31 Ağustos 2014 Pazar

Sanal Mağazanız İçin Kredi Kartı Logoları (PSD)

Tasarım yaparken, özellikle e ticaret ile ilgili tasarımlar yaparken en çok zorlandığımız konulardan biri kredi kartları logolarını bulmak.


Özellikle global kart logoları pek sorun teşkil etmese de, yerli kartların logolarını bulmak zaman zaman sorun olabiliyor.


Hem sizi hem de kendimi bu dertten kurtarmak için bir set hazırladım.


Setin içinde tüm logoların vektörel, flat ve shape versiyonları mevcut.


Bu çalışmadan dolayı Hasan Yalçın‘a teşekkür ederiz.


kerdi-kartlari-seti


Download PSD



Sanal Mağazanız İçin Kredi Kartı Logoları (PSD)

Kosgeb nedir ?

KOSGEB; küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin teknolojik yeniliklere süratle uyumlarını sağlamak, rekabet güçlerini yükseltmek ve ekonomiye katkılarını ve etkinliklerini artırmak amacıyla 20 Nisan 1990 tarihinde kurulmuştur.


Temel Hizmetleri

Bilgilendirme ve İşletmelerarası İşbirliği Hizmetleri: Globalleşme sürecinin yaşandığı günümüzde büyük önem kazanan bilginin kullanımında KOS işletmelerinin payının arttırılması için KOSGEB, Avrupa Birliği’nin KOBİ’lere yönelik 1997-2000 yılları için hazırladığı Çok Yıllık Programda “KOBİ’lerin İlk Durak Noktası” tanımı ile en önemli destek programı olan Avrupa Bilgi Merkezleri (Euro Info Centre. EIC) Ağına AB’nin XXIII. Genel Müdürlüğü ile imzaladığı andlaşma ile katılmıştır.


KOSGEB Bilgi Sistemleri ve Elektronik Ticaret Süreçleri Grubu bünyesinde Eylül 1994′ de kurulan Avrupa Bilgi Merkezi; Ülkemizdeki KOS işletmelerinin özellikle AB ile ilgili olmak üzere her türlü bilgi ihtiyacını ve Yurtsdışındaki KOS işletmelerinin ülkemiz İş Dünyası ile ve KOS işletmeleri ile ilgili bilgi ihtiyacını karşılamanın yanısıra Avrupa Birliği’nin KOBİ’lerin uluslararası anlaşmalarına katkıda bulunmak için başlattığı destek programlarından İşletmelerarası İşbirliği Ağı (Business Cooperation Network; BC-NET), ve İşletmelerarası İşbirliği Merkezi (Bureau de Rapproachement des Enterprises; BRE) programlarında Türkiye temas noktasıdır.


Ülke çapında yaygın KOBİ kitlesine ulaşmak için oluşturduğu “AB Bilgi ve İşbirliği Danışmanları Ağı” ile birlikte hizmet veren KOSGEB Avrupa Bilgi Merkezi’nin bilgi ve işbirliği hizmetleri, KOS işletmelerinin Uluslararasılaşmaları için önemli bir destek sağlamaktadır.


İlgili Bağlantılar:


KOSGEB web sitesi
http://www.kosgeb.gov.tr/


Kobinet web sitesi
http://www.kobinet.org.tr/



Kosgeb nedir ?

30 Ağustos 2014 Cumartesi

Başarılı Bir Reklam Kampanyası Nasıl Yapılır ?

i-love-harbiyiyorum-reklam1.Tüketicinin içgörüsünü en iyi şekilde yakalamış olması gerekir. Tüketici odaklı, onları çok iyi tanıyan ve onların isteklerine cevap verebilen reklamlar başarılı olur. Başka bir tabirle tüketiciyi canevinden vuran reklamlar…


2.Özellik değil yarar sağlayan reklam başarılı reklamdır. Fonksiyonel ve duygusal yararları olması gerekir.


3.Başarılı reklam tüketiciye bir şeyler söylememeli. Tüketiciyi harekete geçirmeli ve tüketiciye yapmayacağı şeyleri yaptırmalı, hissettirmeli ve almayacakları şeyleri bile aldırmalı. Tüketicinin reklamı gördükten sonra herhangi bir şekilde tüketicinin tepki vermesini sağlamalı.


4.Güçlü bir marka değeri kurmalı. Üründen çok markanın değerini vurgulamalı. Markayı önemsemeli. mesela; Coca Cola markası üründen daha değerli daha öne çıkmış.Ürünler taklit edilebilir çoğaltılabilir fakat markalar edilemez. Markaya duygusal bir bağ vardır fakat ürüne rasyonel.Markalar tüketiciler tarafından yaratılır fakat ürünler üreticiler tarafından.Markalarda insana yüklenen karakter özellikleri varken ürünlerde fiziksel özellikler vardır. Bu yüzden tüketiciye daha yakın ve sıcak gelen ürünler değil markalardır. Marka değeri tüketicinin gözünde üründen daha önemlidir.


5.Rakiplerinden, diğerlerinden farklı olan bir özelliği olmalı. Rakiplerine tercih edilecek bir şeyleri olmalı . Farklılaşmalı.


6.Yaratıcı bir fikir içermeli. Orjinal, uygun, farklı, etkileyici, tepki verdirten, hatırlanan, harekete geçiren ,basit, anlaşılır, açık, tüketici içgörüsünü yakalamış bir fikir olmalı.


7.Başarılı reklam tek başına durmamalı. Yani tüm kampanyayla birlikte bir bütün oluşturmalı. Aynı görüş, aynı yarar, aynı fikir olmalı fakat farklı mecralara uygulanabilmeli. Kampanya oluşturmalı tek bir reklam yapılıp bırakılmamalı. Fikir diğer uygulamalara da aktarılabilmeli ve uygulanabilmeli.



Başarılı Bir Reklam Kampanyası Nasıl Yapılır ?

3. E-Ticaret Konferansı ve Fuarı, 15 Mayıs 2014"te

TOBB izniyle gerçekleşen ilk ve tek e-Ticaret organizasyonu olma özelliği taşıyan 3. E-Ticaret Konferansı ve Fuarı, 15 Mayıs 2014 tarihinde sektör temsilcilerini bir araya getiriyor.



Bu yılki ana teması “perakende sektörüne yönelik e-ticaret stratejileri” olan konferansta dünya çapında bir başarı hikayesi olan Net-A-Porter’in Kurucu Ortağı Megan Quinn ve Bitpay Avrupa İş Geliştirme Direktörü Moe Levin ilk kez Türkiye’deki sektör temsilcileriyle buluşacak.


15 Mayıs 2014 tarihinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan E-Ticaret Konferansı ve Fuarı, sektör açısından Türkiye’deki ve dünyadaki son trendleri ortaya koymayı hedefliyor.


Megan Quinn ve Moe Levin, konferans kapsamında ilk kez Türkiye’de


Dünya çapındaki bir başarı hikâyesi olan Net-A-Porter’ın, kurucu ortağı ve Avustralya’nın perakende alanındaki en güçlü kadınlarından biri olarak anılan Megan Quinn, 3. Eticaret Konferansı ve Fuarı kapsamında ilk kez Türkiye’deki sektör temsilcileriyle buluşuyor.


Net-A-Porter’ın, kurucularından biri ve kreatif direktörü olarak edinmiş olduğu vizyon ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak olan Quinn, bu uluslararası üne sahip ve oyun değiştiren girişimle birlikte, “21. Yüzyılda e-Ticarette Mükemmelliğin nasıl elde edileceğine” dair tecrübelerini aktaracak.


Konferansın bir diğer konuşmacısı olan Bitpay Avrupa İş Geliştirme Direktörü Moe Levin ise, ticarete yeni bir boyut getiren Bitcoin’in Avrupa’ya getirilmesi ve yaratacağı olağanüstü yenilikleri aktaracağı sunumunda, geleceğin dijital para birimine dair fiyat değişkenliği, teknolojik değerlendirmeler, bildirim yükümlülükleri ve ilgili hususlara dair çok önemli bilgiler paylaşacak.


E-ticaret sektörünün geldiği nokta ve gelişimi için yapılması gerekenler 3. E-ticaret Konferansı ve Fuarı’nda


E-ticaret ve dijital ekonominin geldiği noktanın ve gelişimi için yapılması gerekenlerin analiz edileceği fuar ve konferansla, sektör ve ilgili alanlarda faaliyet gösteren kurumların temsilcilerinin bir araya getirilmesi, görüş alışverişinde bulunarak, ürün ve hizmetlerini tanıtabilecekleri bir platform sağlanması amaçlanıyor.


BKM’nin katkıları, Asseco SEE, Call Center Hotel, CCC, İHS Telekom ve Turkcell’in desteğiyle düzenlenen konferansın gündem başlıkları arasında: Online alışverişlerin hatırı sayılır bir bölümünü oluşturan perakende sektöründeki en son e-ticaret trendleri, yasal düzenlemeler, omni channel uygulamaları, datanın kazanca dönüştürülmesi, sosyal medya, ödeme sistemleri, müşteri hizmetleri gibi farklı konular da yer alacak.


Ayrıca konferans ve fuar, sektörde hizmet veren kurumları, rakipleri ve muhtemel çözüm ortaklarıyla bir araya getiren önemli bir platform yaratacak.


Sektör adına önemli çıktılarıyla, katılımcılarına e-ticaretin geleceği konusunda önemli bilgiler sunan organizasyon, konferansla eş zamanlı olarak gerçekleşen E-ticaret Fuarı ile sektörün önde gelen kuruluşlarına ev sahipliği yaparak, rakipleri ve muhtemel çözüm ortaklarıyla bir araya getiren önemli bir platform yaratacak. Fuar 09.30 -17.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.


Etkinlikte ayrıca en iyi yeni e-ticaret sitesinin de ödüllendirileceği E-Fikir Yarışması Ödülü de sahibini bulacak.




3. E-Ticaret Konferansı ve Fuarı, 15 Mayıs 2014"te

29 Ağustos 2014 Cuma

Mobil Ticaretin Yeni Yıldızı Asya Pasifik

Interneticaret blog’unu yıllardır karşıma çıkan bilgileri başkaları ile paylaşmak için kullanıyorum. Dünyada son yıllarda hem kullanıcı hem de gelir hacmi anlamında internet ekosistemini en ciddi büyüten bölgelerin başında Asya Pasifik / Uzak Doğu geliyor. Bu ay içerisinde taşındığım Singapur’da tüm bölgeyi kapsayan yeni görevimde bu bölgeyi daha yakından tanıma fırsatı elde etmeyi ve sizlere bundan sonra bölgedeki trendleri ‘yerinden’ aktarmayı umuyorum.



Böyle bir karar vermemde etkili olan şeylerin başında nüfusu yoğunluğu dışında, mobil internet ve mobil ticaret konusunda bölgedeki ciddi ilerlemeyi fark etmem geliyor. Asya Pasifik’te bulunan ülkelerin mobil cihazlar sayesinde dünyaya nasıl bir etkide bulunacağına dair temel verileri sizlerle de paylaşmak istedim.

Nüfus 

Gelecek 5 sene içerisinde dünya nüfusunun yarısı bu bölgede yaşıyor olacak. Bu da haliyle telefon sahipliğinden internet kullanıcılığına kadar uzanan her alanda çok önemli bir kullanıcı hacmi yaratacak.



Mobil İnternet 

Asya Pasifik Bölgesi, yukarıdaki tablodaki nüfus yoğunluğunun yanında mobil teknolojilerin (altyapı yetersizliğine bağlı olarak) alternatifsizliği nedeniyle dünyanın mobil internet popülasyonunun da ağırlığını taşıyor.







Akıllı Telefon 

Asya Pasifik Bölgesi’ndeki birçok kullanıcı henüz akıllı telefonla tanışmış değil. Mobil cihazlara dair Google’ın Android One gibi tüm projeler, mobil internetle kötü cihaz tecrübeleriyle tanışan kullanıcıların mobil internet kullanım tecrübesini daha çok geliştirmesini amaçlıyor.






E-Ticaret 

E-Ticaretin ciddi hacimlere ulaştığı ABD ve Avrupa’da büyüme oranları ciddi bir gerileme yaşıyor. Bu nedenle dünyanın gündemi; hem turizm gibi hizmet hem de perakende  alanlarında dijital ticaretin hızlandığı bölgelere çevrildi. Turizmde ciddi bir büyüme beklenen bölgede, Online perakendede de ciddi bir atılım yaşanıyor.




Kaynak: European Travel Commission



Mobil Ticaret

Asya Pasifik Bölgesi, cihaz penetrasyonu açısından henüz tam olarak Amerika ve Avrupa ile boy ölçüşemese de tüketicilerin mobil cihazları üzerinden tüketim yapma tercihleri ciddi şekilde yüksek. Bu da bölgede mobil ticaretin yakın gelecekte çok önemli hacimlere ulaşabileceği değerlendirmesine neden oluyor.




Kaynak : Mahir Erkan



Mobil Ticaretin Yeni Yıldızı Asya Pasifik

E-ticaret siteniz hacklenirse hukuken ne yapılmalı?


Verizon’un FCC’ye karşı açtığı davayı kazanmasıyla online yayıncılıkta internete erişimde eşitliğin ortadan kalkacağı tartışmaları gündemin ilk maddesini oluşturuyor. Ardından Target’in hacklenmesiyle gündeme gelen, e-ticaret sitelerinin hacklenmesi konusunda izlenecek hukuki yöntemleri gözden geçiriyoruz. Haftanın en çok tartışılan konusunu ise programının sonuna sakladık. Yasalaşmasına kısa süre kala yeni internet yasa tasarısının özetle neler getireceğini programımızda konuştuk.



E-ticaret siteniz hacklenirse hukuken ne yapılmalı?

Amazon Twitter Üzerinden Satışa Başladı

Amazon satıcılara özel olarak geliştirdiği mobil uygulamasını tanıtmıştı. iPhone’a özel olarak geliştirilen uygulama ile Amazon üzerinden devamlı olarak satış yapan satıcılar ürünlerini mobil cihazları ile listeleyebiliyorlardı. İnternet satışlarında yüzde 20 büyüyenşirket, yeni bir uygulamaya imza atarak Twitter üzerinden alışveriş yapma olanağı sunuyor.


Yeni uygulama ile Amazon ve Twitter hesaplarını eşleştiren kullanıcılar, Amazon’un ‘Your Social Setting’ sayfasında perakende sitesine ‘Hesap Seçeneği’ ile bağlanabiliyor. Kullanıcılar, ABD’de Amazon ve Twitter hesapları aracılığıyla #AmazonCart hastag’ini kullanarak Amazon.com’un ürün sayfasından alışveriş yapabiliyor. İngiltere’de ise #AmazonBasket başlığını kullanarak istenilen ürünler Amazon.co.uk üzerinden satın alınabiliyor. Türkiye’de son dönemde sosyal medya yasaklarıyla gündeme gelen Twitter bu yeni özelliğini Amazon.com ile birlikte sunuyor. Böylece Twitter üzerinden de trafik sağlanıyor.


Şimdilik sadece ABD ve İngiltere’de kullanıcıların kullanıma açılan uygulamanın, diğer ülkelerdeki satıcılar için ne zaman kullanıma açılacağı da henüz bilinmiyor.


Kaynak: Eticaretmag.com



Amazon Twitter Üzerinden Satışa Başladı

28 Ağustos 2014 Perşembe

E-Ticaret yapacaklara 9 altın kural

Başarılı bir e-ticaret sitesi çalıştırmak ve sipariş üstüne sipariş almak istiyorsanız bunun da bir kuralları bulunuyor. E-ticaretin 9 altın kuralından ilki ile yazı dizimize başlıyoruz.


Gelişen teknoloji ile ticaretin mecrası da genişledi. Elinde ürünü olanlar bir şekilde internetten ürünlerini satma yoluna girdiler, siteler kurdular, xml’ler verdiler, dijital pazarlama yaptılar… Ama olmadı. Bu yazı dizisi eğer bir e-ticaret sitesi kurmak istiyorsanız mutlaka okumanız gereken 9 altın kuralı içermektedir.


Kural 1: Hikayenin başlangıcı


1. Pazar analizi


Girmek istediğiniz sektörü (tüketici elektroniği, tekstil, ayakkabı, takı aksesuar, mobilya, hızlı tüketim malları vs) belirleyin ve seçmiş olduğunuz sektörün internette mecrasındaki başarısını ve geleceğini görebilmek adına SWOT analizinizi mutlaka yapın.



2. E-Ticaret iş modelinizin belirlenmesi


Aşağıdaki iş modellerinden size en uygun olanı seçin.



3. Yazılım altyapı araştırması


Yukarıdaki iş modellerinden birini seçtikten sonra bu işi hayata geçirmek için bir altyapı sağlayıcısına ihtiyacınız var. Eğer kendinize özel bir yazılım hazırlatmak istiyorsanız iki farklı yorumum var: E-ticaret sektörünü ve dinamiklerini biliyorsanız kesinlikle bu yolu tercih edin. Ancak bilgi ve deneyiminizden şüpheli iseniz macera aramaya gerek yok. Neticede hazır e-ticaret paketleri içerisinde ihtiyacınız olacak birçook bileşen zaten mevcut. Bir ödeme sistemini yazdırmak bile haftaları alabilir. Kaldı ki geliştirdiğiniz uygulamanın hatalarını düzeltmek bile çok büyük iş. Özetle size en uygun iş modelini inşa edecek altyapı sağlayıcısı ile anlaşın.


4. Web sitesi UX ve tasarım (Responsive)


En hassas adım. Bu konuda dikkat etmeniz gereken en önemli şey; sade, basit, anlaşılır ve karmaşadan uzak bir arayüz tasarımı yaptırmak. Babaannemin anlayacağı şekilde bir kullanıcı deneyimi oluşturun. Tasarımlarını yaptırmanız gereken sayfalar şunlar:


  • Ana Sayfa

  • Kategori sayfası

  • Ürün listeleme sayfası

  • Ürün inceleme sayfası

  • Sepet adımları sayfası (Buraya ayrıca kafa patlatacağız…)

  • İçerik sayfaları tasarım taslağı

  • Müşteri hizmetleri sayfası

  • Üyelik (giriş ve üye olma) sayfası

  • Özel kampanyalar için özel kategori ve landing page sayfası

Yukarıdaki sayfaların tasarımının, UX (User Experience) olmasına dikkat ediniz. Bir sayfaya koyduğunuz “Sepete Ekle” butonunun rengi, style’ı, başında sepet iconunun olması bile o ürünü sepete attırmak için çok önemli role sahiptir. Ayrıc ziyaretçilerinize, sitenize hangi cihazdan girerlerse girsinler aynı kullanıcı deneyimini yaşatmak adına sitenizi responsive olarak tasarlatmanızın da çok büyük önemi var.


Kategori ve listeleme sayfalarındaki ürün görselinin yeterli boyutta olmasına dikkat edin. Eğer ürünleriniz teşhir ürünleri ise burada net ve bakıldığında anlaşılabilir temiz görseller bulundurun. Çoğu sitede sanki hiç satmak istemezmişcesine ürüne ait resimler bulunur. Unutmayın kimse algılayamadığı ve tam göremediği bir şeye para vermez. Resim kalitesi ne kadar iyi olursa, geri dönüş de o kadar iyi olur. Üzerine en çok düşünülmesi gereken noktalardan birisi de ürün detay sayfaları. Ürün detay sayfasının ziyaretçilerin sitenizde en fazla zamanı geçirecekleri sayfa olacağını unutmayın.


Ürün detay sayfasında mutlaka olması gereken elementler ise şunlar:


  • Temiz ve anlaşılır bir ürün görseli sunum alanı.

  • Ürünün fiyatı kafa karıştırmamalı. (Mümkünse KDV dahil şekilde tek fiyat kullanın.)

  • Sitenin daha önce hiçbir yerinde kullanılmamış görünümde bir “Sepete Ekle” butonu. (Renk, yazı fontu, icon vs farklı olmalı.)

  • Ürün hakkında verilerin yer alacağı ilgili sekmeler. (Ürün açıklaması, taksitler, yorumlar, püf noktaları, Facebook yorumları vs.)

  • Ürün hakkında tavsiye linkleri. (Ürünün benzerleri, tavsiyeleri, son incelenenler, ilgili kategorideki en çok satan ürün, ilgili kategorideki diğer markalı ürünler, ilgili kategoride en çok satanlar, bu ürünün fırsatları, bunu alırsan indirimli alabileceğin ürünler, bu ürün ile en çok kıyaslanan ürünler vs.) Bu madde işin en önemli kısımlarından, eğer ürün inceleme sayfasına yeterli özeni gösterirseniz SEO açısından da mükafatlandırılacaksınız ve günün sonunda nihai dönüşüm kazancınıza yansımış olacak.

5. Ürün, stok kartı açılımı ve içerik yönetimi


Seçmiş olduğumuz iş modeline göre yaptırdığımız e-ticaret sitesi, tasarımı giydirilmiş bir şekilde hazırlandı. 5. adımda web sitemize ürün ekleyeceğiz. Burada dikkat etmeniz gereken şey; eğer bir XML entegrasyonu ile sitenize ürün ekliyorsanız, eklediğiniz ürünlerin içeriklerini mutlaka farklılaştırmalı ve ürünlerin meta verilerini (başlık, açıklama, anahtar kelimeler) girmelisiniz. Eğer tedarikçiden geldiği gibi bırakırsanız tedarikçi sizin siteniz haricinde de onlarca siteye XML verdiği ve hepsinde de aynı içeriği paylaştığı için sitenizin, diğer sitelerle aynı içerik oranı artacak ve arama motorlarında üst sıralarda yer alamayacaksınız. Bu adımda yapılması gerekenleri özetlemek gerekirse;


  • Ürünlerinizi siteye ekleyin. (XML veya ERP entegrasyonu ile veya kendiniz.)

  • Ürünlerin içeriklerini zenginleştirin, eğer XML kullanıyorsanız farklılaştırın.

  • Ürün-Kategori ağaç yapısını oluşturun. Bu kategori yapısını oluştururken arama trendlerine bakarak bazı kategorilerinize isim verebilirsiniz. Örneğin “notebook” mu “dizüstü bilgisayar” mı? Aşağıda Google anahtar kelime planlayıcısından alınmış bir ekran görüntüsü var, burada çok net bir şekilde doğru kategori isminin “notebook” olduğunu görebiliyoruz.


6. Ödeme sistemleri entegrasyonu


Bu adımda ilgili bankalar ile görüşülür. Yeni bir firma iseniz bankalardan sanal pos alma süresi biraz uzayabiliyor. Burada, birden fazla bankaya başvuru yaptığınızda her bir başvuru için masraf yapacağınızı hatırlatmakta fayda var. Bir diğer yöntemde ise bankalar yerine ödeme sitemleri için özel çözümler sunan aracı firmaları tercih edebilirsiniz. Bu sistemler zaten bankalarla anlaşmalı olduklarından sitenizin ödeme entegrasyonunu çok kısa sürede tamamlayabilirsiniz. Ayrıca kapıda ödeme seçeneği de yeni açılmış siteler için önemli. Kullanıcılar yeni açılmış bir siteye güven duymayabilir. Bu gibi uygulamalar ile ilk teması kurabilmek adına bu seçeneği de değerlendirebilirsiniz.


7. Lojistik sistemleri entegrasyonları


Sitenizden satmış olduğunuz ürünü gönderebileceğiniz bir kargo firması ile çalışmanız lazım. Burada siteniz ile entegre olabilecek altyapıya sahip bir kargo firması tercih etmenizde fayda var. Aksi halde siparişler çoğaldığüı zaman işin içinden çıkamayabilirsiniz. Teslimat yöntemi olarak kargo veya kuryeyi tercih edebilirsiniz. Kuryeyi çözümleriniz arasına koymak tercih sebebidir ancak insanlar gün içerisinde kurye ile aldığı ürünlerin hemen teslim edilmesini isteyebileceklerinden önemlidir.


8. Ölçümleme için ilgili kodların enterasyonu


Google kodları başta olmak üzere dilerseniz Yandex‘in ilgili kodlarını da sitenize ekleyebilirsiniz. Unutmayın, ölçümleyemediğiniz şeyi yönetemezsiniz. Bu yüzden sitenize giren ziyaretçilerin sitenizde geçirdikleri süreyi mümkün olduğunda detaylı şekilde ölçmeli ve analiz etmelisiniz.


9. Arama motorlarına kayıt


İnternet işinde iseniz arama motorları ile ne derece yakından çalışmanız gerektiğini öğreneceksiniz. Size en büyük trafiği getiren trafik kaynakları arama motorlarıdır. Bu yüzden arama motorlarına sitenizi tanıtmalı, ilgili webmaster tool araçlarına site eklenmeli, arama motorlarına göre sitenizin mimarisindeki ve arayüzünde gerekli optimizasyonları yapmalısınız.


Yazar: Yılmaz Bozan



E-Ticaret yapacaklara 9 altın kural

Yeni ihracat kanalı e-ticaret olabilir.

elektronikticaret-7570-2DCC-FC64MUSAB TURAN – ABD ve AB’de e-ticaret oranları toplam perakende ticaretinin yüzde 10′unun düzeyindeyken, Türkiye’de bu oranın yüzde 1,8 seviyesinde kalması sektör oyuncularının ek düzenleme talebini yüksek sesle dile getirmelerine neden oldu.


AA muhabirinin e-ticaret sektörünün iş hacmine ilişkin sorularını yanıtlayan Sanalpazar.com Genel Müdürü Cem Kesici, ABD ve AB’de e-ticaret oranlarının toplam perakendenin yüzde onu civarındayken Türkiye’de bu oranın yüzde 1 seviyesinde kaldığına dikkati çekerek, yapılacak çeşitli düzenlemelerle sektörün iş hacmininin 10 kat artırılabileceğini ve e-ticaretin önemli bir ihracat kanalı haline gelebileceğini kaydetti.


Sektörün gelişiminin herhangi bir yönüyle diğer sektörlerle karşılaştırılamayacağını dile getiren Kesici, “Buhar makinasından, akıllı telefonlara kadar tarih boyunca tüm teknolojik gelişmeler eninde sonunda kendi dünyasını yaratmıştır. İnternet ve e-ticareti de mevcut koşullara sığdırmaya sıkıştırmaya çabalamak orta vadede başarısızlıkla sonuçlanır. Her yeni gelişen sektörde olduğu gibi, e-ticarette de belirsizlikler var muhakkak, ama yine her kesimde çeşitli yasal düzenlemelere yönelik beklentiler de var” diye konuştu.


- “E-ticaret önemli bir ihracat kanalı haline gelebilir”


Son günlerde sıkça gündeme gelmeye başlayan e-ticaret yoluyla ihracat konusuna ilişkin yorumlarını paylaşan Kesici, “E-ticaret girişimlerinin kolaylıkla ihracat yapabilmesi yönünde çok değerli ve yararlı düzenlemeler yapıldı. Ancak burada karşı ülkelerin gümrük mevzuatları da konunun ikinci boyutu. AB ve Türkiye için potansiyel müşteriler içeren birçok ülkenin kendi gümrük kısıtlamaları var.


Çevre ülkeler ve AB ile yapılabilecek anlaşmalarla belli bir değerin altındaki, örneğin 100 avro gönderiler için gümrük muafiyeti ve çeşitli kolaylıklar sağlanabilir. Bu hem sektörü geliştirir, hem de e-ticaretin önemli bir ihracat kanalı haline gelmesini sağlar. Bu şekilde, yine ülkemiz insanının gelirine katkı sağlanmış olur” diye konuştu.


Çin’deki uygulamaların dikkatle incelenmesi gerektiğini savunan Kesici, “Çin’de devlet internet üzerinden satış yapan her ölçekte girişimciye çok çeşitli destekler sağlamakta. Örneğin Çin’in devlete ait posta/kargo organizasyonu, dünyanın bir ucuna çok makul fiyatlarla gönderi yapabiliyor. Tek hedef Çin’de üretilen malların dünyanın her yerinde alıcıya en uygun fiyatla ulaşabilmesi” dedi.


- “Yapılması gereken kısıtlamak yerine genişletmek”


Konuya vergi mevzuatı açısından bakıldığında yasal düzenleme gerekliliğinin daha da ön plana çıktığına işaret eden Kesici, şöyle konuştu:


“Örneğin Gelir Vergisi Kanunu’nda küçük bir hacimle evlerine ek gelir sağlamaya çabalayan kişilere destek amacıyla oluşturulan ‘esnaf muaflığı’ kavramı on yıllardır vardır ve yürürlüktedir. Hatta kapsamı 2007′de genişletilmiştir.


Küçük e-ticaret girişimcisi yasalarda hiçbir değişiklik yapılmaksızın şu anda bile var olan ‘motorlu nakil vasıtaları kullanmamak şartı ile gezici olarak veya bir iş yeri açmaksızın perakende ticaret ile iştigal edenler’ şeklinde yapılan tanıma uyuyor şeklinde yorumlanabilir. Ama en sağlıklı çözüm bu gibi yasal düzenlemelerin açıkça e-ticareti de içine alacak şekilde yeniden düzenlenmesidir.


Düzenlemeyle bu muafiyetin kötüye kullanım olasılıklarını engelleyecek sınırlar da tanımlanmalıdır. Böylece e-ticaretin herkes tarafından çekince duymaksızın yapılması desteklenir, tekelleşme engellenir ve sektördeki potansiyellerden herkesin yararlanmasının önü açılmış olur.”


Kesici, halen devlet kurumları tarafından sağlanmakta olan teşviklerin hemen hemen hiçbir türünün e-ticaret girişimlerini kapsamadığını öne sürerek, “Sadece tek bir fikre değilse de, kendini belli ölçüde ispatlamış girişimlere verilebilecek teşvikler büyük önem taşıyor. Bu yaklaşım, hem halen yalnızca yabancı yatırımcı bulmaya odaklı sermaye arayışlarına başka bir boyut kazandıracaktır, hem de girişimler belli bir seviyeye daha kolay gelebileceğinden, yabancı yatırımcılar daha cesur yatırımlar yapabilecektir” diye konuştu.


- “Kısa süreli de olsa KDV indirimi iş hacmini artırır”


E-ticarette sağlanacak KDV indirimi gibi uygulamaların da toplam iş hacmini önemli oranda artırabileceğini belirten Kesici, “Yüzde 5 oranında bir KDV indirimi, toplam iş hacminde 10 kat büyüme gibi ciddi artışlar sağlayabilir. E-ticaret, ticaretin en kayıtlı halidir dolayısıyla her türlü denetim de çok kolay yapılabilir. Bu nedenle, vergi kaybı da söz konusu olmayacaktır.


Böyle bir indirim kısıtlı bir süre için bile yapılsa, yerli yabancı tüm yatırımcıların algısını, tüketicilerin e-ticarete bakışını çok olumlu etkileyecek ve Türkiye e-ticaret sektörünü hem teknoloji hem de hacim açısından çok ileri seviyelere taşıyacaktır” ifadelerini kullandı.


- “Bilinçli yanlış bilgilendirme yapılıyor”


Türkiye’de e-ticaretin ABD ve AB ile kıyaslandığında henüz emekleme aşamasında olduğunu belirten Kesici, E-ticarette çok büyük parasal hacim olduğunu, sektörde büyük bir kayıt dışılık ve vergi kaçağı bulunduğu yönünde yanlış bilgilendirme yapıldığını savundu. Kesici, “Bazı kesimler, böyle bir algı oluşturarak, olası yasal düzenlemeleri kendi lehine yönlendirmeye çalışıyor. Bu tarz düzenlemeler en başta internetin doğasına aykırı olacaktır. Sektöre yönelik düzenlemeler, e-ticaretin yarattığı katma değerin olabildiğince eşit dağıtılmasını hedefleyerek yapılmalı” dedi.


Muhabir: Musab Turan

Yayınlayan: Ali Bayaslan


AA


Yeni ihracat kanalı e-ticaret olabilir.

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Twitter ’da En Çok Hangi Dil Konuşuluyor?

IS-210114-twitter-uygulamalari-eticaret-300Microblog olarak bildiğimiz twitter’ın anavatanı İngiltere… Fakat twitter dünyasında başka hangi diller konuşuluyor işte cevabı;


İngilizce:  İngilizce Twitter’ın en çok konuşulan dilleri arasında. Ancak her atılan 100 tweet’in sadece 34’ü İngilizce.


Japonca: Twitter’da ikinci olarak en çok konuşulan dil Japonca… Atılan her 100 tweet’ten 16’sı Japonca yazılıyor.


İspanyolca: Twitter’da kullanım oranı %12


Portekizce: Twitter’da kullanım oranı %6


Malay Dili: Twitter’da bu ilnginç dili oldukça fazla %6 oranında seyrediyor


Arapça: Twitter’da kullanım oranı gayet iyi seyrediyor %6


Fransızca: Ülkenin nüfusuna göre twitter kullanım oranı az, %2


Türkçe: Ülkemizde 2013 verilerine göre düzenlenen istatistiklere göre twitter kullanma oranı 9,6 milyon. Ve Türkçe dilinin kullanılma oranı ise %2 oranında.




Twitter ’da En Çok Hangi Dil Konuşuluyor?

Google Adwords Kullanıcıların Görmediği Reklamlardan Ücret Almayacak

google-reklamlari


Google geçtiğimiz Perşembe Adwords reklamlarında yaptığı bir takım yenilikleri duyurdu. Bu yeniliklerle beraber Google artık kullanıcıların görmediği reklamlar için şirketlerden para almayacak.


Google’ın bu güncellemesi Adwords reklamlarını kullanan markalar için oldukça önemli bir yenilik. Bu sayede şirketler kullanıcıların görmediği reklamlar için reklam ücreti ödemek zorunda kalmayacaklar.


comScore’un yaptığı bir araştırmaya göre online olarak yayınlanan reklamların neredeyse yarısı, internet kullanıcılarının göremeyecekleri yerlerde bulunuyordu ve markalar da kullanıcıların görmediği bu reklamlar için de para ödeme zorunda kalıyorlardı. Göz takip sistemiyle analiz yapan Sticky’nin araştırmalarına göre ise kullanıcıların sadece yüzde 14’lük bir kısmının görüntülenen reklamlara bakıyor.


Kullanıcıların bu reklamlara dikkat etmemesi ya da onların göremeyecekleri yerde olması da markaların yılda milyarlarca doları çöpe attıkları anlamına geliyordu; ancak Google beraber çalıştığı markalara sunduğu yeni güncelleme ile boşa harcanan reklam bütçelerinin önüne geçecek.


Google bu yenilikle beraber anlık olarak reklamın kimin gördüğünü gösteren ilk büyük online reklam gösteren firma olma yolunda bir adım atmış oldu. Anlık olarak reklamlarla etkileşime girildiğinin bilgisini bu sayede elinde tutabilecek olan Google, bu özellikle markalardan daha yüksek reklam ücretleri talep edebilecek; çünkü reklama tıklayan kişinin online hareketlerini takip etmiş olacak.


Google yeni görülebilir reklamlarıyla markaların verdikleri reklamlarla daha yüksek bir geri dönüş sağlamaya yardım edecek bir yandan ise bu reklamların ücretlerini daha yüksek tutarak kendi gelirlerini de yükseltmiş olacak. Herkesin bildiği gibi Google’ın gelirlerinin büyük çoğunluğunu reklamlar oluşturuyor ve bu yenilik de reklam gelirleri için oldukça iyi bir gelişme.



Google Adwords Kullanıcıların Görmediği Reklamlardan Ücret Almayacak

26 Ağustos 2014 Salı

Business To Business - B2B

b2bplan_logoElektronik ticaretin türleri arasında önde gelmektedir. Son müşteriyi tedarik zincirini çeken güç olarak gören yaklaşımlarda müşteri tatmininin sağlanmasında elektronik ticaret geniş bir faaliyet alanına sahiptir. İnternet ortamında tedarikçilik yapan ilk firmalar, Dell ve Cisco olmuştur. Bu şirketler halen de, internette yüksek hacimde satış yapmaktadırlar. Firma–firma arası elektronik ticarette ağ ekipmanı ve işletilmesi açısından zor bir iştir. Ürün özellikleri çok sık değişebilmekte ve ürünler tek bir müşteriye özel olabilmektedirler.


Firma–firma arası elektronik ticaretin gelişimine şirketlerin özellikleri katkı sağlamaktadır. Bu özelliklerin başında firmalarda bulunan ticaret kültürü ve ilgili yasal yapı gelir. Böylece firmalar arası ticaret, tüketicilerle iş yapmaktan daha kolay hale gelir.


Firma–firma arası elektronik ticaretin; tedarik, stok değişimi ve gerçek zamanlı işbirliği üç çalışma alanı vardır. Bunlar ;


i. Tedarik : Elektronik ticaret bu alanda, organizasyonların satın alma süreçlerinin geliştirilmesi sürecine katkı sağlar. Tedarik, firma – firma arası elektronik ticarette en hızlı gelişen uygulama alanıdır.


ii. Stok Değişimi : Elektronik ticaretin bu alanda kullanılması, tam zamanında üretim sistemleri gibi stoğu azaltmayı, bu yolla maliyetleri düşürmeyi hedefleyen sistemlerde avantaj yaratmaktadır.


iii. Gerçek Zamanlı İşbirliği : Firma–firma arası elektronik ticaret, tedarik zinciri üyelerini bir araya getirerek arz/talep konularının ötesinde sadakat, karmaşıklığın önlenmesi gibi değerleri gözetmede de fayda sağlamaktadır.



Business To Business - B2B

E-Ticarette En Çok Ürün Satılan Kategori Hangisi?

shopping_cartİnternet ile birlikte neredeyse yapısını değiştiren seyahat sektörünü bir kenara bırakırsak Internet alışverişi denince akla hemen teknoloji ürünleri geliyor. Bilgisayar ve cep telefonu gibi sürekli yeni modelleri pazara çıkan kategorilerdeki ürünler hakkında en geçerli bilgileri ve bu yeni ürünlerin fiyatları konusundaki en verimli araştırmayı yapabileceğimiz alan şüphesiz Internet. Peki bu kategoriler hakikaten Internet alışverişinin en büyük kısmını mı oluşturuyor?


Yabancı yatırımcıların son dönemde özellikle tekstil ile ilgili e-ticaret siteleri ile Türkiye pazarına girmesi eminim birçok kişiyi şaşırttı. GittiGidiyor ve diğer bir çok sitede önemli satış hacimlerine ulaşsa da kıyafet, aksesuar gibi herkesin üzerinde denemesi gereken ürünleri içeren böyle bir kategorinin sizce potansiyeli ne olabilir?


Bugünkü yazımı 2007 yılında yayınlanan bir değerlendirme üzerine kuruyor olacağım. Shop.org ve Forrester Researchtarafından hazırlanan “Online Perakendeciliğin Durumu 2007” Raporu’nun en vurucu yanı, 2006 yılı içinde ABD’deki tüketicilerin İnternet alışverişlerinde bilgisayarlara harcadıklarından daha çok parayı kıyafetler için harcadıklarının ortaya çıkması idi. Bir başka ifade ile kıyafet kategorisindeki toplam satışlar, ilk kez elektroniği geçmiş oldu.


eMarketer verilerine göre 2006 yılında 18,3 milyar dolar olan kıyafet, aksesuar ve ayakkabı kategorisi Online ticaret hacmi 2008 yılında da 26,6 milyar dolara erişti. Yine aynı araştırma firması tarafından 2009 yılı başında hazırlanan Online Perakende Endustrisi raporunda Internet üzerinden satışların 2008 yılında ABD toplam perakende sektörünün yaklaşık %12’sine ulaştığı belirtiliyor.


Peki kıyafet kategorisindeki bu alışveriş hacmi yüksekliğinin kaynağı ne?


eMarketer’in 2008 yılında yayınladığı raporda aşağı yukarı her 10 ABD gencinden 6’sının Internet üzerinden bir alışveriş yaptığı belirtiliyor. Ve “artık” tahmin edebileceğiniz gibi en çok alışveriş yapılan kategorinin %46 ile Kıyafet, Ayakkabı ve Aksesuar olduğu ortaya çıkmış. Kısacası, gençlerin Internet alışverişi tercihlerini Kıyafet, Ayakkabı ve Aksesuar ürünlerinden yana kullanıyor olması belki de bu kategorinin ABD’deki Internet ticaretinden aldığı payın her geçen gün yükselişinin de açık bir kanıtı !



E-Ticarette En Çok Ürün Satılan Kategori Hangisi?

25 Ağustos 2014 Pazartesi

Paypal nakit kart tanıtımını yaptı

Türk Ekonomi Bankası (TEB) Genel Müdürü Ümit Leblebici, “Bugün Türkiye’de ciddi anlamda tasarruf sorunu var. Ön ödemeli kartlar aslında ödemeleri kontrol ederek, tasarrufa katkı sunuyor” dedi.


paypal-nakit-kartLeblebici, PayPal’ın TEB, Mastercard ve İninal iş birliğiyle Türkiye’ye özel geliştirilen PayPal Nakit Kart’ın basın lansmanında yaptığı konuşmada, hem dünyanın hem de Türkiye’nin güçlü şirketlerinin ortaklığıyla bu yola çıktıklarını aktararak, dünyada ve Türkiye’de artık hayatın değiştiğini ve bu hayata yeni bir bakış açısının getirilmesi gerektiğini dile getirdi.


PayPal’ın banka ile karşılaşmamış insanlar için ödeme aracı olarak çıktığını belirten Leblebici, “Türkiye’de yine de fiziki para kullanımına ihtiyaç var. O zaman bir banka olarak bu kartı kullananlara hizmet vermeniz gerekiyor. Biz de iş birliğine geçmiş durumdayız. Paypal, Türkiye’deki en iyi ön ödemeli kart olarak bizim iş birliğimizle hareket edecek. Bugün Türkiye’de ciddi anlamda tasarruf sorunu var. Ön ödemeli kartlar aslında ödemeleri kontrol ederek, tasarrufa katkı sunuyor” diye konuştu.


Leblebici, insanların kişisel disiplinle önden ödemeli sistemlere daha fazla yöneleceğini düşündüklerini ifade ederek, bunları teşvik edecek alt yapının oluşturulması gerektiğini, bu konuda da eksikliklerin bulunduğunu kaydetti.


Yeni gelen neslin ihtiyacının ön ödemeli kartlar olduğunu aktaran Leblebici, bu kartların kullanımının artacağını dile getirdi.


Ekran Resmi 2014-02-11 16.12.29


Leblebici, yüksek kredi kartı limiti bulunan müşterinin internet alışverişi yaptığında bunu risk olarak gördüğünü belirterek, “BU algıyı değiştirmek problem. Bu kart şunu sağlıyor; ’100 liralık alışveriş yapacağım, 100 lira yüklüyorum ve alışverişimi yapıyorum’. Çocuğunuzun harcamalarını kontrol etmek istiyorsanız karta yükleme yapıp veriyorsunuz. İhtiyacı olduğunda nakit de alabiliyor” diye konuştu.


Harcamaların bütçe yönetiminin çok önemli olduğunu aktaran Leblebici, ayrıcı bu kartla çeşitli ödemelerin ve transferlerin yapılabilmesi için çalıştıklarını kaydetti.


- Onan:”Tüketicinin gözünde en önemli engel güvenlik endişesidir”


PayPal Türkiye Ülke Direktörü Kıvanç Onan ise PayPal Nakit Kart’ın ön ödemeli kart olduğunu belirterek, bankacılık servislerinden faydalanamayanların internetin fırsatlarını kullanabilmelerini amaçladıklarını kaydetti.


Türkiye’de araştırmalara baktığınızda 40 milyonu aşkın internet internet kullanıcısı olmasına rağmen 7-8 milyonunun internetten alışveriş yaptığını ifade eden Onan, şunları söyledi:


“Tüketicinin gözünde en önemli engel güvenlik endişesidir. Bu tarz bir ürün internetten alışveriş yapmaktan çekinen kitlelerin hayatına kolaylık getirecektir. Bu kart hem yurt içinde hem de yurt dışında ihtiyaca cevap vermektedir. Ön ödemeli kartın en önemli özelliği kolay başvurulup kolay alınabilmesidir, banka hesabı açmaya gerek yok. Bu kart internet üzerinden başvurunuzun ardından evinize gelebilecek. Ayrıca Migros, PTT ve Teknosa’dan alınabilecek. ATM’den yatırdığınız parayı da çekebileceksiniz. Ön ödemeli kart olarak bakıldığında kartı online olarak kullanıma kapatıp açabileceksiniz.”


Kıvanç Onan, PayPal Nakit Kart’a perakende satış noktasından 5 lira karşılığında sahip olunabileceğini belirterek, kullanıcıların ATM’lerden para çekimlerinde 1 lira ücretinin olacağını kaydetti.


Kartın limitinin yıllık 5 bin lira olacağını ifade eden Onan, birinci senede 100 bin karta ulaşmayı ve gelecek 3 yılda İtalya’yı geçmeyi hedeflediklerini söyledi.


- Güney: “Nakitsiz toplumu başarmak istiyoruz”


MasterCard Güney Doğu Avrupa Genel Müdürü Mete Güney de 2023 yılında nakitsiz toplumu başarmak istediklerini belirterek, “Türkiye’de özel tüketim harcamalarında her 3 liranın 1 lirası dijital kanallarından geçiyor. 55 milyonluk yetişkin nüfus içinde banka kartına sahip olmayan hemen hemen 20 milyonluk bir nüfus var” dedi.


Güney, bankacılık sistemi dışında kalmış kitleye ulaşabilmek ve internetten ödemelerinin payının artması açısından PayPal Nakit Kart’ın önemine işaret ederek, şunları kaydetti:


“Dünyada ön ödemeli kartların yoğun şekilde kullanıldığını görüyoruz. Türkiye için yeni bir konsept olsa da birçok şekilde kullanıldığını biliyoruz. Bankaya gitmek yerine bu tarz kartlara sahip olunabiliyor. İnternet 1994′te Türkiye’ye geldi. 1994′te doğan ve 20 yaşında olan kitle 2 sene sonra üniversiteden mezun olacak. Türkiye’de ticaretin tanımı ciddi anlamda değişecek. Onlar internet döneminde doğdular, büyüdüler ve bununla yaşıyorlar. Bizim de o kitle için hazır olmamız gerekir.”


İninal Genel Müdürü Çelik Ören de Türk tüketicilerinin ödemeli kart alışkanlıklarını değiştireceklerine inandığını ifade ederek, böyle bir projenin içinde olmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.


Bu arada verilen bilgilere göre PayPal nakit kart ile ATM’lerden tek seferde günlük 300, aylık 1.000 ve yıllık 2 bin lira para çekilebilecek.


Muhabir: Elif Ferhan Durmuş

Yayınlayan: Hasan Arslan


AA



Paypal nakit kart tanıtımını yaptı

e-fatura geçişleri için 3 aylık ek süre verildi

Maliye Bakanı Şimşek, “Bakanlığa gelen yoğun talep üzerine e-faturaya geçişte teknik sıkıntı yaşayan mükellefler için 3 ay ek süre tanıyoruz” dedi.


EFATURAMaliye Bakanlığı, elektronik fatura (e-fatura) kullanımına ilişkin önemli yenilikler getirecek mevzuatı hazırladı. Bakanlığa gelen yoğun talep üzerine, yeni düzenleme ile e-faturaya geçişte teknik sıkıntı yaşayan mükelleflere 3 ay ek süre tanınacak. Böylece, yeni yılın başından itibaren elektronik ortamda faturalaşma zorunluluğu getirilen şirketlerin, e-faturaya yumuşak bir geçiş yapmalarını sağlanacak.


Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, işletmeler arası faturalaşmanın kağıt faturadan e-faturaya doğru dönüştürülmesi için, bugüne kadar çıkarılan mevzuatın ardından yeni bir düzenlemeyi daha hazırladıklarını bildirdi.


“e-Arşiv” ismi verilen söz konusu tebliğ ile nihai tüketicilerin de e-fatura almalarının önünün açıldığını belirten Şimşek, şunları kaydetti:


“Daha önce telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren 5 firmanın pilot uygulama olarak kullandığı Elektronik Fatura Kayıt Sistemi (EFKS), e-Arşivle birlikte, ilgili şartları sağlayan bütün mükelleflerin kullanımına açılıyor. Böylece şimdiye kadar işletmeler tarafından kağıt ortamında düzenlenen faturaların ikinci nüshaları da artık elektronik ortamda saklanacak. Uygulama kapsamındaki şirketler, nihai tüketici statüsündeki müşterilerinin cep telefonlarına, e-posta adreslerine veya banka hesaplarına e-fatura gönderebilecek. İstemeleri halinde tüketicilere kağıt fatura da verilebilecek.”


- “İnternetten ticaret daha kolay ve güvenli hale gelecek”-


Tebliğ ile getirilen bir diğer yeniliğin ise internet üzerinden yapılan alışverişlerde e-faturadüzenlenmesi olduğunu açıklayan Şimşek, böylece internet üzerinden yapılan ticaretin daha kolay ve güvenli hale geleceğini ifade etti.


İnternet üzerinden satış yapan mükelleflerin, bu imkandan yararlanabilmeleri için “e-Arşiv” uygulamasına geçiş yapmaları gerektiğini anlatan Şimşek, “Bu ortamda mal ve hizmet alışı yapan tüketiciler ise e-faturalarını satıcıya bildirdikleri elektronik posta adreslerine gönderilmesini isteyebilecek. Sistem eskiye göre daha hızlı, daha güvenli ve daha ucuz birmaliyetle işleyecek” diye konuştu.


Mehmet Şimşek, mükelleflerin, uygulama kapsamında düzenledikleri faturaları ve raporları kendi bünyelerinde veya Gelir İdaresi Başkanlığından (GİB) yetki alan saklamacı kuruluşlarda saklayabileceğini de kaydetti.


Uygulama kapsamında düzenlenen faturalara ait belli bilgileri içeren raporların, periyodik olarak GİB’in sistemine aktarılacağını anlatan Şimşek, böylece internet üzerinden gerçekleştirilen satışlar da dahil olmak üzere tüm faturalaşma trafiğinin izlenebileceğini söyledi.


- “Mükelleflerin e-Arşive geçişleri ise çok kolay”-


Şimşek, mükelleflerin “e-Arşiv”e geçişlerinin ise çok kolay olduğunu belirterek, e-faturaya elektronik ortamda başvuru yapan mükelleflerin, GİB’den yetki alan özel entegratörlere doğrudan müracaat ederek bu uygulamaya geçiş yapabileceklerini açıkladı.


Çok sayıda fatura düzenleyen ve gelişmiş bilgi işlem sistemi altyapısına sahip firmaların ise GİB’e başvuru yapacaklarını anlatan Şimşek, sistem alt yapısı yeterli görülen firmaların, tebliğde belirlenen şartları sağladıkları taktirde uygulamaya geçeceklerini ifade etti.


Maliye Bakanı Şimşek, sistemin fiilen hayata geçmesi ile Türkiye’de kağıt ortamında düzenlenen ve saklanan faturaların büyük bir bölümünün elektronik ortama taşınacağını söyledi.


- “e-faturaya geçişte teknik sıkıntı yaşayan mükelleflere 3 aylık ek süre”-


Söz konusu tebliğle, e-faturaya geçişte teknik sıkıntı yaşayan mükelleflere bir fırsat da tanınacağını belirten Şimşek, şu bilgileri verdi:


“Bazı mükelleflerimizin, e-faturaya geçişte teknik sıkıntılarla karşılaştıklarını belirterek, sürenin uzatılması için Bakanlığımızdan ve benden bu yönde talepleri oldu. Gelen yoğun talep üzerine, hazırlanan yeni tebliğde bu konuya da yer verdik. Söz konusu tebliğe göre, geçtiğimiz yıl yapılan düzenleme ile yeni yılın başından itibaren belli mükellef grupları için zorunlu tutulan elektronik ortamda faturalaşma, bu mükelleflerin istemeleri halinde 1 Nisan 2014′e kadar kağıt ortamında da yapılabilecek. Yani e-faturaya geçişte teknik sıkıntı yaşayan mükellefler için 3 ay daha ek süre tanıyoruz. Böylece son aylarda e-faturaya geçişte bazı sıkıntılarla karşılaşan bu mükelleflerimizin e-faturaya yumuşak bir geçiş yapmalarını sağlamayı hedefliyoruz.”


AA



e-fatura geçişleri için 3 aylık ek süre verildi

24 Ağustos 2014 Pazar

Kredi kartı taksitlendirme süresine sınırlama hakkında bilgi

kredi-kartiE-ticaret işletmeleri’nin ve tüketicilerin merakla beklediği, kapsamı’nın yanlış yorumlamalara sebep olduğu BDDK’nın kredi kartı taksit sınırlaması ile ilgili yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımladı.


Yapılan yeni düzenleme ile birlikte; kredi kartı ile yapılan alışverişlerde taksitlendirme sayısı  artık 9 ayı geçemeyecek, ayrıca telekomünikasyon, kuyumculuk, gıda ve akaryakıt ile ilgili alımlarda da taksit uygulanamayacak. Resmi Gazetede yayınlanan yönetmelik 1 Şubat 2014 tarihinde yürürlüğe giriyor.


Resmi Gazete’de yapılan duyuruda, ‘Mal veya hizmet alımı sonrası belli bir ücret karşılığı borcun taksitlendirilmesi veya ödemenin ertelendiği dönemler de dahil olmak üzere, kredi kartları ile gerçekleştirilecek mal ve hizmet alımları ile nakit çekimlerinde taksitlendirme süresi dokuz ayı geçemez. Kredi kartlarıyla gerçekleştirilecek telekomünikasyon ve kuyumla ilgili harcamalar ile yemek, gıda ve akaryakıt alımlarında taksit uygulanamaz.’ ifadeleri yer aldı.


Cep telefonu, elektronik cihaz veya ürün satışı için taksitlendirme geçerli mi?


Kredi kartıyla taksitli alışveriş sınırlaması, e-ticaret işletmelerinde ve tüketicilerde cep telefonu, bilgisayar, tablet gibi ürünlerin taksitle satılamayacağı şeklinde bir algı yarattı. Fakat yönetmelikte telekomünikasyon alanında taksitlendirme’nin yapılamayacağı alanlar aslında cep telefonu operatörleri, internet servis sağlayıcıları, uydu ve TV hizmeti sunan işletmeler için geçerli.


Özetle yeni yönetmelik, telekomünikasyon sektöründe taksitlendirmeyi engellemiş, elektronik cihaz, beyaz eşya, mobilya vb. her türlü alanda kredi kartı alışverişlerinde 9 taksit sınırlaması getirmiştir.


Yeni yönetmelik e-ticaret sitelerini nasıl etkileyecek?


1 Şubat 2014 tarihi itibari ile artık 12 taksit ve üzeri taksitlendirme rafa kalkıyor. Tüm sektörlerde uygulanabilecek maksimum taksit miktarı 9 ile sınırlanıyor ve erteleme de olsa toplam 9 ayı geçemiyor. Genel bir uygulama olması sebebiyle e-ticaret sektörü üzerinde farklı bir etki yaratmayacağı aşikar. Çünkü yönetmelik ticaret, e-ticaret diye bir ayrım ortaya koymuyor.


Kısmen olumsuz olarak etkilenecek alanlar ise kuyumculuk ve gıda sektörü olduğunu söyleyebiliriz. Bu alanda taksit kullanımı yaygın olarak kullanılmadığı için ciddi bir olumsuz etki yaratmayacağı kanısı hakim.



Kredi kartı taksitlendirme süresine sınırlama hakkında bilgi

Blog Yazmak İsteyenlere 10 Önemli İpucu

Bugün bir blog sahibi olmak artık çok kolay. Ücretsiz yazılımlar ve internet üzerinde bulabileceğiniz sayısız kaynak ile blogunuzu dakikalar içerisinde kurup hayata geçirebilirsiniz.


image-4Fakat asıl iş bundan sonra başlıyor. Blogunuzu eğer sadece kendiniz için yazmıyor ve insanların takip etmesini istiyorsanız, elinizdeki en önemli araç içeriğiniz olacaktır. İster tek kişilik dev bir kadroya, ister çok yazarlı bir yapıya sahip olsun blogunuzun içeriğine gerekli önemi vermezseniz bir süre sonra ziyaretçi istatistiklerine bakmak kendi kendinize konuşuyormuş hissine kapılmanıza yol açabilir.


Özellikle yeni başlayan ve orta seviye blog yazarlarının işine yarayacağını düşündüğümüz, içerikle ilgili 10 önemli ipucunu bir araya getirdik.


1- Kimin için yazıyorsunuz?


Eğer hedef kitlenizi tanımlayamazsanız, onlarla iletişim kuramazsınız. Yazdıklarınızı okumalarını istiyorsanız hedef kitlenizin kimler olduğunu, ne sevip ne sevmediklerini, ne yiyip ne içtiklerini anlamaya çalışmak zorundasınız.


Başlangıçta hedef kitlenizle ilgili ön görüleriniz %100 başarılı tahminler olmayabilir. Hiç hedeflemediğiniz kullanıcı profillerine rastlayıp, “bunlar da kim?” dediğiniz ziyaretçilerle karşılaşacak olursanız panik olmaya gerek yok. Bu durum son derece doğal…


Hazırladığınız içerik sizin başlangıçta hedeflediğinizden farklı bir kitlenin ilgisini çekebilir. Örneğin siz grafik profesyonellerine hitap etmeyi planlarken, grafiğe meraklı ama yeni başlayan kullanıcılar sitenizi daha faydalı bulabilirler. Bu gibi durumlarda, ziyaretçilerinizi değil en başta tanımladığınız hedef kitlenizi gözden geçirmekte fayda var.


Bu arada eğer bu maddenin sorusuna “kendim için yazıyorum” yanıtını verdiyseniz, size 20 dakika kazandıralım; doğrudan 10. maddeye geçebilirsiniz :)


2- Alıntı yapın, kopyala-yapıştır asla


Özellikle yazmaya yeni başladıysanız, kısa süre sonra bunun sandığınız kadar kolay bir iş olmadığını farkedeceksiniz. İlk zamanlarda günde birkaç kez yeni yazı yayınlarken, haftada birkaç keze, oradan da ayda bir iki yazıya düşüp paniğe kapılabilirsiniz.


Bu durumda çoğu kez blog boş kalmasın, yayınlanan yazıların arasında çok uzun süre olmasın niyetiyle kolay yoldan içerik elde etmek akla gelir. Bir süre sonra kendinizi her gün başka blogların veya yayınların içeriğini kopyalarken bulabilirsiniz. Bu blogunuzun sonu anlamına gelir. Çünkü okurlarınız için bu yazıların orjinal kaynağına ulaşmak ve özgün içerikleri kaynağından takip etmek hiç de zor değil.


Diğer yandan alıntı yapmak konusunda durum çok daha farklı. Siz kendi özgün içeriğinizi üretirken, konuyla ilgili bilgilendirici veya eğlenceli alıntılar yapıp, bir de bunu yaparken kaynak gösterirseniz sadece içeriğinizi zenginleştirmekle kalmaz, okuyucularınıza aynı konuyu başka yerde bir arada bulamayacakları farklı perspektiflerden aktarma şansına ulaşırsınız.


3- Samimi ve mümkünse eğlenceli yazın


Eğer yazdığınız konu çok fazla teknik değilse, yazı dilinizi samimi ve eğlenceli hale getirmeye çalışın. Konu uygun olduğu sürece herkes her konuyu biraz daha sıcak ve eğlenceli bir halde okumaktan memnun olur.


Eğer espri yeteneğinize güveniyorsanız, yazı içine (abartmadan) ufak espriler serpiştirmeye çalışın.


Diğer yandan bunun oldukça riskli olduğunu da gözden kaçırmamak lazım. Eğer doğru dozu tutturamazsanız yazılarınız okurlar tarafından fazla “sulu” bulunabilir. Esprilerinize yakın arkadaşlarınız çok gülüyor olabilir ama sözlü esprilerdeki lezzeti yazıya aktarmak her zaman kolay değildir.


4- Konuya değer katın


Haber odaklı yayınlar için bir haberi ilk aktaran olmak yani “breaking news” hayati önem taşır ama bu tip haberler üretmek herkes için kolay, hatta mümkün olmayabilir. Profesyonel yayınların bu tarzda haberler yayınlama imkanı ve potansiyeli çok daha fazla olduğu için onlarla bu konuda yarışmak, özellikle yeni başlayan bloglar için mümkün değil.


En iyisi kendi blogunuzda aktarmaya uygun olduğuna inandığınız son dakika haberlerini kaynak göstererek, alıntı olarak kullanmak. Fakat burada ikinci maddedeki kopyala-yapıştır tuzağına düşmemek için bu habere kendi yorumunuzu ekleyerek değer katmanız en mantıklısı olacaktır.


Okurların çok büyük kısmı o haberi zaten ilk yayınlayan kaynağından okuyacaklardır. Aynı haberi sizin blogunuzda tekrar okumaları için tek geçerli sebep sizin başka yerde bulunamayacak özgün yorumunuzu eklemeniz olacaktır.


5- Uzmanlık alanınızı netleştirin


Aklınıza gelebilecek her konuya ait yatay olarak içerik üreten en az 10 farklı blog veya yayın bulabilirsiniz. Eğer uzun zamandır hayatta olan bu yayınlarla rekabet edecek potansiyeliniz yoksa, kenarda kalmamak için en iyi tercihinizi içeriği daha dar bir alanda sınırlamak olacaktır.


Örneğin size rahatlıkla şu an için teknoloji konusunda genel içeriğe sahip bir bloga daha gerek olmadığını söyleyebilirim. Eğer bir şekilde çok ciddi anlamda fark yaratamayacaksanız genel olarak teknolojiyi ele almak yerine, örneğin sadece cep telefonlarına odaklanın. Cep telefonları ile konuyu daralttınız ama bu da yeterli olmayabilir. O zaman sadece akıllı telefonlar veya sadece mobil işletim sistemleri üzerine yazın.


Ne kadar çok şeyden bahsetmeye çalışırsanız, içeriğiniz o kadar yüzeysel hale gelecek ve ciddiye alınma ihtimali de o kadar azalacaktır. Ama siz konuyu daralttıkça hem rekabetin daha az olduğu kanallarda varlığınızı sürdürebilir, hem de sınırlı kaynağınızı, vaktinizi daha rahat uzmanlaşabileceğiniz bir alana odaklayarak, okuyucularınız için daha doyurucu içerikler üretebilirsiniz.


6- Okuyucuya saygı gösterin – 1


Eğer blogunuzu önemsiyorsanız, okuyucularınızı da önemsemelisiniz. Elinizden geldiği kadar sık içerik üretmeye çalışın. Eğer haftalarca yazamıyorsanız, haftada en azından bir kez yazabilecek duruma gelmeye çalışın. Haftada en az 1 özgün içerek duruma gelene kadar blogunuzun pek ciddiye alınmayabileceğini göz önünde tutmalısınız. Ne kadar sık içerik sağlarsanız, blogunuzun o kadar değer kazanacağını unutmayın.


Hızlı başlayıp, yolda ivme kaybeden bloglar okuyucularını da kaybeder. Ve kazanılması en zor okuyucu bir kez kaybedilmiş olandır.


7- Okuyucuya saygı gösterin – 2


Okuyucunuz asla şişirme olarak nitelendirilen bir yazıyı hak etmiyor. Sakın ama sakın kolaya kaçarak, onlara kötü içerik sunmayın ve kulaktan kulağa pazarlamayı asla hafife almayın. İyi bir içeriğin ulaştığı bir kişi size 10 yeni okuyucu kazandırabilir. Diğer yandan kötü bir içerik yüzünden kaybettiğiniz okuyucuyu tekrar geri kazanmak sandığınızdan çok daha zor olabilir.


Eğer yoğun bir şekilde Twitter kullanıyorsanız burada anlatmaya çalıştığımızı daha iyi anlayacaksınız. Twitter aslında, bir tweet’den sonra bir anda takipçilerin nasıl bir anda azalabildiği gerçeğini ve kaliteli içerik üretmenin ne kadar önemli olduğunu pek çok kişiye en kolay yoldan öğretti.


8- Sinirlerinize hakim olmayı öğrenin


İnternetin bugün ulaştığı noktanın en büyük avantajlarından biri de insanların en pratik şekilde birbirleri ile etkileşime girebilme imkanı. Artık her hangi bir konuya yorum yapmak çok kolay. Her blog yazarının istediği şey, yazısına daha çok yorum yapılmasıdır.


Fakat her yorum beklediğiniz tarzda olmayabilir. Ne yazık ki internet, bazı kullanıcıların içlerindeki muhalif hisleri çok kolay bir şekilde ortaya dökmelerine de yardımcı oluyor. Yapıcı olmaktan uzak, ağır eleştiri ve hatta hakaret içeren yorumların sayısı ne yazık ki hiç de az değil.


Eğer blogunuza önem veriyor ve yakından ilgileniyorsanız, muhtemelen siz de bu tip moral bozucu yorumlarla karşılaşacaksınız. Bu tip durumlarda en sık tekrarlanan hata, bu tip yorumlara aynı tarzda yanıtlar vermektir. O yorumu yapan kişi belki konuyu ertesi gün unutacak, siz de 3 gün sonra anımsamayacaksınız bile. Ama internetin hafızası hepimizden daha keskin ve o gereksiz yoruma verdiğiniz gereksiz yanıt internette varlığını çok uzun süre koruyacak.


Bu tip durumlarda en güzeli konuyla ilgisiz, yapıcı olmaktan uzak yorumları görmezden gelmektir. Siz yanıt verdikçe o konu uzayacağı ve bir anda çığırından çıkabileceği için kendinize hakim olmayı öğrenmelisiniz. Eğer yorum gerçekten haksızsa, zaten diğer okurlar müdahale ederler. Eğer onlar da etmiyor ve hatta söz konusu yorumu destekliyorlarsa belki de yorumda bahsedilen konu, sizin geliştirmeniz gereken bir şeyleri gösteriyor olabilir.


Özetle sinirlerinize hakim olun ve yorumların hepsine kulak verirken gereksiz tartışmalardan uzak ama sizin için değerli olabilecek fikirlere yakın durmaya çalışın.


9- Hepiniz bu blog, bu blog hepiniz için


İş yaşamı, özel hayat derken bazen haftada 1 tek yazı yazmak bile zor olabilir. Neyse ki bu işi tek başınıza yapmak zorunda değilsiniz. Son zamanlarda Türkiye’de çok yazarlı bloglar da ciddi bir artış var. Bu moda olduğu için değil, aynı konuda fikirlerini paylaşmak isteyen insanların bir araya gelmesinin ortaya daha güçlü bir blog ortaya çıkartabildiğinin fark edilmesinden kaynaklanıyor. Çok yazarlı bloglarda hem daha zengin bir içerik elde etmek, hem de benzer konuları farklı bakış açılarıyla aktarabilmek açısından önem taşıyorlar.


Eğer blog konunuz sizin özel ilgi alanınızsa, muhtemelen çevrenizde aynı konuya ilgi duyan başkaları da vardır. Onların da bloga katkıda bulunmasını sağlayabilirseniz, ortaya okurlar için takip etmesi daha keyifli ve daha bilgilendirici bir yayın çıkacaktır.


Eğer imkanınız varsa veya blogunuz maddi bir değer üretiyorsa bu konuda profesyonellerden de yardım alabilirsiz. Ücretli içerik üretenlerin yazıları genellikle daha kaliteli ve profesyonel olacaktır. Blog’unuza yatırım yapma imkanınız varsa, doğru yönetim ile bu yatırımın maddi ve manevi karşılığını almanız sandığınız kadar zor değil.


10- Yazarken Eğlenin


İster sadece kendiniz için yazın, isterseniz büyük hedefleri olan sektörel olarak söz sahibi olmasını hedeflediğiniz bir bloga sahip olun; yazarken eğlenmek zorundasınız. Eğer yazarken eğlenmiyorsanız belki de yapmanız gereken şey bir blog yazmak/yürütmek değildir.


Eğer çok şanslı değilseniz özellikle başlangıçta ve büyük ihtimalle uzun süre bu işten çok ciddi bir gelir elde edemeyeceksiniz. O seviyeye ulaşacağınızın da garantisi yok. Ama kesinlikle denemeye değer ve denerken size devam etme gücü verecek tek şey yaptığınız işten keyif alıyor olmanız.


Yazı okuyucu ile aranızda tek taraflı bir köprüye benzer ve siz keyif alıyorsanız bu his okuyucuya da mutlaka yansıyacaktır. İşin kötü yanı zoraki yazıyorsanız bu his de ulaşacak ve siz keyif almadığınızda okuyucular da keyif almayacak.


Mutlaka aramızda çok tecrübeli blog yazarları da var ve yukarıda saymaya çalıştığımız noktalar önemli olmakla beraber, her şey bunlarla sınırlı değil. Eğer siz de yorumlarda bu konuyla ilgili tecrübelerinizi, fikirleriniz paylaşırsanız özellikle yeni blog yazarları için ortaya daha faydalı bir kaynak çıkartılmasına katkıda bulunabilirsiniz…



Blog Yazmak İsteyenlere 10 Önemli İpucu

23 Ağustos 2014 Cumartesi

E-Ticaret siteniz üzerinde Mikrodata nasıl kullanılır?

mikrodata


Size arama motorlarında tıklama oranını %30 a kadar arttırabilme imkanınız olduğunu söylersek ne derdiniz? Bahse gireriz bununla ilgileniyorsunuzdur. Peki ya bunun ne kadar kolay olduğunu biliyor muydunuz? İşte şimdi eminim ki daha çok meraklanmışsınızdır.


Öyleyse bu mucizevi işlevi hemen tanıtalım, mikrodata.


Mikrodata; son birkaç yıldır, çeşitli şekillerde e-ticaret siteleri için büyük yarar olmuştur. Ve şu da bir gerçek ki; sitenize kolay bir şekilde entegre edebilirsiniz. E-Ticaret sitenizde bunu nasıl kullanabileceğinizi  ve  neden kullanmanız gerektiğini ele alacağız. Fakat öncelikle dilerseniz mikrodata nedir bir bakalım.


Mikrodata Nedir?


Mikrodata, bir HTML dilidir ki bu; arama motorlarının, sitenizin içeriği ve ne anlama geldiği konusunda bir fikir sahibi olmasını sağlar. Arama motoru örümcekleri, sitenizi taramaya başladığında, eğer ki siteniz mikrodata kodlarını içeriyor ise; motor daha ilişkili ve daha kaliteli sonuçları HTML5 etiketi ile arayanlara sunar.


Eğer bir e-ticaret sitesine sahip iseniz; arama motorları satmak istediğiniz ürünün ne olduğunu bilmek ister. Başka bir şey değil. Ve daha iyisi, tüketicilerin ürününüz hakkında daha fazla gözden geçirme yapmalarını sağlar. Burada schema.org sitesinde ki bir alıntı, sizin daha iyi anlamanızı sağlayacak ve bunu daha iyi tanımlayacak bir bakış açısı mevcut.


“HTML etiketleri, tarayıcılara, nasıl bilgi içerdikleri ve bunları nasıl ekrana yansıttıkları konusunda bilgi verir. Mesela; <h1>Avatar</h1> , tarayıcılara ‘Avatar’ adında bir text dizininin 1 format başlığında olduğunu ifade eder. Fakat HTML etiketi bu konu hakkında her hangi bir bilgi vermez. – ‘Avatar’ çok başarılı olan 3D filmleri veya profil resimleri temsil eder-. Ve bu da, arama motorlarının daha sağlıklı ve daha ilişkili sonuçları, kullanıcılara sunması için çok zor bir durumdur.”


Neden Mikrodata, E-Ticaret Siteleri İçin Çok Önemlidir?


Bir e-ticaret sitesi sahibi olarak mikrodata’yı sitenize entegre etmek oldukça yararlı olacaktır. Bir çok site, bu uygulamayı kullandıklarından beri organik arama anlamında büyük bir avantaja sahip olduklarını görmüşlerdir. Dutch araba sigorta sitesi independer.nl, bu yöntemi kullanarak CTR aramalarında %28′e varan artış görmüşlerdir. Sizi temin ederim ki, bu yöntemi her iş ve uygulamanızda iyi sonuçlar elde ederek kullanabilirsiniz.


HTML5 etiketleri sitenizde ki tüm ürünlere eklenebilir. Sitenizde bu kodları kullanarak, istediğiniz ürünün adı, tanımı, çeşitleri ve daha bir çok özelliğini kullanıcılarınıza aktarabilirsiniz. Sitenizdeki içerikleri düz bir içerik yayınlamanın dışında, ürün adı ve tanımını girerek en kaliteli arama trafiği elde edebilirsiniz.


Mikrodata, aynı zamanda ürün gözden geçirmeleri yapmanızı da sağlar. Diğer anahtar oyuncuları da e-ticaret pazarlamanızda kullanmınızı sağlar. Uygun HTML5 etiketleri her incelemeye uygulanabilir. Aynı zamanda toplam değerlendirmeye de (aggregate rating)… Bu da kullanıcıların, her içeriğe tıklamadan ortalama ratingleri hakkında bir fikir sahibi olmalarını sağlar.


Mikrodata’yı Sitemde Nasıl Uygulayabilirim?


Mikrodatayı sitenizde uygulamak ve sitenize uyarlamak oldukça basit bir işlemdir. HTML5 etiketleri ürün bilgilerinize eklediğinizde, arama motorları bunu kolayca okur ve karar mekanizmasını harekete geçirir.


HTML5 etiketlerini ürünlerinizde en uygun hale getirmek için şunları kullanabilirsiniz:


  • Ürün Adı

  • Ürün Resmi

  • Ürün Tanımı

  • Ürün Fiyatı

  • Mevcut durumu

  • Ürün incelemeri

  • URL

Aşağıda, yukarıda ki genellemelere uygun bir örnek var dilerseniz buna bir bakalım.


  • LG 32″ Ekran Düz Ekran TV

  • <img src=”lg-tv-32in.jpg” alt=’LG 32″ TV’ />

  • Her 5 ürün incelemesinden 3.5 tanesi satın alma ile sonuçlanmış

  • $200.00

  • Stok Var

  • Ürün İncelemesi:

  • 32″ düz ekran tv, mükemmel kalitede resim ve ses içeriklerine ve wi-fi ile diğer içeriklere sahip.

  • Tüketici yorumu:

  • Çok ta etkilenmedim. 5 üzerinden 1 yıldız. – Behlül, 01 Ocak, 2014

  • Bence resimler biraz daha temiz ve ihtişamlı olabilirdi. 5 üzerinden 4 yıldız. – İlyas,25 Şubat, 2014

  • Mükemmel bir kalite, bence yatak odası için süper bir tercih…

Evet, şimdi de aşağıda schema.org sitesinde ki bir mikrodata örneğine göz atalım:


<div itemscope itemtype=”http://schema.org/Product”>
<span itemprop=”name”>LG 32” Flat Screen TV</span>
<img src=”lg-flat-screen-tv-32in.jpg” alt=’LG 32″ TV’ />
<div itemprop=”aggregateRating” itemscope itemtype=”http://schema.org/AggregateRating”>
Oylamaya <span itemprop=”ratingValue”>3.5</span>/5 göre <span itemprop=”reviewCount”>11</span> tüketici yorumu var.
</div>


<div itemprop=”offers” itemscope itemtype=”http://schema.org/Offer”>
<span itemprop=”price”>$200.00</span>
<link itemprop=”availability” href=”http://schema.org/InStock” />Stok Var
</div>


Ürün açıklaması:


<span itemprop=”description”> 32″ düz ekran tv, mükemmel kalitede resim ve ses içeriklerine ve wi-fi ile diğer içeriklere sahip.</span>


Tüketici yorumu:


<div itemprop=”review” itemscope itemtype=”http://schema.org/Review”>
<span itemprop=”name”>Çokta etkilenmedim</span> -
<span itemprop=”author”>Behlül</span> tarafından,<meta itemprop=”datePublished” content=”2014-01-01″>04 Ocak, 2014
<div itemprop=”reviewRating” itemscope itemtype=”http://schema.org/Rating”>
<meta itemprop=”worstRating” content = “1″>
<span itemprop=”ratingValue”>1</span>/
<span itemprop=”bestRating”>5</span>stars
</div>

<span itemprop=”description”>Bence resimler biraz daha temiz ve ihtişamlı olabilirdi.</span>

</div>


<div itemprop=”review” itemscope itemtype=”http://schema.org/Review”>

<span itemprop=”name”>Büyük TV</span> - <span itemprop=”author”>İlyas</span> tarafından,

<meta itemprop=”datePublished” content=”2014-02-25″>25 Şubat, 2014

<div itemprop=”reviewRating” itemscope itemtype=”http://schema.org/Rating”>

<meta itemprop=”worstRating” content = “1″/>

<span itemprop=”ratingValue”>4</span> / <span itemprop=”bestRating”>5</span>yıldız

</div>


<span itemprop=”description”> Mükemmel bir kalite, bence yatak odası için süper bir tercih.</span>

</div>


Sadece buraya kadar anlatılanlara bakarsanız dahi, ne kadar çok datayı mikrodata aracılığı ile ürünlerinize ekleyebileceğinizi anlayabilirsiniz. Daha fazla detayı ise; arama motorları için özel etiketleri ekleyerek oluşturabilirsiniz.


Mikrodataya sahip olarak Google avantajlarını elde edebilir ve zengin kod pasajlarını sitenize entegre edebilirsiniz. Eğer Google sitenizde ki içerikleri anlarsa, kullanıcılarına daha iyi bir deneyim verebilir.


Aşağıdaki 3 sitenin sonuçlarına bir bakalım. Bunlarda 1 tanesi zengin kod pasajlarına sahip iken diğer iki tanesi bunu kullanmamaktadır. Sizce hangisi daha fazla tık alır?


resim-1


Burada ise yine aynı benzer olayı apple.com da göreceksiniz hemde çok ama çok fazla zengin kod pasajına sahip olması farkı ile;


resim-2


Zengin kod pasajları ile ilgili daha fazla detayı  Google Webmaster Tools ‘dan öğrenebilirsiniz.


Yazılımcı Yok mu? Problem Değil!


Daha az teknoloji meraklısı olan biri, bir e-ticaret sitesi için mikrodata istiyor ama herhangi bir koda sahip değil, öyleyse Webmaster Data Highliter yolunu seçebilir.


Daha kolay ve verimli yol ise, sitenizde bir bilgi seçmek ve seçmiş olduğunuz bu bilgiyi Google’a söylemek. Ve dilediğiniz kodu burada görmek istemek. Bunu ise şu kısa videodagörebilir ve detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz.


Sonuç Olarak


Mikrodata, tüm e-ticaret siteleri için mükemmel bir araçtır.


Bu yöntem, kullanıcılar için en iyi ve en ilişkili sonuçların alınmasını sağlar. Bu da doğal olarak sitenizde ki trafiği ve buna paralel olarak ürünlerinizin tanıtımını en iyi şekilde sağlar. Bu da hem siz hem de kullanıcılarınız için mükemmel bir deneyim olacaktır.


Mikrodata ihtiyacınızı karşılamak için zengin kod pasajlarını kontrol etmenizi tavsiye ederim. Google’a zengin kod parçacıklarını sunmak sizin için bir fırsat, kullanıcılarınız içinde bir faydadır. Bu entegrasyon kullanıcılara daha detaylı bilgiler verir ve onları tıklamaya teşvik eder.


Türk e-ticaret sitelerinin mikrodata performanslarını beraber inceleyelim.


Hepsiburada


hepsiburada


İşaretlenen datalar: APP_id, title, type, site_name, URL, image, image:width, image:height, description.

Kullanılan yapılar: Review-aggregate ve rating.


Markafoni


markafoni


İşaretlenen data veya kullanılan bir yapıya rastlanmamıştır.


Trendyol


trendyol


İşaretlenen datalar: admins, page_id, app_id, site_name, type, title, URL, image, description.

Kullanılan bir yapıya rastlanmamıştır.


Çiçeksepeti


ciceksepeti


Google+ yayıncı entegrasyonu uygulanmış.

İşaretlenen datalar: Name, image, currency, price, identifier, description.

Kullanılan yapılar: Product


Not: Product yapısında uyarı bulunuyor, kontrol edilmelidir. (Bkz: #link)


Gittigidiyor


gittigidiyor


İşaretlenen datalar: URL, title, site_name, image, type, admins.

Kullanılan yapılar: Breadcrumbs


Sahibinden


sahibinden


Google+ yayıncı entegrasyonu uygulanmış ve doğrulanmış.

İşaretlenen data veya kullanılan bir yapıya rastlanmamıştır.


Sitenizde kullandığınız zengin kod pasajlarının Google arama sonuçlarında nasıl gözüktüğünü kontrol etmek için Structured Data Testing Tool‘u kullanabilirsiniz.


Sonuç, yukarıda rastgele incelediğimiz 6 e-ticaret sitesi arasında zengin kod pasajlarını detaylı şekilde kullanmaya çalışan ciceksepeti.com ancak arama sonuçlarında farklılaşarak kullanıcıyı tıklamaya teşvik eden Sahibinden.com ‘dur. Rakiplerinden daha önce Google tarafından önerilen entegrasyonları gerçekleştiren e-ticaret sitelerinin organik sonuçlarda öne geçeceğini söyleyebiliriz.


Konuk yazarımız Behlül GöktepeiProspect Türkiye‘de SEO Uzmanı olarak görev yapmaktadır.


Görsel Kaynak: TechStream.org
Kaynak: webrazzi



E-Ticaret siteniz üzerinde Mikrodata nasıl kullanılır?