28 Ağustos 2014 Perşembe

Yeni ihracat kanalı e-ticaret olabilir.

elektronikticaret-7570-2DCC-FC64MUSAB TURAN – ABD ve AB’de e-ticaret oranları toplam perakende ticaretinin yüzde 10′unun düzeyindeyken, Türkiye’de bu oranın yüzde 1,8 seviyesinde kalması sektör oyuncularının ek düzenleme talebini yüksek sesle dile getirmelerine neden oldu.


AA muhabirinin e-ticaret sektörünün iş hacmine ilişkin sorularını yanıtlayan Sanalpazar.com Genel Müdürü Cem Kesici, ABD ve AB’de e-ticaret oranlarının toplam perakendenin yüzde onu civarındayken Türkiye’de bu oranın yüzde 1 seviyesinde kaldığına dikkati çekerek, yapılacak çeşitli düzenlemelerle sektörün iş hacmininin 10 kat artırılabileceğini ve e-ticaretin önemli bir ihracat kanalı haline gelebileceğini kaydetti.


Sektörün gelişiminin herhangi bir yönüyle diğer sektörlerle karşılaştırılamayacağını dile getiren Kesici, “Buhar makinasından, akıllı telefonlara kadar tarih boyunca tüm teknolojik gelişmeler eninde sonunda kendi dünyasını yaratmıştır. İnternet ve e-ticareti de mevcut koşullara sığdırmaya sıkıştırmaya çabalamak orta vadede başarısızlıkla sonuçlanır. Her yeni gelişen sektörde olduğu gibi, e-ticarette de belirsizlikler var muhakkak, ama yine her kesimde çeşitli yasal düzenlemelere yönelik beklentiler de var” diye konuştu.


- “E-ticaret önemli bir ihracat kanalı haline gelebilir”


Son günlerde sıkça gündeme gelmeye başlayan e-ticaret yoluyla ihracat konusuna ilişkin yorumlarını paylaşan Kesici, “E-ticaret girişimlerinin kolaylıkla ihracat yapabilmesi yönünde çok değerli ve yararlı düzenlemeler yapıldı. Ancak burada karşı ülkelerin gümrük mevzuatları da konunun ikinci boyutu. AB ve Türkiye için potansiyel müşteriler içeren birçok ülkenin kendi gümrük kısıtlamaları var.


Çevre ülkeler ve AB ile yapılabilecek anlaşmalarla belli bir değerin altındaki, örneğin 100 avro gönderiler için gümrük muafiyeti ve çeşitli kolaylıklar sağlanabilir. Bu hem sektörü geliştirir, hem de e-ticaretin önemli bir ihracat kanalı haline gelmesini sağlar. Bu şekilde, yine ülkemiz insanının gelirine katkı sağlanmış olur” diye konuştu.


Çin’deki uygulamaların dikkatle incelenmesi gerektiğini savunan Kesici, “Çin’de devlet internet üzerinden satış yapan her ölçekte girişimciye çok çeşitli destekler sağlamakta. Örneğin Çin’in devlete ait posta/kargo organizasyonu, dünyanın bir ucuna çok makul fiyatlarla gönderi yapabiliyor. Tek hedef Çin’de üretilen malların dünyanın her yerinde alıcıya en uygun fiyatla ulaşabilmesi” dedi.


- “Yapılması gereken kısıtlamak yerine genişletmek”


Konuya vergi mevzuatı açısından bakıldığında yasal düzenleme gerekliliğinin daha da ön plana çıktığına işaret eden Kesici, şöyle konuştu:


“Örneğin Gelir Vergisi Kanunu’nda küçük bir hacimle evlerine ek gelir sağlamaya çabalayan kişilere destek amacıyla oluşturulan ‘esnaf muaflığı’ kavramı on yıllardır vardır ve yürürlüktedir. Hatta kapsamı 2007′de genişletilmiştir.


Küçük e-ticaret girişimcisi yasalarda hiçbir değişiklik yapılmaksızın şu anda bile var olan ‘motorlu nakil vasıtaları kullanmamak şartı ile gezici olarak veya bir iş yeri açmaksızın perakende ticaret ile iştigal edenler’ şeklinde yapılan tanıma uyuyor şeklinde yorumlanabilir. Ama en sağlıklı çözüm bu gibi yasal düzenlemelerin açıkça e-ticareti de içine alacak şekilde yeniden düzenlenmesidir.


Düzenlemeyle bu muafiyetin kötüye kullanım olasılıklarını engelleyecek sınırlar da tanımlanmalıdır. Böylece e-ticaretin herkes tarafından çekince duymaksızın yapılması desteklenir, tekelleşme engellenir ve sektördeki potansiyellerden herkesin yararlanmasının önü açılmış olur.”


Kesici, halen devlet kurumları tarafından sağlanmakta olan teşviklerin hemen hemen hiçbir türünün e-ticaret girişimlerini kapsamadığını öne sürerek, “Sadece tek bir fikre değilse de, kendini belli ölçüde ispatlamış girişimlere verilebilecek teşvikler büyük önem taşıyor. Bu yaklaşım, hem halen yalnızca yabancı yatırımcı bulmaya odaklı sermaye arayışlarına başka bir boyut kazandıracaktır, hem de girişimler belli bir seviyeye daha kolay gelebileceğinden, yabancı yatırımcılar daha cesur yatırımlar yapabilecektir” diye konuştu.


- “Kısa süreli de olsa KDV indirimi iş hacmini artırır”


E-ticarette sağlanacak KDV indirimi gibi uygulamaların da toplam iş hacmini önemli oranda artırabileceğini belirten Kesici, “Yüzde 5 oranında bir KDV indirimi, toplam iş hacminde 10 kat büyüme gibi ciddi artışlar sağlayabilir. E-ticaret, ticaretin en kayıtlı halidir dolayısıyla her türlü denetim de çok kolay yapılabilir. Bu nedenle, vergi kaybı da söz konusu olmayacaktır.


Böyle bir indirim kısıtlı bir süre için bile yapılsa, yerli yabancı tüm yatırımcıların algısını, tüketicilerin e-ticarete bakışını çok olumlu etkileyecek ve Türkiye e-ticaret sektörünü hem teknoloji hem de hacim açısından çok ileri seviyelere taşıyacaktır” ifadelerini kullandı.


- “Bilinçli yanlış bilgilendirme yapılıyor”


Türkiye’de e-ticaretin ABD ve AB ile kıyaslandığında henüz emekleme aşamasında olduğunu belirten Kesici, E-ticarette çok büyük parasal hacim olduğunu, sektörde büyük bir kayıt dışılık ve vergi kaçağı bulunduğu yönünde yanlış bilgilendirme yapıldığını savundu. Kesici, “Bazı kesimler, böyle bir algı oluşturarak, olası yasal düzenlemeleri kendi lehine yönlendirmeye çalışıyor. Bu tarz düzenlemeler en başta internetin doğasına aykırı olacaktır. Sektöre yönelik düzenlemeler, e-ticaretin yarattığı katma değerin olabildiğince eşit dağıtılmasını hedefleyerek yapılmalı” dedi.


Muhabir: Musab Turan

Yayınlayan: Ali Bayaslan


AA


Yeni ihracat kanalı e-ticaret olabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder