almak için gelen birine zaten niye çanta maili gönderesiniz ki?


11. Maili Okuduğu İçin Gönderilen Mailler


Daha önce gönderdiğiniz mailleri okuduğu için hediye çeki vermeyi düşündünüz mü? Bence düşünün. İnsanlar bu gibi küçük ayrıntılara önem vermenizi sevecektir.


Benden bu kadar. Farklı önerileriniz olursa ve yorum kısmında paylaşırsanız sevinirim.


Bol kazançlar.


Kaynak : Adem Altan



E-ticarette Tetikleyici Mail Oluşturma

E-ticarette Tetikleyici Mail Oluşturma

Herkese merhaba,


E-ticaret ile ilgileniyorsanız (ki bu yazıyı okuduğunuza göre öyle olmalısınız) kampanya mailleri de mutlaka ilginizi çekmiştir. Her ne kadar mail gönderim konusunda tüketici şikayetleri çok olsa da bu şikayetleri azaltmanın yolları mevcut.


Özellikle kişiselleştirilmiş mail gönderimleri spam şikayetlerinizi azaltacaktır.


İşte bu konuda sizlere ön rehber olması amacıyla, senaryolaştırılmış ve otomatik olarak gönderilen mail yöntemlerini hazırladım. Aşağıda bu senaryoları bulabilirsiniz.


Peki bu senaryolar ne iş yarayacak?


Öncelikle şunu bilmelisiniz ki özelleştirilmiş mailler her zaman daha fazla okunur ve tıklama oranları yüksektir.


Örnek senaryolarımız:


1. Bizi Unuttunuz mu?


Müşteriniz üye oldu ancak alışveriş yapmadı. 1 hafta sonra “Bizi Unuttunuz mu?” başlıklı bir mail.


2. Hatırlatma Maili


Müşteriniz ilk alışverişini yaptı 1 hafta sonra (varsa) kazanılan puan ya da benzeri bir promosyonu hatırlatmak amaçlı gönderilen “Hatırlatma Maili”


3. Ürünleriniz Tükeniyor


Eğer sürekli tüketimi olan ürünler satıyorsanız örneğin gıda gibi, bu ürünlere ortalama bir süre biçebilir, ürünlerinizi alan kişiye “En Son Aldığınız XX İsimli Ürün Bitmek Üzere Olmalı” maili


4. Wellcome To Back!


Yeni bir üye kazandınız, müşteriniz alışveriş yaptı ya da yapmadı ancak bir süre sitenize uğramadı. Örneğin 2 ay sonra geldiğinde atılan bir “Sizi Tekrar Aramızda Görmekten Çok Mutlu Olduk” başlıklı bir mail. Hatta içeriğinde bir de indirim çeki varsa tadından yenmez.


5. Özel Günler Maili


Milli ve diniz bayramların aylar ncesinden planlanarak müşterilerinizi gönderilmesini sağlayabilir, böylece kendinizi hatırlatabilirsiniz.


6. Kişiye Özel Günler Maili


Müşterilerinizin doğum günlerini ya da temin ettiğiniz farklı verileri varsa (evlilik yıldönümü, yakınlarının özel günleri gibi) bunları da kutlamanız müşteri-firma ilişkisini güçlendirecektir.


7. Anketler


İnsanların sizin hakkınızda ne düşündüklerini öğrenmeye çalışın. Alışverişten 3 gün sonra müşterilerinizden hizmetinizi oylamasını isteyebilirsiniz.


8. Çarpraz Satış Anketleri


Ayakkabı satın alan bir müşterinize çorap önermeniz hatta bunu “Daha Önce Nike Spor Ayakkabı Aldını, Nike Çorapla Takımınızı Tamamlayın” şeklinde yapmanız şık olmaz mı?


9. Sepet Hatırlatma


İşte en sevdiğim senaryo. Satışlara direk etkisi olan, en verimli sonuçları alacağınız püf noktası. Alışverişini farklı sebeplerle tamamlayamayan müşterinize “Sepetinizdeki Ürünler Sizi Bekliyor” başlıklı bir mail.


10. Mail İçeriğine Göre Özelleştirilmiş Mailler


Daha önce gönderdiğiniz mail içeriğinde Çorap kategorisine tıklayan bir müşterinize yeni bir “Çoraplarla İlgilendiğinizi Biliyoruz. İşte Size Daha Fazlası” başlıklı ve içeriği tamamen çorap olan bir mail. Sitenize çorap almak için gelen birine zaten niye çanta maili gönderesiniz ki?


11. Maili Okuduğu İçin Gönderilen Mailler


Daha önce gönderdiğiniz mailleri okuduğu için hediye çeki vermeyi düşündünüz mü? Bence düşünün. İnsanlar bu gibi küçük ayrıntılara önem vermenizi sevecektir.


Benden bu kadar. Farklı önerileriniz olursa ve yorum kısmında paylaşırsanız sevinirim.


Bol kazançlar.


Kaynak : Adem Altan



E-ticarette Tetikleyici Mail Oluşturma

27 Mart 2014 Perşembe

E-Ticaret Statejinizi Geliştirmeniz İçin 7 İpucu

Tüketiciler satın alma kararları için gün geçtikçe internet ve akıllı telefonlara yönelirken şirketlerin fiziki şartları terk edip e-ticaret halini aldıklarını hatta mobil ticaret halini aldıklarını görüyoruz. Gitgide artan sayıda şirket online olarak genişlemekte, bakkal alışverişinden lüks alışverişe aradığınız her şey artık internet üzerinden alınabiliyor. İstatistiklere göre de online alışveriş yapanlar markalara daha sadık kalıyorlar. Ayrıca: Ruhunuzu satmadan satışlarınızı arttırın. E-ticaret yoluna yeni girenler için işlemler, tüm olay baş döndürücü gelebilir. E-ticaret marka ve mağazalara bir çok fırsat sunuyor ve bu fırsatlardan yararlanmak isteyenler bazı kararlar vermek zorunda kalıyor –site tasarımı, mobil ve sosyal medya stratejileri, müşteri hizmetleri, ürün fiyatlandırma ve dahası-. Girişimci ve pazarlamacılarla konuşmalarımızdan çıkardığımız 7 önemli ipucu sizinle:


Print


1. Kullanıcı Merkezli Bir Deneyim Sunun Müşterileriniz ürünlerinizi fiziksel olarak görüp dokunamayınca ellerini cüzdanlarına attırmak zorlaşıyor. Ürünleri düzgün fiyatlandırmak, kullanıcı dostu, kişisel deneyimler sunmak kullanıcıların sanal sepetlerini doldurmanın birkaç yolu. Diğer yolalrdan biri de güvenilir kaynaklardan yorum ve öneri listeleri alıp onları yayınlamak, ürünlerinize güvenebileceklerini kullanıcılara aktarabilmek. Kullanıcılara ürünlerinizi değerlendirip onlar hakkında konuşma fırsatı verirseniz de hem kendi fikirlerini ortaya sunmaktan hem de başkalarına yardımcı olmaktan zevk alacakları için size büyük yardımları dokunacaktır. Kullanıcı odaklı bir e-ticaret stratejisi markanıza sadık müşteriler katmanıza yardımcı olacaktır, hiçbir online alışveriş sitesi tek seferlik kullanıcılar ile ayakta kalamaz. Ayrıca kullanıcıların deneyimlerini kişiselleştirmek müşterilerinizi kategorize etmenize ve belirli hedeflere belirli ürünleri sunarak daha etkili bir reklam kampanyası yürütmenize de olanak verir.


2. Kendinizin Kullanmak İsteyeceği Bir Hizmet Tasarlayın Online bir işletmenin, uygulamanın veya e-ticaret sitesinin en uygun deneycileri arkadaşlarınız, aileniz ve ekip arkadaşlarınızdır. Ekibinizin hizmetinizi ideal müşterilermiş gibi denemesini sağlayın. Eğer rahatlıkla, keyifle bir saat aralıksız kullanamıyorlarsa yeterince iyi değil demektir. Ekibinizin kendilerini müşterilerin yerine koymasını sağlayın, tüm ekibin müşteriler gibi düşünmesi son ürünün kalitesine yansıyacaktır. Ayrıca hizmetinizi test edenler yakın çevreniz olduğu zaman geri bildirimi anında alıp en kısa sürede gerekli düzeltmeleri gerçekleştirerek yeni halini test etmelerini sağlayabilirsiniz. Alacağınız en güzel geri dönüş ise test etme zamanı bittiğinde bile hizmetinizi kullanmaya devam eden tanıdıklarınızın olması olacaktır.


3. Müşteri Geri Bildirimi Çok Önemli Her işletme bilirki başarının anahtarlarından biri müşteri hizmetleri fakat küçük ve orta büyüklükte işletmeler markalarının ağızdan ağıza yayılması için müşterilerine daha da fazla önem göstermeliler. Müşteri fikir ve geri dönüşlerini dinlemek hizmetinizi geliştirmek için oldukça önemli. Girişimciler bazen ürün ve hizmetlerinin herkese çekici geleceğine inanırlar fakat yapmaları gereken pazara adım atıp, sormak, değerlendirmek ve denemek. Müşterileri dinlemelisiniz, ürettikleriniz onlar için, o yüzden ne istedikleri hakkında iyi bir fikre sahip olmaları beklenen bir şey. Örneğin ürününüz havalı olduğunu düşündüğünüz bir çok özelliği olabilir fakat müşteriler sadelik istiyorsa dinlemezseniz başka ürünlere yönelirler. Her kanaldan tüketicileri dinlemeye ve tüm ekibinizle paylaşmaya hazır olun, Twitter, Facebook, Instagram, email aklınıza gelebilecek tüm iletişim kanallarını açık tutun. Gelen geri bildirimleri tüm ekibinize ulaştırın ve hızlı bir şekilde cevaplayın, ürününüzü yeniden şekillendirin. Müşterileriniz yükselmenizi ve başarılı olmanızı sağlayan kişiler. Onları dinleyin ve dinlendiklerini hissettirin. Onları katılıma zorlamaya çabalamaktansa yaptıkları işlerde ve sizin ürününüzü seçmeleriyle gurur duymalarını sağlayın.


4. Sosyal Medyayı Kullanın Fakat Sadece Ona Güvenmeyin Özellikle ücretli reklamları ve etkileşime açık içerik içeren bir sosyal medya stratejisi hedef tüketicinize ve istediğiniz site trafiğine ulaşmanızı sağlayabilir. Pinterest, Etsy, eBay ve Instagram gibi sosyal ağ ve siteler her büyüklükte e-ticaret için oldukça yardımcı. Ağızdan ağıza yayılım içinde sosyal medya eşsiz bir araç, özellikle yeni kurulan işletmeler içi çok önemli. Markalar online iletişimin iki yönlü getirisini kabul etmeli, modern ticaret artık bu şekilde yürüyor. Müşterilerinizden her zaman bir şeyler öğrenmeli ve sizin büyümenizi istemelerinden faydalanmalısınız. Doğru kanalları kullanarak müşterileri dinlemenin ve isteklerine yanıt vermenin önemini hiçbir zaman yeterince vurgulayamabiliriz. Ürününüzün büyümesine kullanıcıların etkisi çok büyük olabilir, örneğin ürünlerini sevdikleri bir kişi bağımsız çalışırken kullanıcınızı önerisini dinleyerek sizle beraber çalışmak isteyebilir bu şekidle bir kullanıcı ile bir markanın tüm müşterilerini kendinize çekmiş olabilirsiniz. Sosya medyada uzmanlaşmak istemeniz normal fakat sadece sosyal medyaya odaklanmak da doğru adım değil. E-ticarette başarılı olabilmek bir çok faktöre bağlı, tüm yumurtalarınız tek sepete koymak yanlış hareket olur. Sosyal medya bir düşünceden fazla olmalı ama bütün iş stratejinizin de dayanağı olmamalı.


5. Mobile Yatırım Yapın E-ticaret şirketlerinin mobil kullanıcıları dışlamalarının artık tartışma konusu olmadığı apaçık durumda. 5 akıllı telefon kullanıcısından 4’ü cihazlarından alışveriş yapıyor günümüzde. Kesin olan bir şey var, ya mobil olun ya da denerken yok olun. Kullanıcıların her yerde her an alışveriş yapabilmeleri büyümeniz için çok önemli. Akıllı telefon kültürünün “ben zamanı” ve eğlence özelliklerinden yararlanın. Ayrıca mobil cihazlar ile çok daha geniş bir kitleye ulaşabilirsiniz, yeni başlayan işletmeler için neredeyse bir zorunluluk; ne kadar kişiye en çabuk ve kolay yoldan ulaşabilirseniz o kadar kolay kalkınırsınız. Mobil ticaret artık gelecek değil, yeni standart.


6. Müşterileri Teşvik Edin Amazon Prime hesabına sahip olan herkes kullanıcıları teşvik etmenin işe yaradığını söyleyecektir. Promosyon olsun, indirim olsun yada VIP kullanıcılarınız için programlar olsun fark etmez, kullanıcılarınıza bir kaç ekstra sunmak ağızdan ağıza yayılmanızı ve pozitif bir deneyim yaşatmanızı sağlar. Eerlane’in yaptığı gibi açılışınızdan önce yakın çevrenize mail atarak 50 kişi davet ederseniz ömür boyu ücretsiz kargo elde edeceksiniz diyebilirsiniz. Everlane bu yolla 600 kayıt beklerken 5 gün içinde 60,000 kayda ulaştılar. Geri dönüşler için de müşterileriniz ödüllendirebilirsiniz, geri dönüş yapan her kullanıcınız için ufak hediye kartları veya teşekkür mailleri sunabilirsiniz.


7. Sürekli Gelişin Online pazar büyüyüp geliştikçe işrketlerin de rekabbette bir adım ilerde olabilmek için kendilerini geliştirmeleri gerekli. Kullanıcılarınızı dinlemek, trendleri takip etmek, sürekli araştırma yapmak şirketleri oyunda ve hatta bir adım önde tutmanın yollarından bazıları. Son teknolojik gelişmeleri, etkili stratejileri takipte kalın. Yeni araçlarla deneyler yapın, gerçek zamanlı düzenlemelerden kaçınmayın. Ürününüzü seven müşterilerinizle iletişimde olun ve onları neden sevdiğinizi anlatın. Ya da böyle olması için gerekli değişiklikleri yapın.



E-Ticaret Statejinizi Geliştirmeniz İçin 7 İpucu

Fatih Balkan : 2014′te Rekabet Artacak, Müşteri Memnuniyeti Öne Çıkacak

E-ticaret alt yapı sağlayıcılarından PlatinMarketgeçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da sezonu değerlendirdiğimiz 13/14 dosyamızın konuğu oldu. Şirketin kurucularından olan ve genel müdürlüğü görevini sürdüren Fatih Balkan ile geçtiğimiz seneyi, önümüzdeki dönemi ve sektörün gidişatını değerlendirdik.


Fatih BALKAN - PlatinBOX Genel Müdürü Fatih BALKAN – PlatinBOX Genel Müdürü


2012′ye kıyasla Türk e-ticaret sektöründe 2013 yılında neler değişti? Geçen sene yaşanan büyüme sizce bu sene de devam etti mi?


Ülkemizde internet kullanıcı sayısının artışına paralel olarak, e-ticaret kanalı ile alışveriş yapan kişi sayısındaki artış sektörün pazardaki payını büyük oranda arttırdı. E-ticaret sistem sağlayıcılar için ise bu durum artışla aynı oranda paralellik göstermese de, geçmiş yıllara oranla sanal mağaza sayısında artış ve müşteri memnuniyetine yönelik artı kalite getirdi.


Kalkınma Bakanlığı’nın, İnternet Girişimciliği ve E-ticaret konulu 2013 araştırmasında da ülkemizde internet kullanıcı sayısının 37 milyona ulaştığı belirtildi. BKM verilerine göre e-ticaretin büyümesinde bir gösterge olarak kabul edilen internetten yapılan kartlı ödemelerde, Avrupa ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülke, Türkiye oldu.


Yazının devamı için tıklayınız.



Fatih Balkan : 2014′te Rekabet Artacak, Müşteri Memnuniyeti Öne Çıkacak

26 Mart 2014 Çarşamba

E-ticaret siteniz hacklenirse hukuken ne yapılmalı?


Verizon’un FCC’ye karşı açtığı davayı kazanmasıyla online yayıncılıkta internete erişimde eşitliğin ortadan kalkacağı tartışmaları gündemin ilk maddesini oluşturuyor. Ardından Target’in hacklenmesiyle gündeme gelen, e-ticaret sitelerinin hacklenmesi konusunda izlenecek hukuki yöntemleri gözden geçiriyoruz. Haftanın en çok tartışılan konusunu ise programının sonuna sakladık. Yasalaşmasına kısa süre kala yeni internet yasa tasarısının özetle neler getireceğini programımızda konuştuk.



E-ticaret siteniz hacklenirse hukuken ne yapılmalı?

Başarılı Bir Reklam Kampanyası Nasıl Yapılır ?

1.Tüketicinin içgörüsünü en iyi şekilde yakalamış olması gerekir. Tüketici odaklı, onları çok iyi tanıyan ve onların isteklerine cevap verebilen reklamlar başarılı olur. Başka bir tabirle tüketiciyi canevinden vuran reklamlar…


2.Özellik değil yarar sağlayan reklam başarılı reklamdır. Fonksiyonel ve duygusal yararları olması gerekir.


3.Başarılı reklam tüketiciye bir şeyler söylememeli. Tüketiciyi harekete geçirmeli ve tüketiciye yapmayacağı şeyleri yaptırmalı, hissettirmeli ve almayacakları şeyleri bile aldırmalı. Tüketicinin reklamı gördükten sonra herhangi bir şekilde tüketicinin tepki vermesini sağlamalı.


4.Güçlü bir marka değeri kurmalı. Üründen çok markanın değerini vurgulamalı. Markayı önemsemeli. mesela; Coca Cola markası üründen daha değerli daha öne çıkmış.Ürünler taklit edilebilir çoğaltılabilir fakat markalar edilemez. Markaya duygusal bir bağ vardır fakat ürüne rasyonel.Markalar tüketiciler tarafından yaratılır fakat ürünler üreticiler tarafından.Markalarda insana yüklenen karakter özellikleri varken ürünlerde fiziksel özellikler vardır. Bu yüzden tüketiciye daha yakın ve sıcak gelen ürünler değil markalardır. Marka değeri tüketicinin gözünde üründen daha önemlidir.


5.Rakiplerinden, diğerlerinden farklı olan bir özelliği olmalı. Rakiplerine tercih edilecek bir şeyleri olmalı . Farklılaşmalı.


6.Yaratıcı bir fikir içermeli. Orjinal, uygun, farklı, etkileyici, tepki verdirten, hatırlanan, harekete geçiren ,basit, anlaşılır, açık, tüketici içgörüsünü yakalamış bir fikir olmalı.


7.Başarılı reklam tek başına durmamalı. Yani tüm kampanyayla birlikte bir bütün oluşturmalı. Aynı görüş, aynı yarar, aynı fikir olmalı fakat farklı mecralara uygulanabilmeli. Kampanya oluşturmalı tek bir reklam yapılıp bırakılmamalı. Fikir diğer uygulamalara da aktarılabilmeli ve uygulanabilmeli.



Başarılı Bir Reklam Kampanyası Nasıl Yapılır ?

E-ticaret siteleri için Tavsiye Sistemleri

time-wengineBazı firmaların çok eskiden beri nimetinden yararlandığı, bazılarının ise kullanmayı hala beceremediği bir sistem Recomendation Engine. Kelime anlamıyla Tavsiye Motoru ancak biraz daha doğru şekilde Türkçeleştirirsek Tavsiye Sistemleri olan ve web sitelerindeki davranışlarımızı takip edip, bir sonraki hareketimizin ne olacağını öğrenmeye çalışan, incelemiş olduğumuz sayfaların benzerleri ile ilgili ürün veya hizmet sunan bir yazılım olarak da açabiliriz.


Bunu en iyi yapan şüphesizki Amazon.com, siteye girdiğiniz zaman default bir sayfa ile karşılaşırsınız. Daha sonradan siteyi gezdikçe gezinme geçmişinize ve incelediğiniz ürünlere benzer ürünleri ana sayfada ve alt sayfalarda görmeye başlarsınız. Bu Recommendation Engine‘in en ufak numaralarından diyebiliriz.


Biraz daha açalım bu sistem nasıl işliyor ve nasıl kuruluyor;


Öncelikle aşağıda bununla ilgili güzel bir tablo hazırladım, görmüş olduğunuz gibi müşteri davranışları ile işletme etkinliğini cover eden bir algoritma ile karşı karşıyayız. Web sitesinin etkinliğine ve stratejisine göre müşteri sitede dolaşır, ürünleri inceler ve alışveriş yapar. En basit olarak bu yaptığı alışverişe istinaden ona bir mail gönderilir ve web sitesinde de aldığı ürünün tamamlayıcı ürünlerini gösterirsek, tavsiye sistemlerinin dünyasına bir adım atmış oluruz.


recommedation engine


Recommendation Engine Kurulum Safhası


Tavsiye Sistemlerini yapmak ve kullanmak iki ana esasa dayanır, birisi development, diğeride marketing stratejisi. Bunun ilki genelde firmalarda son ziyaret edilen ürünleri göster den öteye gidemediği için bu işi profesyonel yapan firmalar mevcut. Google da aratırsanız bulabilirsiniz. Prosesi biraz açmak gerekirse; Bu algoritma yazılımlarını satın almak isterseniz öncelikle iyi bir araştırma yapın, çünkü maliyetli yazılımlardır ve sistem gereksinimleri ister.


Hangisini alcağınıza karar verdiğinizde firmadan sorumlu kişiler gelir ve web sitenizin sunucusunun yanına bu tavsiye motorunun makinesini kurarlar. Bu makinenin (server) içerisinde sitenize gelen ziyaretçileri takip edip onların kullanıcı davranışlarını, satın alma koşullarını, ilgi alanlarını vb.. bir çok konuda bilgi toplayabilen bir yazılım algoritması vardır. Bu algoritma yaklaşık 3-4 ay sitenize gelen ziyaretçilerin tüm davranışlarını öğrenir, kaydeder. Daha sonrasında ise size düşen şey bu datalara en doğru pazarlama stratejisini uygulamak.


Sorulması ve Uygulanması Gereken Pazarlama Stratejileri


Tavsiye Motoru’nun makinesi kurdunuz ve sistem layığıyla iş yapıyor, geriye kalan şey ise mükemmel bir pazarlama stratejisi, burada soracağınız sorular ve atayacağınız rol lar çok önemli. Aşağıda size yardımcı olacağını düşündüğüm bir kaç stratejiyi paylaşmak istiyorum.


  • A ürününü almışlara A ürününün tamamlayıcı ürünlerini ilgili tüm sayfalarda gösterin

  • A ürünü almışlara A ürününün tamamlayıcı ürünlerini mailing olarak gönderin

  • A kategorisindeki herhangi bir ürünü incelemiş olanlara aynı kategorideki en çok satan ürünlerin mailingini atın ve sayfanın ilgili bir yerinde gösterin

  • B ürününü almış birisine n gün sonra B bin yeni çıkan aksesuarları mailingini gönderin

  • C ürününü sepetine atmış fakat almamış olana C ürünü ile ilgili remind (hatırlatma) mailleri gönderin

  • D, F, G kategorisini ziyaret etmişlere ilgili kategorideki en çok incelenen ürünleri tüm sayfalarda gösterin

  • Kullanıcının ilgi alanını öğrendikten sonra siteyi ona customize edecek layout lar oluşturun

  • A, B, C, D, E ürünlerine sırasıyla bakan bir kullanıcı K1 olsun,  A, B, C, D, F ürünlerine sırasıyla bakan kullanıcı K2 olsun, K1 in akışı ile K2 nin akışındaki kesişim kümesi harici E ve F ürünleri olduğu için bu iki kullanıcıların E ve F ürünleri ile ilgilenme olasılığı yüksektir, bu yüzden bu şekilde benzer rotalar izleyenlere benzer ürünler gösterecek alanlar oluşturmalısınız web sitenizde.

Aşağıda bu konuyı daha iyi anlatabileceğimi düşündüğüm bir tablo hazırladım


ortak-musteri-tavsiye-grafigi


Recommendation Engine Örnekleri


ornekler


Sonuç olarak yeni ziyaretçi edinmek ve bir avuç dolusu memnun olmayan müşteri edinmektense, markanızla iletişime geçmiş insaları mutlu etmenin ve onlara daha iyi hizmet sunabilmenin yollarını aramalısınız. Bu konu Türkiye’de çok fazla konuşulmamakta ve markalar bu tarafa yatırımlar yapmamaktadır…


Basit olarak size şunu söyleyebilirim ki, eğer bir cep telefonu alacaksanız ve ben sizin cep telefonu arayışınızı gördüysem, “hey neden iphone 5s almıyorsun” diye bir yönlendirme ile tartışılmaz gerçeğe, ürünü incelemeye ve belki de satın alma yoluna girmiş olacaksınız .Tüm satın almalarımızın büyük bir çoğunluğunu tavsiye ile yapmıyor muyuz :)


Konuk yazarımız Yılmaz BOZAN dijital pazarlama konusunda uzman, eğitim ve danışmanlık hizmeti vermektedir.


Görsel Kaynak: TIME
Kaynak : webrazzi



E-ticaret siteleri için Tavsiye Sistemleri

25 Mart 2014 Salı

KOBİ’ler ve e-ticaret şirketleri kontörlü kargo yu sevdi

Sürat Kargo’nun geliştirdiği ve GittiGidiyor işbirliği ile satışa sunduğu ön ödemeli kargo hizmeti KOBİ’ler ve e-ticaret şirketlerinden tam not aldı.


surat-kargo-gm-halis-sagirli-2Sürat Kargo’nun ön ödemeli kargo paketleriyle KOBİ’ler fazla gönderim yapan şirketlerin sahip oldukları avantajlardan faydalanıyor. Yüzde 67’ye varan fiyat avantajlarından yararlanmak için GittiGidiyor üzerinde yer alan Sürat Kargo dükkânından ihtiyaca göre paket satın alıp aldığı avantajlı kargo paketini aylık taksitlerle ödeyebiliyor.


E-Paket adını verdikleri yeni hizmet ile ilgili bilgi veren Sürat Kargo Genel Müdürü Halis Sağırlı şunları söyledi: “Kargo sektörü müşteri memnuniyetinin en fazla önem taşıdığı alanlardan birisi. Müşterilere sunulan hizmette yenilikleri sürekli hale getirmek gerekiyor. E-ticaret ve KOBİ’ler Türkiye’nin ekonomik gelişmesindeki payı artırıyorlar. Sürat Kargo olarak GittiGidiyor işbirliği ile yenilikçi bir ürünü yine yenilikçi bir platformda sunuyoruz.”


Sürat Kargo’nun e-ticaret şirketlerinin yoğunlukla tercih ettiği yeni ürünüyle ilgili olarak Safamerve.com Genel Müdürü Mehmet Metin OKUR şunları söyledi: “Safamerve.com olarak Türkiye’nin farklı yerlerindeki müşterilerimize hızlı ve güvenli gönderim yapmak için Sürat Kargo’yu tercih ediyoruz. Ön ödemeli kargo hizmeti hem müşterilerimiz hem de bizim için önemli avantajlar sunuyor. İhtiyacımıza göre belirlediğimiz gönderim paketlerini Türkiye’nin her yerine aynı ücretten gönderebiliyoruz. Özellikle e-ticaret firmalarının kargo ihtiyaçları bu tarz yenilikçi ürünlerle çok daha kolay karşılanıyor.”


Cep telefonu ve tablet PC yedek parça satışı yapan orijinalcim.com’un kurucusu Cengiz KORKMAZ, Sürat Kargo’nun yeni hizmetini şu şekilde değerlendirdi: “Kargo süreçleri işimizin önemli bir parçası. Bu işlemleri yaparken yine internet üzerinden avantajlı kargo paketleri satın alabilmek işimize daha fazla zaman ayırmamıza yardımcı oluyor.  Gitti Gidiyor’dan öncelikli olarak küçük miktarlarda satın aldığımız ön ödemeli Sürat Kargo paketlerimizi kısa sürede tükettik. Bunun sonunda daha yüksek miktarda daha fazla indirim sunan paket satın aldık. Bu tarz inovatif çözümler rekabet gücümüzü artırıyor.”


Kurumsal şirketlerin sahip olduğu yüksek indirimli kargo gönderim hizmetlerini KOBİ’lerin ve e-ticaret şirketlerinin kullanımına sunan yenilikçi servis Sürat Kargo tarafından geliştirildi ve Türkiye’de bir ilk niteliği taşıyor.



KOBİ’ler ve e-ticaret şirketleri kontörlü kargo yu sevdi

E-Ticaret "te Satılan Malın Stokta Olmaması

Bir E-ticaret sitesi işletiyorsanız, karşılaşacağınız en sevimsiz durumlardan biri, satılan malın stokta olmama durumu ve bunun sonucunda müşterinize yaşattığınız memnuniyetsizlik ve güven kaybıdır. Tabi bunun bir de ceza ve tazminat yönü var.


E-ticaret siteleri geleneksel olarak stok tutmazlar. E-ticaret işletmeleri için stoğun anlamı, eğer bir mal sık sık satılıyorsa, her seferinde sipariş geldikçe almak yerine, bu üründen bir süre yetecek miktarda alım yaparak tedarik maliyetinden kurtulmaktır. Bununla birlikte, sadece belli ürün gruplarına yoğunlaşmış dikey siteler de, toplu alım yaparak aldıkları fiyat avantajını site fiyatlarına yansıtabilmek için stoğa alım yaparlar.


Aslında stoğa alım yapmak tercih edilmez ve benim fikrim de bu yöndedir. Çünkü E-ticarette sunduğunuz ürün çeşitliliği önemlidir. Bir sitede on binlerce ürün bulunur ve her üründen stok bulundurmak mümkün değildir. Diyelim ki her üründen birer ikişer stok bulundurdunuz. Bu durum dahi sipariş geldiğinde o malın stokta hazır bulunmasını garanti etmez. Şöyle ki, internet sitesi gibi tüm dünyaya veya tüm ülkeye açık bir satış mecrasında hangi ürüne ne kadar sipariş geleceğini bilemezsiniz. Bir ürün o gün 5 tane stoğunuzda hazır bulunabilir ancak ya 8 tane sipariş gelirse ne olacak?


Bizim www.gununfirsati.com sitemizin sağlık reyonunda Kinesio adlı bir ürün vardı. Ayda birkaç tane satan bir üründür. Bir gün bir baktık ki 200 e yakın sipariş gelmiş. Bir kişinin yaptığı toplu alım da değil. Farklı farklı kişilerden. Meğer Hürriyet Gazetesi’nin sağlık köşesinde bu Fizyoterapi Bandı ile ilgili bir haber çıkmış. Bunu gören pek çok kişi de sipariş vermiş. İşte bu uç bir örnek olmakla birlikte durumu oldukça iyi yansıtıyor. E-ticarette, hangi mala ne kadar sipariş geleceğini bilemezsiniz ve hangi adetteki stoğun yeteceğini de bilemezsiniz.


Acaba şöyle mi olmalı? Her ürünü stoğunuza alacaksınız ve stok miktarını da sisteme gireceksiniz. Ürün satıldıkça stoktan düşecek ve stok sıfır olduğunda sistem otomatik olarak o ürünü kapatacak. O üründen stoğunuzda 5 adet varsa, sisteminize stok kısmına adeti 5 olarak gireceksiniz, bir müşteri 6 adet sepete atamayacak. Her satışta stoktan düşülecek ve sıfır olursa otomatik kapanacak. Bu durumda öncelikle siz sadece stoğunuzdaki malı satabileceksiniz ve her gün stokta azalan ürünleri takip edecek ve tekrar alım yapacaksınız. Tedarik süresince de ürün satışa kapalı kalacak. Hiç de tercih edilecek bir yol değil. Bu durumda pek çok satış kaçırırsınız, rekabet edemezsiniz ve 3 vakte kadar da batarsınız.


E-ticaret, bildiğimiz geleneksel mağaza satış mantığından farklıdır. Bırakın müşterileri, pek çok tedarikçi firma ve hatta devlet organları bile bunu anlayamıyor. Geleneksel offline satış sisteminde malı alır dükkanınıza koyar ve satarsınız. E-ticarette ise sizin o mala sahip olmanıza ve stoğunuzda bulundurmanıza gerek yoktur. Üretici-ithalatçı firmanın deposundan veya bu konuda uzmanlaşmış e-ticaret tedarikçisi profesyonel firmaların (bkz www.online-bayi.com ) deposundan, e-ticaret sitelerine, oradan da son kullanıcıya malları ulaştırmak mümkündür.


E-ticaret sitelerinin stok bulundurmaması sakın yanlış anlaşılmasın. Bu durum şu demek değil. Müşteri internetten sipariş verecek, internet sitesi ise o malı stoğunda bulundurmadığı için tedarikçisinden sipariş edecek, tedarikçi bu mal kalmadı diyecek ve siteden sipariş vermiş ve hatta bunun için ödeme yapmış olan müşteri mağdur olacak.


Bir internet sitesinden sipariş verdiniz ve ödemesini yaptınız. Bir müddet sonra site size diyor ki ‘bu mal tükenmiş, gönderemiyoruz’. Sinirlenmez misiniz? Bu müşterinin yaşayacağı hayal kırıklığını ve güvensizliği düşünün. Bu durumda müşteri belki sadece sizin sitenize karşı değil tüm internet satışına karşı güvensizlik duymaya başlayacaktır. Böyle bakacak olursak aslında E-ticaret sisteminde bir sitede oluşacak bu sorun hepimizi etkiliyor.


E-Ticarette, Satılan Malın Stokta Olmaması Durumunda Yaptırımlar


2003 yılında çıkan ve e-ticareti de kapsayan Mesafeli Sözleşmeler Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Madde 9 şunu diyordu: “Satıcı veya sağlayıcı, sipariş konusu mal veya hizmetin yerine getirilmesinin imkansızlaştığını ileri sürerek, sözleşme konusu yükümlülüklerini yerine getiremiyorsa, bu durumu, sözleşmeden doğan ifa yükümlülüğünün süresi dolmadan tüketiciye bildirir.”


Zaman içinde, sipariş edilen ürünü müşteriye gönderemeyen bir çok site bu maddeye sığındı. Malı tedarik edemiyordu ve bunu da mal veya hizmetin yerine getirilmesinin imkansızlaşması olarak değerlendiriyordu. Bazı uyanık geçinenler ise bu durumu kötüye kullandı. Şöyle ki: Örneğin müşteri bir cep telefonunu sipariş ediyor, ancak ürüne zam gelmiş. Satıcı eski fiyattan vermek istemediği için ürün tükendi diyor ve göndermiyor.


Bu madde maalesef, sektördeki bazı kötü niyetli satıcılar tarafından suistimal edildi. Gerçekte iyi niyetli olan satıcılarda dahi bir rehavet yarattı. Sitesindeki malın stok durumunu dikkatle takip etmek ve süratle sitesini güncellemek yerine ‘Aman canım kalmadıysa kalmadı, tükendi der geçerim’ anlayışı hakim olmaya başladı. Hatta sipariş ettiği malı gönderemeyen satıcı bunu gayet doğal kabul ederek müşterisine ‘Ne var bunda, ürün kalmamış işte’ rahatlığına büründü.


Aslında buna sebep olan en büyük etken, internetten satış nedir, internet sitelerine nasıl mal verilir bilmeyen üretici/ithalatçı veya toptancıların halen eski geleneksel yöntemle satış yapma alışkanlığını kıramamış olmalarıydı. Onlara göre birisi onların malını satacaksa gelir malı seçer, arabasına yükler ve götürür nerde isterse satardı. Onlara, ‘Hayır biz sizin malınızı satacağız ancak şu anda malınızı almayacağız, siz bize ürünlerinizin resmini ve tanıtımlarını vereceksiniz, biz sitemize koyup sipariş geldikçe sizden alacağız, bununla birlikte, sipariş geldiğinde müşteriye yok dememek için siz bize stoğunuzda kalmayan malları bildireceksiniz, fiyat değişirse bildireceksiniz, yeni gelen malları haber vereceksiniz dediğinizde okkalı bir küfür yiyip dükkandan kovulmadığınıza şükrediyordunuz. Fakat olması gereken aslında tam da buydu. Bizim bu işe başladığımız 2001 yılında daha pek çok tedarikçi firma internetten satışı bilmiyorken neler çektiğimizi bir düşünün. Bereket ki aradan geçen yıllar içinde onlarda alışmaya başladılar. Ancak, gidecek daha çok yol var.


Derken 6 Mart 2011′de yönetmelik değişti. 27866 sayılı ‘Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik’ madde 9′a şu eklendi “Malın stokta bulunmaması durumu, mal ediminin yerine getirilmesinin imkânsızlaşması olarak kabul edilmez.” Ya işte etme bulma dünyası. Başımıza dert olacak bir madde. Peki bu ne demek, bunun getireceği sonuçlar nelerdir?


Evet sayın E-ticaretçi meslektaşım. Bu demek oluyor ki bundan böyle sipariş edilen bir mal için müşterine stokta kalmadı derken iki kere düşüneceğiz. Müşteri şunları yapma hakkına sahip. Senin tedarik edemediğin o malı eğer başka bir yerde bulursa satın alır ve aradaki fiyat farkını da senden talep edebilir. Sen bir malı 500 TL ye satıyorsun ancak siparişten sonra malı gönderemedin. Müşterin gider aynı malı bir mağazada 600 TL ye bulursa alır ve aradaki 100 TL yi de senden talep eder. Sen de paşa paşa ödersin. Çünkü sen mesafeli sözleşmeden doğan edimini yerine getiremedin. Borçlar kanununa göre de edimini yerine getiremeyen taraf karşı tarafın zararını tazminle yükümlüdür.


Daha beterini söyleyeyim mi? Müşterin, Anadolu’nun bir yerinde yaşıyor ve orada da medikal ürün satan bir yer yok veya çok uzak. Müşteri kaza geçirmiş ve senden bir sağlık ürününe ihtiyacı var. Çevresinde o ürün olmadığından senin sitenden sipariş vermiş. Sen ise malı gönderemiyorsun ve bunu 3 gün sonra müşterine bildiriyorsun. Müşterin bir başka yerden sipariş etmek zorunda kalıyor. Belki o ürünü sipariş edeceği sitenin de sistemi o malı 3 gün içinde kargoya vermek üzerine. Sağlık sorunu olan müşteri 3 gün seni bekledi ama sen ona malı gönderemiyorum dedin, şimdi 3 gün de o siteyi bekleyecek. Bu zaman zarfında da rahatsızlığı arttı. Eğer şikayet ederse yiyeceğin tazminatı düşünmeni öneririm.


Bir başka sevimsiz örnek: Oyuncak satıyorsun. Müşteri de çocuğuna doğum günü hediyesi alacak ve sizin sitenizden bir oyuncağı beğenmiş. Sen bir iki gün sonra bu oyuncak tükenmiş diyorsun. Ancak artık müşterinin o oyuncağı bir başka yerden sipariş verip bekleyecek zamanı kalmamış. Sen müşteriyi manevi olarak zarara uğratıyorsun. Çocuğuna söz verdiği oyuncak için hayal kırıklığına sebep oluyorsun. Bunun bir cezası olması lazım değil mi? Müşterin bu nedenle tazminat talebiyle tüketici mahkemesine gidebilir.


Satılan Malın Stokta Olmaması Durumundaki Sorunlara Çözümler


İlk bölümde bu sevimsiz duruma hiç düşmemek için alabileceğiniz tedbirleri anlatayım.


Birinci Çözüm:

En ideal çözüm tabi ki iyi tedarikçilerle çalışmaktır. İnternete mal verme şuuru ve sorumluluğundaki tedarikçilerle çalışın. Öyle ki onlar da sorumluluğunu bilsinler. Büyük siteler, çok alım yaptıkları için tedarikçiler onların karşısında nerdeyse esas duruşta duruyorlar. Büyük siteler tedarikçi sözleşmelerine bu hususu madde olarak ekliyorlar. Tedarikçi firma, sipariş edilen malları istenen adette tedarik etmek zorundadır, mal tedarik edilemediğinde sitemizin uğrayacağı her tür zararı tazminle mükelleftir diye madde ekliyorlar. Bu durumda tedarikçi onlar için stok bulunduruyor veya azalanı – tükeneni anında bildiriyor. Siz küçük veya orta ölçekli bir siteyseniz size karşı bir sorumluluk hissetmeyebiliyorlar.


Bizim karşılaştığımız bir örneği vereyim. Siteden bir spor ürününe sipariş geldi ve ürün stoğumuzda yoktu. İthalatçı firmaya gittik. Ürünleri orada görüyoruz ancak ürün yok diyorlar. Peki bunlar ne dedik. Onlar şu büyük siteye ayrıldı, onları veremeyiz dediler. O siteden sipariş gelir de karşılayamazlar diye korkuyorlar, çünkü o site senede trilyonluk alım yapıyor. Neyse ki patronlarıyla konuştum da bir tane aldık ve ürünü satışa kapattık.


Küçük veya orta ölçekli bir siteyseniz tedarikçinizle, onların da bu sorumluluğu paylaşacağı şekilde sözleşme yapamazsınız. Mal verdiklerine şükredin, ne sözleşmesi :)


İkinci Çözüm:

Bir tedarik networküne katılın. Yukarıda belirttiğim gibi sizin tek başınıza o tedarikçiye karşı bir gücünüz olmayabilir ancak işi sadece E-ticaret için mal tedarik etmek olan uzman bir firma ile çalışırsanız bu riski minimuma indirirsiniz. O firma sizinki gibi pek çok siteye tedarik yaptığı için, malın kaynağı olan üretici veya ithalatçı firmaya karşı, sizin tek başınıza olabileceğinizden çok daha güçlüdür. Dolayısıyla tıpkı çok büyük siteler gibi o markanın deposunda yeterli stok ayırtabilir, stok bilgilerinin kendisine düzenli olarak gelmesini sağlayabilir, kendisi stok tutabilir ve bu durumda siz stok sıkıntısı yaşamazsınız. Reklam yapıyormuş gibi olmayayım ama işte bizim www.online-bayi.com tam da bu işi yapıyor. Sistemimize dahil olmuş olan 100 tane sitenin birden malını çektiğimiz için malın kaynağı olan firmalara karşı yaptırımımız olabiliyor ve ayrıca bizle çalışan sitelere XML entegrasyonu ile stok güncellemeleri çok hızlı yapılıyor. Bu durumda sipariş edilen malın stokta olmama riski minimize ediliyor.


Üçüncü Çözüm

Üründen elde edeceğiniz kardan vazgeçin ve bulabiliyorsanız ürünü başka bir bayiden temin edin. O satıcıya durumunuzu anlatın ve eğer mümkünse biraz indirim isteyin. Satıcı satıcının halinden anlar. Ama kabul etmiyorsa yapacak bir şey yok. Sattığınız fiyata bile olsa, tıpkı bir müşteri gibi gidip o ürünü alın ve hatta kargo bedeli veya banka komisyonu nedeniyle bir miktar zarara da girin. Ama müşterinin size olan güvenini kaybetmekten iyidir ve müşteriyi kazanmak size uzun vadede daha faydalı olacaktır.


Bunlar, zaten bu duruma düşmemeniz içindi . Ama her sitenin başına geldiği gibi kaçınılmaz olarak sizin de başınıza gelecek ve bu sevimsiz duruma düşeceksiniz. Peki bu durumda ne yapmak gerek?


Dördüncü Çözüm:

Bir malı tedarik edemiyorsanız hemen müşterinize ‘Bu ürün tükenmiş gönderemiyoruz’ demeyin. Yönetmeliğin madde 9 -1′inci maddesine göre eğer taraflarca aksi kararlaştırılmadıysa, ürünü tedarik etmek için 30 gün süreniz var ve buna ek olarak tüketiciye yazılı olarak bildirmek suretiyle 10 gün daha ilave edilebiliyor. Burada dikkat: Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça diyor. Bu nedenle mesafeli sözleşmenize ürünü 3 gün içinde kargoya vereceğiniz taahhüdünü koymayın. Aksine sözleşmede bu süreyi 30 gün olarak belirtin ve alıcıya yazılı olarak bildirmek suretiyle 10 gün daha ek süre alabileceğini belirtin. Mesafeli sözleşme de ne? diye sormazsınız eminim ama ben yine de söyleyeyim, internetten satış yapmak istiyorsanız her sipariş için, sipariş tamamlanmadan önce tarafların hak ve yükümlülüklerini bildiren bir mesafeli sözleşme hazırlayıp, müşteri ancak onu okuduğunu ve onayladığını bildirir şekilde kutucuğu tıklayıp onay verirse satış yapabilirsiniz.


Bu ürün tükendi demek yerine, ürünün tedariğinin 30 gün kadar sürebileceğini ancak dilerse hemen sipariş bedelini iade edebileceğinizi belirtin. Muhtemelen müşteriniz zaten bu kadar süre beklemek istemeyeceği için siparişin iptalini ve bedelinin de iadesini isteyecektir. İşte gördünüz mü, size müşteriye ürün yok gönderemiyoruz demediniz. Yasal süreniz olan 30 gün içinde gönderebileceğinizi söylediniz ama müşteriniz kendisi vazgeçti.


Bu çözümün bir riski şudur. Müşteri tamam bekliyorum derse ne olacak? 30 gün içinde de o ürünü tedarik edemediniz ve müşteriyi de uzun süre beklettiniz. Müşteri hem beklemiş olmanın hem de ürünü alamamanın hıncıyla, normalde şikayet etmeyecekse dahi gidip dava açabilir. Bu yöntemi seçerseniz, bu riski düşünmelisiniz.


Beşinci Çözüm

Stokta olmama durumu çok sık olan ürünler için, ürün açıklama sayfanıza şu ibareyi koyun. ‘Sipariş vermeden önce, sitemizin iletişim bölümünden yazarak veya şu telefonu arayarak stok durumunu öğrenin.’ Bu durumda siz zaten o üründe stok riski olabileceğini önceden belirtmiş oluyorsunuz.


Örneğin iç giyim reyonu, kitap reyonu, saat reyonu oldukça sorunlu bölümlerdir. Düşünün ki bir bayan sütyeninin o modelinde kırmızı, beyaz, kahverengi, ten rengi, pembe gibi renkler var. Bu modelin bu kadar renginden başka bir de 75, 80, 85 ,90 diye giden bedeni, 85A – 85B gibi de diğer opsiyonları vardır. Şimdi siz tam da müşterinin istediği renk, beden ve kalıpta olanını temin edemeyebilirsiniz. Bu gibi reyonlardaki ürünlerde bunu belirtmekte fayda vardır.


Piyasada 1500′ün üzerinde yayınevi ve yüz binlerce kitap var. Ola ki o kitap yayınevinde tükenmiştir ve bunun bilgisi size gelmemiştir. Kitap sitenizde satıştadır ancak temin edilemez. Her ne kadar bir sitenin zaten yüz binlerce kitaptan stok tutması beklenemese de bunu müşteriye anlatamazsınız. Sonradan tartışmaya girmektense bunu kitap reyonunuzda açık açık bildirmek faydalı olacaktır.


Şöyle bir yazı koymaya ne dersiniz?

Sitemizde 500 yayınevine ait 150.000 kitap bulunmaktadır ve doğal olarak bunların hepsinden stok bulundurmuyoruz. Kitap stoklarını dikkatle takip ediyoruz ancak yine de kitabınızı temin edemezsek 24 saat içinde sipariş bedelini iade ediyoruz. Kesin stok durumunu öğrenmek için sitemizin iletişim bölümünden veya telefon destek hattımızdan bilgi almanızı rica ederiz.


İşte sizi sorumluluktan kurtaran sihirli cümleler bunlar.


Altıncı Çözüm

Ürün kargoya verilene kadar ödeme almamak.

Kredi kartı ile olan ödemeleri sanal pos kodlamanızda AUTH değil de PREAUTH olarak tanımlayın. Yani siparişle eş zamanlı olarak hemen parayı çekmeyin. Önce ön otorizasyona düşsün yani sipariş bedeli bloke edilsin. Böylece siz sipariş bedelini garantiye almış oluyorsunuz ancak henüz para çekilmiyor. Sonra sadece kargoya verilenlere ve kargoya verildiği gün onay verin. Böylece sadece tedarik edebildiklerinizin parasını çekmiş olursunuz. Edemedikleriniz için sanal pos sisteminizden iptal verirsiniz. Böylece para çekilmez, müşteriden bloke kalkar. Eğer müşteri size iyice gıcık olmadıysa da parasını ödemediği bir siparişin iptalinden dolayı sizi şikayet etmez.


Yedinci Çözüm

Sitenizdeki yardım sayfanıza ve mesafeli satış sözleşmesine şöyle bir madde koyabilirsiniz.

“Sipariş edildikten sonra malın hem sitemizde hem de üretici-ithalatçı veya toptancı firmalarda da tükenmesi nedeniyle temin edilememesi durumunda 24 saat içinde sipariş bedeliniz iade edilir. Sipariş edilen malın stokta bulunmaması durumunda firmamız aleyhine 27866 sayılı ‘Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik’ madde 9′a dayanılarak şikayet yapılamaz ve dava açılamaz.


Tabi ki bu durumu suistimal etmeyin ve tüketicinin bu konulardaki bilgi eksikliğinden faydalanmayın ama bu durumu açıkça bildirmeniz tüketicilerde caydırıcı olabilir. Ancak şunu bilin ki tüketici sizinle uğraşmak isterse bu durum sizi kurtarmaz. Çünkü 4822 sayılı Tüketicinin korunması Hakkında Kanun Madde 6 şunu diyor:

“Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir.”


Yani arkadaşlar bu çözüm tüketici açısından bağlayıcı değildir ve sözleşmenize veya sitenize böyle bir madde koymanız tüketici mahkemesinde bir işe yaramayacaktır.


Sekizinci Çözüm

Mesafeli Satışlara Dair Yönetmelik, bir malın stokta olmaması durumunda bazı şartların sağlaması halinde tüketiciye eşit kalite ve fiyatta başka bir mal veya hizmet tedarik edebilme imkanı sunuyor. Bu şartlar şöyle.

Bu durum sözleşmede kararlaştırılmış olacak ve tüketici açık ve anlaşılır biçimde bilgilendirilerek onayı alınacak. Yani, bu ürün tükendi ancak bu ürünle eşit kalite ve fiyatta hatta daha yüksek fiyatlı şu ürünü gönderebiliriz denecek. Müşteri kabul ederse o muadil ürünü gönderebilirsiniz. Kabul etmez ise de siz eşit kalite ve özellikte başka ürünü temin edebildiğiniz ancak müşteri kendi isteğiyle bunu kabul etmediği için sorumlu olmayabilirsiniz. Olmazsınız demiyorum, olmayabilirsiniz diyorum çünkü Tüketici mahkemesine giderse bu durumda sonucun ne çıkacağı belli olmaz. Sizin önerdiğiniz ürün müşteriye göre belki de eşit değil. Buna kim karar verecek? Uyuşmazlık halinde tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine giderse orada ne karar çıkacak?


Dokuzuncu Çözüm

Siparişten sonra ürünü tedarik edemiyorsanız biraz fırça yemeyi göze alın ve müşterinizi arayın. En şirin halinizi takınarak durumu anlatın ve bu durumdan ne kadar üzgün olduğunuzu belirtin. Ona bu ürünü tedarik edememenin acısını taa yüreğinizde ne kadar çok hissettiğinizi anlatın :) Biraz Küçük Emrah filmi izlemenizi öneririm. Şaka bir yana, gerçekten firmanızda böyle samimi ve içten konuşabilen bir bayan eleman varsa ondan yardım istemeniz faydalı olacaktır. Özellikle erkek müşteriler kendisiyle böyle konuşan, ürünü tedarik edememenin verdiği samimi rahatsızlığı dile getirerek kendilerinden bu durum için özür dileyen bir bayana hayır demezler. Hatta personeliniz bu durumdan yeterince üzgünse o müşteri bu sefer onu teselli etmeye çalışacak ve ‘Ne var canım bu kadar üzülmeyin, onu bulamadıysanız ben size şimdi şunu sipariş veririm onu gönderirsiniz’ diyenler de oldukça çok olacaktır.


Onuncu Çözüm

Yukarıdaki 9 çözüm işinize yaramadıysa, bu işleri benden daha iyi bilen birini bulmaya çalışın ve çözümü ona sorun :)


Şimdi sevgili dostlar, kıssadan hisse siz aslında işinizi doğru dürüst yaparak tedarikçilerle olan bilgi akışını hızlı ve güvenli bir sisteme oturtun ve bu duruma düşmemeye çalışın. Ama düşerseniz burada yazılanlar umarım işinize yarayacaktır.


Sevgi ve saygıyla.


Yazar : Samet Egesoy



E-Ticaret "te Satılan Malın Stokta Olmaması