31 Mayıs 2014 Cumartesi

Alibaba Bitcoin"i yasakladı

bitcoin-logoÇin merkezli e-ticaret sitesi Alibaba.com, Bitcoin ile yapılan işlemlere gelecek hafta itibariyle son vereceğini açıkladı.


Bitcoin’e Çin’den bir darbe daha geldi. Çin yönetiminin Bitcoin kullanımını finansal işlemlerde yasaklamasının ardından e-ticaret devi Alibaba.com da Bitcoin’i yasakladığını duyurdu. Şirketten yapılan açıklamaya göre 14 Ocak tarihinden itibaren site üzerinden Bitcoin ile işlem yapılamayacak. Alibaba’nın getirdiği yasak Bitcoin’in yanısıra Litecoin gibi diğer dijital para birimlerini de kapsıyor. EKİPMAN SATIŞI DA YASAK Alibaba, Bitcoin’le alışverişi yasakladığı gibi, Bitcoin üretmekte kullanılan yazılım ve ekipmanların da satışına son verecek.


 



Alibaba Bitcoin"i yasakladı

E-ticarette Sadık Müşteri Kitlesi Nasıl Oluşturulur?

ecommerce_logo-300x300E-ticarette satışları ve geri dönüşüm oranlarını artırmak için en önemli unsurlardan biri de sadık bir müşteri kitlesi oluşturmaktır. Sadık müşteriler, siteyi ilk kez ziyaret edenlere kıyasla alışveriş yapmaya daha kararlı olacakları için bu kişilerden gelen geri dönüşlerin oranı genele kıyaslandığında da daha yüksek oluyor.


Adobe’nin 2012 yılında sadık müşterilerle ilk kez ziyaret edenlerin geri dönüşüm oranların üzerine yaptığı araştırmada da bu sonuçlar doğrulanıyor. Araştırmaya göre sadık müşterilerin geri dönüşüm oranları 5 ile 9 kat daha fazla.


Araştırmaya göre sadık müşteriler toplam site ziyaretçilerinin yüzde sekizlik bir bölümünü oluşturuyor ve yüzde 8’lik bölüm şirketin gelirlerinin yüzde 41’lik bir bölümünü oluşturuyor. Geriye kalan yüzde 92’lik bir bölüm ise toplam gelirlerin yüzde 59’unu oluşturmakta. Bu oranlara bakıldığında devamlı alışveriş yapan kullanıcıların şirketlerin cirolarına büyük bir katkısının olduğu görülüyor.


Kulaktan kulağa yayılma konusunda da sadık müşterilerin oldukça önemli bir etkisi bulunuyor. Gerek sosyal medyada, gerek diğer iletişim platformlarında, gerekse fiziki tarafta sadık müşteriler aldıkları hizmetten memnun kaldıklarında bu durumu yakın çevrelerindeki kişilerle paylaşıyor.


İnternet üzerindeki yorumların internetten alışverişlere etkisi olsa da yakın çevre, eş dost tavsiyesinin online alışverişlerde daha büyük bir etkisi bulunuyor.


Peki, markalar sadık müşteri kitleleri oluşturabilmek için neler yapmalılar?


Dört dörtlük bir müşteri hizmeti sunun


Kalıcı bir müşteri kitlesine ulaşmanın en etkili yöntemlerinden biri kaliteli bir müşteri hizmeti sunmaktan geçiyor diyebiliriz. Bunun en iyi örneği Zappos’u gösterebiliriz.Zappos oluşturduğu şirket kültürüyle, müşterilerine çok kaliteli bir müşteri hizmeti sunmayı ilke edindi ve şu an bu konu söz konusu olduğunda ilk akla gelen markalardan biri olmayı başardı.


Müşterilerinize iyi bir destek sunduğunuzda ve bir sorunla karşılaştıklarında onlara kalıcı ve yapıcı çözümler ürettiğinizde müşterilerinizin memnuniyeti artacaktır ve sonraki alışverişlerinde de sorun yaşamayacaklarını bildikleri için sizin markanızı tercih edeceklerdir.


Sitenizdeki kullanıcı deneyimine odaklanın


Sitenizin kolay kullanılabiliyor ve navigasyonun rahat olması gerekiyor. Bunun yanı sıra site üzerinde kullanıcı deneyimini de göz önünde bulundurarak, bu deneyimi daha ileri boyuta nasıl getirebileceğiniz üzerine çalışmanız oldukça önemli.


Siteyi rahat kullanabilen ve istediği ürünlere kolay bir şekilde ulaşabilen kullanıcılar bir sonraki alışverişlerinde de bu siteyi tercih edecektir.


Sadık müşterilerinize fırsatlar sunun


Fırsat sunmaktan kastımız, büyük indirimler ya da kampanyalar değil. Burada sitenizden tekrar alışveriş yapan kullanıcılara onlara değer verdiğinizi hissettirecek küçük jestler yapmanızdan bahsediyoruz.


Kargo ücreti ya da hızlı gönderim gibi seçeneklerle sadık müşterilerinize farklı alternatifler sunabilir, upsell veya çapraz satışlarda başka ürünler için indirim veya kupon kodu gibi öneriler sunabilirsiniz. Tüketiciler kendilerine yapılan bu tip fırsatlardan hoşlanacaklardır.


Kişiselleştirme üzerine çalışmalar yapın


Sizden daha önce alışveriş yapan kullanıcıların önceki alışverişlerine yönelik ürün önerileri sunarak kişilere özel ürün seçenekleri sunabilirsiniz. Buradaki önemli olan nokta kullanıcılara kişiselleştirme yapmak adına yayındaki kampanyalarınızı onlar sunmamalısınız. Bu kampanyalar tüketicilerin ilgisini çekmeyebilir bu nedenle kişiselleştirme yaparken kullanıcıların site üzerindeki davranışlarını ve önceki alışverişlerini ele almakta yarar var.


E-posta pazarlamalarınızda spam’den uzak durun


E-posta pazarlamasıyla üyelerinize ulaşırken, spam yapmaktan kaçının. Son dönemlerde birçok markanın e-posta pazarlamaya yönelmesi ve gün içinde birden fazla e-posta göndermesiyle beraber kullanıcılar artık şirketlerden e-posta almaktan sıkılmış durumdalar ve siz de bu tür spam’e yönelik e-posta çalışmaları yaptığınızda diğer firmaların arasına katılmış olacaksınız.


Kaynak : eticaretmag.com



E-ticarette Sadık Müşteri Kitlesi Nasıl Oluşturulur?

30 Mayıs 2014 Cuma

Google Analytics yakında e-ticaret sitelerinde...

Google Analytics yakında e-ticaret sitelerinde satın alma davranışlarını analiz edecek


google-analytcs-eticaret-ecommerce-2


İnsanoğlunun takasla başlayan ticaret geçmişi günden güne internete kayıyor. Google da bu büyük değişime ayak uydurmak için Analytics ürününü e-ticaret hareketlerini takip etmek üzere özelleştirmeye hazırlanıyor.


Şimdiye kadar ziyaretçi takibi etrafında özellikler sunan Google Analytics, yakında e-ticaret siteleri için özel tanımlamalar ve müşteri takip özellikleri tanıtacak. Yıllık Google Analytics Summit etkinliğinde tanıtılacak bu dönüşümün temelinde ‘büyük veri’ sistematiği yatıyor.


E-ticaret müşterilerinin sitedeki gezinme, satın alma ve ödeme hareketleri özel olarak raporlanacak. Böylece tüketici davranışları e-ticaret özelinde izlenecek ve satışları artırmanın yolu açılacak.


google-analytcs-eticaret-ecommerce


Beta kullanıcı kaydı için başvuruları kabul eden ‘Enhanced Ecommerce’ (geliştirilmiş e-ticaret) adlı yenilik, Analytics Academyiçindeki  “Ecommerce Analytics: From Data to Decisions” kursuyla da desteklenecek.


Google Analytics Dimension Widening özelliği ise artık  ‘Data Import’ olarak adlandırılacak ve kulllanıcıların elindeki verileri yeni özelliklere uygun şekilde içeriye alacak. Google Premium hesapları için daha gelişmiş özellikler de bu yenilikle birlikte yayınlanacak. Verimlilik ve zaman tasarrufu için de kullanıcılar 4 yeni API’den faydalanabilecek.


Kaynak : Webrazzi



Google Analytics yakında e-ticaret sitelerinde...

Hasan Aslanoba bir e-ticaret yatırımı daha

5 yıl önce kurduğu e-ticaret sitesi buldumbuldum.com’un yüzde 20’sini 5 milyon liraya Erikli eski CEO’su Hasan Aslanoba’ya satan Güçlü Gökozan, ‘Aldığımız bu yatırımla çok daha büyüyeceğiz. Buldumbuldum.com’u kısa süre içerisinde Ortadoğu, Rusya ve Doğu Avrupa’ya da açmayı planlıyoruz’ diye konuştu.


Erikli eski CEO’su  Hasan Aslanoba bu hafta 5 milyon lira karşılığında  buldumbuldum.com’un yüzde 20′lik hissesine ortak olarak teknoloji alanına yaptığı 15’inci  yatırımını gerçekleştirdi.


Birbirinden ilginç 6 binden fazla hediye ürün alternatifinin yer aldığı online bir alışveriş sitesi olan buldumbuldum.com, bir fikri büyük bir yatırıma dönüştürmeyi başaran 27 yaşındaki genç girişimci Güçlü Gökozan tarafından kuruldu.


Buldumbuldum’u kurma fikrinin  bundan 5 sene önce ikiz kız kardeşine hediye ararken ortaya çıktığını söyleyen Gökozan bugüne kadar ki süreci söyle anlattı;


“Fikir daha önce birbirimize hiç hediye almadığımız ikiz kız kardeşimle en güzel hediyeyi kim alacak yarışına gitmemizle başladı. Uzun arayışlar sonunda her kızın beğenebileceği bir şey olduğunu düşündüğüm güzel bir kolye aldım. Ancak kardeşimin bana aldığı maddi değeri çok yüksek olmayan ama kolay bulamayacağım hediye karsında anlamsız kaldı aldığım kolye. O noktada insanları şaşırtacak ve mutlu edebilecek bir hediyenin pahada ağır oluşunun değil özel bir şey olmasının önemini anladım. Hediye arama sürecinde Türkiye’de bu alanda büyük bir eksiklik olduğunu fark ettim ve Koç Üniversitesi 3’üncü sınıf öğrencisiyken yalnızca 70 adet ama birbirinden ilginç ürün alternatifiyle buldumbuldum’u kurdum.”


Hiçbir pazarlama bütçesi ayırmadan kulaktan kulağa kısa sürede isimlerinin duyulmaya başladığını söyleyen Gökozan “ Çok hızlı büyüyen bir şirket olduk. İlk etapta sadece iki kişiydik. Birkaç ay içinde sayımız hızla yükseldi. 1,5 sene sonra da ilk alışveriş merkezi cornerimizin açılışını gerçekleştirdik. Bugün ise İstanbulda 5 farklı AVM cornerimiz bulunuyor” dedi.


‘SIRADA ANKARA İZMİR VE BURSA VAR’


Başından beri ciddi anlamda hızlı büyüyen bir şirket olduklarını ifade eden Gökozan sözlerine şöyle devam etti;


“Bugün 26 ayrı markanın distribütörlüğüne sahibiz. Günde binin üzerinde sipariş alıyoruz ki bu rakam sevgililer günü, yılbaşı gibi özel günlerde 10 katına kadar çıkıyor. Aldığımız bu 5 milyon liralık yatırım şüphesiz hızımıza hız katacak..Eylül ayına kadar İstanbul’daki corner sayımızı 8′e çıkaracağız. Ankara’ya 4, İzmir ve Bursa’ya ise 2′şer mağaza açılacak.


Onun dışında yine şu an 6 bin olan ürün çeşidimizi 10 bine çıkarmayı planlıyoruz. Bugün 80 kişiden oluşan ekibimizi de büyüterek yıl sonuna kadar 200 kişiye, 3 yıl içerisinde ise 600′e çıkarmayı hedefliyoruz. İşin özeti 5 yıllık stratejimiz şimdiden belli.”


‘ORTADOĞU, RUSYA VE DOĞU AVRUPA’YA AÇILMAYI HEFEFLİYORUZ’


Pazarlama faaliyetlerine ağırlık vererek yurtdışına açılma planlarının da olduğunu söyleyen Gökozan; “Başta Ortadoğu olmak üzere Rusya ve Doğu Avrupa’ya açılmak istiyoruz. Çünkü bu bölgelerden Türkiye’ye gelen turistlerin ürünlerimize inanılmaz bir ilgisi var.” diye konuştu.


Çok sayıda e-ticaret sitesi içerisinde sizi farklı kılan ne oldu sorusuna Gökozan söyle yanıt verdi;


“Biz bu ise başlarken çok planlı hareket ettik ve müşteri memnuniyetini her şeyin üzerinde tuttuk. Aynı zamanda teslimat hızı konusunda çok hassas davrandık. Çünkü sitemizden satın aldığınız hediye özel günde elinize ulaşmazsa hiçbir anlamı kalmaz. Tabi tüm bunların yani sıra ürünlerimizin sıra dışı ve kolay bulunamayan şeyler olmasını hepsinden daha önemli bir etken oldu“.


‘TÜRKİYE’DE BÜYÜK BİR POTANSİYEL VAR’


Türkiye’de son 5 yılda giderek artan internet kullanımı ve online alışverişin bundan sonra gideceği noktayla ilgili düşüncelerini sorduğumuz Gökozak şöyle konuştu;


” Internet son yıllarda çok gelişmiş olmakla beraber hala olması gereken yerde değil. Bugün Türkiye’de 40 milyon internet kullanıcısının sadece 10 milyonu internet üzerinden alışveriş yapıyor. Dolayısıyla çok büyük bir potansiyel söz konusu ve bu durum yabancı yatırımcıların da gözünden kaçmıyor”


Şirketinizin yüzde 20′lik hissesini Hasan Aslanoba’ya satarak 5 milyonluk yatırım aldınız. Böyle bir arayışınız var mıydı diye sorduğumuz Gökozan bu sorumuza ise “Dediğim gibi Türkiye’de e-ticaret alanında büyük bir potansiyel var biz uzun suredir yurt içi ve yurt dışından buna benzer teklifler alıyorduk. Ancak Hasan Bey ile ilk görüşmemizden bu işin böyle sonuçlanacağı belliydi. Hasan Bey pek çok markayı başarılı yerlere getirmiş tecrübeli bir işadamı. Bize bu güveni verdi ve 2 ay gibi kısa bir sürede de anlaşma gerçekleşti.” cevabını verdi.


‘İYİ BİR İŞ PLANI ŞART’


Bu alanda başarılı olmalarının iyi bir iş planı ile hareket etmek olduğunun altını çizen Gökozan “ Ben her şeyden önemlisinin bir iş planı ile hareket etmek olduğunu düşünüyorum. Atacağınız her adım stratejik planlarınız dâhilinde olmalı. Üniversite eğitimin sürecinde aldığım bazı derslerden bu konuda çok yararlandım. Özellikle UCLA’da (University of California, Los Angeles) girişimcilik üzerine aldığım eğitim bana farklı bir vizyon açtı. Kısacası o fikirleri burada uyguladım ” diye konuştu.


5 yıllık süreçte pek çok zorluklarla karşılaştıklarını belirten Gökozan,,  kendisi gibi yaratıcı fikirleri olan genç girişimcilere ise “Bu dikenli bir yol ama asla yılmayın ” mesajını verdi.(hurriyet)



Hasan Aslanoba bir e-ticaret yatırımı daha

Ekonomi Bakanı: E-Ticaret Üzerinden Gerçekleştirilen Mal ve Hizmet Satışı 5.4 Milyar Avro

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 2012 yılında Türkiye’de e-ticaret üzerinden gerçekleştirilen toplam mal ve hizmet satışının 5.4 milyar Avro olduğunu, Türkiye’nin aynı yıl için 24 Avrupa ülkesi içerisinde 13. sıraya yükseldiğini açıkladı.


Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 2012 yılında Türkiye’de e-ticaret üzerinden gerçekleştirilen toplam mal ve hizmet satışının 5.4 milyar Avro olduğunu,Türkiye’nin aynı yıl için 24 Avrupa ülkesi içerisinde 13. sıraya yükseldiğini açıkladı.


oto-ekonomi-bakani-e-ticaret-uzerinden-5415141_o


-İNTERNET ABONESİ SAYISI 33 MİLYON-


CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesini yanıtlayan Ekonomi Bakanı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yayınlanan en son pazar verilerine göre, ülkedeki toplam internet abonesi sayısının 2013 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla 33 milyon 725 bin 675 kişi olduğunu söyledi.


Toplam internet aboneliğinde, bu yılın bir önceki çeyreğine göre yüzde 4,9 oranında artış yaşandığına işaret eden Ekonomi Bakanı Çağlayan, “Toplam internet abonesi sayısındaki yıllık artış oranı ise yüzde 11 olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca TÜİK tarafından periyodik olarak yapılan “Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’ kapsamında 2013 yılı anketinde 16-74 yaş grubundaki bireylerde internet kullanım oranı yüzde 48,9′dur” dedi.


-E-TİCARET HACMİ YILLIK BAZDA EN ÇOK ARTAN Avrupa ÜLKESİ YÜZDE 75 İLE TÜRKİYE-


Ekonomi Bakanı, Avrupa ekonomisinin elektronik ticaret sektörü örgütlenmesi olan “E-commerce Europe’ tarafından yayınlanan 2013 raporuna göre Türkiye’nin, 2011 yılında e-ticaret yolu ile gerçekleştirilen 3.1 milyar Avro’luk mal ve hizmet satışı ile 24 Avrupa ülkesi arasında 17. sırada yer aldığını belirtti. Bakan Çağlayan, 2012 yılında ise Türkiye’de e-ticaret üzerinden gerçekleştirilen toplam mal ve hizmet satışının 5.4 milyar Avro olduğunu, bu sayede Türkiye’nin aynı zamanda aynı yıl için 24 Avrupa ülkesi içerisinde 13. sıraya yükseldiğini bildirdi. Ekonomi Bakanı, 2012 yılında e-ticaret hacmi yıllık bazda en çok artan Avrupaülkesinin yüzde 75 ile Türkiye olduğunu ifade etti.


-İSTENMEYEN ELEKTRONİK POSTALARA İLİŞKİN HÜKÜMLER DÜZENLENECEK-


Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısının Genel Kurul gündeminde bulunduğuna işaret eden Ekonomi Bakanı, “Söz konusu tasarıda; özetle elektronik ticaretin yaygınlaştırılması, tüketiciler ile elektronik ortamda işlem yapanların korunması, istenmeyen ticari elektronik iletilerin önüne geçilmesi hedeflenmiştir” dedi.


Elektronik ticarete ve bilgi toplumu hizmetlerine ilişkin esas ve usullerin düzenlenmesi amacıyla 2011 yılında Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı çalışmalarının başlatıldığını belirten Ekonomi Bakanı, “Tasarı ile ayrıca, istenmeyen elektronik postalara ilişkin hükümler düzenlenmekte ve AvrupaBirliği’nin konuyla ilgili mevzuatı ile Türk mevzuatı arasında uyum sağlanması amaçlanmaktadır. Gelinen noktada; esas ve tali komisyonlarda paydaşlar tarafından ele alınan kanun tasarısı Meclis gündeminde yer almaktadır” dedi.



Ekonomi Bakanı: E-Ticaret Üzerinden Gerçekleştirilen Mal ve Hizmet Satışı 5.4 Milyar Avro

29 Mayıs 2014 Perşembe

E-Ticaret Kanun Tasarısı

Bir süredir E-Ticaret ile ilgili herkesin haberdar olduğu ve yasalaşmasını beklediği Elektronik Ticaret Yasa Tasarısı kanunlaşmak için gün sayıyor. Bu nedenle bu tasarı hakkında yazmanın gerekli ve faydalı olacağını düşünüyorum.  Tasarı hakkında tek bir yazının yeterli olmayacağı düşüncesiyle başkaca yazılar da yakın zamanda burada yer alacak.  Bu yazıları mümkün olduğunda basit ve anlaşılır bir şekilde, uygulamaya dönük olarak kaleme almaya çalıştım.


Tasarı E-Ticaret Kanun Tasarısı olarak biliniyor. Tam adı ise “ Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı” dır.  Aslında Aralık 2010’da meclise gönderilmiş olmasına karşın gündemde kendine yer bulamaması nedeniyle Ekim 2011’de tekrar Meclise gönderilmiş ve komisyonlarda bu tarihten sonra görüşülmeye başlanmıştır. Geçtiğimiz günlerde Alt komisyondan da geçerek Meclis gündemine alınmaya hazır hale gelmiştir. Yani Meclis gündemine alınması bir kanun tasarısı için artık son adım olup burada da kabul edildikten sonra Cumhurbaşkanı Tarafından Resmi Gazete’de yayımlanır ve yürürlüğe girer. Bu kısımda daha fazla teknik hukuki bilgi verip kafa karıştırmayalım. Geçelim tasarının maddelerini inceleyerek önemli maddelerini gözlemlemeye.


Tasarı 14 Madde ve 1 geçici maddeden oluşmaktadır.  İlk madde Kanun’un amaç ve kapsamı maddesi olup incelenmesi gereken bir madde değildir. Hem okuyuculara kolaylık olması hem de tasarı maddelerini bir arada görebilmeleri adına önce madde metinlerine yer verip ardında maddeler hakkında yorumlarımı paylaşacağım. İtalik olarak yazanlar tamamen Tasarıdan alınan maddelerdir. Maddelerin bazı kısımları benim tarafımdan dikkat çekmek için kalın fontlarla belirtilmiştir.


Tanımlar


         MADDE 2- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;


         a) Bakanlık: Sanayi ve Ticaret Bakanlığını,


         b) Bilgi toplumu hizmetleri: Fiziki olarak karşı karşıya gelmeksizin, bedelli ya da bedelsiz olarak elektronik ortamda yerine getirilen çevrim içi hizmetleri,


         c) Elektronik ileti: Telefon, faks, otomatik arama makineleri, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve doğrudan pazarlama, reklam, tanıtım, promosyon, yardım ve bağış toplama, araştırma, inceleme, propaganda veya cinsel içerik iletimi gibi amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletileri,


         ç) Elektronik ticaret: Fiziki olarak karşı karşıya gelmeksizin, elektronik ortamda gerçekleştirilen ticari faaliyetleri,


         d) Hizmet sağlayıcı: Bilgi toplumu hizmeti sağlayan gerçek yada tüzel kişileri,


         e) Ticari iletişim: Alan adları ve elektronik posta adresi dışında mesleki veya ticari faaliyet kapsamında kazanç sağlamaya yönelik olarak elektronik ticarete ilişkin her türlü iletişimi,


 ifade eder.


Tasarının 2. Maddesinde;  yukarıda gördüğünüz terimlerin tanımlamaları yapılmıştır. Ayrıca bu maddede Bakanlık olarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı denilmektedir. Muhtemelen Meclis Genel Kurul’unda Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak düzeltilecektir. Malum Bakanlık isimleri değiştiği için artık Sanayi ve Ticaret Bakanlığı adında bir birim kalmadı.


İleride değineceğim üzere tanımlamalar kısmında yer almayan fakat kanun metninden ne maksada geldiğini tam olarak anlayamadığımız birkaç terim mevcut. Bunların da tanımlar kısmında yer alarak tam olarak ne kastedildiğinin belirtilmesinde fayda görüyorum.


Burada bizim için en önemli yorum, elektronik ortamda bir şekilde hizmet veren tüm gerçek ve tüzel kişilerin bu kanun kapsamına girmiş olmasıdır. Buna elektronik ileti gönderen bankalardan, internet üzerinden satış yapan şirketlere kadar çok geniş bir kitle dahil olacaktır.


  Bilgi verme yükümlülüğü


         MADDE 3- (1) Hizmet sağlayıcı, elektronik iletişim araçlarıyla bir sözleşmenin yapılmasından önce;


         a) Ticari ve mesleki faaliyetlerine ilişkin bir sicil numarası, böyle bir sicil numarası yoksa kendisinin tanınmasını sağlayacak diğer bilgileri,


         b) Sözleşmenin kurulabilmesi için izlenecek teknik adımlara ilişkin bilgileri,


         c) Sözleşme metninin sözleşmenin kurulmasından sonra, hizmet sağlayıcı tarafından saklanıp saklanmayacağı ile bu sözleşmeye alıcının erişiminin mümkün olup olmayacağı ve bu erişimin ne kadar süreyle sağlanacağına ilişkin bilgileri,


         ç) Veri girişindeki hataların açık ve anlaşılır bir şekilde belirlenmesine ve düzeltilmesine ilişkin teknik araçlara ilişkin bilgileri,


         d) Uygulanan gizlilik kuralları ve varsa alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarına ilişkin bilgileri,


         sunar.


          (2) Hizmet sağlayıcı, varsa mensubu olduğu meslek odası ile ilgili davranış kurallarını ve bunlara elektronik olarak ne şekilde ulaşılabileceğini belirtir.


          (3) Tarafların tüketici olmadığı hallerde birinci ve ikinci fıkralardaki düzenlemelerin aksi kararlaştırılabilir.


          (4) Hizmet sağlayıcı, sözleşme hükümlerinin ve genel işlem şartlarının, alıcı tarafından saklanmasına imkan sağlar.


          (5) Birinci ve ikinci fıkralar, münhasıran elektronik posta yoluyla veya benzeri bireysel iletişim araçlarıyla yapılan sözleşmelere uygulanmaz.


Bu madde ile Hizmet Sağlayıcının elektronik ortamda bir sözleşme kurulmadan evvel tüketicilere vermesi gereken bilgiler belirtilmektedir. Fakat hali hazırdaki 5651 Sayılı yasa ve 4077 Sayılı Tüketici Kanunu ve ilgili yönetmelikler zaten bu bilgilerin neredeyse tamamının verilmesi gerektiğini açıkça hükme bağlamaktadır. Hatta bu tasarı metninden bazı hususların sanki Hizmet Sağlayıcının inisiyatifine bırakıldığı anlamı çıkmasına rağmen tüketici mevzuatında bu konular Hizmet Sağlayıcının mutlaka uyması gereken zorunluluklar olarak belirlenmiştir. ÖRN; Satış anında kurulan Mesafeli Satış Sözleşmesi ve ön bilgilendirme formu 3 yıl boyunca Tüketici’nin erişebileceği şekilde saklanmak zorundadır.


Bu kanunu yorumlarken mutlaka diğer özel kanunlardaki hükümleri de dikkate almak gerekir. Tabi şunu da belirtmek gerekir ki bu kanun yürürlüğe girdikten sonra kanunun uygulamasını gösterir bir yönetmelik hazırlanacak. Büyük ihtimalle kanundaki bu eksikler yönetmelikte tamamlanacaktır. Ayrıca hem bu madde kapsamında hem de aşağıda göreceğiniz üzere başka maddelerde Karşı Tarafın Tüketici olup olmaması önemli bir ayrım noktasıdır. Karşı Taraf tüketici ise çok daha katı şekilde kurallar uygulanacak ama karşı tarafın tüketici olmadığı durumlarda Hizmet Sağlayıcıya büyük esneklikler ve imkanlar tanınabilecektir.


         Sipariş


         MADDE 4- (1) Alıcının, siparişini elektronik iletişim araçlarıyla vermiş olması halinde aşağıdaki esaslar geçerlidir:


         a) Hizmet sağlayıcı, siparişin onaylanması aşamasında ve ödeme bilgilerinin girilmesinden önce, ödeyeceği toplam bedel de dahil olmak üzere, sözleşmenin şartlarının alıcı tarafından açıkça görülmesini sağlar.


         b) Hizmet sağlayıcı, alıcının siparişini aldığını gecikmeksizin elektronik iletişim araçlarıyla teyit eder.


         c) Sipariş ve siparişin alındığının teyidi, tarafların söz konusu beyanlara erişiminin mümkün olduğu anda gerçekleşmiş sayılır.


         (2) Hizmet sağlayıcı, sipariş verilmeden önce alıcıya, veri giriş hatalarını belirleyebilmesi ve düzeltebilmesi için uygun, etkili ve erişilebilir teknik araçları sunar.


         (3) Tarafların tüketici olmadığı hallerde birinci ve ikinci fıkralardaki düzenlemelerin aksi kararlaştırılabilir.


         (4) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri ile ikinci fıkra, münhasıran elektronik posta yoluyla veya benzeri bireysel iletişim araçlarıyla yapılan sözleşmelere uygulanmaz.


Tasarı’nın 3. Maddesinde sipariş öncesindeki yükümlülükler sayılmıştı. Sipariş başlıklı 4. Maddesinde ise artık hukuken sözleşmenin kurulduğu aşamaya yönelik hükümler belirlenmiştir.  Zaten hali hazırda olduğu gibi Hizmet Sağlayıcı, Tüketici siparişi tamamlamadan evvel ödeyeceği masraf ve vade gibi detaylar da dahil toplam bedeli görecek ve ondan sonra siparişi tamamlayacaktır. Siparişin tamamlanması anında Hizmet Sağlayıcı tarafından GECİKMEKSİZİN, bir e-posta ya da kısa mesaj gibi bir elektronik iletişim vasıtası aracılığıyla siparişin alındığı tüketiciye bildirilmelidir. Madde metninde geçen GECİKMEKSİZİN ifadesi yoruma açık bir ifadedir. Örneğin; ertesi gün bu teyidin gönderilmesi durumunda gecikilmiş olunacak mıdır? Bu da kanunda net olarak belirtilmemiştir. Ama benim tavsiyem sipariş Hizmet Sağlayıcının veri tabanına işlenir işlenmez bir e-posta  (ya da SMS) ile Tüketiciye teyidin yapılmasıdır.


Bu maddeyi okuyunca yine görüyoruz ki Karşı tarafın tüketici olmadığı durumda burada yazanlardan daha farklı bir sistem kararlaştırılması mümkündür.     


Ticari iletişime ilişkin esaslar


        MADDE 5- (1)Ticari iletişimde:


         a) Ticari iletişimin ve bu iletişimin adına yapıldığı gerçek ya da tüzel kişinin açıkça belirlenebilir olmasını sağlayan bilgiler sunulmalıdır.


         b) İndirim ve hediye gibi promosyonlar ile promosyon amaçlı yarışma veya oyunların bu niteliği açıkça belirlenebilmeli, bunlara katılımın ve faydalanmanın şartlarına kolayca ulaşılabilmeli ve bu şartlar açık veya şüpheye yer bırakmayacak şekilde anlaşılır olmalıdır.


Bu madde de önemli maddelerden biridir. Buna göre artık bir elektronik ileti gönderen Kişinin mutlaka kendisine ilişkin tanıtıcı bilgileri de aynı ileti içinde göstermesi gereklidir. Yani tüzel kişi ise açıkça ticari unvanı, adresi, telefonu gibi bilgileri yazılmalı, gerçek kişi ise ad soyad, adres telefon gibi bilgileri mutlaka iletinin içine konulmalıdır. Bu madde ile birlikte artık nereden ya da kimden geldiği belirli olmayan iletiler son bulacaktır. Ayrıca gönderilen iletinin içeriğinden ne maksatla gönderildiği de net olarak anlaşılmalıdır.


Diğer bir husus da, gönderilen ileti promosyonel bir içerik taşıyorsa, o promosyonun tüm şartlarının açık seçik bir şekilde, alıcıda hiçbir şüpheye yer vermeden anlaşılabilir olmalıdır. Yani örnek vermek gerekirse, 5 arkadaşını davet et 20 TL kazan diye tek satır bir tanıtım mesajı gönderilmesi devri artık kapanacaktır. 20 TL’nin hangi şartlarda hesaba yükleneceği, kaç gün içinde kullanılması gerektiği, en az kaç TL’lik alışverişte geçerli olduğu gibi tüm şartları açıkça belirtilmelidir.


        Ticari elektronik ileti gönderme şartı     


         MADDE 6- (1)Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla alınabilir.


        (2) Esnaf ve tacirlere önceden onay almaksızın ticari elektronik iletiler gönderilebilir.


Belki de bu Tasarının en dikkat çekici maddesi 6. Maddedir. Medyada sıklıkla “İzinsiz mesaj gönderimi bitiyor” başlıklı haberlere yer verildiği için hemen hemen herkes bu maddeden haberdar.


Bu madde Avrupa Birliği direktiflerine uygun olarak bir kimseye rızası olmadan elektronik ileti gönderilmesini yasaklamaktadır. Buna göre bir tüketiciye elektronik bir ileti gönderilmesi için o kişinin yazılı olarak ya da her türlü elektronik iletişim araçları vasıtasıyla onayı alınmış olmalıdır. Bu her türlü iletişim aracı kapsamına kısa mesaj, e-posta, faks, telefon gibi ri çok şey girmektedir. Yazılı olarak da bu onay alınabilecektir. Yani bir mağazaya gittiğinizde tezgahtar artık size bu tarz bir onay formu imzalatmaya çalışırsa hiç şaşırmayın.


E-Ticaret sektörüne yakın olan herkesin bildiği üzere dünya üzerinde bu tür elektronik ileti gönderme kapsamında uygulanan iki yol vardır;


  1. “Opt-out”  Yani alıcının ilk elektronik iletiden sonra reddetme hakkı

  2. “Opt-in” Yani ilk elektronik iletinin dahi önceden alıcının izni alınması koşuluyla gönderilmesi

ABD ve Uzak Doğu’da Opt-out sistemi kullanılmaktayken, Avrupa’da Opt-in sistemi hakimdir. Biz de Avrupa Birliği direktiflerine uyumu sağlamak için Opt-in sistemini seçmiş bulunuyoruz. Sonuç olarak bir tüketiciye ticari bir e-posta ya da sms göndermek isterseniz mutlaka önceden izin alması yani sizin veri tabanınıza kendi isteğiyle kaydolmuş olması şarttır. Buna uygun davranmayanlar hakkındaki cezaları 12. Madde’de göreceğiz.


6. madde de yine tasarının genelinde olduğu gibi Tüketici ve tacir ayrımı göze çarpmaktadır. Buna göre tüketicilere ileti gönderirken ön izin şart olmasına karşın tacir ya da esnaflara elektronik ileti gönderirken ön izin almaya gerek yoktur. Yani Tasarı, esnaf ve tacirler için Opt-out sistemini kabul etmiştir. İleti gönderilir ve alıcı almak istemez ise sistemden çıkar.  Tabi burada akla gelen bir başka sorun da Örneğin; çalıştığınız şirketin web sitesi uzantılı e-posta adresine izinsiz ileti gelip gelemeyeceği sorusudur. Kanun’a bakıldığında bu tür ticari uzantılı e-posta adreslerine izinsiz ileti gönderimi mümkün gözükmektedir. Burada hukuki bazı tartışmalar da çıkması mümkündür. Ama daha derin hukuki tartışmalara girip kafalar karıştırmak istemiyorum.


        Ticari elektronik iletinin içeriği


        MADDE 7- (1)Ticari elektronik iletinin içeriği alıcıdan alınan onaya uygun olmalıdır.


         (2) İletide, göndericinin tanınmasını sağlayan bilgiler ile haberleşmenin türüne bağlı olarak telefon numarası, faks numarası, kısa mesaj numarası ve elektronik posta adresi gibi erişilebilir durumdaki iletişim bilgileri yer alır.


         (3 )İletide, haberleşmenin türüne bağlı olarak, iletinin konusu, amacı ve başkası adına yapılması halinde kimin adına yapıldığına ilişkin bilgilere de yer verilir.


Gönderilen ticari iletinin içeriğinin önceden alınan izinle uygun olması şarttır. Örneğin; ABC markasının ticari iletilerini almak üzere onay verdiyseniz XYZ markasına ait bir ticari iletinin size gönderilmesi mümkün olamayacaktır. Ayrıca iletiyi gönderen gerçek ya da tüzel kişinin erişim bilgileri de iletinin içinde yer almalıdır.


Bir başka önemli nokta da iletinin konu ve amacının ve başkası adına gönderilmiş ise gönderen kişinin bilgileri de verilmelidir. Bu madde ile Alıcı’nın iletiyi açmadan onun kimden ve ne konuda geldiğini görüyor olmasını sağlamaktadır.


        Alıcının ticari elektronik iletiyi reddetme hakkı


        MADDE 8- (1)Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilir.


         (2) Gönderici, ret bildiriminin, elektronik iletişim araçlarıyla kolay ve ücretsiz olarak iletilmesini sağlamakla ve gönderdiği iletide buna ilişkin gerekli bilgileri sunmakla yükümlüdür.


         (3) Talebin ulaşmasını müteakip gönderici, üç iş günü içinde alıcıya elektronik ileti göndermeyi durdurur.


İzin alınan ya da esnaf ya da tacir olması nedeniyle izinsiz gönderilen her türlü ileti içinde Alıcı’nın rahat, kolay ve ücretsiz olarak Hizmet Sağlayıcıdan ileti almayı reddetmesine imkan verilmelidir. Yani Alıcı o veri tabanından nasıl çıkacağını gönderilen ileti de görmek ve serbestçe kullanmak hakkında sahiptir. ÖRN; Bir e-posta gönderilmişse açıkça görülür bir şekilde o veri tabanından çıkmaya yarayan bir link belirtilmeli, bir kısa mesaj söz konusu ise bir numara belirtilerek o kısa mesajları artık almama yolu Alıcı’ya gösterilmelidir.


Yukarıda Tanımlar başlıklı 2. Maddeye ilişkin yorumlarımı yazarken tanımlar kısmında olması gereken bazı hususlardan bahsetmiştim. İşte bir tanesi  8. Madde’de geçen “GÖNDERİCİ” ibaresi. Bu ibare ile Hizmet Sağlayıcı mı kastedilmekte yoksa sadece ileti gönderilmesinde aracılık eden bir başka gerçek ya da tüzel kişi mi işaret edilmektedir? Bu husus ne yazık ki tasarı metninden anlaşılmıyor. Tasarı’nın gerekçesinde de bu durumla alakalı bir açıklama bulunmuyor. Bu husus aslında oldukça önemlidir. Eğer bir başka gerçek ya da tüzel kişi olarak yorumlayacak isek o kişinin de kanun kapsamında sorumlu olduğu aksi halde cezai yaptırımlara maruz kalacağı sonucuna varılır. Bu belirsiz ve sıkıntılı durum umarım tasarı mecliste görüşülürken dikkate alınır ve giderilir. Benim buradan anladığım Göndericinin farklı bir kişi olmadığı yani Hizmet Sağlayıcı terimi yerine hataen kullanılmış olduğudur.


Ön belleğe almadan dolayı sorumluluk


         MADDE 9- (1)Bilgi toplumu hizmetlerinden yararlananlar tarafından sağlanan bilgilerin bir iletişim ağında aktarımına aracılık eden hizmet sağlayıcıları, aşağıdaki bentlerde sayılan hususlara uymaları kaydıyla, sadece daha etkin bir aktarım amacıyla bu bilgilerin ön bellekte otomatik olarak ve geçici bir süreyle saklanmasından dolayı sorumlu tutulamaz.


        a) Bu bilgilerde herhangi bir değişiklik yapmamış olması.


        b) Bilgiye erişim ve bilgilerin güncellenmesi ile ilgili kurallara uyması.


        c) Ön belleğe alma işlemi için teknolojik bir zorunluluk olarak verinin geçici süreyle elde edilmesi işlemi dışında iletişime hukuka aykırı olarak müdahale etmemesi.


        ç) Bu bilgilerin asıl kaynağından kaldırıldığını veya idari ya da adli bir yolla erişimin engellenmesi kararı verildiğini öğrendiğinde, bu bilgileri gecikmeksizin ön bellekten kaldırması veya erişimini engellemesi.


Bu madde kapsamında bazı verilerin teknik gereklilikler nedeniyle ön bellekte geçici süreyle saklanabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu teknik bir hüküm olduğundan çok hukuki bir açıklama yapma gereği bulunmamaktadır. Sadece Ön Bellek terimi ile tam olarak ne kastedildiği Tasarı’nın tanımlar metninde açıklanırsa daha iyi olacağı kanaatindeyim. Çünkü ön bellek tabiri ile birkaç farklı husus anlaşılabilmektedir.


        Kişisel verilerin korunması


        MADDE 10- (1)Hizmet sağlayıcı;


         (a) Bu kanun çerçevesinde yapmış olduğu işlemler nedeniyle elde ettiği kişisel verilerin saklanmasından ve güvenliğinden sorumludur.


         (b) Kişisel verileri ilgili kişinin onayı olmaksızın üçüncü kişilere iletemez ve başka amaçlarla kullanamaz.


Hizmet Sağlayıcılara getirilen bir diğer yükümlülük de elde edilen kişisel verileri güvenli bir şekilde saklamak ve ilgili kişinin onayı olmadan hiçbir şekilde üçüncü bir kişi ile paylaşmamaktır. Aslında bu hüküm olmasa da kişisel verileri amacı dışında hali hazırda da kullanmak mümkün değildir.


Ayrıca bu verilerin başka amaçlarla kullanılamayacağı da madde kapsamındadır. Acaba buradan kasıt ÖRNEĞİN; Bir e-ticaret sitesi, kullanıcılarının profiline uygun olarak ona çeşitli hizmetler sunmak üzere sahip olduğu verileri işleyerek çeşitli kişiselleştirilmiş hizmetler sunmak amacıyla bir reklam ajansı ile çalışma yürütürse bu durum kanuna aykırı mı olacaktır? Buna net bir cevap vermek mümkün olmamakla birlikte bu durumun e-ticaret sitelerinin kullanıcı sözleşmeleri ile çözülebileceğini düşünüyorum.


        Bakanlık yetkisi


         MADDE 11- (1)Bakanlık, bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili her türlü tedbiri almaya ve denetimi yapmaya yetkilidir.


         (2)Bakanlıkça görevlendirilen denetim elemanları, bu Kanun kapsamında Bakanlık yetkisine giren hususlarla ilgili olarak her türlü bilgi, belge ve defterleri istemeye, bunları incelemeye ve örneklerini almaya, ilgililerden yazılı ve sözlü bilgi almaya yetkili olup, ilgililer istenilen bilgi, belge ve defterler ile elektronik kayıtlarını, bunların örneklerini noksansız ve gerçeğe uygun olarak vermek, yazılı ve sözlü bilgi taleplerini karşılamak ve her türlü yardım ve kolaylığı göstermekle yükümlüdür.


Bu kanunun uygulanmasına yönelik uygulama da tüketici sorunlarında olduğu gibi Bakanlığın her ilde bulunan İl Müdürlükleri vasıtası ile yapılacaktır. Burada çalışan müfettişler şikayetlerle ya da herhangi bir şikâyet olmaksızın kendiliğinden denetimler yaparak kanuna aykırı çalışan Hizmet Sağlayıcılarına müdahale edecek ve gerekli cezaları uygulayacaktır.


        Cezai hükümler


        MADDE 12- (1)Bu Kanunun;


        a) 3 üncü maddesindeki yükümlülüklere, 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki yükümlülüklere, 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına veya 7 nci maddesinin birinci fıkrasına aykırı hareket eden hizmet sağlayıcılara bin Türk lirasından beşbin Türk lirasına kadar,


        b) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki veya aynı maddenin ikinci fıkrasındaki, 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki veya 7 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki yükümlülüklere aykırı hareket eden hizmet sağlayıcılara bin Türk lirasından onbin Türk lirasına kadar,


         c) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki, 8 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki yükümlülüklere aykırı hareket eden hizmet sağlayıcılara ikibin Türk lirasından onbeşbin Türk lirasına kadar,


         ç) 11 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere ikibin Türk lirasından beşbin Türk lirasına kadar,


        idari para cezası verilir.


         (2) Bir defada birden fazla kimseye 6 ıncı maddenin birinci fıkrasına aykırı olarak ileti gönderilmesi halinde birinci fıkranın (a) bendinde öngörülen idari para cezası on katına kadar arttırılarak uygulanır.


        (3) Bu madde hükümlerine göre idari para cezası vermeye Bakanlık yetkilidir.


Belki de en merak edilen madde, kanuna uygun davranılmadığında ne tür cezalar ile karşılaşılacağı maddesidir. Madde kapsamında detaylı olarak hangi maddeye aykırı davranıldığında ne kadar ceza verileceği yazılmıştır. Buna göre kanuna uymayan gerçek ya da tüzel kişilere bin TL ila 50 Bin TL arasında idari para cezası Bakanlık tarafından verilebilecektir.


        Yönetmelikler


         MADDE 13- (1)Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikler, Adalet Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve ilgili diğer kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlık tarafından hazırlanır ve yürürlüğe konulur.


Yukarıda da bahsettiğim üzere kanun kapsamında bir yönetmelik çıkarılacak ve uygulama detayları bu yönetmelik ile belirlenecektir.


        Değiştirilen mevzuat


        MADDE 14- (1) 8/1/1985 tarihli ve 3143 sayılı Sanayi ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının mülga (e) bendi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.


         e)Elektronik ticarete ilişkin politikalar oluşturmak, elektronik ticaretin gelişmesine ve yaygınlaşmasına yönelik çalışmalar yapmak, ilgili kurumlarla işbirliği yapmak ve koordinasyonu sağlamak ve gerekli tedbirleri almak,’


         (2) 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 50 inci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.


         (5) Abone ve kullanıcılarla, önceden izinleri alınmaksızın otomatik arama makineleri, fakslar, elektronik posta, kısa mesaj gibi elektronik haberleşme vasıtalarının kullanılması suretiyle doğrudan pazarlama, siyasi propaganda veya cinsel içerik iletimi gibi maksatlarla istek dışı haberleşme yapılamaz. Abone ve kullanıcılara, verdikleri izni geri alma hakkı kolay ve ücretsiz bir şekilde sağlanır.’


         (3) 5809 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.


         (6) Bu Kanunun 50 nci maddesinin beşinci fıkrasına aykırı hareket edenlere onbin Türk lirasından yüzbin Türk lirasına kadar idari para cezası verilir.’


Bu madde ile de bazı kanunların bir takım maddeleri Tasarıya uyum sağlamaları açısından değiştirilmiştir.


        Onay alınarak oluşturulan veri tabanları


         GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, ticari elektronik ileti gönderilmesi amacıyla onay alınarak oluşturulmuş olan veri tabanları hakkında 6 ıncı maddenin birinci fıkrası uygulanmaz.


Bu madde ile bir soru işareti de giderilmiş ve Tasarı’nın kanunlaşmasından önce Alıcıların onayı ile oluşturulan veritabanları için Alıcılardan yeniden izin alınması gerekmediği hükme bağlanmıştır.


Yürürlük


MADDE 15: (1) Bu kanun yayımı tarihinden altı ay sonra yürürlüğe girer.


Yürütme


MADDE 16: (1) Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür


Bu son iki madde de kanunun yürürlük yani hangi tarihten itibaren geçerli olacağı ve kanunun Bakanlar Kurulu tarafından uygulamaya konulacağını belirtmektedir. Madde 15’te Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra 6 ay sonra uygulamaya konması yazılıdır. Eğer bu şekilde yasalaşırsa Tasarı Kanun haline döndükten sonra ilgililerin hazırlık yapabilmesi için 6 aylık bir süreleri olacaktır.


Elbette kanun maddeleri yeterli de olsa yetersiz de olsa uygulama aslolandır. Tasarı yasalaştıktan sonra hep birlikte hem E-Ticaret şirketlerinin, hem tüketicinin hem de denetimden sorumlu Bakanlığın ne şekilde hareket edeceğini hep birlikte göreceğiz.



E-Ticaret Kanun Tasarısı

Alışveriş Sonrası Yorumlarımızı Nerede ve Nasıl Paylaşıyoruz ?

yorumVivaki Business Intelligence olarak Global Web Index Araştırması* verileri ile hazırladığımız bu çalışmada; günümüz iletişim dünyasının en önemli adımlarından biri olan tüketici ile temas noktaları ele alınıyor. Türkiye’deki internet kullanıcıları ile dünya ortalamasını karşılaştırmanın yanı sıra global ölçekteki trendlere de yer verilen raporda; tüketicilerin ürün keşfinden başlayarak marka elçisi olmaya kadar giden yolda marka ile online etkileşimleri inceleniyor. Raporun bu bölümünde tüketicilerin alışveriş sonrasında yorumlarını paylaştığı platformlar, internet üzerinden en çok konuşulan ürünler ve marka elçisi olma motivasyonları yer alıyor.


Raporun tamamına Campaign Türkiye Dergisi Aralık sayısından ulaşabilirsiniz.


Alışveriş Sonrası Yorumlarımızı Nerede ve Nasıl Paylaşıyoruz?


Türk tüketicilerin satın alma sonrası marka ve ürün hakkındaki yorumlarını online olarak nerede ve ne şekilde paylaştıklarını inceledik. Türkiye’deki aktif internet kullanıcıları, olumlu ya da olumsuz ürün eleştirisi yapmaktan hiç çekinmiyor ve online platformları bu konuda oldukça aktif olarak kullanıyor. Geri bildirimde kullanılan online platformların başında e-mail (%37) ile sosyal ağlar (%30) geliyor. Dünya geneli ise bu konuda daha etkili sonuçlar elde edebilmek adına, marka ile birebir temas amaçlı mağazaların online sitelerine görüş bırakmayı tercih ediyor (%32). E-mail kullanım oranının ise Türkiye’ye göre bir hayli düşük olduğu gözleniyor. Marka ve ürünler ile ilgili daha çok kendi aramızda paylaşımda bulunmayı tercih etsek de, sosyal ağlardaki gruplar (%21) ve forumlar gibi sosyal platformlarda da düşüncelerimizi paylaşmaktan çekinmiyoruz.


yorum paylaşım platformları


İnternet Üzerinde En Çok Konuştuğumuz Ürün: Cep Telefonları


Türkiye’de online platformda konuşulan ürün ve marka kategorileri oldukça geniş bir yelpazeye sahip. Tüketicilerin hayatlarını mobile ve online iletişim dünyasına entegre ettiği yadsınamaz bir gerçek iken, online olarak hakkında en çok görüş bildirilen kategorilerin başında cep telefonlarının (%25), bilgisayarların (%21) ve online servis uygulamalarının (%21) gelmesi şaşırtıcı bir sonuç değil. Bu ürünlerin ardından film (%20), müzik (%20), moda-giyim (%19) ve otomobil (%18) geliyor. Ayrıca politika (%18), kitap (%17) ve gezi/tatil (%17) de görüş bildirmede açık olduğumuz konular arasında yer alıyor. Dünya genelinde de mobilin ve online’ın hakimiyeti kendini gösteriyor; dünyada en çok fikir paylaşılan ürünlerin başında cep telefonları (%29) ve bilgisayarlar (%27) geliyor. Dünya genelinde, 2009-2013 yılları arasında internet üzerinden konuşulan ürünlerin büyüme oranı incelendiğinde ortaya çıkan sonuç teknolojinin hayatımıza hızla entegre olduğu gerçeğini bir kez daha kanıtlar nitelikte.


konusulan


 Marka Elçisi Olma Motivasyonları


Online platformlar ile temas yüzeyimizin her geçen gün daha da genişlediği Türkiye’de , tüketicilerin çoğu online marka elçisi olmaya aday. Özellikle markaların finansal ödülleri (%69), kişilerin markaya olan tutkusu (%53) ve ürünlerin ilgi alanları içinde yer alması (%40) kişileri marka ile daha çok etkileşime geçme yönünde motive ediyor. Markaların bilinirliğini ve kullanılırlığını arttıran bu motivasyonlar ile gelen aidiyet ve özel hissetme duyguları, tüketiciyi favori markalarının online’da tanıtımını yapmaları yönünde teşvik ediyor.


marlaelci


* Global Web Index Araştırması: Türkiye’nin de dahil olduğu, 36 ülkede 250.000′i aşkın katılımcıyla gerçekleştirilen Global Web Index Araştırması, “her gün bağlanan” internet kullanıcısını temsil etmektedir. Araştırmada, her gün internete bağlanan ve günde 1 saatten fazla vakit geçiren 16-64 yaş arası 3.250 kullanıcıya online anket yöntemi uygulanmakta ve 8 ana başlıkta yaklaşık 150 soru sorulmaktadır. Böylece, Türkiye’deki aktif internet kullanıcısının, online davranışları, tercihleri, ilgi alanları, motivasyon ve bariyerleri, sosyal medya davranışları, etkileme gücü ve fikir beyan etme sıklığı, biçimi ve platformları, markalardan beklentileri, online içerikle ilişkisileri, mobil&tablet kullanımları, vs. detaylı olarak incelenebilmektedir.



Alışveriş Sonrası Yorumlarımızı Nerede ve Nasıl Paylaşıyoruz ?

28 Mayıs 2014 Çarşamba

e-ticaret sektöründe eleman ihtiyacı %150 arttı.

Yenibiris.com verilerine göre e-ticaret sektöründe eleman ihtiyacı son 6 ayda, bir önceki döneme göre yüzde 150 oranında artış gösterdi.


Ülkemizde kredi kartı kullanımının yaygınlaşmasıyla internet üzerinden yapılan alışverişler de arttı. Dolayısıyla e-ticaret sektörü istihdamda dikkate değer rakamlara ulaşmaya başladı. Yenibiris.com verilerine göre e-ticaret sektöründe eleman ihtiyacı son 6 ayda, bir önceki döneme göre yüzde 150 oranında artış gösterdi. En çok aranan pozisyon ise kategori yöneticisi. 

Kredi kartlarının yaygın kullanımı, ürün çeşitliliği, kıyaslama imkanı, kapıda ödeme, gelişmiş güvenlik önlemleri gibi faktörler e-ticaret sektörünün hızlı büyümesine katkıda bulunuyor. Yaklaşık 36 milyon internet kullanıcısının olduğu Türkiye de özellikle lojistik hizmetlerinin gelişmiş olması da sektöre ilgiyi artırıyor. Bankalararası Kart Merkezi verilerine göre Türkiye e-ticaret sektörü 2012 yılını toplamda 30,6 milyar TL lik hacimle kapattı. Bu sayı, 2011 e göre yüzde 35 daha fazla.


Bir işletmede bulunan operasyon, satınalma, pazarlama, muhasebe, finans, bilgi teknolojileri gibi birimler e-ticaret şirketlerinde de bulunuyor ancak süreçler internet üzerinden olduğu için pazarlama alanında çalışacaklarda dijital pazarlama deneyimi aranıyor. Yenibiris.com verilerine göre e-ticaret sektöründe eleman ihtiyacı son 6 ayda, bir önceki döneme göre yüzde 150 oranında artış gösterdi. En çok aranan pozisyon ise kategori yöneticisi.


E-ticarette en çok aranan 5 pozisyon ise şöyle:

1. Kategori yöneticisi

2. Grafik/Web tasarım uzmanı

3. Yazılım uzmanı

4. Web arayüz geliştirici

5. Mobil yazılım uzmanı


Diğer sektörlere göre çalışanların yaş ortalamasının düşük olduğu e-ticaret, üniversiteden yeni mezun olmuş gençlere çok açık bir sektör. Nispeten rahat çalışma ortamı, yaratıcılığın teşvik edilmesi, çoğunun genç girişimciler tarafından kurulmuş olması, bazı pozisyonlarda deneyim şartı aranmaması gençleri cezbediyor. Firmalar da kendini geliştiren, yaratıcı, o şirket ve pozisyonda çalışmaya istek duyan gençleri tercih ediyor.


200 bin çalışan

Sektörün yaklaşık yüzde 90 ını bünyesinde bulunduran Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği ne (ETİD) göre sektörde reklam ajansları, lojistik gibi üçüncü parti şirketlerle birlikte yaklaşık 200 bin kişi çalışıyor. ETİD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Orhun bu yıl yüzde 20 lik istihdam artışı beklediklerini, lisans düzeyinde eğitimin yetersiz olmasından dolayı kalifiye eleman sıkıntısı yaşandığını söylüyor ve ekliyor:


“En çok da e-ticaret bilen yazılımcı bulmada sıkıntı yaşanıyor. Kategori uzmanı ya da marka müdürü, arama motoru reklamcılığı, dijital pazarlama, iş geliştirme uzmanları öne çıkan pozisyonlar arasında. Sektörde hem belirli pozisyonlar ortaya çıkıyor hem de var olan pozisyonlar değişim gösteriyor. Örneğin son zamanlarda performans pazarlama uzmanlarına ihtiyaç arttı. ”


“Php yazılım mühendisleri arıyoruz ”

Bünyesinde 300 kişi çalışan Limango.com.tr, arabulvar.com, OGLI e-Solutions Platform şirketlerinin İnsan Kaynakları Direktörü Ela Bilgin, özellikle hızla büyüyen bilgi teknolojileri (IT) ekipleri için en çok PHP yazılım mühendislerine ihtiyaç duyduklarını söylüyor ve sektördeki istihdam konusunda şunları vurguluyor:


“Sektörün daha da büyüyeceğini öngörerek, satın alma/kategori yönetimi departmanlarını güçlendirmek için kategori yöneticileri yetiştireceğiz. İş hacminin artması lojistik operasyonları tarafında da insan kaynağı ihtiyacını doğuracak. İşe alımlarda deneyim dışında, kişilerin şirket kültürümüze uyum sağlayıp sağlayamayacağına da önem veriyoruz. O nedenle birçok pozisyonda e-ticaret alanında deneyimden daha çok, çalışma hevesi, heyecanı, şirket kültürüne uygunluk ve aranılan pozisyon için yeterliliğin olması bizim için daha öncelikli. ”


“70 kişi alacağız ”

Modadan elektroniğe birçok kategoride ürün satışı yapan n11.com firmasında 160 kişi çalışıyor. Bu sayıyı yıl sonuna kadar 230 un üzerine çıkarmayı planladıklarını söyleyen İnsan Kaynakları Müdürü Pelin Buruk, Ar-Ge yatırımları ve mobil uygulamalar ekibine yazılım mühendisleri, iş analistleri ve sistem/veritabanı yöneticileri alacaklarını belirtiyor.


Firmada deneyimsiz gençlere yönelik bir eğitim programı uygulanıyor ve yeni mezunlar, mevcut çalışanların yüzde 25 ini oluşturuyor. En çok kategori yönetimi alanında çalışmakla birlikte, pazarlama, satış planlama gibi diğer alanlarda da görev alıyorlar. Pelin Buruk, sektörde öne çıkacak meslekleri şöyle anlatıyor:


“Önümüzdeki 3-5 yıl içinde sektör giderek daha yoğun bir şekilde bireyin farkında olduğu ya da olmadığı tüm ihtiyaçlarını belirlemeye ve buna yönelik çözümleri bireye doğrudan sunmaya odaklanacak. Bu yönde teknolojiler geliştirmede rol alacak, kullanıcı deneyimi ve iş zekası konularında kendilerini geliştirmiş mühendislere çok fazla ihtiyaç olacak. Entegre pazarlama iletişimi önem kazanacak, bu nedenle dijital pazarlama ile birlikte ATL (Above The Line)/BTL (Below The Line), PR (Public Relations) ve SNS (Social Network Service) alanlarında da yetkin profesyoneller öne çıkacak. ”


“Alımlarımızın yarısı yeni mezun ”

500 çalışanı olan Hepsiburada.com bünyesine ağırlıklı bilgi teknolojileri, kategori ve operasyon birimlerine olmak üzere bu yıl 100 kişi daha katılacak. İşe alımların yarısını yeni mezunların, geri kalanını en az birkaç yıl deneyimli kişilerin oluşturduğunu söyleyen Doğan Online İnsan Kaynakları Grup Başkanı Seda Kayrak, “Yazılımda mobil deneyimi olan, kategoride sanal mağazacılık bakış açısına sahip, web tasarımda ise müşteri deneyimini dikkate alan adaylar bulmak için sektör oldukça zaman harcıyor. Bunun dışında, operasyon (depo ve çağrı merkezi) alanında açılan pozisyonlardaki uzmanlık ihtiyacı, e-ticaret yapan firmaların operasyon sürecinin farklı bir yönetim yaklaşımı gerektirmesinden kaynaklanıyor. Bundan kasıt, direkt birinci müşteriye hizmet veren depo alanlarının, ürünü sevk etmeden önce, kısa bir süre depolanmasını sağlayan bir dağıtım merkezi olarak çalışması ” diyor.



e-ticaret sektöründe eleman ihtiyacı %150 arttı.

Link Popülaritenizi Artırmak

İnternet’te pazarlamanın bir yolu da link popülaritenizi artırmaktır. Bunun anlamı kaç tane dış sitede sitenizin linkinin verildiğidir.


Site popülaritesi nedir?


Sizin mağazanıza link veren Site sayısı popülaritenizi belirler. Link popülariteniz her arama motorunda farklı indeksleme yöntemleri yüzünden farklı çıkacaktır.


Sitenize verilen link’leri artırmak neye yarar?


1. Fazladan ziyaretçi gelir. Kullanıcılar genellikle gittikleri sitelerdeki linkleri tıklayarak gezintilerine devam ederler.

2. Birçok arama motorunda indekslenirsiniz.

3. Ne kadar çok link veren varsa arama motorlarının robotları sizi daha sıklıkla bulacaklardır.

4. Başka sitelerde link’inizin verilmesi için email ile ricada bulunabilir yada link exchange’e gidebilirsiniz.

5. Dış sitelerde linklerinizin olması popüler olduğunuz anlamına gelir.


Size link veren site ziyaretçilerinin karakteristiğine göre içeriğinizde ayarlamalar yapın. Link koymasını istediklerinize ne gibi faydalar sağlayacağınızı belirleyin.



Link Popülaritenizi Artırmak

27 Mayıs 2014 Salı

Paypal nakit kart tanıtımını yaptı

Türk Ekonomi Bankası (TEB) Genel Müdürü Ümit Leblebici, “Bugün Türkiye’de ciddi anlamda tasarruf sorunu var. Ön ödemeli kartlar aslında ödemeleri kontrol ederek, tasarrufa katkı sunuyor” dedi.


paypal-nakit-kartLeblebici, PayPal’ın TEB, Mastercard ve İninal iş birliğiyle Türkiye’ye özel geliştirilen PayPal Nakit Kart’ın basın lansmanında yaptığı konuşmada, hem dünyanın hem de Türkiye’nin güçlü şirketlerinin ortaklığıyla bu yola çıktıklarını aktararak, dünyada ve Türkiye’de artık hayatın değiştiğini ve bu hayata yeni bir bakış açısının getirilmesi gerektiğini dile getirdi.


PayPal’ın banka ile karşılaşmamış insanlar için ödeme aracı olarak çıktığını belirten Leblebici, “Türkiye’de yine de fiziki para kullanımına ihtiyaç var. O zaman bir banka olarak bu kartı kullananlara hizmet vermeniz gerekiyor. Biz de iş birliğine geçmiş durumdayız. Paypal, Türkiye’deki en iyi ön ödemeli kart olarak bizim iş birliğimizle hareket edecek. Bugün Türkiye’de ciddi anlamda tasarruf sorunu var. Ön ödemeli kartlar aslında ödemeleri kontrol ederek, tasarrufa katkı sunuyor” diye konuştu.


Leblebici, insanların kişisel disiplinle önden ödemeli sistemlere daha fazla yöneleceğini düşündüklerini ifade ederek, bunları teşvik edecek alt yapının oluşturulması gerektiğini, bu konuda da eksikliklerin bulunduğunu kaydetti.


Yeni gelen neslin ihtiyacının ön ödemeli kartlar olduğunu aktaran Leblebici, bu kartların kullanımının artacağını dile getirdi.


Ekran Resmi 2014-02-11 16.12.29


Leblebici, yüksek kredi kartı limiti bulunan müşterinin internet alışverişi yaptığında bunu risk olarak gördüğünü belirterek, “BU algıyı değiştirmek problem. Bu kart şunu sağlıyor; ’100 liralık alışveriş yapacağım, 100 lira yüklüyorum ve alışverişimi yapıyorum’. Çocuğunuzun harcamalarını kontrol etmek istiyorsanız karta yükleme yapıp veriyorsunuz. İhtiyacı olduğunda nakit de alabiliyor” diye konuştu.


Harcamaların bütçe yönetiminin çok önemli olduğunu aktaran Leblebici, ayrıcı bu kartla çeşitli ödemelerin ve transferlerin yapılabilmesi için çalıştıklarını kaydetti.


- Onan:”Tüketicinin gözünde en önemli engel güvenlik endişesidir”


PayPal Türkiye Ülke Direktörü Kıvanç Onan ise PayPal Nakit Kart’ın ön ödemeli kart olduğunu belirterek, bankacılık servislerinden faydalanamayanların internetin fırsatlarını kullanabilmelerini amaçladıklarını kaydetti.


Türkiye’de araştırmalara baktığınızda 40 milyonu aşkın internet internet kullanıcısı olmasına rağmen 7-8 milyonunun internetten alışveriş yaptığını ifade eden Onan, şunları söyledi:


“Tüketicinin gözünde en önemli engel güvenlik endişesidir. Bu tarz bir ürün internetten alışveriş yapmaktan çekinen kitlelerin hayatına kolaylık getirecektir. Bu kart hem yurt içinde hem de yurt dışında ihtiyaca cevap vermektedir. Ön ödemeli kartın en önemli özelliği kolay başvurulup kolay alınabilmesidir, banka hesabı açmaya gerek yok. Bu kart internet üzerinden başvurunuzun ardından evinize gelebilecek. Ayrıca Migros, PTT ve Teknosa’dan alınabilecek. ATM’den yatırdığınız parayı da çekebileceksiniz. Ön ödemeli kart olarak bakıldığında kartı online olarak kullanıma kapatıp açabileceksiniz.”


Kıvanç Onan, PayPal Nakit Kart’a perakende satış noktasından 5 lira karşılığında sahip olunabileceğini belirterek, kullanıcıların ATM’lerden para çekimlerinde 1 lira ücretinin olacağını kaydetti.


Kartın limitinin yıllık 5 bin lira olacağını ifade eden Onan, birinci senede 100 bin karta ulaşmayı ve gelecek 3 yılda İtalya’yı geçmeyi hedeflediklerini söyledi.


- Güney: “Nakitsiz toplumu başarmak istiyoruz”


MasterCard Güney Doğu Avrupa Genel Müdürü Mete Güney de 2023 yılında nakitsiz toplumu başarmak istediklerini belirterek, “Türkiye’de özel tüketim harcamalarında her 3 liranın 1 lirası dijital kanallarından geçiyor. 55 milyonluk yetişkin nüfus içinde banka kartına sahip olmayan hemen hemen 20 milyonluk bir nüfus var” dedi.


Güney, bankacılık sistemi dışında kalmış kitleye ulaşabilmek ve internetten ödemelerinin payının artması açısından PayPal Nakit Kart’ın önemine işaret ederek, şunları kaydetti:


“Dünyada ön ödemeli kartların yoğun şekilde kullanıldığını görüyoruz. Türkiye için yeni bir konsept olsa da birçok şekilde kullanıldığını biliyoruz. Bankaya gitmek yerine bu tarz kartlara sahip olunabiliyor. İnternet 1994′te Türkiye’ye geldi. 1994′te doğan ve 20 yaşında olan kitle 2 sene sonra üniversiteden mezun olacak. Türkiye’de ticaretin tanımı ciddi anlamda değişecek. Onlar internet döneminde doğdular, büyüdüler ve bununla yaşıyorlar. Bizim de o kitle için hazır olmamız gerekir.”


İninal Genel Müdürü Çelik Ören de Türk tüketicilerinin ödemeli kart alışkanlıklarını değiştireceklerine inandığını ifade ederek, böyle bir projenin içinde olmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.


Bu arada verilen bilgilere göre PayPal nakit kart ile ATM’lerden tek seferde günlük 300, aylık 1.000 ve yıllık 2 bin lira para çekilebilecek.


Muhabir: Elif Ferhan Durmuş

Yayınlayan: Hasan Arslan


AA



Paypal nakit kart tanıtımını yaptı

E-ticaret Pazar Hacmimiz 2005 Yılına Oranla 16 Kat Arttı

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ziya Altunyaldız’ın katılımıyla gerçekleşen konferansta e-ticaret konusu güvenlikten hukuksal süreçlere, yasal mevzuatlardan ödeme sistemleri ve lojistiğe kadar tüm süreçleriyle ele alındı.


IMI Conferences tarafından BKM sponsorluğunda gerçekleşen “E-Ticarette Kusursuzluğun Sağlanması” ana temalı konferansın açılışını yapan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ziya Altunyaldız: “İnsanlık tarihi kadar eski olan ticaret, günümüzde e-ticarete dönüşmekte ve finansal kriz ortamında önemli fırsatlardan biri olarak görülmektedir” diyen ve New York Times Köşe Yazarı Thomas Friedman’ın sözünden alıntı yapan Müsteşar Altunyaldız, “Dünya düzleşiyor. Dünya üzerindeki herkes kapı komşusu olmuştur. Coğrafyayı kader olmaktan çıkartan yaygın ve güçlü bir ticaret ağıdır. Bu oyundaki en önemli belirleyici ise elektronik ticarettir” dedi.


“Geleneksel ticaret miyop bir bakış açısıdır”


“Wall-Mart Amerika’nın en büyük perakende devi olmasına rağmen Amazon bu deve oranla 30 Kat daha fazla web trafiğine sahip” diyen Altunyaldız, Wall-Mart tarzı firmalar yine ayaktalar ancak önemli bir büyüme alanını ellerinden kaçırmış durumdalar. Bugün sadece geleneksel modellerle ticaret yapmak ve fiziki duvarlara hapsolmak miyop bir bakış açısıdır” dedi.


“G20 ülkelerinin internet ekonomisinin 2016 yılında 4 trilyonu geçmesi öngörülüyor”


2016 yılına kadar dünya nüfusunun yarısının yaklaşık 3 milyar kişinin internet kullanıcısı olacağı öngörülmektedir” diyen Altunyaldız, “Aynı dönemde ülkemizin de içerisinde bulunduğu G-20 ülkelerinde yaklaşık 800 milyon internet kullanıcısı olacağı ve bu ülkelerdeki internet ekonomisinin 4.2 trilyon Dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir” dedi.


2011 yılı rakamlarına göre ülkemiz perakende ticaret hacmi içinde e-ticaretin payı oransal bazda ABD ve AB’yi geçerek yaklaşık %6.3 oranına ulaştığına değinen Müsteşar Altunyaldız “75 milyon nüfusu ile ülkemiz, Avrupa’da Almanya ve Rusya’dan sonra 3cü, dünyada ise 18ci sırada yer almaktadır. Hali hazırda yaklaşık 35 milyon internet kullanıcısı ile dünyada 12ci sırada yer alması ve genç nüfusun internet kullanım oranının %65,8 seviyesinde olması potansiyelin en önemli göstergesidir” dedi.


İnternet penetrasyonu %50′yi geçtiği zaman e-ticaret sektörü sıçrama yapmaktadır


Sektörün son 3 yılda ortalama olarak %50 büyüdüğünün altını çizen ve bunun mütevazi bir oran olduğunu belirten Müsteşar Altunyaldız, Dünyadaki verilere göre bir ülkedeki internet penetrasyonu %50′yi geçtiği zaman e-ticaret sektörü sıçrama yapmaktadır. 2011 yılı itibariyle Hindistan’dan sonra dünyada en hızlı büyüyen 2. E-ticaret pazarıyız. Ülkemizde e-ticaret pazar hacmi 2005 yılına oranla 16 kat artışla 23 Milyar TL’ye ulaşmıştır”dedi.


“Potansiyelimiz büyük, yolumuz uzun”


“Ülkemizde işletmelerden son tüketiciye yapılan e-ticaret hacminin toplam perakende ticaret hacmine oranı dikkate alındığında AB’ye göre 8. Kat, ABD’ye göre 20 kat büyüme potansiyeli bulunmaktadır. Fakat ülkemizde nüfusun yaklaşık %4′ü internet üzerinden alışveriş yaparken AB’de bu oran %10, ABD’de ise %15′lerdedir. Bu gideceğimiz daha çok yolun olduğunun da göstergesidir.” dedi.


Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ziya Altunyaldız’ın Konuşması ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı verilerinden dikkat çeken diğer başlıklar:


• Türkiye’deki sanal işyeri sayısı: 40 binlere ulaşmıştır


• E-ticaret sitelerinin sayısı: 5bini geçmektedir


• 2011 yılında 265 milyar TL kartlı sistemde alışveriş yapılmış, bunun %8′i e-ticaret yoluyla gerçekleşmiştir.


• 2010-2011 yıllarında ülkemizde e-ticaret sektörüne birleşme ve satın almalar yoluyla yaklaşık 750 milyon Dolar tutarında doğrudan yabancı yatırımcı girişi olmuştur.


• Kredi Kartı kullanımı 51 milyon adet seviyesindedir. Türkiye’de yapılan harcamaların %30′u kartlı ödeme sistemlerinden geçmekte olup, 2023′te bu oranın %100 olması hedeflenmektedir.


• Gelişimin olmazsa olmazı güvenilir bir e-ticaret ortamının tesis edilmesi ve özellikle tüketici güvenini sağlayacak düzenlemelerin yapılmasıdır. Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı TBMM Genel Kurul gündemine alınmıştır.


• Bakanlık olarak; ülkemizi ticaretin en kolay ve güvenli yapıldığı ülkeler liginde üst basamaklara taşımak için çalışıyoruz. Bankalararası Kart Merkezi Genel Müdürü Soner Canko, 2010-2011 yılında e-ticarete 750 milyon Dolar’dan fazla yabancı yatırımcının yatırım yaptığına ve bu oranın genel yabancı yatırım tutarının %4′ünü oluşturduğuna dikkat çekti. . Türkiye’de 16.6 milyon internet abonesi olduğuna ve cihazlarla internete bağlanan kişi sayısının 7 milyonu geçtiğine değinen Canko “E-hizmete ve e-ticarete erişim, yeni iş modelleri ve istihdam yaratıyor ve kayıtlı ekonomiyi artırıyor” dedi.



E-ticaret Pazar Hacmimiz 2005 Yılına Oranla 16 Kat Arttı