31 Temmuz 2014 Perşembe

Alibaba dev bir e-ticaret şirketine nasıl dönüştü

Alibaba halka açılma aşamasına doğru hızla yol alırken, filmi geriye sarıp bu e-ticaret firmasının adını nasıl aldığına bir bakalım.

Global çaptaki bir holding için nasıl bir ad seçersiniz? Internet girişimcisi Jack Ma, bir gün San Francisco’daki bir kafede otururken, garson kızı yanına çağırıp Ali Baba hakkında ne bildiğini sormuş.


alibabaGarson kız da “Açıl susam açıl” diye cevap vermiş. Bu yanıttan cesaret alan Ma, diğer insanların ne diyeceğini öğrenmek için sokak sokak dolaşmaya başlamış. Aynı soruyu Hindistan, Almanya, Tokyo ve Çin’deki insanlara da sormuş. Ve 2006 yılında CNN’e verdiği bir röportajda belirttiğine göre, bu kişilerin hepsinin Ali Baba ve “açıl susam açıl” hakkında bilgileri olduğunu görmüş. “Kolay – global – o zaman tamamdır” demiş ve şirketini bu adla kaydettirmiş.


Alibaba (birleşik yazılıyor) bugün klasik bir Binbir Gece Masalı olan “Ali Baba ve Kırk Haramiler”in bir kahramanı olmaktan çok, Çinli bir e-ticaret devi olarak tanınmakta.

O masaldaki Ali Baba, fakir bir oduncudur ve “Açıl Susam Açıl” sözcüklerini kullanarak altın ve mücevherlerle dolu gizli bir hazine sandığı bulunca büyük bir servete kavuşur. Günümüzdeki Alibaba da dünya üzerindeki alıcı ve satıcıları bir araya getirirken, şans eseri elde edilen bu hazineyi çağrıştırmayı umuyor.


Zaten şirketin web sitesinde de “platformlarımız, küçük işletmeler için servetin kapılarını açar” ifadesi yer alıyor.

Uluslararası markasını yeni zirvelere taşıyabilmek amacıyla geçtiğimiz günlerde borsaya açılmak için başvuruda bulunan Alibaba şirketinin, masal kahramanı Ali Baba ve gizemli hikayesi gibi dünyaca bilinir bir hale gelip gelmeyeceğini zaman gösterecek. Marka uzmanları, marka olarak kullanılacak adların dünya çapında nasıl algılanacağı konusuna çok dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor. Marka uzmanı ve danışman Rob Frankel, bu konuda en başarılı şirketlerden biri olarak Exxon’u gösteriyor. “Marka olarak kullanılan bu adın önceden gelen bir imajı veya yükü yoktu. Exxon yaptığı uzun araştırmalardan sonra, en az rastlanan harf kombinasyonunun çift X olduğunu gördü. Buldukları isim iki heceliydi, tek kelimeydi ve herkes kolayca telaffuz edebiliyordu” diyor.


Ama bu tür bir öngörü aslında sıra dışı bir şey olup, her zaman uygulanması mümkün olmayabiliyor. Genelde ünlü şirketlerin marka adları gayet sıradan olaylardan ve düz mantıktan doğmuştur. Örneğin Caterpillar şirketine bu ad 1905 yılında, prototip olarak üretilmiş olan bir traktörü gören şirket fotoğrafçısının “devasa bir tırtıla benziyor bu!” demesi üzerine verilmiştir. Google adı, matematikte 1.0 x 10100 işlemi için kullanılan “googol” teriminden gelir. Yahoo ise “Yet Another Hierarchical Officious Oracle” şeklindeki hiçbir anlamı olmayan ve Jonathan Swift’in “Gulliver’in Maceraları” adlı eserindeki hayali canlı türlerine gönderme yapan bir söz dizisinin baş harflerinden oluşmuştur. Eğer espriden hoşlanıyorsanız, bu adları eğlenceli hatta zekice bile bulabilirsiniz. Ama sıradan bir müşteri için pek de öyle sayılmazlar.


Alibaba adının masalsı kökeninden belki de daha ilginç olan ise, şirketin marka adıyla ilgili ileri sürdüğü “Hemen hemen tüm dillerde kolayca telaffuz edilebiliyor” şeklindeki bir diğer gerekçedir. Bu inandırıcı bir gerekçe gibi görünebilir, ama gerçekten öyle mi acaba? Bu konudaki görüşünü almak için Massachusetts Teknoloji Enstitüsünden dil bilimi profesörü Edward Fleming’i aradım. Aldığım yanıt, durumun hiç de öyle olmadığı şeklindeydi. “Alibaba” sözcüğündeki en büyük sorun, içinde bulunan ünsüz harflerin belli dillerde bir anlamı olmaması ya da hiç kullanılmamasıydı. Fleming, İngilizcedeki B sesini üreten vokal mekanizmanın, birçok dilde kullanılmadığını, bunun yerini P, T, ve K sesinin aldığını söyledi. L harfinin diğer dillerde telaffuzu ise çok daha sorunlu olup, genellikle R sesiyle karıştırılabiliyordu.


Fleming, “konuyu daha farklı bir açıdan değerlendirmek istiyorsanız, o zaman “telaffuz edilebilir” derken ne kastedildiğine bakmak gerekir” dedi. Alibaba sözcüğünün peş peşe gelen ve başka dillerde farklı telaffuz edilebilecek ünsüz harfler yerine, ünlü-ünsüz- ünlü- ünsüz şeklinde bir harf dizininden oluşması bir avantaj. Sözcükteki “L” ünsüzü ve ardından gelen “ii” sesi de birçok dil ve kültürde oldukça yaygın olarak rastlanıyor – bu nedenle de çoğu kişi sözcüğü doğruya yakın bir şekilde telaffuz edebiliyor. Bu anlamda, Alibaba markası global olarak kolayca kabul edilebilir olsa da, tüm dillerde doğru telaffuz edilebilmesi mümkün olmayabilir.

Kaynak: Inc



Alibaba dev bir e-ticaret şirketine nasıl dönüştü

2 yorum: