30 Eylül 2014 Salı

E-Ticaretin Kanun Değerindeki Kuralları

e-ticaret-sepetE-Ticaretin Kanun Değerindeki Kuralları;


Ticaret, online platforma taşınalı çok uzun yıllar olmadı. Ama artık dünya çok daha hızlı dönüyor, bunu kabul etmemek itibar ve para kaybı demek. Başka bir deyişle, e-ticaret mecrasının kesin kuralları henüz oluşmakta. Ancak bu mecraya girecekler atik davranmalı ve sanal dünyadaki dükkanlarını açmalılar.


Silikon vadisinde ticaret de diğer pekçok şey gibi farklı yapılıyor. Klasik ticaret sistemleri ve pazarlama teknikleri yetersiz ya da cılız kalıyor. Çünkü organik bir canlı gibi davranış biçimleri geliştiren internetin kendine has bir gücü ve özgün bir yapısı var. Bu nedenle e-ticarette başarıyı yakalamak için cesur olmak ve oyunu kuralına göre oynamaya istekli olmak gerekiyor.


Bu bağlamda Medyam/Blog olarak, çağın ticaret alanı e-ticaret üzerine bir araştırma yaptık. Çeşitli uluslararası sosyal medya sitelerini ve e-ticaret blogları ziyaret ettik. Buralardaki feedback’leri değerlendirdik ve listelemeleri kontrol ettik. Böylece biz de sizler için bir e-ticaretin altın kuralları listesi derledik. İşte e-ticarette başarının altın kuralları:



  1. Güvenilir ve Etkili Ödeme Seçenekleri



E-Ticaret dendiğinde, tüm ziyaretçiler ve müşteriler için en önemli nokta, kesinlikle güvenilir ödeme seçenekleridir. Sitenizde ne satarsanız satın, ürünleriniz ne kadar kaliteli olursa olsun, ziyaretçilerinize sunduğunuz ödeme seçenekleriniz güven vermiyor ve insanlar kredi kartlarına dair bilgileri paylaşmakta gönüllü hissetmiyorsa; pek bir şeyler satamayacaksınız demektir. Gizliliğe önem verin, hiçbir şekilde işinize yaramayacak gereksiz ve özel bilgileri talep etmeyin, tüm kişisel bilgilerin muhakkak korunacağına dair taahhütte bulunun. Unutmayın, güvenilirlik e-ticarette en altın kural ve herşeyin başıdır.



  1. Yapmayın: Amazon taklidi



Dünyanın en çok satan ve en fazla kişiye ulaşan e-ticaret sitesi kuşkusuz Amazon.com. Hal böyle olunca internet denen mecra Amazon’u taklit eden ve ziyaretçileri giderek azalan onlarca çöp site ile dolu. Oysa bir dünya devini taklit etmek yapılabilecek en büyük hatadır. Amazon, internette henüz internet sitesi kavramı bile tam oturmadığı yıllarda piyasaya girmiş türünün ilk örneklerinden biri. Hatta belki de bu alanda en başarılısı. Bu nedenle Amazon’un açtığı yoldan giderek, bu sitenin menüsünü ya da ürün sunma biçimini taklit etmeyin. Çünkü gerçek bir internet gezgini taklitçiliğinizi kısa sürede fark edecek ve bu “ucuz” tavır hiç de hoş karşılanmayacaktır. Başka bir deyişle, özgünlük altın kurallardandır.



  1. İndirim, Kampanya, Kelepir



E-ticaret mecrasında alışveriş yapmak isteyen ziyaretçileri, kelepir bir ürün alıyor olmalarından daha fazla motive edebilecek bir şey yoktur. İnsanların kelepir olduğu için ihtiyaçları olmadığı halde satın aldıklarına inanamazsınız. Bu nedenle sattığınız ürünlerin her zaman uygun fiyatlı olduğunu, kelepir olduğunu hissettirmeye özen gösterin. Sıklıkla kampanyalar düzenleyin ve çeşitli ödeme seçenekleri sunun. Ziyaretçiler gerçekten indirimli bir ürün aldıklarını hissettiklerinde çok daha rahat alışveriş yapacaklardır.



  1. Doğru Görsel Seçimi



İnternette ticaret, kuralları sıklıkla değişen, silinip yeniden yazılan, zor ve de yorucu bir sistematiğe sahip. Pekçok kural değişebiliyor ya da silinebiliyor. Buna ayak uydurmak da her zaman kolay olmayabiliyor. Oysa bir kural var ki bu hiç değişmiyor; doğru görsel seçimi. E-ticaretin altın kurallarından biri, sattığınız ürünü en doğru görselle sunmaktır. İnsanlar görmedikleri, evirip çevirip çeşitli şekillerde inceleyemedikleri ürünleri satın almak istemezler. E-ticarette yaşanan en büyük çekincelerden biri de görselle ürünün uyumsuzluğudur. Sadece bunun için bile geri iade edilen ürünlerin çokluğu sizi şaşırtabilir. Bu nedenle kaliteli, belki yüksek çözünürlüklü, doğru açı ve ışıkla yakalanmış görseller ürünün albenisini artırdığı gibi, sitenizin kalitesini de yükseltecektir.



  1. Doğru Mailing’in Gücü



E-ticaretle ilgili yapılan tüm araştırmalar ve istatistikler gösteriyor ki, e-ticaret için de e-mail ile bilgilendirme hala en etkin yöntemlerden biri. Ancak burada dikkat edilmesi gereken, mail’lerin uzunluğu ve gönderim sıklığıdır. Sadece düzenli mail göndermek adına gönderilen boş ve içeriksiz mail’ler zamanla ziyaretçilerin e-ticaret sitenizi terk etmesine neden olabilir. Mail’leri yaptığınız indirim ve kampanyaları haber vermek adına bir haberleşme yöntemi olarak kullanın. Yeni ürünlerin görsellerini de mail’e eklemeyi ihmal etmeyin. Mail metnini kısa, bilgilendirici ve dinamik tutun. Böylece doğru bir mailing yöntemi ile hem güzel feedback’ler alabilir, hem de ticaret trafiğinizi hızlandırabilirsiniz. Bu da sitenizin ivmesini artıracaktır.



E-Ticaretin Kanun Değerindeki Kuralları

Bitlis"te yapıp e-ticaret ile dünyaya satıyor


Ceviz ağacından elektro gitar yapmaya karar veren Faruk Yılmaz, gitarın nasıl yapılacağını bilmediği için ilk iş olarak internette gitar üretimiyle ilgili videoları izledi. Yine internet üzerinden tanıştığı Norveçli gitar ustası ile iletişime geçerek elektro gitarın yapımı ve ölçüleriyle ilgili de bilgi alan Yılmaz, bir yıl önce ilçe merkezinde küçük bir atölye açtı.


Daha sonra atölyesinde işlediği ceviz ağaçlarıyla gitar yapımına başlayan Yılmaz, rock yıldızlarının tercih ettiği gibson modeli elektro gitarlar üreterek internet üzerinden pazara sundu. Kısa sürede yoğun bir taleple karşılaşan Yılmaz, ürettiği elektro gitarları yurt içi başta olmak üzere İngiltere,Meksika, Yunanistan, Norveç, İtalya, Amerika, Kanada ve Avustralya’ya ihraç etmeye başladı.


Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık bir yıl önce yapımına başladığı elektro gitarlardan özellikle rock yıldızlarının yoğun tercih ettiği gibson modelinin büyük ilgi gördüğünü belirterek, yaptığı gitarları şu an için 8 ülkeye ihraç ettiğini söyledi. Teknik imkansızlık nedeniyle bir gitarı bir ay gibi bir sürede tamamlayabildiğini anlatan Yılmaz, sağlanacak desteklerle atölyenin kapasitesini büyütüp hem ilçedeki gençler için istihdam sağlayabileceğini hem de ihracatı artırarak ekonomiye büyük katkı sunabileceğini ifade etti.


“Bana, ‘sen deli misin, başaramazsın’ dediler”


Yılmaz, elektro gitarların üretmeye karar vermesiyle ilgili serüveni şöyle anlattı:


“İlçemizde ceviz ağacı en fazla silah dipçiği yapımında kullanılıyordu. Ancak ben ceviz ağacından başka bir şeyler yapmak istedim. İnternette yaptığım araştırmaların ardından da elektro gitar yapmaya karar verdim. İlk böyle bir işe karar verdiğimde bana, ‘sen deli misin, bunu başaramazsın’ dediler. Ben bunu başaracağıma inanmıştım ve başardım. İlk olarak bunun nasıl yapıldığını bilmiyordum. İnternet üzerinden Norveç’te bu işle ilgilenen biriyle tanıştım. Kendisi bana elektro gitar yapımı ve ölçüleriyle ilgili bilgileri video şeklinde gönderdi. Ben de birkaç tane yapmaya çalıştım ve başarılı oldum. Daha sonra kendime küçük bir atölye kurdum. Şu an İngiltere başta olmak üzere 8 ülkeye elektro gitar ihraç ediyorum.”


Yılmaz, gitar yapımında kullandığı ceviz ağaçlarını da doğaya zarar vermemek adına meyve vermeyenlerden seçtiğini bildirerek, ceviz ağacının sağlamlığı ve kalitesinin gitarlara olan talebi artırdığını kaydetti.


bitlis-te-yapip-dunyaya-satiyor-4053208bitlis-te-yapip-dunyaya-satiyor-4053206bitlis-te-yapip-dunyaya-satiyor-4053199bitlis-te-yapip-dunyaya-satiyor-4053204




Bitlis"te yapıp e-ticaret ile dünyaya satıyor

29 Eylül 2014 Pazartesi

PlatinMarket & İdemama İşbirliği

PlatinMarket & İdemama İşbirliği İle


Sanal Mağaza Logo Tasarımlarınızda 100 TL İndirim Fırsatı


İndirim Kodunuz : PLTN100


Bu indirim kuponunu kullanarak web tasarımı ( psd ), ekspres hariç tüm logolu projeler ve kurumsal kimlik projesi minimum ödül bedellerinde 100 TL indirim imkanından yararlanabilirsiniz. Bu kupon kodunu ödül belirleme sayfasına girmeniz yeterlidir.




sistem nasıl çalışır


Projenizi başlatın


Önce proje baslat butonuna tıklayın


İhtiyacınızı anlatın


Proje detayı sorularını cevaplayın, ödül bedeli ve zamanlamayı belirleyin






sistem nasıl çalışır



Tasarımlar gelmeye başlasın


Profesyonel tasarımcılar markanıza özel onlarca öneri yüklesin.


Proje süresi boyunca yüklenen tasarımlara yorum yapıp, puan vererek tasarımcıları yönlendirin.








sistem nasıl çalışır


En beğendiğinizi seçin


Proje süresi bitince, kazanan tasarımı 5 iş günü içinde belirleyin.


Kazanan tasarımcı ile size özel “proje sonlandırma” bölümünde 10 gün boyunca birebir çalışın, dilediğiniz değişiklikleri yaptırın.


Son onayı verince tasarımın orijinal dosyalarını ve tüm kullanım haklarını teslim alın.


Detaylı Bilgi





PlatinMarket & İdemama İşbirliği

E-Ticarette B2B Ne Kadar Yaygın Kullanılıyor?

E-ticarette B2B, son dönemde hareketlilik gösterse de henüz çok yaygın olarak kullanılan bir sistem değil, ancak bu sizi yanıltmamalı. Çünkü B2B uygulamaları bir artış izlemiyor, artış katlanarak gerçekleşiyor. B2B çalışma ortamının salgın hastalık gibi yayılacağını tahmin etmek güç değil, çünkü süreç zincirleme reaksiyon halinde gelişiyor. Örneğin 300 tedarikçi ile çalışan ve yaptırım gücü olan bir şirket, bu alanda bir adım attığı an, arkasından 300 şirketi de sürüklüyor (yeni koşullara uyum sağlamayanlara ne olacağını tahmin edebilirsiniz).


Bir süre sonra ise, B2B ortamına geçen bu tedarikçiler, çalıştıkları diğer şirketlerin (müşteri veya kendi tedarikçileri) kapısını çalmaya başlıyor. Bunun nedeni ise, iki farklı çalışma biçiminin uzun süre aynı şirket içinde izlenmesinin daha pahalı olması… Bu zincirleme reaksiyon bir kez başladı mı durdurmak veya direnmek mümkün değil, çünkü gerçekten de maliyet avantajı, sürat ve daha verimli bir çalışma ortamı sağlıyor; bu nedenle de bir moda veya gelip geçici bir akım değil.


Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir.



E-Ticarette B2B Ne Kadar Yaygın Kullanılıyor?

Google Adwords Reklam Kuponu Hediye

Kampanya sona erdi.

Belirtilen kampanya sona ermiştir.



PlatinMarket , Profaj ve Google işbirliği ile gerçekleştirilen kampanyada PlatinMarket E-Ticaret Paketi alan tüm kullanıcılarımıza ;


İlk ay 400 TL + 100 TL*’ lik Google Adwords reklamı verene,  Google & Profaj’dan bir sonraki ay 500 TL tutarında reklam ve danışmanlık hizmeti hediye verilecektir.


Google Adwords profesyonel danışman şirketi olan Profaj’dan  Adwords danışmanlık ve yönetim hizmeti ücretsiz olarak verilecektir.


* Google 400 TL reklam verene 400 TL diğer ay kredi vermektedir.  1oo TL adwords danışmanlık ve yönetim ücretini profaj talep etmektedir.


Hemen Başvurun

 



Google Adwords Reklam Kuponu Hediye

28 Eylül 2014 Pazar

E-Ticaret İçin Mobil Pazarlama Neden Önemlidir?

e-ticaret-pazarlama


E-Ticaret İçin Mobil Pazarlama Neden Önemlidir?


Son yapılan bir çalışmaya göre mobil cihazlar, e-ticaret alanında yapılan satışların %15’ini sağlıyor. 2013’te mobil cihazlar üzerinden yapılan ödeme miktarı 24 milyon dolar olarak hesaplanıyor, 2016’da ise bu rakam 24 milyon doların da üzerine çıkacak. E-ticaret için mobil pazarlama, gelecekte birçok kurumun gündeminde olacaktır.


Bir web siteniz var ve bu web sitesi üzerinden satış yapıyorsanız mobil pazarlamayı es geçemezsiniz. E-ticaret için mobil pazarlama uygulamaları ve stratejileri çok çeşitli; çünkü mobil mecralarda birçok farklı çalışma yapılabilir. İşte bunlardan en faydalıları:


SEO


Mobil cihazlarda kullanılan anahtar kelimeler, bilgisayarda kullanılanlara göre daha farklılık gösterir. Daha kısa kısa ve daha kolay yazılır. Elbette ki bunun nedeni gayet açık: Bilgisayarda yazmak çok daha rahattır. Örneğin; bir bilgisayar kullanıcısı “kadınlar için kırmızı deri mont” yazarken, bir mobil cihaz kullanıcısı “deri mont” yazabilir. SEO tarafında yapacağınız çalışmaları, bu düşünce üzerinden kurmalısınız.


Email ile Pazarlama


Email içerikleri de mobil cihazlara göre uyarlanmalıdır. Mail gönderimini test ettiniz, bilgisayarda sorunsuz olarak görüntüleniyor. Peki ya mobil cihazlar? Email içeriğini mobil cihazlarda düzgün görüntülenecek şekilde de hazırlamalısınız. Böylece, alacağınız geri dönüşleri de önemli ölçüde arttırırsınız.


Sosyal Medya


Sosyal medya, müşteriyi tanıma ve ilişkileri geliştirme açısından en önemli mecralardan biridir. Sosyal medyaya yönelik yapacağınız çalışmalarda Email’in de desteğini alabilirsiniz. Ayrıca, bu mecralar için özel uygulamalar hazırlayarak etkileşimli bir iletişim kurabilirsiniz. Sosyal medyanın avantajlarından biri de mobil cihazlar üzerinden en çok ziyaret edilen siteler olmalarıdır. Facebook, Twitter, Instagram, Pinterest gibi sosyal ağlara olan rağbet son derece yüksek. Faydalanmak için ne duruyorsunuz?


Mobil Web Sitesi


Müşterinize SMS, Email ya da sosyal medya üzerinden ulaştınız. Ya da müşteriniz, arama motorları üzerinden sizin web sitenizi ziyaret etti. Eğer müşteriniz, bir akıllı telefon kullanıyorsa mobil bir web sitesi ile karşılaşmak isteyecektir. Bilgisayarlara göre dizayn edilmiş bir site hem ağır çalışır (çünkü içerisinde çok daha fazla görsel öğe, hatta ses barındırır) hem de çok fazla detay içerir. Mobil web siteleri, minimalist bir anlayışla hazırlanmalıdır. Yalnızca, bir mobil kullanıcının ihtiyaç duyacağı bilgiler, en sade halleriyle verilmelidir. E-ticaret için mobil pazarlama yapacaksanız bu maddeye çok dikkat etmelisiniz. Alışverişin başlayacağı ve sonlanacağı yer web siteniz olacağı için dizaynı ve içeriği çok iyi hazırlamalısınız.


İnternetten yapacağınız satışlarda vites arttırmak istiyorsanız mobil pazarlama stratejinizi şimdiden belirlemelisiniz. Yukarıda saydığımız ana maddelere dikkat ettiğiniz takdirde siz de satışlarınızla bir başarı hikayesi yazabilirsiniz.


Kaynak: Marketingprofs



E-Ticaret İçin Mobil Pazarlama Neden Önemlidir?

PlatinMarket"ten Yeni Gelişmiş Banner Yönetim Sistemi

PlatinMarket E-Ticaret Sistemi kullanıcılarına yeni ücretsiz bir eklenti daha : Reform Thumbnail Slider v1.0


* Bağımsız küçük ve büyük resim ekleme


* Resime özel yazı ekleme


* Banner genişliği ve yüksekliğini düzenleme


* Gözükecek yazının font adını ve font büyüklüğünü değiştirebilme olanağı


* Animasyon hızını değiştirebilme


* Yazı kutusunun yüksekliğini düzenleyebilme


* Küçük resimlerin genişlik ve yüksekliklerini düzenleme


* Geçiş zamanını özelleştrebilme


* Otomatik resim boyutlandırma


* Dilediğiniz zaman varsayılan ayarlara dönebilme


* Tema bazlı özellik seçimleri


 


Yeni Gelişmiş Banner Yönetim Sistemi Görselleri;


thumbslider-1 thumbslider-2 thumbslider-3 thumbslider-4



PlatinMarket"ten Yeni Gelişmiş Banner Yönetim Sistemi

27 Eylül 2014 Cumartesi

Türkiye’de hangi şirketler evden çalışmayı destekliyor

Yenibiris.com’un yaptığı son ankete göre; Türkiye’de çalışanların yüzde 81′i evden çalışmaya olumlu bakıyor.


Yenibiris.com’un son anketi, evden çalışma modeline yönelik oldu. Ankete katılan çalışanların büyük bir kısmı evden çalışmak istiyor. Maliyet tasarrufu, iş verimi ve çalışan bağlılığında artış gibi sebepler ve teknolojinin getirdiği imkanlarla evden çalışma modelini uygulayan şirket sayısında da artış söz konusu. Türkiye’de de pek çok şirket evden çalışılmasını destekliyor.


Yenibiris.com’da yayınlanan ve ‘Çalıştığınız şirket izin verse evden çalışır mıydınız?’ sorusu yöneltilen katılımcılar da evden çalışmaya sıcak bakıyor. Ankete katılan 3480 kişinin yüzde 81’i evden çalışmaya olumlu yaklaşıyor.


Türkiye’de mesainin tümünde veya büyük bir kısmında evden çalışma modeli uygulayan global şirketler ise şöyle:


Cisco Türkiye: Evden çalışma, bütün çalışanlara yönelik uygulanıyor. Kişinin ne zaman evden, ne zaman ofisten çalışacağı konusunda yöneticiyle birlikte plan yapması gerekiyor. Web-video konferans, uzaktan erişim gibi şirketin kendi teknolojileri kullanılarak verimli çalışma ortamı sağlanıyor.


HP: Evden çalışma yaygın olarak kullanılmakla birlikte finans, muhasebe, insan kaynakları gibi operasyonel görev yapanların dışındaki çalışanlar bu imkandan faydalanabiliyor. Zaman konusunda herhangi bir sınırlama yok. Çalışanlar kendi programları doğrultusunda zamanlarını evden veya internet erişimi olan herhangi bir yerden çalışacak şekilde planlayabiliyor.


Intel: ‘Çalışanların fiziki olarak işte oluş saatinden çok, işi nasıl yaptıklarıyla ilgileniyoruz’ düşüncesinden yola çıkarak ofiste sürekli birileriyle birlikte çalışmak gerekmiyorsa dışarıdan çalışma olanağı var. Örneğin, çalışanları farklı ülkelerde olan bir yönetici ya da saha operasyonlarından sorumlu çalışanlar, işlerini tamamen telefon, bilgisayar ve internetten yapıyor. Ancak pazartesi ve cuma günleri, koordinasyon için çalışanların ofiste olması bekleniyor.


Microsoft Türkiye: Herhangi bir kısıtlama olmaksızın, uzaktan ve evden çalışma destekleniyor. Uzaktan şirket sistemlerine güvenli bir biçimde erişim ve toplantı yapabilme imkanı ile çalışanlar her an, her yerden diledikleri şekilde çalışıyor.


PepsiCo: İşinin yapısı gereği fiziken işyerinde bulunması zorunlu olanlar (üretim, saha satış ekibi vb.) haricindeki bütün çalışanlar, ajandalarının uygunluğuna göre evden ya da şirketin farklı lokasyonlarından çalışabiliyor. Uzaktan çalışma, çalışanın iş yoğunluğuna göre kendisi ve yöneticisinin mutabakatı ile kullanılabiliyor.


P&G: Departman veya seviye gözetmeksizin herkese açık olan evden çalışma, kişilerin özel hayatla iş hayatını dengelemesinin öneminden yola çıkarak oluşturulan esnek çalışma programı kapsamında yer alıyor. Kişi, yöneticisi ile belirlediği günlerde, ev veya başka yerden çalışabiliyor.


Turkcell Global Bilgi: 2010’da evden çalışmaya yönelik ‘Home Agent’ projesini hayata geçirerek çağrı merkezlerinde evden hizmet dönemini başlattı. 8 kişiyle başlayan proje kapsamında bugün 148 kişi evden çalışıyor. Bu kişilerin 2’si engelli, 128’si kadın, 18’i de erkeklerden oluşuyor. Evden çalışma için en az 1 yıl satış deneyimi, telefonda etkili iletişim yeteneği, zaman yönetimi ve en az lise mezuniyeti gibi kriterler aranıyor.


Unilever: ’İş bir aktivitedir, yer değildir’ sloganıyla geçen yıldan beri iş paylaşımı, esnek çalışma, evden çalışma, yarı zamanlı çalışma ve 2014’ten geçerli olarak yaz saati gibi uygulamalar sözkonusu. İş gerekleri karşılandığı sürece herkes istediği yer ve zamanda çalışabiliyor. Çalışanlara nerede, ne zaman ve nasıl çalışacakları konusunda kontrole sahip olma, bireysel zindeliklerini koruma ve iş-yaşam dengesi konusunda imkan veren sistemin, bağlılık ve performansa da büyük etkisi olduğu düşünülüyor.



Türkiye’de hangi şirketler evden çalışmayı destekliyor

Ekonomi Bakanı: E-Ticaret Üzerinden Gerçekleştirilen Mal ve Hizmet Satışı 5.4 Milyar Avro

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 2012 yılında Türkiye’de e-ticaret üzerinden gerçekleştirilen toplam mal ve hizmet satışının 5.4 milyar Avro olduğunu, Türkiye’nin aynı yıl için 24 Avrupa ülkesi içerisinde 13. sıraya yükseldiğini açıkladı.


Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 2012 yılında Türkiye’de e-ticaret üzerinden gerçekleştirilen toplam mal ve hizmet satışının 5.4 milyar Avro olduğunu,Türkiye’nin aynı yıl için 24 Avrupa ülkesi içerisinde 13. sıraya yükseldiğini açıkladı.


oto-ekonomi-bakani-e-ticaret-uzerinden-5415141_o


-İNTERNET ABONESİ SAYISI 33 MİLYON-


CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesini yanıtlayan Ekonomi Bakanı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yayınlanan en son pazar verilerine göre, ülkedeki toplam internet abonesi sayısının 2013 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla 33 milyon 725 bin 675 kişi olduğunu söyledi.


Toplam internet aboneliğinde, bu yılın bir önceki çeyreğine göre yüzde 4,9 oranında artış yaşandığına işaret eden Ekonomi Bakanı Çağlayan, “Toplam internet abonesi sayısındaki yıllık artış oranı ise yüzde 11 olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca TÜİK tarafından periyodik olarak yapılan “Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’ kapsamında 2013 yılı anketinde 16-74 yaş grubundaki bireylerde internet kullanım oranı yüzde 48,9′dur” dedi.


-E-TİCARET HACMİ YILLIK BAZDA EN ÇOK ARTAN Avrupa ÜLKESİ YÜZDE 75 İLE TÜRKİYE-


Ekonomi Bakanı, Avrupa ekonomisinin elektronik ticaret sektörü örgütlenmesi olan “E-commerce Europe’ tarafından yayınlanan 2013 raporuna göre Türkiye’nin, 2011 yılında e-ticaret yolu ile gerçekleştirilen 3.1 milyar Avro’luk mal ve hizmet satışı ile 24 Avrupa ülkesi arasında 17. sırada yer aldığını belirtti. Bakan Çağlayan, 2012 yılında ise Türkiye’de e-ticaret üzerinden gerçekleştirilen toplam mal ve hizmet satışının 5.4 milyar Avro olduğunu, bu sayede Türkiye’nin aynı zamanda aynı yıl için 24 Avrupa ülkesi içerisinde 13. sıraya yükseldiğini bildirdi. Ekonomi Bakanı, 2012 yılında e-ticaret hacmi yıllık bazda en çok artan Avrupaülkesinin yüzde 75 ile Türkiye olduğunu ifade etti.


-İSTENMEYEN ELEKTRONİK POSTALARA İLİŞKİN HÜKÜMLER DÜZENLENECEK-


Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısının Genel Kurul gündeminde bulunduğuna işaret eden Ekonomi Bakanı, “Söz konusu tasarıda; özetle elektronik ticaretin yaygınlaştırılması, tüketiciler ile elektronik ortamda işlem yapanların korunması, istenmeyen ticari elektronik iletilerin önüne geçilmesi hedeflenmiştir” dedi.


Elektronik ticarete ve bilgi toplumu hizmetlerine ilişkin esas ve usullerin düzenlenmesi amacıyla 2011 yılında Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı çalışmalarının başlatıldığını belirten Ekonomi Bakanı, “Tasarı ile ayrıca, istenmeyen elektronik postalara ilişkin hükümler düzenlenmekte ve AvrupaBirliği’nin konuyla ilgili mevzuatı ile Türk mevzuatı arasında uyum sağlanması amaçlanmaktadır. Gelinen noktada; esas ve tali komisyonlarda paydaşlar tarafından ele alınan kanun tasarısı Meclis gündeminde yer almaktadır” dedi.



Ekonomi Bakanı: E-Ticaret Üzerinden Gerçekleştirilen Mal ve Hizmet Satışı 5.4 Milyar Avro

26 Eylül 2014 Cuma

Yılın e-ticaret sitesi belli oldu.


hepsiburada-logo500 binden fazla ürün ile Türkiye’nin önde gelen e-ticaret sitelerinden biri olan hepsiburada.com 2013’ün en iyi e-ticaret sitesi seçildi.



Her yıl dijital girişimlerin en iyilerini ödüllendiren Webrazzi Ödülleri’nde ‘Yılın E-Ticaret Sitesi’ kategorisinde hepsiburada.com 7 bin 568 oyla birinci oldu. Hepsiburada.com Genel Müdürü İlker Baydar, müşteri deneyimini sürekli iyileştirmeyi ve tüketicinin hayatını kolaylaştırmayı ana hedef olarak belirlediklerini söyledi. Baydar, “Tüketici oyları ile kazananların belirlendiği bir platformda yılın e-ticaret sitesi seçilmiş olmak bizim için çok önemli. Ödül alan ve kategorilerde yarışan tüm kişi ve kurumları tebrik ediyor, müşterilerimize teşekkür ediyorum” dedi.



Yılın e-ticaret sitesi belli oldu.

E-Ticarette Ürün Satarken Uygulanacak 10 Altın Kural

E-ticaret ve e-iş, kendi işini kurmak isteyen girişimciler için yeni fırsatlar oluşturuyor. Küçük girişimciler, web üzerinde açtıkları e-mağazalarda farklı ürünler satabiliyor, danışmanlık hizmetleri verebiliyor ya da bilgi danışmanlığı yapabiliyor. Aşağıda, web üzerinde e-iş, e-ticaret uygulamaları yaparken ve e-mağaza açarken ilk anda dikkat edilmesi gereken bazı unsurlar sıralanıyor:


 


1-Çok çalışmak: Unutmayın ki, bir lise öğrencisi, büyük bir şirketten daha iyi ve çekici bir web sayfası yapabilir. Bu yüzden, internet üzerinden servis veren şirketlerin büyüklükleri, mağaza vitrini sayılan web sayfaları söz konusu olduğunda, o kadar da önemli değildir!


Ürün tanıtımı ya da satışı yapılan bir web sitesi, sürekli ilgi ve canlı tutulmak ister. Unutulmamalı ki, milyonlarca müşteri internette geziniyor ama aynı zamanda binlerce e-mağaza da yalnızca 1 tıklama uzaklıkta! O yüzden ilgi çekmek son derece önemli. Bunun için de çok çalışmalı ve web’in özelliklerini kullanarak e-mağazanızı “farklı” yapmalısınız. Sonuçta, internet üzerinde iş kurmakta, normal hayatta iş kurmaya benzer. Başarılı olmanın altın kuralı aynı: Çalışmak, çalışmak, çalışmak…


Web, size müşterilere ulaşabileceğiniz ucuz bir kanal sunar. Bu kanalı verimli kullanmak ve internet üzerinde e-ticaret yapmak için çok paraya ihtiyacınız yok. Sadece, dikkatli ve süreklilik içinde çalışmanız gerekiyor.


2-Faaliyet sahasını ve satacağınız en uygun ürünü bulmak: Çok çalışmak birçok şeyi değiştirse de, öncelikle sizinle benzer ürünleri satan web şirketleriyle rekabet edip edemeyeceğinizi iyi saptamanız lazım. Sonrasında, bunu göze alan bir ürün portföyü ve satış stratejisi geliştirmelisiniz. Web şirketleri farklı ülkelerde olsa bile, internet kullanıcıları (potansiyel müşteriler) için, yalnızca iki farklı web sayfasıdır. O yüzden, söz gelimi, Türkiye’de CD satan bir e-mağaza açıp bu konuda güçlü bir altyapısı ve deneyimi olan başka bir Amerikalı ya da Avrupalı şirketle rekabet etmek zor olabilir. Ama söz gelimi, Türk müziği CD’leri satan bir dükkanın daha fazla başarılı olma şansı vardır. Bu yüzden, faaliyet sahasını ve satılacak ürünü seçmek son derece önemlidir.


3-Web sayfasının kalitesi: Web sayfasının ne kadar kaliteli hazırlandığı müşterinin ilgisini çekmek için son derece önemlidir. Çok iyi hazırlanmış bir web sayfası, o sayfada satılan ürünleri satın alacak müşteriler için de bir güven unsuru olacaktır. Doğal olarak, web sayfasının kalitesi orada sattığınız ürünün kalitesi ile doğrudan orantılı değildir. Ama e-mağazanın  vitrini de hazırlamış olduğunuz web sayfalarıdır! Hiç vitrini iyi hazırlanmış bir mağaza ile,  hazırlanmamış olan bir olur mu?


İyi hazırlanmış web sayfaları sade görünür, renk seçimleri ve yazı tipleri göze hoş gelir ve sitenin ismine, içeriğine uygundur. E-mağazalar için hazırlanan web sayfalarında, ürün tanıtımları için ve genel bilgi amaçlı olarak yüksek kalitede resimler kullanılmalıdır. Ancak, yüksek kaliteli resim hiç bir zaman yüzlerce kilobyte uzunluğunda olmamalıdır! Olabildiğince kaliteli, ama az hacimli resimler olmalı (sadece birkaç kilobyte kadar!). Unutmayın ki, mağazanıza gelen herkes yüksek hızlarla internete bağlanmıyor!


Benzer şekilde, web sayfalarına koyduğunuz he türlü bilgi ve anlatımda kelime yanlışları ya da anlam bozuklukları da olmamalıdır.


4-Gezilmesi kolay mağazalar yapın: E-mağazanızı, gezilmesi, alışveriş yapılması kolay yapın. Web sayfaları TV kanalları gibidir. Sitenize gelen birisi bilgiler ve ürünler arasında kaybolur, aradığını bulamazsa başka bir sayfaya (muhtemelen başka bir e-mağaza) ’zaping’ yapacaktır. Bunu engellemenin yolu, sitenizi olabildiğince basit (kolay gezilir) ve sade yapmaktan geçer.


Ayrıca, insanların dükkânınızı gezmesini istiyorsanız (Unutmayın, bir şey almak zorunda da değiller. İyi izlenim edinen bir ziyaretçi, hiç bir şey almasa da, arkadaşlarına bedava tanıtımınızı yapacaktır!), onların önlerine “sitenize kayıt olma zorunluluğu”, uzun ve bıktırıcı boşluklarla dolu bilgi formları vb çıkartmayın. E-ticaretin ilk yıllarında yapılan tipik yanlışlardı bunlar. Belki yanlış demek yerine, e-alışveriş yapanların hoşlanmadığı ve ısınamadığı uygulamalar diyelim. Sistem kendi dinamizmini oluşturuyor. Ziyaretçiler, fare (mouse) ile tıklamaya bayılır, ama birşeyler yazmaktan hoşlanmaz! Müşterilerinizin tek yazacağı şey, kredi kartı bilgileri olmalı! Bilgi amaçlı düzenlediğiniz anketleri bile, yazılı değil de çoktan seçmeli butonlarla (düğme) oluşturma yoluna gidin.


5-Mağazanız “sanal” olabilir. Ama siz her halinizle e-mağazanızda “gerçek” olun: Bunu ziyaretçilerinize hissettirin. Mutlaka, bir e-mağaza açmadan önce birkaç tane e-mağazadan alışveriş yapın. Bu mağazaları ve web tasarımlarını, sizde uyandırdıkları izlenimleri (güven, ilgi vb.) alıcı gözle değerlendirin. Sitenize gelen müşteriler, güvenli bir yerden alışveriş yapıyor oldukları duygusunu yaşamalı. Sattığınız ürünlerin bir kataloğunu müşterilerinize sunun. Gerçekten “iş yapmak istediğiniz” mesajını mutlaka verin. Kötü bir web sayfanızın olması tabii ki hiç olmamasından daha iyidir, ama bu şekilde de pek bir iş yapıp para kazanamayabilirsiniz.


6-Verdiğiniz servisleri ön plana çıkartın: Söz gelimi; müşteri destek servislerini, ürünlerinizle ilgili ilk anda sorulabilecek soruları ve cevaplarını sayfalarınızda ön plana çıkartabilirsiniz. Ayrıca, e-mağazanızdan alınan ürünleri (siparişler) hızlıca teslim etmek (kimse aldığı bir ürünün haftalar sonra teslim edilmesini istemez, değil mi?) ve bunu vurgulayarak söylemek, müşteriler için çok iyi bir etki bırakacaktır.


Her müşteriye aynı önemi verin. Ve mutlaka bir e-posta yazışma adresi bağlantısını ana sayfanıza (mağaza girişine/vitrinine) koyun. Bu yolla, söz gelimi, ziyaretçilerin, ürünleriniz hakkındaki fikirlerini sorabilirsiniz.


E-mağazanıza gereksiz bağlantılar (link) koymayın. Yoksa ziyaretçilerinize başka yerlere “zaping yapma” imkânını kendi ellerinizle vermiş olursunuz. Kendi kendinize gol atmayın.


7-Sitenizin reklamını/tanıtımını yapın: Bunu iki farklı yöntemle uygulamanız mümkün:

* Sitenizi arama motorlarına kaydettirin. Tüm dünyada en çok bilinen birkaç tane arama motoru vardır. Bunlar;


* Google, www.google.com


* Yahoo, www.yahoo.com

Kalan tüm arama motorlarının aldığı pay yüzde 1 civarındadır. Arama motorları, belirli aralıklarla, kendilerinde kayıtlı web sayfalarını ziyaret edip onları, içlerinde kullanılan kelimelere göre indekslerler. Böylece, arama yapanlar, o indeks kelimelerini girdiklerinde, kelimelerin geçtiği ilgili web sayfalarının adreslerine erişir. Web sayfalarının içinde, özel HTML komutlarıyla, anahtar kelimeler verilir. Arama motorları ilk bu kelimelere bakar. O yüzden, anahtar kelimeleri dikkatli seçmek, arama motorları kullanarak arama yapan müşterilerin e-mağazalarınızı bulmalarını kolaylaştıracaktır. Ayrıca, sattığınız ürünleri, şirket adını vb. belirten kelimeleri, metin içinde de belli aralıklarla kullanın. Arama motorlarının bazıları, doğrudan metinde geçen kelimeleri de indekslerler. Bu şekilde, anahtar klima bazlı aramalarda e-mağazanızın  adının çıkmasını sağlayabilirsiniz. Ama arama sonuçlarında en başa yerleşmek istiyorsanız, ne yazık ki bunun standart/sihirli bir yolu yok. Olsa bile, herkes kullanır ve bu da sonuçta pek bir şeyi değiştirmez.


Bölgesel olarak da, sözgelimi, Türkçe arama servislerine sitenizi kayıt ettirmek sizin yararınıza olacaktır.


* İkinci yol olarak, sitenizin reklamını çok ziyaret edilen bazı popüler sitelere verebilirsiniz. (Günlük gazete siteleri, arama motorları vb.). Ancak, web reklamları oldukça pahalı olabilmektedir. Bu tip reklamlar, o reklama tıklayıp, sitenize ulaşan kişi başına bir ücret ödemeden tutun da, sabit ücret ödemeye kadar birçok şekilde olabilir.


8-Fiyatlarınızı düşürün: İnsanlar, alıştıkları mağazalara giderler. Bu, e-mağazalar için de böyledir. İnsanların “ayaklarını alıştırmanın en etkili yolu” da fiyatları düşürmek. Web’in maliyetleri düşüren bir kanal olduğunu hatırlayıp, ürünlerinizi, normal piyasada satılandan daha ucuza satıp aynı karı elde edebileceğinizi unutmayın.


9-Sitenizi düzenli olarak güncelleyin: Bazı ürünleri her gün değişecek şekilde ana sayfanızda öne çıkartabilirsiniz. Sitenize gelen bir ziyaretçi, bir kaç gün öncesine göre farklılıklar bulmalı. Periyodik olarak değişen kısa anket soruları da koyabilirsiniz.


10-Sabır: E-mağaza açılır açılmaz, hemen bir sürü müşterinin gelmesini beklememek gerek. Alışveriş yapan kişilerin sizin mağazanızı fark etmesi biraz zaman alacaktır. İnternet çok büyük. Milyonlarca kullanıcı ve birbirine rakip yüzbinlerce  e-mağaza var. Birileri sitenizden alışveriş yapmaya başladı mı arkası gelecektir. O yüzden, sabır!


Kaynak: Bu yazı Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir.


 



E-Ticarette Ürün Satarken Uygulanacak 10 Altın Kural

25 Eylül 2014 Perşembe

Şirketim yok e-ticaret yapabilirmiyim ?

479051663Bu hafta yine merak ettiğiniz ve bana da sıkça sorduğunuz konulardan biriyle daha sizlerleyim. Konumuz elektronik ticaret yani kısa adıyla e-ticaret. Malum, internet artık hayatımızın her alanında ve akıllı telefonlarımızla, tabletlerimizle hep yanımızda. Sınırsız bilgiye ulaşma imkanının ötesinde artık facebook, twitter, instagram, foursquare linkedin, google + diye örneklerini çoğaltabileceğimiz sosyal paylaşım siteleri insanların internette daha çok vakit geçirmesini sağlıyor.


İnternette geçirilen zamanın fazlalığı ve internetin yarattığı etkileşim sayesinde, milyonlarca insana erişim rahatlığının oluşmasıyla, ticari hayatın da internet ortamına kaydığını görüyoruz. Şirketlerin e-ticaret kullanmaya başlaması 1996 yılına kadar dayanıyor ancak tabi ki şimdiki kadar aktif değildi.


Şimdi ise perakende satış yapan büyük firmalar internette de yer almak zorunda. Bunu aslında sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla yapıyorlar ve e-ticaret uygulamasına geçmezlerse ya da farklılık yaratmazlarsa firmaların kendi internet sitelerine çok tıklanacağını düşünmüyorum. Hali hazırda kurulmuş bir şirketin e-ticaret uygulamasına geçişinde sorun yok. Zaten vergisel yükümlülüklerini yerine getirdiği açıktır.


Peki ticaret hayatına doğrudan e-ticaret ile geçecekler ne olacak? Bir şeyler üreten ya da mal alıp satacak kişiler bir dükkan ya da mağaza açmadan doğrudan internet üzerinden satış yapmak istiyorlarsa ne yapacaklar? Fırsat sitelerini ve indirimli satış yapan malum internet sitelerini biliyoruz.


Birçoğumuz buralardan alışveriş yapıyoruz. Özellikle kart bilgilerimizi girdiğimiz için bu sitelerden online güvenilir alışveriş yapabildiğimizi bildiğimiz için, Tüketici Kanunu gereğince sahip olduğumuz haklarımızı ihlal etmeye çalışmayacakları için tercihimiz oluyorlar. (Ayrıca böyle bir riske giremezler çünkü onların arasında da rekabet söz konusu.) Ve tabi ki kargoyla kapımıza kutuların içinde fatura ve sevk irsaliyesi görüyoruz değil mi? Bu da demek oluyor ki internet üzerinden yapmış olduğumuz bu alışveriş vergilendirilmiş.


“Bir şirket kurmadan internet üzerinden satış yapabilir miyim” sorularıyla karşı karşıya kalıyoruz. İster fiziksel bir mağazadan ister e-ticaret sitesinden satış yapılıyor olsun hiç fark etmez, ticari bir faaliyet söz konusuysa kanunlarımız uyarınca vergilendirilmesi gerekmektedir. E-ticaret yapmak için bir site açtırıp ürünlerini elektronik ortamda sergilemeye başlayan kişi ya da kişiler bu işi şahıs olarak da yapabilir bir şirket kurup kurumsal bazda da yapabilirler (ki zaten şahıs da şahıs firması olarak adlandırılır.)


Şahıs olarak yapacaklar Gelir Vergisi Mükellefi, şirket kurup da yapacaklar da Kurumlar Vergisi Mükellefi olurlar. Yani eninde sonunda vergi dairesi ile ilişkinizi başlatmak zorundasınız. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyenler bir süre sonra altından kalkılamayacak para cezalarıyla karşı karşıya gelme riskine girmiş olurlar.


Çünkü Maliye, internet ortamında ticaret yapanları otomatik olarak tespit edebiliyor. Kendi kullanmadığı eşyalarını, eski eşyalarını internet üzerinden yılda bir defaya mahsus olarak ya da maksimum 2 sefer satanlar için sıkıntı yok ancak Maliye tarafından yapılan banka hesap hareketleri incelemeleri ile e-ticaret yapanların takibi sonucu hareketlilik tespit edilen kişilerin vergi mükellefi olmadıklarının tespit edilmesi durumunda geriye dönük şekilde vergilendirme ve Vergi Usul Kanunu 344, 352 ve 353. maddeleri çerçevesinde idarenin tayin edeceği usulsüzlük cezaları (para cezaları) kesilmektedir.


Vergi cezalarıyla karşı karşıya kalmamak için e-ticarete atılan kişilerin yukarıda da belirttiğim gibi öncelikle vergi dairesine başvurarak kayıt yaptırması gerekir. Gerçek kişi mükellef kaydı (ikametgahın olduğu yerdeki vergi dairesine başvuru) ya da tüzel kişi mükellef kaydı (şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki vergi dairesine başvuru) seçeneklerinden biri tercih edilmelidir.


Sonrasında defter tutma yükümlülüğü gelir. 1. sınıf tüccarlar (tüzel kişiler) bilanço hesabına göre, 2. sınıf tüccarlar (geçek kişiler) işletme hesabına göre defter tutma yükümlülüğü altındadır.


Bundan başka, belge düzenleme zorunluluğu bulunmaktadır. Bunlar fatura ve irsaliyedir. Ve yazarkasa fişi (ödeme kaydedici cihaz) kullanma zorunluluğu vardır. Ancak satış bedeli banka aracılığıyla ya da elektronik yollarla alınıyorsa ödeme kaydedici cihaz kullanma zorunluluğu yoktur.


Yine belirli dönemlerde beyanname vererek kazancı ve vergisel durumu beyan etme ve yine belirli zamanlarda bu beyana dayalı olarak tahakkuk etmiş vergileri ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.


Tabi ki tüm bu yükümlülükleri muhasebeciniz vasıtasıyla yerine getireceksiniz.


E-ticaret yapmak isteyip de yükümlülüklerini bilmeyenler için, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından da bilgilendirme amaçlı olarak http://www.egirisimci.gov.tr isimli bir portal oluşturulmuş.


İnternetin alışverişte de kolaylık sağlaması, insanların ve özellikle genç nüfusun internetten alışverişe eskisinden daha fazla güvenilir bakması, fırsatlar, indirimler derken e-ticaretin hacminin daha da artacağı tahmin edilebilen bir durum. Böylece ekonomiye katkısı düşünülünce vergisel anlamda yükümlülükleri de olduğunu, vergilendirme açısından fiziksel mağazadan satıştan hiçbir farkı olmadığını unutmamak gerekir.


Haftaya yeni bir konu ile yeniden birlikte olmak dileğiyle,


Yazar: Av. Aslı AĞAR


Bu yazı http://lawoud.tumblr.com adresinden alınmıştır.



Şirketim yok e-ticaret yapabilirmiyim ?

B2C ve C2C E-Ticarette İade Süreci ve Güncel Problemler

eticaret-hukukİnternet üzerinden gerçekleşen alışveriş hacminin artışı ile yaşanan problemler de artış göstermektedir. Bu problemlerin başında ürün iadesi gelmektedir. Yetersiz kalan yasal düzenlemeler, iyiniyetten uzak iade politikalarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.


Bilindiği gibi, Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik (Yönetmelik) gereğince Cayma Hakkı ve süresi, tüketicinin ürünü teslim aldığı tarihten itibaren yedi gün içerisinde, herhangi bir sebep ileri sürmeksizin iade etmesi olarak belirlenmektedir. Gerçekten uygulamada da cayma hakkı kapsamında ürünler çoğu kez yasal süreye uyulması koşulu ile iade alınmaktadır.


Cayma hakkının kullanılması ile birlikte, Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, tüketicinin cayma hakkını kullanması hâlinde satıcı veya sağlayıcı, cayma bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç on gün içerisinde almış olduğu toplam bedeli ve tüketiciyi borç altına sokan her türlü belgeyi tüketiciye hiçbir masraf yüklemeksizin iade etmek ve yirmi gün içerisinde de malı geri almakla yükümlü tutulmaktadır.


Ancak uygulamada yaşanan bazı problemler, yeni ve kapsamlı bir hukuki düzenleme ihtiyacının bulunduğunu açık olarak ortaya çıkartmaktadır.


Bu konuda en önemli örnek, cayma hakkının ve süresinin satıcı tarafından keyfiyetle uygulanmasıdır. Aynı şekilde, Yönetmelik tarafından cayma hakkının kullanılamayacağı haller belirlenmiş olsa dahi, satıcılar tarafından keyfi uygulamalar bulunduğu görülmektedir. Örnek vermemiz gerekirse; kişisel ihtiyaçlar doğrultusunda hazırlanan, niteliği itibariyle iadeye elverişli olmayan ürünlerde cayma hakkı kullanılamayacağı Yönetmelik ile belirlenmiştir. Ancak uygulamada, “kişisel ihtiyaçlar doğrultusunda hazırlanan ürünler”in neler olduğu konusunda ihtilaflar yaşanmakta, satıcının satmakta olduğu ürünü hijyen koşulları nedeniyle iade almak istememesi, tüketicinin ise ürünün bu kapsamda değerlendirilmemesi, iadenin çözümsüz hale gelmesine neden olmaktadır.


Bir ürünün teslim alınarak, paketinin açılması; cayma hakkının kullanımına engel değildir. Aynı şekilde mutat kullanım da cayma hakkının ileri sürülmesine engel oluşturmamaktadır.


Satılan ürünlerin iadesinde kargoda ürünün hasar görmesi durumu ise en büyük problemlerden bir diğeridir. Tüketici tarafından cayma hakkının kullanıldığının bildirilmesini müteakip, ürünün satıcıya gönderilmesi gerekmektedir. Ancak kargoda ürünün zarar görmesi durumunda hasara kimin katlanacağı konusu pek çok defa bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.


Benzer şekilde, ürünün ayıplı olduğu iddiası, kargo görevlileri tarafından tutulan tutanakların delil değeri gibi pek çok problem bulunmaktadır ve uygulamada, çözümsüz kalmaktadır.


Sonuç olarak, bir e-ticaret sitesinde satılan ürünler kadar, bu ürünlerin, ürün grupları nedeniyle iade koşullarının da tüketicinin rahatlıkla ulaşabileceği, açık ve anlaşılır bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir. İnternet üzerinden gerçekleşen alışveriş hacminin artışı ile yaşanan problemler de artış göstermektedir. Bu problemlerin başında ürün iadesi gelmektedir. Yetersiz kalan yasal düzenlemeler, iyiniyetten uzak iade politikalarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.


Bilindiği gibi, Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik (Yönetmelik) gereğince Cayma Hakkı ve süresi, tüketicinin ürünü teslim aldığı tarihten itibaren yedi gün içerisinde, herhangi bir sebep ileri sürmeksizin iade etmesi olarak belirlenmektedir. Gerçekten uygulamada da cayma hakkı kapsamında ürünler çoğu kez yasal süreye uyulması koşulu ile iade alınmaktadır.


Cayma hakkının kullanılması ile birlikte, Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, tüketicinin cayma hakkını kullanması hâlinde satıcı veya sağlayıcı, cayma bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç on gün içerisinde almış olduğu toplam bedeli ve tüketiciyi borç altına sokan her türlü belgeyi tüketiciye hiçbir masraf yüklemeksizin iade etmek ve yirmi gün içerisinde de malı geri almakla yükümlü tutulmaktadır.


Ancak uygulamada yaşanan bazı problemler, yeni ve kapsamlı bir hukuki düzenleme ihtiyacının bulunduğunu açık olarak ortaya çıkartmaktadır.


Bu konuda en önemli örnek, cayma hakkının ve süresinin satıcı tarafından keyfiyetle uygulanmasıdır. Aynı şekilde, Yönetmelik tarafından cayma hakkının kullanılamayacağı haller belirlenmiş olsa dahi, satıcılar tarafından keyfi uygulamalar bulunduğu görülmektedir. Örnek vermemiz gerekirse; kişisel ihtiyaçlar doğrultusunda hazırlanan, niteliği itibariyle iadeye elverişli olmayan ürünlerde cayma hakkı kullanılamayacağı Yönetmelik ile belirlenmiştir. Ancak uygulamada, “kişisel ihtiyaçlar doğrultusunda hazırlanan ürünler”in neler olduğu konusunda ihtilaflar yaşanmakta, satıcının satmakta olduğu ürünü hijyen koşulları nedeniyle iade almak istememesi, tüketicinin ise ürünün bu kapsamda değerlendirilmemesi, iadenin çözümsüz hale gelmesine neden olmaktadır.


Bir ürünün teslim alınarak, paketinin açılması; cayma hakkının kullanımına engel değildir. Aynı şekilde mutat kullanım da cayma hakkının ileri sürülmesine engel oluşturmamaktadır.


Satılan ürünlerin iadesinde kargoda ürünün hasar görmesi durumu ise en büyük problemlerden bir diğeridir. Tüketici tarafından cayma hakkının kullanıldığının bildirilmesini müteakip, ürünün satıcıya gönderilmesi gerekmektedir. Ancak kargoda ürünün zarar görmesi durumunda hasara kimin katlanacağı konusu pek çok defa bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.


Benzer şekilde, ürünün ayıplı olduğu iddiası, kargo görevlileri tarafından tutulan tutanakların delil değeri gibi pek çok problem bulunmaktadır ve uygulamada, çözümsüz kalmaktadır.


Sonuç olarak, bir e-ticaret sitesinde satılan ürünler kadar, bu ürünlerin, ürün grupları nedeniyle iade koşullarının da tüketicinin rahatlıkla ulaşabileceği, açık ve anlaşılır bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir.


Kaynak : http://www.eticaretvehukuk.com



B2C ve C2C E-Ticarette İade Süreci ve Güncel Problemler

Türk E-Ticaret sitelerinin kullanım eğilimi

Türk E-Ticaret sitelerinin yükselişinin en önemli basamağı şüphesiz “müşteriyi iyi tanımak”. Müşteriyi iyi tanıyan e-ticaret siteleri haliyle gelecek planlarını daha isabetli yapabiliyor.


Son yapılan e-Ticaret araştırmalarından birine göre ülkemizde bayanlar e-ticaret sitelerine daha çok güveniyor. Kadınların yüzde 76′sı e-ticaret sitelerini güvenli bulurken, erkeklerin yalnızca yüzde 52′lik bir bölümü e-ticaret sitelerine güveniyor


Atifunaldi.com.tr tarafından yayınlanan araştırma belgesine göre ankete katılanların yüzde 76’lık bir bölümü online alışveriş yaptığını belirtiyor ve genel olarak e-ticaret sitelerine olan güven sorulduğunda ise katılımcıların yüzde 64’ü bu sitelere güvendiklerini, yüzde 36’sı ise güvenmediklerini söylüyor.


Araştırmada yer alan bazı bilgiler şöyle:


  • Türkiye’de en çok alışveriş yapılan ve bilgi alınan e-ticaret siteleri

  • Ürünler ve fiyatlar hakkında bilgi veren sitelerden yararlanma oranları

  • İnternetten alışveriş yapma oranları

  • Türkiye’de e-ticaret sitelerine güven oranı

  • Kadın ve erkeklerin internetten alışveriş yapma eğilimleri

  • Kadın ve erkeklerin e-ticaret sitelerine güven oranı

  • En sık kullanılan e-ticaret sitelerinin cinsiyete göre ziyaret dağılımı

  • Ziyaretçilerin gelir durumuna göre en sık kullanılan e-ticaret siteleri

  • İnternetten alışveriş yapan kitlenin yaş dağılımı

  • İnternetten alışveriş yapan kitlenin gelir durumu

eticarete-guven-infographic



Türk E-Ticaret sitelerinin kullanım eğilimi

24 Eylül 2014 Çarşamba

Paypal nakit kart tanıtımını yaptı

Türk Ekonomi Bankası (TEB) Genel Müdürü Ümit Leblebici, “Bugün Türkiye’de ciddi anlamda tasarruf sorunu var. Ön ödemeli kartlar aslında ödemeleri kontrol ederek, tasarrufa katkı sunuyor” dedi.


paypal-nakit-kartLeblebici, PayPal’ın TEB, Mastercard ve İninal iş birliğiyle Türkiye’ye özel geliştirilen PayPal Nakit Kart’ın basın lansmanında yaptığı konuşmada, hem dünyanın hem de Türkiye’nin güçlü şirketlerinin ortaklığıyla bu yola çıktıklarını aktararak, dünyada ve Türkiye’de artık hayatın değiştiğini ve bu hayata yeni bir bakış açısının getirilmesi gerektiğini dile getirdi.


PayPal’ın banka ile karşılaşmamış insanlar için ödeme aracı olarak çıktığını belirten Leblebici, “Türkiye’de yine de fiziki para kullanımına ihtiyaç var. O zaman bir banka olarak bu kartı kullananlara hizmet vermeniz gerekiyor. Biz de iş birliğine geçmiş durumdayız. Paypal, Türkiye’deki en iyi ön ödemeli kart olarak bizim iş birliğimizle hareket edecek. Bugün Türkiye’de ciddi anlamda tasarruf sorunu var. Ön ödemeli kartlar aslında ödemeleri kontrol ederek, tasarrufa katkı sunuyor” diye konuştu.


Leblebici, insanların kişisel disiplinle önden ödemeli sistemlere daha fazla yöneleceğini düşündüklerini ifade ederek, bunları teşvik edecek alt yapının oluşturulması gerektiğini, bu konuda da eksikliklerin bulunduğunu kaydetti.


Yeni gelen neslin ihtiyacının ön ödemeli kartlar olduğunu aktaran Leblebici, bu kartların kullanımının artacağını dile getirdi.


Ekran Resmi 2014-02-11 16.12.29


Leblebici, yüksek kredi kartı limiti bulunan müşterinin internet alışverişi yaptığında bunu risk olarak gördüğünü belirterek, “BU algıyı değiştirmek problem. Bu kart şunu sağlıyor; ’100 liralık alışveriş yapacağım, 100 lira yüklüyorum ve alışverişimi yapıyorum’. Çocuğunuzun harcamalarını kontrol etmek istiyorsanız karta yükleme yapıp veriyorsunuz. İhtiyacı olduğunda nakit de alabiliyor” diye konuştu.


Harcamaların bütçe yönetiminin çok önemli olduğunu aktaran Leblebici, ayrıcı bu kartla çeşitli ödemelerin ve transferlerin yapılabilmesi için çalıştıklarını kaydetti.


- Onan:”Tüketicinin gözünde en önemli engel güvenlik endişesidir”


PayPal Türkiye Ülke Direktörü Kıvanç Onan ise PayPal Nakit Kart’ın ön ödemeli kart olduğunu belirterek, bankacılık servislerinden faydalanamayanların internetin fırsatlarını kullanabilmelerini amaçladıklarını kaydetti.


Türkiye’de araştırmalara baktığınızda 40 milyonu aşkın internet internet kullanıcısı olmasına rağmen 7-8 milyonunun internetten alışveriş yaptığını ifade eden Onan, şunları söyledi:


“Tüketicinin gözünde en önemli engel güvenlik endişesidir. Bu tarz bir ürün internetten alışveriş yapmaktan çekinen kitlelerin hayatına kolaylık getirecektir. Bu kart hem yurt içinde hem de yurt dışında ihtiyaca cevap vermektedir. Ön ödemeli kartın en önemli özelliği kolay başvurulup kolay alınabilmesidir, banka hesabı açmaya gerek yok. Bu kart internet üzerinden başvurunuzun ardından evinize gelebilecek. Ayrıca Migros, PTT ve Teknosa’dan alınabilecek. ATM’den yatırdığınız parayı da çekebileceksiniz. Ön ödemeli kart olarak bakıldığında kartı online olarak kullanıma kapatıp açabileceksiniz.”


Kıvanç Onan, PayPal Nakit Kart’a perakende satış noktasından 5 lira karşılığında sahip olunabileceğini belirterek, kullanıcıların ATM’lerden para çekimlerinde 1 lira ücretinin olacağını kaydetti.


Kartın limitinin yıllık 5 bin lira olacağını ifade eden Onan, birinci senede 100 bin karta ulaşmayı ve gelecek 3 yılda İtalya’yı geçmeyi hedeflediklerini söyledi.


- Güney: “Nakitsiz toplumu başarmak istiyoruz”


MasterCard Güney Doğu Avrupa Genel Müdürü Mete Güney de 2023 yılında nakitsiz toplumu başarmak istediklerini belirterek, “Türkiye’de özel tüketim harcamalarında her 3 liranın 1 lirası dijital kanallarından geçiyor. 55 milyonluk yetişkin nüfus içinde banka kartına sahip olmayan hemen hemen 20 milyonluk bir nüfus var” dedi.


Güney, bankacılık sistemi dışında kalmış kitleye ulaşabilmek ve internetten ödemelerinin payının artması açısından PayPal Nakit Kart’ın önemine işaret ederek, şunları kaydetti:


“Dünyada ön ödemeli kartların yoğun şekilde kullanıldığını görüyoruz. Türkiye için yeni bir konsept olsa da birçok şekilde kullanıldığını biliyoruz. Bankaya gitmek yerine bu tarz kartlara sahip olunabiliyor. İnternet 1994′te Türkiye’ye geldi. 1994′te doğan ve 20 yaşında olan kitle 2 sene sonra üniversiteden mezun olacak. Türkiye’de ticaretin tanımı ciddi anlamda değişecek. Onlar internet döneminde doğdular, büyüdüler ve bununla yaşıyorlar. Bizim de o kitle için hazır olmamız gerekir.”


İninal Genel Müdürü Çelik Ören de Türk tüketicilerinin ödemeli kart alışkanlıklarını değiştireceklerine inandığını ifade ederek, böyle bir projenin içinde olmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.


Bu arada verilen bilgilere göre PayPal nakit kart ile ATM’lerden tek seferde günlük 300, aylık 1.000 ve yıllık 2 bin lira para çekilebilecek.


Muhabir: Elif Ferhan Durmuş

Yayınlayan: Hasan Arslan


AA



Paypal nakit kart tanıtımını yaptı

Google"da en çok arananlar 2013

Google 2013 yılının en çok aranan listesi belli oldu. İnternet kullananların en çok arattıkları konular Zeitgeist (zamanın ruhu)  ve trendler açıklandı.


Türkiye’de en çok aranan listesi arasında; E-Okul, ÖSYM,  Altın fiyatlar, Nil Erkoçlar, Mehmet Ali Birand, Atalay Demirci  bulunuyor. En Çok Aranan “Top10” listesi, 72 ülkede 2013 yılı  boyunca dünyanın ilgisini en çok çeken kişiler, olaylar, mekanlar ve anlarla ilgili bilgiler veriyor.


Dünyada Trend Olan Aramalar


Nelson Mandela

Paul Walker

iPhone 5s

Cory Monteith

Harlem Shake

Boston Marathon

Royal Baby

Samsung Galaxy 4s

PlayStation 4

North Korea
Türkiye’de En Çok Arananlar


Eokul

Ösym

Altın fiyatları

İşkur

Pepe

Rüya tabirleri

Wolfteam

Şans Topu

Gangnam Style

Justin Bieber

Ankara’nın Bağları
Türkiye’de Trend Olan İsimler


Nil Erkoçlar

Mehmet Ali Birand

Atalay Demirci

Tuncel Kurtiz

Mabel Matiz

Ayda Mosharraf

Gözde Kansu

Kerem Bursin

Vahide Gördüm

Yolanthe Cabau


Türkiye’de Trend Olan Şarkılar


Gülşen – Yatcaz Kalkcaz

Demet Akalın – Türkan

Hande Yener – Ya Ya Ya

Mustafa Ceceli – Sevgilim

Tarkan – Firuze

Emre Kaya – Teşekkür Ederim

Sertab Erener – İyileşiyorum

Ferman Toprak – Hayatı Tespih Yapmışım

Leyla The Band – Yokluğunda

Sıla – Aslan Gibi


Türkiye’de Trend Olan Diziler


Güneşi Beklerken

Karadayı

Medcezir

Bir Aşk Hikayesi

Tatar Ramazan

Babam Sınıfta Kaldı

Çalıkuşu

İşler Güçler

Fatih Harbiye

Beni Böyle Sev


Türkiye’de Trend Olan Filmler


Celal ile Ceren

Evim Sensin

Cem Yılmaz Fundamentals

Romantik Komedi 2

Hükümet Kadın

Çakallarla Dans 2

Kelebeğin Rüyası

Şirinler 2

Iron Man 3

Selam Filmi


Türkiye’de Trend Olan Aramalar


Gangnam Style

Legend online

Harlem Shake

MHRS

Gezi Parkı

Altın fiyatı

Elektronik sigara

Marmaray

Vasfiye Teyze

Candy Crush


Türkiye’de En Çok Aranan Yemek Tarifleri


Sarımsak çayı

Muhallebili kadayıf

Karnıyarık

Karnıbahar kızartması

Ezogelin

Pandispanya keki

Kruvasan tarifi

Kalburabastı

Paşa lokumu

Hamsili pilav

Türkiye’de En Çok Aranan Diyetler

Göbek eriten

Dukan

Alkali

Karatay

İsveç

Hamilelik

Ender Saraç

Yağ Yakıcı

Ketojenik Diyet

Şeyda Coşkun


Türkiye’de En Çok Aranan Tatil Noktaları


Antalya

Bodrum

Kıbrıs

Mersin

Saroz

Ağva

Maldivler

Datça

Alanya

Fethiye


Türkiye’de En Çok Aranan “Nasıl Yapılır?” Başlıkları


Abdest nasıl alınır

Nasıl oraya giderim

Aşure nasıl yapılır

Makarna nasıl yapılır

Satranç nasıl oynanır

Sivilce nasıl geçer

Nasıl makyaj yapılır

Nasıl kilo alınır

Hıçkırık nasıl geçer

Kravat nasıl bağlanır


 



Google"da en çok arananlar 2013

23 Eylül 2014 Salı

AdWords"e genel bakış

Bütçenizden veya ne kadar zamanınız olduğundan bağımsız olarak, Google’ın çevrimiçi reklamcılık programını kullanarak yeni müşterilere ulaşabilir ve işletmenizi büyütebilirsiniz. AdWords’te, reklamınızın nerede görüntüleneceğini seçebilir, sizin için uygun olan bir bütçe belirleyebilir (minimum harcama taahhüdü yoktur) ve reklamınızın etkisini kolaylıkla ölçebilirsiniz.


Kullanıcılara, tam da sunduğunuz ürün veya hizmetler için İnternet’te arama yaptıkları anda ulaşın. Reklamınız, Google’da ve Google’ın iş ortağı web sitelerinde görünebilir. Tıklama başına maliyet teklifi ile, yalnızca kullanıcılar reklamınızı tıkladığında ücretlendirilirsiniz.


Reklamlarınız Nerede Görünür?


Google ile reklam vermenin yararları


AdWords’ü diğer reklamcılık türlerinden ayıran birkaç önemli nokta vardır. AdWords’ü kullanarak:


    • Kullanıcılara, tam da sunduğunuz ürün veya hizmetler için İnternet’te arama yaptıkları anda ulaşabilirsiniz
      • Reklamınız, halihazırda sizin sunduğunuz türde ürün ve hizmetleri arayan kullanıcılara gösterilir. Dolayısıyla, söz konusu kullanıcıların işlem yapma olasılığı daha yüksektir.

      • Reklamınızın hangi web sitelerinde ve hangi coğrafi alanlarda (eyaletler, şehirler ve hatta mahalleler) görüneceğini seçebilirsiniz.

      • AdWords, ABD’deki İnternet kullanıcılarının %80′ine erişmektedir. Bu büyük bir kitledir.



Örnek


Bursa yakınlarında bir pastane işlettiğinizi varsayalım. Reklamınızı yalnızca o bölgedeki müşterilere görünecek şekilde ayarlarsanız, orada yaşayan veya tatil yapan biri Google’da “Bursa yakınlarında vişneli kek” anahtar kelimesiyle arama yaptığında, reklamınızı görebilir ve işletmenizle iletişime geçmek için reklamı tıklayabilir.



  • Bütçenizi kontrol edebilirsiniz
    • Tıklama başına maliyet teklifi ile, reklamınız gösterildiğinde değil, yalnızca kullanıcılar reklamınızı tıkladığında ücretlendirilirsiniz. Kullanabileceğiniz çeşitli teklif seçenekleri vardır.

    • Aylık olarak ne kadar harcamak istediğinize karar verir ve hiçbir zaman bu tutarın üzerinde ücretlendirilmezsiniz.

    • Minimum harcama taahhüdü yoktur.


  • Reklamınızda tam olarak nelerin işe yaradığını öğrenip bunları temel alabilirsiniz
    • Reklamınızın nasıl performans gösterdiği (reklamınız sayesinde kaç yeni müşteri işletmenize bağlandı, bu müşteriler nerelerden geliyor ve diğer ayrıntılar) ile ilgili raporu inceleyin.

    • Reklamınızı düzenleyip iyileştirmek ve işletmenizle iletişime geçen potansiyel müşterilerin sayısını artırmak için AdWords araçlarını kullanın.


Kolayca kullanmaya başlayabilir ve kolayca duraklatabilir veya durdurabilirsiniz. Herhangi bir koşul yoktur.



AdWords"e genel bakış

E-Ticaret Sitelerinde Sık Yapılan 7 Kritik SEO Hatası

e-ticaret-sitelerinde-sik-yapilan-7-kritik-hata


Çoğunuz biliyorsunuz e-ticaret sektörü Türkiye’de çok hızlı bir şekilde büyüyor. E-ticaret sitesi kurup ürün pazarlayan girişimcilerin sadece yaklaşık 10%’u başarılı oluyor. Bence bu normal, çünkü bu başarısız e-ticaret sahiplerinin çoğu e-ticaret, içerik pazarlaması ve SEO konusunda acemidirler.


E-Ticaret Siteleri için En İyi 8 SEO İpucu


Bu yazımda size e-ticaret sitelerinde sık yapılan yedi tane kritik SEO hatasından bahsedeceğim. Öncelikle şunu söylemeliyim, maalesef e-ticaret sitelerine SEO yapmak, bloglara veya birkaç sayfalık kurumsal sitelere SEO yapmaktan daha zordur. Hemen endişelenmeyin, bu durumu kendi lehinize çevirin, eğer e-ticaret sitesi sahibi iseniz veya ileride e-ticaret sektörüne girmeyi düşünüyorsanız o zaman bu zor teknikleri öğrenerek rakiplerinizi hızlıca geride bırakabilirsiniz.


1. Ürün Açıklamasının Olmaması


Birçok e-ticaret site sahipleri sitelerine ürünlerin bulunduğu hazır XML dosyalarını ekliyorlar ama çoğu ürün başlıklarını ve açıklamalarını özgünleştirmiyorlar, çünkü SEO’yu pek ciddiye almıyorlar. Bu da maalesef kopya içeriğe giriyor. Ya da ürün açıklamalarını ve başlıklarını diğer sitelerden kopyalıyorlar. Bu hatayı yapanların ise e-ticaret sektöründe başarılı olmaları çok zor, belki hatalarını farkederek böyle hatalardan uzak dururlarsa o zaman başarılı olma ihtimalleri yükselir.


Hatta en çok yapılan hatalardan bir tanesi de hiç açıklama yazmıyorlar. Sadece ürün resimlerinin yeterli olacağını sanıyorlar ama arama motorları resimleri okuyamazlar maalesef. Bu yüzden özgün ve kaliteli ürün açıklaması şarttır.


Ne kadar özgün içeriğin yeterli olacağını anlamanın en iyi yolu da ürün sayfasındaki tüm kelimeleri saymanızdır. Dikkat edin, ürün açıklaması demedim, ürün sayfasındaki tüm kelimeleri, yani footer’daki kelimeleri, navigasyon ve kenar çubuğundaki, menülerdeki tüm kelimeleri sayın, daha sonra da açıklama alanına bu saydığınız kelime sayısından daha fazla kelimeli içerik yazın. Az önce dediğim gibi, sayfadaki footer alanındaki, navigasyon ve kenar çubuğundaki, menülerdeki kelimeler özgün değildir, çünkü diğer tüm sayfalarınızda da bu kelimeler vardır.


Kısaca, ürün açıklamasına ne kadar çok özgün içerik yazarsanız o kadar iyidir. Bunları unutmayın:


  • Müşterilerinizin satın alma kararlarına yardım eden kaliteli ürün açıklamaları yazın. Ürün özelliklerinden çok ürünün faydalarından bahsedin.

  • İçerikleri diğer sitelerden kopyalamayın. Bunu yaparsanız arama motorları sitenizi cezalandırır.

  • Kaç kelimelik açıklamanın dönüşüm oranını arttırdığını test edin. Fazla içerik dönüşüm oranınızı azaltabilir, ya da arttırabilir.

2. Üretici Firmaların Açıklamalarını Kullanmak


Eğer arama motorları tarafından filtreye yakalanmak istiyorsanız o zaman üretici firmanın açıklamalarını kullanın. Bu arama motorlarından banlanmanızı garanti eder.


Bunun sebebi ise birçok e-ticaret siteleri bu açıklamaları kullanırlar. Bu da tabi kopya içeriğe girer, böylece algoritma cezası yersiniz. Kısaca e-ticaret projenizi mahvedersiniz.


Burdaki kural: herzaman özgün içerik oluşturun. Kopya içerikle siteleri Google kolayca banlar.


Elbette binlerce ürün için veya hızlı değişen stoklar yüzünden özgün içerik oluşturmak son derece zor bir iştir. Açıklama yazamadığınız ürün sayfası için de NO INDEX meta etiketini kullanabilirsiniz, ama arama motorlarında üst sıralara çıkmayı beklemeyin.


Zaten eğer bu sektöre yeni başlayan girişimci iseniz muhtemelen ürün sayınız fazla değildir ve kendiniz ürün açıklamalarını özgün bir şekilde oluşturabilirsiniz, veya bunun için editör kiralayabilirsiniz, 100 kelime için 1-2 TL öderseniz zaten 1000 TL’ye yaklaşık 500-1000 veya daha fazla ürün sayfanızı özgünleştirirsiniz. Bu elbette zaman alacaktır ama sabırlı olun, acele ederseniz işinizi mahvedersiniz.


3. Ürün Yorumlarının Olmaması


Tüketicilerin yaklaşık 70%’i ürün yorumlarına bakar, buna ürün sayfasında, forumlarda veya diğer sitelerde de bakabilir. Yani sitenizde yorum olmazsa, satışlarınızı ciddi anlamda azaltırsınız. Dahası, arama motorlarında yorum sayfaları ürün sayfalarından daha üst sıralarda yer alırlar.


Örneğin aşağıda idefix.com’da bulunan bir kitap için yazılan yorumlara bakabilirsiniz, bu yorumlar satın alma konusunda kararsız olan potansiyel müşterileri derhal harekete geçirecektir. Ayrıca ürün sayfası için bir özgün içerik haline gelirler, böylece arama motorları bu sayfaları sıralamada yükseltecektir.


musteri-yorumlari


Ürün yorumlarının faydaları:


  • Az önce de dediğim gibi e-ticaret sitesi için özgün içerik haline dönüşürler, hem de müşteriler tarafından ücretsiz olarak! Yeteri kadar özgün ve kaliteli içerik oluşturmak kolay değildir, bu sorunu ürün yorumları çözecektir!

  • Bunlar ürün sayfalarını “canlı” tutarlar, bu da arama motorlarının sık sık sitenizi ziyaret etmesini sağlayacaktır. Sitenizi ne kadar sık güncellerseniz, o kadar SEO çabalarınıza yararlıdır.

4. Ürün Sayfalarını Arama Talebine Göre Optimize Etmemek


Başlıkları, sayfa başlıklarını ve ürün açıklamalarını yazarken talepleri ve insanların arama motorlarına yazarak arattığı aranan anahtar kelimeleri dikkate aldığınızdan emin olun. Aksi halde, kimsenin aramadığı kelimelere göre optimize edebilirsiniz ve satışlarınızı ciddi anlamda azaltırsınız. Bu e-ticaret sitelerinde sık yapılan en kritik hatalardan birisidir.


Ürün sayfalarını optimize etmek için aşağıdaki ipuçlara göz atın:


  • Başlık ve H1 etiketlerinde model numaraları kullanın.

  • Başlık ve H1 etiketlerinde marka isimleri kullanın.

  • Resim alt etiket bilgileri girmeyi unutmayınız!

  • Sayfada anahtar kelimeyi tekrar tekrar kullanarak spam yapmayın.

  • Ve içerikleri göstermek için asla iframe kullanmayın.

5. Özgün Olmayan Başlıklar


E-ticaret sitelerinin yaptığı en büyük hatalardan bir tanesi de kopya başlık etiketleri. Başlıkların özgünlüğüne dikkat edin ve kopya başlıklardan kaçının. Bu SEO’nun temellerindendir, fakat buna rağmen birçok e-ticaret siteleri bu kuralı bozuyor.


SEOamk.com’un kaynak koduna baktığınızda başlık etiketini görebilirsiniz:


SEOamk başlık etiketi


Aynı markadan birçok ürün satıyorsanız veya birçok markadan benzer ürünleri satıyorsanız başlık etiketi oluşturmak zordur. Tekrar tekrar aynı anahtar kelimeleri kullanmak zorunda kalabilirsiniz. Arama motorları bu olayın hemen farkına varırlar, bu yüzden benzersiz anahtar sözcüklere odaklanmanızı öneririm.


Online üzerinden alış veriş yapanlar bir anahtar kelimeden fazla kullanıyorlar. Örneğin, başlık etiketinizin yapısı şu şekilde olmalıdır: Marka – Model - Öğe Türü


Yani, buna örnek vermek gerekirse, şu şekilde olabilir: “Ferrari 458 Italia model araba” ya da “Tofaş Şahin 1.6 araba”.


6. SEO Dostu URL’lerin Olmaması


Arama motoru dostu URL nedir? Örneğin: http://www.altinkitaplar.com.tr/dusun-ve-zengin-ol/


SEO uyumlu URL’lere bakarak sayfada ne olduğunu az çok anlayabilirsiniz. Anahtar kelimeleri URL’lerde kullanmak çok önemlidir.


SEO dostu URL’leri kullanmak için 3 sebep:


  1. Semantik: Bu URL’ler müşterilerin o URL’ye tıkladıklarında neyle karşılaşacaklarını tahmin etmelerini kolaylaştırır. Eğer numaralardan ve saçmalıklardan oluşan uzun URL’niz varsa – spam olarak gözükür ve SEO açısından faydalı olamaz, sıralamada yükselmenizi engeller.

  2. Anahtar Kelime ve Anchor Link Şansı: Diğer insanlar içeriğinizin URL’sini alarak sitelerinde yeniden yayınlayabilirler. URL’ler anchor text olarak kullanıldığında o anchor text’te anahtar kelimeleriniz de olacaktır, böylece arama motorlarında anahtar kelimelerinizde daha da yükselebilirsiniz.

  3. Alâkalılık: URL’lerde alâkalı anahtar kelimelerin olması Google’ın sayfanızın ne hakkında olduğunu öğrenmesine sebep olur ve sıralamada üst sıralara yükseltir.

7. Çok Sayıda Kopya İçerik


Yazdırmak için sayfalar, farklı sıralama elemanlarıyla arşivler, etiketler ve kopya içerik oluşturan herşey arama motorları tarafından indekslenmemesi lazım ve robots.txt ile engellenmesi lazım. Bu çok önemlidir, çünkü kopya sayfalar yüzünden siteniz arama motorları tarafından ceza yiyebilir.


Kopya içeriklerden kaçınmanın birkaç tane ipucu:


  • Kopya içerik oluşturan arşivleri, etiketleri ve kategori sayfalarını robots.txt ile indekslenmelerini engelleyin.

  • Hangi sayfaların indekslenmesini istiyorsanız o zaman canonical etiketini kullanın. Örneğin, alışveriş sepetiniz yorumlar ve eleştiriler sebebiyle yeni URL’ler oluşturuyorsa, canonical etiketi arama motorlarına hangi sayfanın dikkate alınmasını söyler.

  • Kopya içeriklerin bulunduğu yerlere nofollow etiketlerini ekleyebilirsiniz.

Altın SEO Kuralı – Kullanılabilirlik Öncelikli Olsun


Bildiğiniz gibi, Google kullanıcılar ve onların deneyimleri hakkında endişe eden arama motorudur. İlk önce, güven kazanmak için e-ticaret sitenizi müşterilere uygun ve kullanışlı yapmanız gerekiyor. Müşterileriniz için iyi ve benzersiz olan şey – Google için iyidir.


Sitenizde daha fazla zaman geçiren insanlar, ve çok azı arama sonuç sayfasına geri dönüyorsa o zaman Google bunu anlar ve sitenizi üst sıralara taşır.


Kaynak & Yazar : Atamyrat Hangeldiyev



E-Ticaret Sitelerinde Sık Yapılan 7 Kritik SEO Hatası