28 Ekim 2014 Salı

E-Ticaret sitenizde renklerin kullanımı nasıl olmalı ?

artistic-web-designWeb siteleri firmaların hedef kitlelerine ulaşmalarını sağlayan en önemli pazarlama araçlarıdır diyebiliriz. Bu nedenle şirketin kurumsal kimliğini tam olarak yansıtması gerekmektedir.


Renk seçiminde web sitesinin hizmet verdiği sektör ve amacı büyük rol oynar. Buna uygun olmayan renk seçimi sitenizin ziyaretçileri üzerinde olumsuz bir etki yaratacaktır. Örneğin çevreci bir kurum ya da kuruluş ve ya buna benzer bir sektöre ait web sitesi yaptıracaksanız hakim rengin yeşil olması ya da hijyeni temsil eden mavi rengin sağlık kuruluşlarında kullanılması, kamu kuruşları için dinginlik uyandıran daha koyu renklerin (bordo, lacivert vb) tercih edilmesi, gibi.


Renk seçiminde potansiyel ziyaretçilerinizin demografik yapısı da önemli bir unsurdur. Genç bir kitleye hitap edecek bir web sitesi ile, yaşı daha ileri kesime hizmet verecek web sitesinde kullanılacak renkler farklılık gösterecektir.


Tasarım yapılırken web sitesinin hizmet verdiği alan uygun olacak hakim renk seçimi yapıldıktan sonra bu renge uygun olan diğer renklerin belirlenmesi gerekmektedir. Zira her hangi bir web tasarımı çalışmaları yapılırken tek bir renk ile tasarımı sınırlandırmak mümkün olamaz. Bu nedenle seçtiğimiz renklerin birbirine uyumunu sağlamalıyız.


Web tasarımında kesinlikle kullanılamaz ya da şu renkler kullanılmalıdır şeklinde kesin bir kural yoktur. Ancak gözü fazla yoracak, parlak renklerden arka plan rengi olarak uzak durmak yararlı olacaktır.


Renklerin anlamları ülkeler ve kültürler arasında farklılıklar göstermektedir. Bu nedenle ürününüzü pazarlayacağınız ülke ve kültürü de göz önünde bulundurabilirsiniz.


Gelin şimdi birlikte temel renklerin anlamlarına ve kullanıldıkları alanlara göz atalım:


Beyaz: Masumiyet, temizlik, asalet ve güvenin simgesi olan beyaz renk web tasarımlarında çoğunlukla kullanılan bir arka plan rengidir. Kurumsal firmaların birçoğunda arka plan rengi olarak tercih edilmektedir. Özellikle ilaç firmaları tarafından da sıkça kullanılan bir renk olarak karşımıza çıkmaktadır. Batı kültüründe temizlik, saflık ve masumiyeti temsil ettiğinden gelin ve evlilik konularını çağrıştırırken, Japonya’da ölümü temsil etmektedir.


Siyah: Kullanıldığı ortama karamsarlık katan siyah renk, matemi ve hüznü çağrıştığından genellikle ölümü anımsatır. Kendine güveni ve konsantrasyonu arttıran siyah renk batı kültüründe ölüm ve cenazeyi akla getirirken Çin kültüründe genç erkeği temsil eder. Siyah renk bir renksizliği ve renk yokluğunu ifade ettiğinden otoriter renklerden biridir.


Mavi: Dinlendirici özelliği, insana huzur ve güven veren etkisi ile mavi renk fon rengi olarak tercih edilebilir. Sakinleştirici özelliği sebebi ile ve güven verici etkisinden dolayı güvenlik güçleri, hükümet ve tıp alanlarında kullanılmaktadır. Batı kültüründe su, gökyüzü ve tutuculuğu simgelerken İran’da dini simgeler.


Kırmızı: Hareketi, dinamikliği, mutluluğu ve kararlılığı ifade eden kırmızı renk insanlarda bu tür duyguları harekete geçirdiğinden genellikle büyük markalar tarafından tercih edilmektedir. Kırmızının insanları kendine çekme, dikkati toplama gibi özellikleri bulunmaktadır. Bu nedenle uyarı işaretleri ve büyük restoranların sıkça kullandıkları bir renktir. Fast-food şirketler tarafından çokça tercih edilmesinin sebebi ise; insanları kendine çekme özelliği yanında, kırmızıya sürekli maruz kalındığından kendisinden uzaklaştırması nedeni iledir.


Uzak Doğu ülkelerinde şansı temsil eden kırmızı, Güney Afrika’da yas, batı kültüründe aşk ve tutku, doğu kültüründe ise gelini temsil etmektedir.


Yeşil: İnsanı rahatlatan yeşil rengin soyut bir gücü olduğuna inanılır. Doğayı ve çevreyi hatırlattığı için genellikle bu tür yardım kuruluşları ve uluslar arası yardım örgütleri tarafından tercih edilmektedir. Organik ürünler, gıda vb web sitelerinde de tercih edilmektedir. Doğu kültüründe İslamiyet’in simgesi olan yeşil batı kültüründe baharı anımsatır.


Sarı: İnsana coşku veren ve bilgeliği ifade eden sarı renk geçici dikkat için kullanılması tercih edilir. Buna uygun web sitelerinde hakim renk olarak seçilir. Batı kültüründe zararlı maddeleri temsil ederken, Mısır’da yas, uzak doğuda cesareti simgeler.


 



E-Ticaret sitenizde renklerin kullanımı nasıl olmalı ?

Ücretsiz SEO Araçlarımız İle Sitenizi Test Edin

PlatinMarket olarak kullanıcılarımızın sanal mağazalarını detaylı bir şekilde incelemeleri için seowebtest.com sitesini kurduk.


Sanal mağazanızın SEO,Pagerank,backlink analizleri gibi bir çok alanda detaylı testlerini yapabilirsiniz.


www.seowebtest.com

Ücretsiz SEO Araçlarımız İle Sitenizi Test Edin

27 Ekim 2014 Pazartesi

E-Ticaret "te Satılan Malın Stokta Olmaması

Bir E-ticaret sitesi işletiyorsanız, karşılaşacağınız en sevimsiz durumlardan biri, satılan malın stokta olmama durumu ve bunun sonucunda müşterinize yaşattığınız memnuniyetsizlik ve güven kaybıdır. Tabi bunun bir de ceza ve tazminat yönü var.


E-ticaret siteleri geleneksel olarak stok tutmazlar. E-ticaret işletmeleri için stoğun anlamı, eğer bir mal sık sık satılıyorsa, her seferinde sipariş geldikçe almak yerine, bu üründen bir süre yetecek miktarda alım yaparak tedarik maliyetinden kurtulmaktır. Bununla birlikte, sadece belli ürün gruplarına yoğunlaşmış dikey siteler de, toplu alım yaparak aldıkları fiyat avantajını site fiyatlarına yansıtabilmek için stoğa alım yaparlar.


Aslında stoğa alım yapmak tercih edilmez ve benim fikrim de bu yöndedir. Çünkü E-ticarette sunduğunuz ürün çeşitliliği önemlidir. Bir sitede on binlerce ürün bulunur ve her üründen stok bulundurmak mümkün değildir. Diyelim ki her üründen birer ikişer stok bulundurdunuz. Bu durum dahi sipariş geldiğinde o malın stokta hazır bulunmasını garanti etmez. Şöyle ki, internet sitesi gibi tüm dünyaya veya tüm ülkeye açık bir satış mecrasında hangi ürüne ne kadar sipariş geleceğini bilemezsiniz. Bir ürün o gün 5 tane stoğunuzda hazır bulunabilir ancak ya 8 tane sipariş gelirse ne olacak?


Bizim www.gununfirsati.com sitemizin sağlık reyonunda Kinesio adlı bir ürün vardı. Ayda birkaç tane satan bir üründür. Bir gün bir baktık ki 200 e yakın sipariş gelmiş. Bir kişinin yaptığı toplu alım da değil. Farklı farklı kişilerden. Meğer Hürriyet Gazetesi’nin sağlık köşesinde bu Fizyoterapi Bandı ile ilgili bir haber çıkmış. Bunu gören pek çok kişi de sipariş vermiş. İşte bu uç bir örnek olmakla birlikte durumu oldukça iyi yansıtıyor. E-ticarette, hangi mala ne kadar sipariş geleceğini bilemezsiniz ve hangi adetteki stoğun yeteceğini de bilemezsiniz.


Acaba şöyle mi olmalı? Her ürünü stoğunuza alacaksınız ve stok miktarını da sisteme gireceksiniz. Ürün satıldıkça stoktan düşecek ve stok sıfır olduğunda sistem otomatik olarak o ürünü kapatacak. O üründen stoğunuzda 5 adet varsa, sisteminize stok kısmına adeti 5 olarak gireceksiniz, bir müşteri 6 adet sepete atamayacak. Her satışta stoktan düşülecek ve sıfır olursa otomatik kapanacak. Bu durumda öncelikle siz sadece stoğunuzdaki malı satabileceksiniz ve her gün stokta azalan ürünleri takip edecek ve tekrar alım yapacaksınız. Tedarik süresince de ürün satışa kapalı kalacak. Hiç de tercih edilecek bir yol değil. Bu durumda pek çok satış kaçırırsınız, rekabet edemezsiniz ve 3 vakte kadar da batarsınız.


E-ticaret, bildiğimiz geleneksel mağaza satış mantığından farklıdır. Bırakın müşterileri, pek çok tedarikçi firma ve hatta devlet organları bile bunu anlayamıyor. Geleneksel offline satış sisteminde malı alır dükkanınıza koyar ve satarsınız. E-ticarette ise sizin o mala sahip olmanıza ve stoğunuzda bulundurmanıza gerek yoktur. Üretici-ithalatçı firmanın deposundan veya bu konuda uzmanlaşmış e-ticaret tedarikçisi profesyonel firmaların (bkz www.online-bayi.com ) deposundan, e-ticaret sitelerine, oradan da son kullanıcıya malları ulaştırmak mümkündür.


E-ticaret sitelerinin stok bulundurmaması sakın yanlış anlaşılmasın. Bu durum şu demek değil. Müşteri internetten sipariş verecek, internet sitesi ise o malı stoğunda bulundurmadığı için tedarikçisinden sipariş edecek, tedarikçi bu mal kalmadı diyecek ve siteden sipariş vermiş ve hatta bunun için ödeme yapmış olan müşteri mağdur olacak.


Bir internet sitesinden sipariş verdiniz ve ödemesini yaptınız. Bir müddet sonra site size diyor ki ‘bu mal tükenmiş, gönderemiyoruz’. Sinirlenmez misiniz? Bu müşterinin yaşayacağı hayal kırıklığını ve güvensizliği düşünün. Bu durumda müşteri belki sadece sizin sitenize karşı değil tüm internet satışına karşı güvensizlik duymaya başlayacaktır. Böyle bakacak olursak aslında E-ticaret sisteminde bir sitede oluşacak bu sorun hepimizi etkiliyor.


E-Ticarette, Satılan Malın Stokta Olmaması Durumunda Yaptırımlar


2003 yılında çıkan ve e-ticareti de kapsayan Mesafeli Sözleşmeler Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Madde 9 şunu diyordu: “Satıcı veya sağlayıcı, sipariş konusu mal veya hizmetin yerine getirilmesinin imkansızlaştığını ileri sürerek, sözleşme konusu yükümlülüklerini yerine getiremiyorsa, bu durumu, sözleşmeden doğan ifa yükümlülüğünün süresi dolmadan tüketiciye bildirir.”


Zaman içinde, sipariş edilen ürünü müşteriye gönderemeyen bir çok site bu maddeye sığındı. Malı tedarik edemiyordu ve bunu da mal veya hizmetin yerine getirilmesinin imkansızlaşması olarak değerlendiriyordu. Bazı uyanık geçinenler ise bu durumu kötüye kullandı. Şöyle ki: Örneğin müşteri bir cep telefonunu sipariş ediyor, ancak ürüne zam gelmiş. Satıcı eski fiyattan vermek istemediği için ürün tükendi diyor ve göndermiyor.


Bu madde maalesef, sektördeki bazı kötü niyetli satıcılar tarafından suistimal edildi. Gerçekte iyi niyetli olan satıcılarda dahi bir rehavet yarattı. Sitesindeki malın stok durumunu dikkatle takip etmek ve süratle sitesini güncellemek yerine ‘Aman canım kalmadıysa kalmadı, tükendi der geçerim’ anlayışı hakim olmaya başladı. Hatta sipariş ettiği malı gönderemeyen satıcı bunu gayet doğal kabul ederek müşterisine ‘Ne var bunda, ürün kalmamış işte’ rahatlığına büründü.


Aslında buna sebep olan en büyük etken, internetten satış nedir, internet sitelerine nasıl mal verilir bilmeyen üretici/ithalatçı veya toptancıların halen eski geleneksel yöntemle satış yapma alışkanlığını kıramamış olmalarıydı. Onlara göre birisi onların malını satacaksa gelir malı seçer, arabasına yükler ve götürür nerde isterse satardı. Onlara, ‘Hayır biz sizin malınızı satacağız ancak şu anda malınızı almayacağız, siz bize ürünlerinizin resmini ve tanıtımlarını vereceksiniz, biz sitemize koyup sipariş geldikçe sizden alacağız, bununla birlikte, sipariş geldiğinde müşteriye yok dememek için siz bize stoğunuzda kalmayan malları bildireceksiniz, fiyat değişirse bildireceksiniz, yeni gelen malları haber vereceksiniz dediğinizde okkalı bir küfür yiyip dükkandan kovulmadığınıza şükrediyordunuz. Fakat olması gereken aslında tam da buydu. Bizim bu işe başladığımız 2001 yılında daha pek çok tedarikçi firma internetten satışı bilmiyorken neler çektiğimizi bir düşünün. Bereket ki aradan geçen yıllar içinde onlarda alışmaya başladılar. Ancak, gidecek daha çok yol var.


Derken 6 Mart 2011′de yönetmelik değişti. 27866 sayılı ‘Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik’ madde 9′a şu eklendi “Malın stokta bulunmaması durumu, mal ediminin yerine getirilmesinin imkânsızlaşması olarak kabul edilmez.” Ya işte etme bulma dünyası. Başımıza dert olacak bir madde. Peki bu ne demek, bunun getireceği sonuçlar nelerdir?


Evet sayın E-ticaretçi meslektaşım. Bu demek oluyor ki bundan böyle sipariş edilen bir mal için müşterine stokta kalmadı derken iki kere düşüneceğiz. Müşteri şunları yapma hakkına sahip. Senin tedarik edemediğin o malı eğer başka bir yerde bulursa satın alır ve aradaki fiyat farkını da senden talep edebilir. Sen bir malı 500 TL ye satıyorsun ancak siparişten sonra malı gönderemedin. Müşterin gider aynı malı bir mağazada 600 TL ye bulursa alır ve aradaki 100 TL yi de senden talep eder. Sen de paşa paşa ödersin. Çünkü sen mesafeli sözleşmeden doğan edimini yerine getiremedin. Borçlar kanununa göre de edimini yerine getiremeyen taraf karşı tarafın zararını tazminle yükümlüdür.


Daha beterini söyleyeyim mi? Müşterin, Anadolu’nun bir yerinde yaşıyor ve orada da medikal ürün satan bir yer yok veya çok uzak. Müşteri kaza geçirmiş ve senden bir sağlık ürününe ihtiyacı var. Çevresinde o ürün olmadığından senin sitenden sipariş vermiş. Sen ise malı gönderemiyorsun ve bunu 3 gün sonra müşterine bildiriyorsun. Müşterin bir başka yerden sipariş etmek zorunda kalıyor. Belki o ürünü sipariş edeceği sitenin de sistemi o malı 3 gün içinde kargoya vermek üzerine. Sağlık sorunu olan müşteri 3 gün seni bekledi ama sen ona malı gönderemiyorum dedin, şimdi 3 gün de o siteyi bekleyecek. Bu zaman zarfında da rahatsızlığı arttı. Eğer şikayet ederse yiyeceğin tazminatı düşünmeni öneririm.


Bir başka sevimsiz örnek: Oyuncak satıyorsun. Müşteri de çocuğuna doğum günü hediyesi alacak ve sizin sitenizden bir oyuncağı beğenmiş. Sen bir iki gün sonra bu oyuncak tükenmiş diyorsun. Ancak artık müşterinin o oyuncağı bir başka yerden sipariş verip bekleyecek zamanı kalmamış. Sen müşteriyi manevi olarak zarara uğratıyorsun. Çocuğuna söz verdiği oyuncak için hayal kırıklığına sebep oluyorsun. Bunun bir cezası olması lazım değil mi? Müşterin bu nedenle tazminat talebiyle tüketici mahkemesine gidebilir.


Satılan Malın Stokta Olmaması Durumundaki Sorunlara Çözümler


İlk bölümde bu sevimsiz duruma hiç düşmemek için alabileceğiniz tedbirleri anlatayım.


Birinci Çözüm:

En ideal çözüm tabi ki iyi tedarikçilerle çalışmaktır. İnternete mal verme şuuru ve sorumluluğundaki tedarikçilerle çalışın. Öyle ki onlar da sorumluluğunu bilsinler. Büyük siteler, çok alım yaptıkları için tedarikçiler onların karşısında nerdeyse esas duruşta duruyorlar. Büyük siteler tedarikçi sözleşmelerine bu hususu madde olarak ekliyorlar. Tedarikçi firma, sipariş edilen malları istenen adette tedarik etmek zorundadır, mal tedarik edilemediğinde sitemizin uğrayacağı her tür zararı tazminle mükelleftir diye madde ekliyorlar. Bu durumda tedarikçi onlar için stok bulunduruyor veya azalanı – tükeneni anında bildiriyor. Siz küçük veya orta ölçekli bir siteyseniz size karşı bir sorumluluk hissetmeyebiliyorlar.


Bizim karşılaştığımız bir örneği vereyim. Siteden bir spor ürününe sipariş geldi ve ürün stoğumuzda yoktu. İthalatçı firmaya gittik. Ürünleri orada görüyoruz ancak ürün yok diyorlar. Peki bunlar ne dedik. Onlar şu büyük siteye ayrıldı, onları veremeyiz dediler. O siteden sipariş gelir de karşılayamazlar diye korkuyorlar, çünkü o site senede trilyonluk alım yapıyor. Neyse ki patronlarıyla konuştum da bir tane aldık ve ürünü satışa kapattık.


Küçük veya orta ölçekli bir siteyseniz tedarikçinizle, onların da bu sorumluluğu paylaşacağı şekilde sözleşme yapamazsınız. Mal verdiklerine şükredin, ne sözleşmesi :)


İkinci Çözüm:

Bir tedarik networküne katılın. Yukarıda belirttiğim gibi sizin tek başınıza o tedarikçiye karşı bir gücünüz olmayabilir ancak işi sadece E-ticaret için mal tedarik etmek olan uzman bir firma ile çalışırsanız bu riski minimuma indirirsiniz. O firma sizinki gibi pek çok siteye tedarik yaptığı için, malın kaynağı olan üretici veya ithalatçı firmaya karşı, sizin tek başınıza olabileceğinizden çok daha güçlüdür. Dolayısıyla tıpkı çok büyük siteler gibi o markanın deposunda yeterli stok ayırtabilir, stok bilgilerinin kendisine düzenli olarak gelmesini sağlayabilir, kendisi stok tutabilir ve bu durumda siz stok sıkıntısı yaşamazsınız. Reklam yapıyormuş gibi olmayayım ama işte bizim www.online-bayi.com tam da bu işi yapıyor. Sistemimize dahil olmuş olan 100 tane sitenin birden malını çektiğimiz için malın kaynağı olan firmalara karşı yaptırımımız olabiliyor ve ayrıca bizle çalışan sitelere XML entegrasyonu ile stok güncellemeleri çok hızlı yapılıyor. Bu durumda sipariş edilen malın stokta olmama riski minimize ediliyor.


Üçüncü Çözüm

Üründen elde edeceğiniz kardan vazgeçin ve bulabiliyorsanız ürünü başka bir bayiden temin edin. O satıcıya durumunuzu anlatın ve eğer mümkünse biraz indirim isteyin. Satıcı satıcının halinden anlar. Ama kabul etmiyorsa yapacak bir şey yok. Sattığınız fiyata bile olsa, tıpkı bir müşteri gibi gidip o ürünü alın ve hatta kargo bedeli veya banka komisyonu nedeniyle bir miktar zarara da girin. Ama müşterinin size olan güvenini kaybetmekten iyidir ve müşteriyi kazanmak size uzun vadede daha faydalı olacaktır.


Bunlar, zaten bu duruma düşmemeniz içindi . Ama her sitenin başına geldiği gibi kaçınılmaz olarak sizin de başınıza gelecek ve bu sevimsiz duruma düşeceksiniz. Peki bu durumda ne yapmak gerek?


Dördüncü Çözüm:

Bir malı tedarik edemiyorsanız hemen müşterinize ‘Bu ürün tükenmiş gönderemiyoruz’ demeyin. Yönetmeliğin madde 9 -1′inci maddesine göre eğer taraflarca aksi kararlaştırılmadıysa, ürünü tedarik etmek için 30 gün süreniz var ve buna ek olarak tüketiciye yazılı olarak bildirmek suretiyle 10 gün daha ilave edilebiliyor. Burada dikkat: Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça diyor. Bu nedenle mesafeli sözleşmenize ürünü 3 gün içinde kargoya vereceğiniz taahhüdünü koymayın. Aksine sözleşmede bu süreyi 30 gün olarak belirtin ve alıcıya yazılı olarak bildirmek suretiyle 10 gün daha ek süre alabileceğini belirtin. Mesafeli sözleşme de ne? diye sormazsınız eminim ama ben yine de söyleyeyim, internetten satış yapmak istiyorsanız her sipariş için, sipariş tamamlanmadan önce tarafların hak ve yükümlülüklerini bildiren bir mesafeli sözleşme hazırlayıp, müşteri ancak onu okuduğunu ve onayladığını bildirir şekilde kutucuğu tıklayıp onay verirse satış yapabilirsiniz.


Bu ürün tükendi demek yerine, ürünün tedariğinin 30 gün kadar sürebileceğini ancak dilerse hemen sipariş bedelini iade edebileceğinizi belirtin. Muhtemelen müşteriniz zaten bu kadar süre beklemek istemeyeceği için siparişin iptalini ve bedelinin de iadesini isteyecektir. İşte gördünüz mü, size müşteriye ürün yok gönderemiyoruz demediniz. Yasal süreniz olan 30 gün içinde gönderebileceğinizi söylediniz ama müşteriniz kendisi vazgeçti.


Bu çözümün bir riski şudur. Müşteri tamam bekliyorum derse ne olacak? 30 gün içinde de o ürünü tedarik edemediniz ve müşteriyi de uzun süre beklettiniz. Müşteri hem beklemiş olmanın hem de ürünü alamamanın hıncıyla, normalde şikayet etmeyecekse dahi gidip dava açabilir. Bu yöntemi seçerseniz, bu riski düşünmelisiniz.


Beşinci Çözüm

Stokta olmama durumu çok sık olan ürünler için, ürün açıklama sayfanıza şu ibareyi koyun. ‘Sipariş vermeden önce, sitemizin iletişim bölümünden yazarak veya şu telefonu arayarak stok durumunu öğrenin.’ Bu durumda siz zaten o üründe stok riski olabileceğini önceden belirtmiş oluyorsunuz.


Örneğin iç giyim reyonu, kitap reyonu, saat reyonu oldukça sorunlu bölümlerdir. Düşünün ki bir bayan sütyeninin o modelinde kırmızı, beyaz, kahverengi, ten rengi, pembe gibi renkler var. Bu modelin bu kadar renginden başka bir de 75, 80, 85 ,90 diye giden bedeni, 85A – 85B gibi de diğer opsiyonları vardır. Şimdi siz tam da müşterinin istediği renk, beden ve kalıpta olanını temin edemeyebilirsiniz. Bu gibi reyonlardaki ürünlerde bunu belirtmekte fayda vardır.


Piyasada 1500′ün üzerinde yayınevi ve yüz binlerce kitap var. Ola ki o kitap yayınevinde tükenmiştir ve bunun bilgisi size gelmemiştir. Kitap sitenizde satıştadır ancak temin edilemez. Her ne kadar bir sitenin zaten yüz binlerce kitaptan stok tutması beklenemese de bunu müşteriye anlatamazsınız. Sonradan tartışmaya girmektense bunu kitap reyonunuzda açık açık bildirmek faydalı olacaktır.


Şöyle bir yazı koymaya ne dersiniz?

Sitemizde 500 yayınevine ait 150.000 kitap bulunmaktadır ve doğal olarak bunların hepsinden stok bulundurmuyoruz. Kitap stoklarını dikkatle takip ediyoruz ancak yine de kitabınızı temin edemezsek 24 saat içinde sipariş bedelini iade ediyoruz. Kesin stok durumunu öğrenmek için sitemizin iletişim bölümünden veya telefon destek hattımızdan bilgi almanızı rica ederiz.


İşte sizi sorumluluktan kurtaran sihirli cümleler bunlar.


Altıncı Çözüm

Ürün kargoya verilene kadar ödeme almamak.

Kredi kartı ile olan ödemeleri sanal pos kodlamanızda AUTH değil de PREAUTH olarak tanımlayın. Yani siparişle eş zamanlı olarak hemen parayı çekmeyin. Önce ön otorizasyona düşsün yani sipariş bedeli bloke edilsin. Böylece siz sipariş bedelini garantiye almış oluyorsunuz ancak henüz para çekilmiyor. Sonra sadece kargoya verilenlere ve kargoya verildiği gün onay verin. Böylece sadece tedarik edebildiklerinizin parasını çekmiş olursunuz. Edemedikleriniz için sanal pos sisteminizden iptal verirsiniz. Böylece para çekilmez, müşteriden bloke kalkar. Eğer müşteri size iyice gıcık olmadıysa da parasını ödemediği bir siparişin iptalinden dolayı sizi şikayet etmez.


Yedinci Çözüm

Sitenizdeki yardım sayfanıza ve mesafeli satış sözleşmesine şöyle bir madde koyabilirsiniz.

“Sipariş edildikten sonra malın hem sitemizde hem de üretici-ithalatçı veya toptancı firmalarda da tükenmesi nedeniyle temin edilememesi durumunda 24 saat içinde sipariş bedeliniz iade edilir. Sipariş edilen malın stokta bulunmaması durumunda firmamız aleyhine 27866 sayılı ‘Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik’ madde 9′a dayanılarak şikayet yapılamaz ve dava açılamaz.


Tabi ki bu durumu suistimal etmeyin ve tüketicinin bu konulardaki bilgi eksikliğinden faydalanmayın ama bu durumu açıkça bildirmeniz tüketicilerde caydırıcı olabilir. Ancak şunu bilin ki tüketici sizinle uğraşmak isterse bu durum sizi kurtarmaz. Çünkü 4822 sayılı Tüketicinin korunması Hakkında Kanun Madde 6 şunu diyor:

“Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir.”


Yani arkadaşlar bu çözüm tüketici açısından bağlayıcı değildir ve sözleşmenize veya sitenize böyle bir madde koymanız tüketici mahkemesinde bir işe yaramayacaktır.


Sekizinci Çözüm

Mesafeli Satışlara Dair Yönetmelik, bir malın stokta olmaması durumunda bazı şartların sağlaması halinde tüketiciye eşit kalite ve fiyatta başka bir mal veya hizmet tedarik edebilme imkanı sunuyor. Bu şartlar şöyle.

Bu durum sözleşmede kararlaştırılmış olacak ve tüketici açık ve anlaşılır biçimde bilgilendirilerek onayı alınacak. Yani, bu ürün tükendi ancak bu ürünle eşit kalite ve fiyatta hatta daha yüksek fiyatlı şu ürünü gönderebiliriz denecek. Müşteri kabul ederse o muadil ürünü gönderebilirsiniz. Kabul etmez ise de siz eşit kalite ve özellikte başka ürünü temin edebildiğiniz ancak müşteri kendi isteğiyle bunu kabul etmediği için sorumlu olmayabilirsiniz. Olmazsınız demiyorum, olmayabilirsiniz diyorum çünkü Tüketici mahkemesine giderse bu durumda sonucun ne çıkacağı belli olmaz. Sizin önerdiğiniz ürün müşteriye göre belki de eşit değil. Buna kim karar verecek? Uyuşmazlık halinde tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine giderse orada ne karar çıkacak?


Dokuzuncu Çözüm

Siparişten sonra ürünü tedarik edemiyorsanız biraz fırça yemeyi göze alın ve müşterinizi arayın. En şirin halinizi takınarak durumu anlatın ve bu durumdan ne kadar üzgün olduğunuzu belirtin. Ona bu ürünü tedarik edememenin acısını taa yüreğinizde ne kadar çok hissettiğinizi anlatın :) Biraz Küçük Emrah filmi izlemenizi öneririm. Şaka bir yana, gerçekten firmanızda böyle samimi ve içten konuşabilen bir bayan eleman varsa ondan yardım istemeniz faydalı olacaktır. Özellikle erkek müşteriler kendisiyle böyle konuşan, ürünü tedarik edememenin verdiği samimi rahatsızlığı dile getirerek kendilerinden bu durum için özür dileyen bir bayana hayır demezler. Hatta personeliniz bu durumdan yeterince üzgünse o müşteri bu sefer onu teselli etmeye çalışacak ve ‘Ne var canım bu kadar üzülmeyin, onu bulamadıysanız ben size şimdi şunu sipariş veririm onu gönderirsiniz’ diyenler de oldukça çok olacaktır.


Onuncu Çözüm

Yukarıdaki 9 çözüm işinize yaramadıysa, bu işleri benden daha iyi bilen birini bulmaya çalışın ve çözümü ona sorun :)


Şimdi sevgili dostlar, kıssadan hisse siz aslında işinizi doğru dürüst yaparak tedarikçilerle olan bilgi akışını hızlı ve güvenli bir sisteme oturtun ve bu duruma düşmemeye çalışın. Ama düşerseniz burada yazılanlar umarım işinize yarayacaktır.


Sevgi ve saygıyla.


Yazar : Samet Egesoy



E-Ticaret "te Satılan Malın Stokta Olmaması

E-ticaret için kolay seo ipuçları

E-ticaret için kolay seo ipuçları


SEO çeşitli faktörler ile sitenizin arama motorlarındaki sırasını etkileyen bir bileşendir. SEO Hakkında adlı konumuzdan daha detaylı bakabilirsiniz. Bu bileşen Google adwords ve Google analistic yöneterek ve aynı zamanda meta etiketlerini kontrol ederek e-ticaret siteniz için daha da etkili kullanılabilir. Burada kendinizin kolayca uygulayabileceğiniz 5 önemli SEO etkeninden bahsedeceğiz.


seo



1. Sayfanızdaki konuları birbiri ile bağlayarak iç linkler oluşturun. Örneğin bizim bu sayfada yaptığımız gibi. SEO Hakkında kısmına fare ile tıkladığınızda sizi SEO Hakkında adlı konuya yönlendirecek. Bu şekilde bağlantılar oluşturun.

2.Ürün eklerken, hazırladığınız metin içine anahtar kelimeler koyun. Mesela Asus bilgisayar satan bir site. Tüm ürünlerin metin içeriğinde “Asus bilgisayar, Asus bilgisayar parçası, Asus bilgisayar ekranı” şeklinde yaparak benzer içerik ile arama motorlarında üst seviyelere çıkabilir. Buradaki mevzu “asus bilgisayar” ın her sayfada geçmesi. Sizde arama motorlarında hangi kelimeler ile üst seviyede çıkmak istiyorsanız. Anahtar kelimenizi veya kelimelerinizi her ürün içeriğine koymaya çalışın.

3. Orjinal içerik çok önemlidir. Diğer sitelerden kopyala yapıştır yapmak size fayda vermez. Tam tersine zarar verir. Arama motorlarındaki sıralamanızda düşer. Burada en önemli olay sizin kendi içeriğinizi oluşturmanız.

4. E-ticaret sitenize bir blok sayfası oluşturun. Ve buradan müşteriler ile iletişime geçin. Güvenilir bir site her zaman tercih edilir.

5. Sağlıklı bir sosyal medya yaklaşımı. Sosyal medya her yönü ile iyi kullanılmalı ve takip edilmelidir.




E-ticaret için kolay seo ipuçları

26 Ekim 2014 Pazar

PlatinBOX"tan Ücretsiz Web Site ve SEO Analiz Araçları : seowebtest.com

PlatinBOX,  PlatinMarket e-ticaret paketi kullanıcıları için web sitelerini detaylı olarak analiz edebilecekleri ve SEO için ip uçları alabilcekleri ve birçok detaylı bilgiye ulaşabilecekleri yeni servisi seowebtest.com u hizmete açtı.  seowebtest.com u ziyaret ederek web sitenizi ücretsiz test edebilirsiniz.


20140107003918


Seo Nedir?


Seo ingilizce olarak Search Engine Optimization yani Arama Motoru Optimizasyonu kelimesinin baş harflerinden oluşur. Arama motorlarında sitelerin veya sayfaların üst sıralara çıkarılmasına yönelik yapılan çalışmaları kapsar.


SEO’nun temel amacı açılımı itibariyle arama motoru optimizasyonu yani arama motorlarında üst sıralarda listelenmektedir. Bu amaç da, sitelerde yer alan bilgi, hizmet veya satışların daha fazla ilgili kitleye ulaştırılmasını sağlamaktır.


Seo, sitelerin doğal yollarla ulaşamayacakları web popülerliğine, doğal görünen yöntemler kullanarak ulaşma sanatıdır. Bu web popülerliği beraberinde Google sıralama artışını da getirmektedir.


Seo Nasıl Yapılır ? – Popülerite


Seo bir nevi doğal bir popülerite sağlama sanatıdır. Bu popüleriteyi en doğal yollarla sağlayan uzmanlar ise en iyi seo uzmanları sayılırlar.


Popülarite kelimesini web dünyası için meşhur olmak kelimesiyle ifade edebiliriz. Google da üst sıralarda listelenmek en iyi reklam türüdür. Ancak üst sıralarda listelenmek aslında reklam yapmakla mümkün olmaktadır. Kısaca sitenizi popüler hale getirmek için yaptığınız tüm tanıtım ve reklamların sonucu olarak siteniz üst sıralara yükselmektedir.


Google bir sitenin popüler olmaya başladığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan link ve bilgilendirme paylaşımlarından anlamaktadır. Bu paylaşımların kanalları ve sayısı arttıkça popülarite daha doğal ve sağlam bir yapıya kavuşmaktadır.


Bir sitenin popülaritesi açıldığı andan itibaren dikkate alınarak gelişimi değerlendirilir ve arama motoru sonuçlarına doğrudan yansıtılır.


Seo Nasıl Yapılır ? – Doğallık


Doğallık seo çalışmalarındaki anahtar kelimedir. Google yükseltme mantığı doğal bir popülarite esasına dayanmaktadır. Bu doğal popülarite anlayışı içerisinde yapay durumlar fark edilir ve dikkate alınmazlar. Bu yapay çalışmaların sayıca fazla olması dikkate alınmamasının yanı sıra olumsuz olarak dikkate alınır ve sıralamaya bu olumsu etki yansıtılır.


Doğal popülarite anlayışı içerisinde, yapılan paylaşım ve tüm seo çalışmaları site sahibinin bilgisi dışında yapılan çalışmalar olarak görülmelidir. Bu sayede kullanıcıların siteyi faydalı bularak çeşitli paylaşımlarda bulunduğu izlenimi doğmaktadır.


Sitedeki bir makalenin forumlarda, sosyal medyalarda, imleme sitelerinde gibi seoya katkı sağlayan ortamlarda paylaşılması kullanıcı eliyle yapılıyormuş izlenimi taşımalı ve sitelerin kullanıcıya gerçekten hizmet eden faydalı siteler olduğu olgusu oluşturulmalıdır.


Doğallık algısının temelini oluşturan en önemli özellik çeşitliliktir. Tek elden yürütülen çalışmaların doğal görünmemesinin sebebi budur. Bu sebeple yapılan çalışmaların yapısı, zamanı, uygulama biçimi ve sayısı gibi kriterlerin çeşitlilik arz etmesi sitenin doğal ve kalıcı yükselmesini sağlamaktadır.



PlatinBOX"tan Ücretsiz Web Site ve SEO Analiz Araçları : seowebtest.com

E-ticaret sitesi kurmak için neler yapılmalı

platinmarketE-ticaret, günümüzün en göze yatırım alanı. Girişimciler, yatırımcılar, kobilerden holdinglere herkes e-ticaret ile ilgili bir çalışma yapmakta yada planlamakta. Ülkemizde birkaç sene öncesine kadar kobiler için gereksiz bir satış kanalı, girişimciler için zor bir yatırım alanı ve büyük sermaye şirketleri için ise potansiyeli düşük bir sektör olarak görülen e-ticaret çok kısa sürede tüm bu ön yargıları alt üst etti. Genç nüfus ve yüksek bilgi erişimi sayesinde e-ticaretin aslında satış için olmazsa olmaz, girişim için oldukça makul  bir sektör olduğu ve doğru yapıldığı takdirde ise büyük potansiyele sahip olduğu artık kabul edilen bir gerçek.


Bu kadar gözde bir alan olunca hakkında konuşulan, yazılıp çizilen de hayli çok oluyor. Ve bu bilgi kalabalığı yatırımcıların bazen e-ticaret operasyonunu küçümsemesine neden olabiliyor. E-ticaret başarı e-ticaretin gerekleri doğru yapıldıkça büyük yada küçük her bütçe için mümkün. E-ticaretin gerekleri başlığını açmak gerekirse başarıya ulaşmak için altyapı, işletme ve pazarlama konularındaki plan ve stratejimiz bizi başarıya ulaştıracaktır,


Altyapı bir e-ticaret yatırımı için çözülmesi gereken ilk noktadır. Bir ticaret yatırımı için mağaza ne demekse altyapı da e-ticaret için aynı anlamı taşımaktadır. Yatırım planımız doğrultusunda ihtiyaç duyulacak özelliklere sahip olan bir altyapı bizi başarı yolunda kesintisiz taşıyabilmelidir. E-ticaret yatırımının en bilinmeyen ve teknik bilgi birikimi ve bilgisayar teknolojileri hakkında bilgi gerektiğine inanıldığı için en korkulan aşaması altyapı çözümüdür. Ancak günümüzde bu işi firmalar adına, istenilen ölçekte altyapı hizmetini, yazılımından donanımına har yönüyle çözen servis sağlayıcılar mevcut. Bu sayede en ufak bir teknik bilgi sahibi olmayan kişiler bile rahatlıkla e-ticaret sitesi kurabilmektedir. Burada başarının anahtarı iş planınızda geçerli olan ölçekte bir çözümün tercih edilmesi çünkü şuan ki imkanlarla bir ev hanımı rahatlıkla evde yaptığı el işi ürünlerini e-ticaret sitesi ile satabilir fakat servis sağlayıcılar günde binlerce ürün ve sipariş işleyebilen altyapılarda sunabilmektedir. İhtiyaçtan fazla yatırım yada az altyapı yatırımı e-ticarette bize zarar olarak dönecektir.


Bir diğer önemli konumuz işletme. E-ticaret yatırımında işletme maliyetlerine etki eden birçok parametre olabilir bunların iyi planlanması başarıdaki temel etkenlerimizden olacaktır. Çünkü işletme stratejisinde yapılacak olan bir hata karlılığımıza direk etki eder. Bazı durumlarda yapılan hatalar sipariş başına zarar yaşanmasına ve çok sipariş toplamanın yarardan çok zarar getirdiği görülebilir. İşletmemizde banka, kargo, tedarikçi gibi diğer kurumlarla yapılacak olan anlaşmaların girişimimize yarar sağlaması gözetilecek ilk nokta olmalı bunun yanı sıra hizmet verilecek sektördeki pazar ve rakip analizini de iyi yapmalıyız. Şunu unutmamak gerekir hizmet verilecek sektörde büyük sermayeli rakiplerin olması hiçbir zaman bir handikap değildir. İş ortaklıkları konuşunda anlaşmalarımız makul olduğu müddetçe e-ticarette herkes kazanabilir.


Son önemli aşamamız pazarlama. Öncelikle internetin artık eskisi gibi olmadığını ve çok hızlı genişlediğini bilmemiz gerekli. Artık her konuda birçok alternatif mevcut. Buda tüketiciye ulaşmayı zorlaştırmakta. Ancak güzel olan bilişimde her zaman sorunlara çözüm bulunmuş olması. Altyapı ve işletme planlamalarımızı yaptıktan sonra koltuğumuza oturup para saymaya başlama gibi bir durum maalesef söz konusu değiş. Nihayetinde bir satış söz konusu ve satılan her şeyin pazarlaması da yapılmalıdır. Pazarlama tüketiciye ulaşmamızı sağlayan temel operasyondur. E-ticaretin pazarlama konusunda ki avantajı ise dijital dünya. Araştırmalar gösteriyor ki e-ticaret pazarlamasında en yüksek geri dönüş dijital pazarlamadan geliyor. Dijital pazarlama ise bize istediğimiz kişiye ulaşma imkanı sunuyor. Dijital pazarlama ürünleri sahip oldukları yapay zeka ve çalıştıkları algoritmalarla tüketicinin neye ihtiyacı olduğunu biliyor ve ilgili reklamı ilgili kişiye sunuyor. Buda işletme sahibine tam kontrol ve etkili bütçe kullanımı imkanı veriyor.


Şu anda Türkiye’de sayıları 14 bini aşan e-ticaret sitelerinin toplam cirosu 2013′te yüzde 60 yükselerek 35 milyar liraya ulaştı, 2015′de ise 250 milyar liraya ulaşacağı tahmin ediliyor. Açık ve net olan Türkiye e-ticaret alanında henüz doyum noktasına ulaşmadı hatta beklentilere göre yolun çok başında. Bu kadar büyük bir potansiyele sahip olan bir alana yatırım yapmak için çok fazla düşünmeye gerek yok.



E-ticaret sitesi kurmak için neler yapılmalı

25 Ekim 2014 Cumartesi

E-Ticaret siteniz için seo ipuçları

seoArtık bu süreci kaliteli yöneten kişiler kazanacak. Yani arama motorunun belirlediği kurallara uyan, güncellemeleri iyi anlayan ve uygulayan kişiler. Geçmiş dönemlerde çapa metin kullanılarak alınan bağlantılar çok popülerdi. Bir iki bağlantı ile arama motorlarında yükselmek hatta ilk sayfaya gelmek çok kolaydı. Blog tanıtımları, paravan bloglar ve forum sitelerinden alınan linklerde anahtar kelime yoğunluğuna dikkat etmenize gerek yoktu. Ama artık var. Anahtar kelime yoğunluğu çok önemli. Belli başlı kelimelere link vermeniz sizin ceza almanıza en büyük sebeptir. Bunu kesinlikle yapmamalısınız. Yapanlardan biri iseniz seo değil siteniz ölür.


Bu yazımda 6 adet E-Ticaret siteniz için seo ipuçları vereceğim. Bu ipuçları dikkate almanız sitenizi başarıya ulaştıracaktır.


1. Benzersiz ve İlgi Çekici Başlıklar Kullanın


Web sitelerinin özellikle de online ticaret yapan sitelerin yaşadığı en büyük sıkıntıdır kopya içerik ya da açıklamalar. Bu konuya çok büyük önem vermelisiniz. Her sayfanızın ya da ürününüzün açıklaması farklı ve ilgi çekici olmalı. Bu sıralamalarda iyi konumlarda yer almanız için çok önemli bir kriterdir.


2. Anahtar Kelime Bulutu Kullanımından Kaçının


Özellikle web sayfalarının footer kısmında anahtar kelime bulutlarına yer veren sitelerini uyarıyorum. Lütfen bu huyunuzdan vazgeçiniz. Bu arama motorlarını kandırmaya yönelik bir harekettir. Her sayfanıza çapa metin kullanarak link vermek risktir.


3. Ürün İsmini ile URL Uzantınızın Aynı Olmasını Sağlayın


Kullanacağınız URL yapısı çok önemli. Sayfada kullanacağınız başlık ile URL yapınız benzer olmalı. Mesela iphone 6 plus ürünü için kullanacağınız url yapısı siteadresi.com/iphone-6-plus biçiminde ya da benzeri şekilde olmalıdır. Bu yapıya da uymaya dikkat ediniz.


4. Ürün İncelemeleri ve Yorumları Çok Önemli


Ürünlerin incelemeleriyle alakalı videolara yer vermeniz, bu incelemelere yorum yaptırmanız arama motorları ve kullanıcılar tarafından büyük ilgi görür. Bunu bir blog sitesi olan kişiye uyarlamak gerekirse, yayınlamış olduğu konuya yorum yazılmasını sağlaması, yorumlara cevap vermesi olarak nitelendirebiliriz.


5. Blog Oluşturmaktan İçerik Yayınlamaktan Çekinmeyin


Blog yazıları oluşturmanız ve bunları paylaşmanız günümüzde çok önemli bir hal aldı. Taze içerikler sunmanız ve sürekli olarak bunu bir akışa bağlamanız web sayfalarınızın SEO değerini artırır. Mesela satmış olduğunuz ürünleri en iyi şekilde anlatacağınız bir içeriği paylaşmanız çok ciddi oranda fayda sağlar.


6. Sayfalarınızda Videolar Kullanın


Özellikle eticaret sitelerinin ürün sayfalarında videolar kullanması çok büyük bir geri dönüş getirir. Bunu ilk yapan firmalardan biriside amazondur. Sektörün lider firmasını örnek alabilirsiniz.


 Yazar: Ayhan Karaman – Dijital Pazarlama Uzmanı



E-Ticaret siteniz için seo ipuçları

NT E-Ticaret İle Büyüyor

7 ülkede 165 mağazasıyla Türkiye’nin tek uluslararası kitap, kırtasiye ve teknoloji perakendecisi olan NT, internet üzerinden satışlarını yüzde 50 artırdı.


nt-e-ticarette-buyuyor-5871066_477_400NT Mağazaları’nın 2004′ten bu yana faaliyette olan e-ticaret sitesi NT.com.tr onbinlerce ürün çeşidiyle hizmet veriyor. NT mağazalarında satışa sunulan ürünlerin yanı sıra hediyelik ürünler, bilimsel oyuncaklar gibi yeni açılan kategorilerdeki ürünler de internet şubesinde yer alıyor. Hızla artan ürün çeşitliliği aynı zamanda müşteri yelpazesinin de genişlemesini sağlıyor. Ürün çeşitliliğinin artması ciroya da etki ediyor ve sitenin satış rakamları son iki yıldır yüzde 50′inin üzerinde artış gösteriyor. Siteye özel kampanyalar aynı zamanda e-posta ile de müşterilere duyuruluyor. En çok alışveriş yapan iller arasında İstanbul, Ankara ve İzmir başı çekerken bu illeri Adana, Diyarbakır ve Bursa izliyor.


Konuyla ilgili açıklama yapan NT Genel Müdürü Murat Kara şunları ifade ediyor: “Hızla artan müşteri sayısıyla internet şubemiz NT Mağazaları içinde ilk 15 arasına girdi. Yakın zamanda e-ticaretin büyüme hızından dolayı en büyük mağazamızın e-ticaret sitemiz olacağını düşünüyoruz. NT internet sitesi üzerinde alışveriş genel olarak 16-20 saatleri arası yoğunlaşıyor. Gün olaraksa Pazartesi ve Salı günleri daha yoğun e-satış yapılıyor. Okul açılış sezonunda da yine önemli bir hareketlilik yaşanıyor.”


Sosyal medya ile de desteklenen NT internet şubesini desteklemek üzere Facebook sayfasında Sanal Mağaza bölümü yer alıyor. Bu bölümden facebook kullanıcıları en çok tercih edilen ürünleri görebiliyorlar ve NT.com.tr adresinden istedikleri ürünü anında satın alabiliyorlar.



NT E-Ticaret İle Büyüyor

Google"da en çok arananlar 2013

Google 2013 yılının en çok aranan listesi belli oldu. İnternet kullananların en çok arattıkları konular Zeitgeist (zamanın ruhu)  ve trendler açıklandı.


Türkiye’de en çok aranan listesi arasında; E-Okul, ÖSYM,  Altın fiyatlar, Nil Erkoçlar, Mehmet Ali Birand, Atalay Demirci  bulunuyor. En Çok Aranan “Top10” listesi, 72 ülkede 2013 yılı  boyunca dünyanın ilgisini en çok çeken kişiler, olaylar, mekanlar ve anlarla ilgili bilgiler veriyor.


Dünyada Trend Olan Aramalar


Nelson Mandela

Paul Walker

iPhone 5s

Cory Monteith

Harlem Shake

Boston Marathon

Royal Baby

Samsung Galaxy 4s

PlayStation 4

North Korea
Türkiye’de En Çok Arananlar


Eokul

Ösym

Altın fiyatları

İşkur

Pepe

Rüya tabirleri

Wolfteam

Şans Topu

Gangnam Style

Justin Bieber

Ankara’nın Bağları
Türkiye’de Trend Olan İsimler


Nil Erkoçlar

Mehmet Ali Birand

Atalay Demirci

Tuncel Kurtiz

Mabel Matiz

Ayda Mosharraf

Gözde Kansu

Kerem Bursin

Vahide Gördüm

Yolanthe Cabau


Türkiye’de Trend Olan Şarkılar


Gülşen – Yatcaz Kalkcaz

Demet Akalın – Türkan

Hande Yener – Ya Ya Ya

Mustafa Ceceli – Sevgilim

Tarkan – Firuze

Emre Kaya – Teşekkür Ederim

Sertab Erener – İyileşiyorum

Ferman Toprak – Hayatı Tespih Yapmışım

Leyla The Band – Yokluğunda

Sıla – Aslan Gibi


Türkiye’de Trend Olan Diziler


Güneşi Beklerken

Karadayı

Medcezir

Bir Aşk Hikayesi

Tatar Ramazan

Babam Sınıfta Kaldı

Çalıkuşu

İşler Güçler

Fatih Harbiye

Beni Böyle Sev


Türkiye’de Trend Olan Filmler


Celal ile Ceren

Evim Sensin

Cem Yılmaz Fundamentals

Romantik Komedi 2

Hükümet Kadın

Çakallarla Dans 2

Kelebeğin Rüyası

Şirinler 2

Iron Man 3

Selam Filmi


Türkiye’de Trend Olan Aramalar


Gangnam Style

Legend online

Harlem Shake

MHRS

Gezi Parkı

Altın fiyatı

Elektronik sigara

Marmaray

Vasfiye Teyze

Candy Crush


Türkiye’de En Çok Aranan Yemek Tarifleri


Sarımsak çayı

Muhallebili kadayıf

Karnıyarık

Karnıbahar kızartması

Ezogelin

Pandispanya keki

Kruvasan tarifi

Kalburabastı

Paşa lokumu

Hamsili pilav

Türkiye’de En Çok Aranan Diyetler

Göbek eriten

Dukan

Alkali

Karatay

İsveç

Hamilelik

Ender Saraç

Yağ Yakıcı

Ketojenik Diyet

Şeyda Coşkun


Türkiye’de En Çok Aranan Tatil Noktaları


Antalya

Bodrum

Kıbrıs

Mersin

Saroz

Ağva

Maldivler

Datça

Alanya

Fethiye


Türkiye’de En Çok Aranan “Nasıl Yapılır?” Başlıkları


Abdest nasıl alınır

Nasıl oraya giderim

Aşure nasıl yapılır

Makarna nasıl yapılır

Satranç nasıl oynanır

Sivilce nasıl geçer

Nasıl makyaj yapılır

Nasıl kilo alınır

Hıçkırık nasıl geçer

Kravat nasıl bağlanır


 



Google"da en çok arananlar 2013

24 Ekim 2014 Cuma

Yeni E-Ticaret Tasarısı Meclis"ten Geçti.

E-ticaret ile ilgili günümüz şartlarına uygun düzenlemeler yapılmaya devam ediyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 23 ekim akşam saatlerinde  Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı akşam saatlerinde sona eren oturum ile kabul edildi. Böylece Yeni E-Ticaret Tasarısı Meclis’ten Geçti.


Avrupa birliği uyum çerçevelerinde yeniden değerlendirilen tasarı kişisel verilerin korunması ve gizliliği sağlamayı hedeflemektedir.


İzinsiz gönderilen SMS ve E-postalara idari para cezası gelecek.


Av. Şebnem Ahi ile birlikte incelediğimiz TBMM tarafından kabul edilen kanun tasarısı, bu amaçlarla iki alanda düzenleme yapıyor. Bunlardan ilki yasanın internet ve cep telefonu üzerinden ticari elektronik ileti gönderecek olan firma ve kişiler için öncelikle tüketicinin onayını alma zorunluluğu getirmesi. Bu onay, sözleşme ile veya siteye üye olurken tıklama yöntemi ile alınabiliyor. Onay olmadan gönderilen mesajlar için bin liradan 5 bin liraya kadar idari para cezası uygulanabilecek. İzinsiz yani spam e-postaların toplu halde gönderilmesi durumunda da cezalar katlanarak artacak.


Tüketiciler istedikleri zaman bu iletileri almaktan vazgeçebilecek


Düzenleme, tüketicilere, onayladıktan sonra bu iletileri almayı istedikleri zaman durdurabilme hakkı da veriyor. Alıcıların, diledikleri zaman mesajları almaktan gerekçesiz nasıl vazgeçebileceğinin ise, gönderilen e-posta ya da SMS’te açıkça belirtilmesi gerekiyor. Yasaya göre, tüketicinin bu letileri almak istemediğini belirtmesinden sonraki 3 gün içinde firmalar reklam göndermeyi sonlandırmakla yükümlü. Bu düzenlemeye uymayan hizmet sağlayıcılara 2 bin liradan 15 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak. 


İstisnai bir durumsa, ticari gereklilik olduğu gerekçesiyle esnaf ve tacirlerle ilgili. Firmalar esnaf ve tacirlere önceden izin almaksızın, bu iletileri gönderilebilecek.


Kanun, söz konusu iletinin içeriğinin gönderim amacına hizmet etmek zorunluluğunu da getiriyor. İletinin cinsel içerikli olmaması gerekiyor ve promosyon içeriyorsa ilgili tüm hakların açık bir şekilde belirtilmesi gerekiyor. Tüketicilerin satıcıyla kolaylıkla iletişime geçebilmesi için gönderenin iletişim bilgilerinin de iletide yer alması gerekiyor.


Sorumluluk satıcı ve erişim sağlayıcılarda


Kanunda yükümlülükten sorumlu olanların satıcı ve erişim sağlayıcılar olduğu belirtiliyor. Telekomünikasyon firmaları ve e-posta pazarlaması (e-mail marketing) yapan aracı şirketlerse müşterileri veya kullanıcıları tarafından sağlanan mal ve hizmetin hukuka aykırılığını kontrol etmekle yükümlü değil. Ancak tüm tarafların ortak sorumluluğu, bu konuyla ilgili yaptıkları işlemlerde elde ettikleri kişisel verileri saklamak ve bu bilgilerin gizliliğini, güvenliğini sağlamak.


Yeni düzenleme e-ticaret alışverişlerinde, satıcıların sipariş koşulları ve ücretleri hakkında, ödeme aşamasından önce kullanıcıları tam ve net bir şekilde bilgilendirmesini de öngörüyor.


Tüketiciyi korumaya yönelik önemli bir adım olan Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı’nın tamamını burada görebilirsiniz.


Kaynak:Webrazzi



Yeni E-Ticaret Tasarısı Meclis"ten Geçti.

E-Ticaret te Yeni Trend: Ucuz Online Ürünler

Alışverişte Yeni Trend: Ucuz Online Ürünler


Yaşadığımız ekonomik kriz tüm alışkanlıklarımızı değiştiriyor. Alışveriş de bunlardan biri… Tüketiciler evden çıkmak yerine, ihtiyaçlarını online alışveriş sitelerini kullanarak karşılamayı tercih ediyor. Bunun başlıca nedeni ise, bu sitelerde ucuz ürünlere ulaşabilmeleri.


Google Türkiye Ülke Müdürü Bülent Hiçsönmez, internetin Türk kullanıcılar tarafından oldukça etkili bir biçimde kullanıldığını, artık tüketicilerin herhangi bir ürün satın almadan önce internette araştırma yaptığını söylüyor. İnternet kullanıcılarının yüzde 92′sinin dijital fotoğraf makinesi satın almadan önce internette araştırma yaptığını söyleyen Hiçsönmez, bu oranın cep telefonu kategorisinde yüzde 96’ya kadar yükseldiğini bildiriyor.


Fiyat Karşılaştırma Siteleri Revaçta


Hiçsönmez, internetteki fiyat karşılaştırma sitelerine olan ilginin de artış gösterdiğini kaydederek; “Eskiden belki de kimse tarafından bilinmeyen fiyat karşılaştırma sitelerinin bilinirliği yüzde 60′lara kadar yükseldi. Google’da ise aradıkları ürünün başına “ucuz” yazmak neredeyse bir alışkanlık haline geldi. Tüm kategorilerdeki “ucuz” aramalarında, gözle görülür artışlar görüyoruz” yorumunda bulunuyor.


Hiçsönmez, Google olarak, internetin ekonomik kriz döneminde herkes için net bir kazanım olduğunu düşündüklerini ifade ederken, mağaza sahiplerinin her geçen gün oranı yükselen bir masraf haline gelen kiralar nedeniyle, online dünyaya daha fazla yatırım yapmaya başladığını kaydediyor.


Tüketici davranışlarının online alışverişe yönelmesinin bir diğer önemli getirisinin de, şirketler için gittikçe kolaylaşan ve maliyeti düşen dağıtım operasyonları olduğunu vurgulayan Hiçsönmez şunları söylüyor: “İnternet dünyası ekonomik kriz döneminde iş sahiplerine önemli avantajlar sağlıyor. Her gün Türkiye’de milyonlarca kişinin arama yaptığını göz önünde bulundurursak, iş sahiplerinin online dünyada müşterileri ile karşılaşmaları oldukça kolay bir durum haline geldi. Bu durum da, şirketlerin online dünyada var olmasını kaçınılmaz hale getiriyor.


Kriz döneminde iş sahipleri yaptıkları her masrafın geri dönüşünü almak istiyor. Bu noktada internet reklamcılığı, iş sahiplerinin karşısına iyi bir fırsat olarak çıkıyor. Öncelikle bütçelerini kontrollü bir biçimde yönetmelerini sağlıyor. Şirketler, verdikleri reklamın geri dönüşünü çok hızlı ölçümleyebilmeleri de bir diğer avantaj. Bu durum pazarlama ve reklam stratejilerinin dinamik kalmasını sağlıyor.”



E-Ticaret te Yeni Trend: Ucuz Online Ürünler

E-Ticarette B2C’de Temel Kurallar Neler?

İş yapmak isteyen bir B2C sitesi, tüketici için çekici olmaktan öteye gitmeli. Hazırlıklarınızı online müşterileri yakalayan ve tutan bir site yaratmak yönünde yapın.


* Web siteniz için iş hedefleriniz neler? Halen bir işletmeniz varsa, web siteniz yalnızca ek bir kanal mı yoksa iş yapmanın farklı bir yolu mu? Bilgi teknolojisi yatırımlarınızın iş üzerindeki etkilerini somut olarak nasıl ölçeceksiniz?


* Sitenizi tamamlayıp kullanıma açmak ne kadar zaman alacak? Geliştirmeyi veya yaygınlaştırmayı geciktirebilecek sorunlar neler? Beceri eğitimi? Geliştirme kolaylığı? Bağımlılıklar? Bir gecikmenin gelirler modeliniz üzerindeki etkisi ne olabilir?


* Hangi müşteri hizmetlerini online sağlayacaksınız? Sipariş takip? Hesap inceleme? Online faturalama? Ödemeler? Müşteri desteği?


* Müşterileriniz hakkında hangi bilgileri edinmek istersiniz? Daha kişiselleştirilmiş bir Web alışveriş deneyimi mi sunmak istiyorsunuz? Ürün/hizmet yelpazenizde değişiklikler yapmak mı? Karar destek sisteminizde hangi özelliklerin olmasını istersiniz?


* Sitenize koyacağınız bir mahremiyet politikası geliştirdiniz mi? Müşterilerinizin beklentileri neler? Kişiselleştirme özellikleri sunarsanız, verilerinin gizli tutulması konusunda hangi garantileri vereceksiniz? Veri toplama, kullanım, bildirim konularında farklı ülkelerin yasalarına ilişkin bilginiz var mı?


* Online kataloğunuzu veya web sayfanızı ne sıklıkla değiştireceksiniz? Yeni hizmet veya ürünlerinizi nasıl duyuracaksınız? E-posta duyuruları mı elektronik haber bültenleri mi kullanacaksınız?


* Hangi çapraz satış fırsatları gelirlerinizi artırabilir? Hangi şirketlerle ortak olacaksınız ve entegrasyon sorunlarını nasıl çözeceksiniz?


* Web sitenizde sunmak üzere çeşitli içerik kaynaklarından -haber, hava durumu, olaylar/organizasyonlar- veriler alacak mısınız? Birden fazla veri formatıyla nasıl başa çıkacaksınız?


* İşiniz ortak ilgi alanları çevresinde bir online topluluk yaratılmasına uygun bir iş mi? Katılımcılarınıza hangi özellikler cazip gelebilir?


* Özel (büyük miktarlarda alım yapan) müşterilerinize avantajlar sağlayacak mısınız? Bu grubu nasıl belirleyeceksiniz?


* Bir inşaat malzemeleri mağazanız varsa, online mağazanızla fiziksel mağazanız arasındaki ilişki ne olacak? Envanter sistemleri ayrı mı olacak? Bir ürünü online alan bir müşteri bir mağazanıza girip onu iade edebilecek mi? İki yerde de fiyatlar aynı mı olacak?


* Talep yaratma planınız nedir? Geleneksel reklamlarla web reklamları arasındaki denge nasıl olacak? Online reklam performansını nasıl yönetecek ve izleyeceksiniz?


* Müşteri için işlem karmaşıklığını minimuma indiren sağlam ve güvenli bir alışveriş deneyimi yaratabilecek misiniz? Çok fazla adım, kişisel verilere tekrar tekrar girme zorunluluğu, online müşteri desteği eksikliği gibi darboğazlar neler?


* Müşterilerin ürünler, teslimat, servis konusunda sorularını veya web sitesi şikayet ve önerilerini yanıtlama süresine ilişkin hedefiniz ne? Bu süreci nasıl otomatikleştirebilirsiniz?


* Site trafiğinizin ne hızda büyümesini bekliyorsunuz? Platformunuzun ölçeklenebilirliği ne kadar?


* Hangi mevsimsel veya özel olaya bağlı talep, sitenize olan talebi

birden sıçratabilir? Beklenmedik düzeyde yüksek hacimlerle baş etmek için alternatif planlarınız neler?


* Sitenize yeni özellikleri ne kadar çabuk ekleyebileceksiniz? Platformunuz esnek mi? Geliştiricilerinizin ek eğitime ihtiyacı var mı?


* Mevcut kaynaklarınız göz önüne alındığında sitenizin hosting’i veya bakımı ne kadar kolayolacak? Bir hosting firması seçmek için hangi kriterleri kullanırdınız?


* Performansı yavaşlatmadan, network ortamınızın virüs veya hacker’lardan korunmasını nasıl sağlayacaksınız? Güvenlik planınız, ‘askerden arındırılmış bölgeler’ (DMZ), güvenlik duvarları, ağ yalıtımı, veri şifreleme ve izinsiz girişleri sezme gibi önlemleri içeriyor mu? Dijital sertifikalar alıyor ve kredi kartı işlemleri için güvenli bir kanal olarak Security Sockets Layer (SSL) kullanıyor musunuz?


* Bir felaket durumunda site kurtarma planınız var mı? Servis reddetme atağı? Virüs istilası? Sistem arızası? Hangi dış kaynakları çabucak seferber edebilirsiniz?


* Mevcut bir işi web’e taşıyorsanız, hangi üst yönetici B2C’nin savunucusu olacak?


Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Microsoft Türkiye’nin araştırmalarından derlenmiştir.



E-Ticarette B2C’de Temel Kurallar Neler?

23 Ekim 2014 Perşembe

Bitcoin Kullanımı Yaygınlaşıyor

bitcoin-logo-1000_0-300x300Yeni dönem tüketiciler artık ihtiyaçlarının büyük bir bölümünü internet üzerinden karşılıyor. Bu gelişmeler doğrultusunda online platformlardan tüketicilerin daha kolay alışveriş yapılabilmesi içinde sanal paralar türetildi. Bitcoin’de bunlardan biri.


Çok sayıda sanal para birimi arasında en çok bilineni konumundaki Bitcoin, geleneksel yöntemlerle ticaret yapan perakende satıcılar da dahil olmak üzere ana akım ticarette büyük bir mesafe kat etti. 2009 yılında Satoshi Nakamoto adlı bir bilgisayar korsanı tarafından yaratılan Bitcoin’in 2025 yılına kadar 21 milyon adete ulaşılacağı tahmin ediliyor. Bu yüzden son zamanlarda epey bir tartışılan sanal para biriminin kullanım alanları genişlemeye devam ediyor. Bazı e-ticaret sitelerinin bunu kullanmaya başlaması şaşırtıcı değil.


Örneğin Overstock.com, Aralık 2013’ten beri Bitcoin’i kullanıyor. Bitcoin kullanımını kabul eden e-ticaret sitelerinden bir diğeri ise BitcoinShop.  Spor giyim markası Cory Vines  Amerika’da e-ticaret sitesinde Bitcoin’i müşterilerine sunuyor. Böylece şirket, alışveriş yapanlar sitede daha kolayca ödeme yapabiliyor.


Hiçbir kart kullanmadan, şifre girmeden sanal cüzdanınızdaki bir kodla hızlı ve kolay para transferleri, ödemeler yapabilmek bitcoin kullanmanın en büyük avantajı olsa da Bitcoin kullanımı bazı dezavantajları da barındırıyor. Değerinde çok sık oynama yaşanması, bitcoinle yaptığınız hiçbir ödeme, transfer ve alımsatım işleminin geri dönüşünün olmaması da Bitcoin’in eksi yönlerinden.


Kaynak:EticaretMag



Bitcoin Kullanımı Yaygınlaşıyor

Başarılı Bir Reklam Kampanyası Nasıl Yapılır ?

i-love-harbiyiyorum-reklam1.Tüketicinin içgörüsünü en iyi şekilde yakalamış olması gerekir. Tüketici odaklı, onları çok iyi tanıyan ve onların isteklerine cevap verebilen reklamlar başarılı olur. Başka bir tabirle tüketiciyi canevinden vuran reklamlar…


2.Özellik değil yarar sağlayan reklam başarılı reklamdır. Fonksiyonel ve duygusal yararları olması gerekir.


3.Başarılı reklam tüketiciye bir şeyler söylememeli. Tüketiciyi harekete geçirmeli ve tüketiciye yapmayacağı şeyleri yaptırmalı, hissettirmeli ve almayacakları şeyleri bile aldırmalı. Tüketicinin reklamı gördükten sonra herhangi bir şekilde tüketicinin tepki vermesini sağlamalı.


4.Güçlü bir marka değeri kurmalı. Üründen çok markanın değerini vurgulamalı. Markayı önemsemeli. mesela; Coca Cola markası üründen daha değerli daha öne çıkmış.Ürünler taklit edilebilir çoğaltılabilir fakat markalar edilemez. Markaya duygusal bir bağ vardır fakat ürüne rasyonel.Markalar tüketiciler tarafından yaratılır fakat ürünler üreticiler tarafından.Markalarda insana yüklenen karakter özellikleri varken ürünlerde fiziksel özellikler vardır. Bu yüzden tüketiciye daha yakın ve sıcak gelen ürünler değil markalardır. Marka değeri tüketicinin gözünde üründen daha önemlidir.


5.Rakiplerinden, diğerlerinden farklı olan bir özelliği olmalı. Rakiplerine tercih edilecek bir şeyleri olmalı . Farklılaşmalı.


6.Yaratıcı bir fikir içermeli. Orjinal, uygun, farklı, etkileyici, tepki verdirten, hatırlanan, harekete geçiren ,basit, anlaşılır, açık, tüketici içgörüsünü yakalamış bir fikir olmalı.


7.Başarılı reklam tek başına durmamalı. Yani tüm kampanyayla birlikte bir bütün oluşturmalı. Aynı görüş, aynı yarar, aynı fikir olmalı fakat farklı mecralara uygulanabilmeli. Kampanya oluşturmalı tek bir reklam yapılıp bırakılmamalı. Fikir diğer uygulamalara da aktarılabilmeli ve uygulanabilmeli.



Başarılı Bir Reklam Kampanyası Nasıl Yapılır ?

21 Ekim 2014 Salı

Çinli E-Ticaret Devi Bir Günde 5.7 Milyar Dolarlık Satış Yaptı!

1012762_264566047001341_837506596_n


Çin merkezli Alibaba.com, 11 Kasım Pazartesi günü 5.77 milyar dolarlık satış gerçekleştirerek, kırılması güç bir rekora imza attı. 11 Kasım, bekarlar günü olarak kutlanan Çin’de geçtiğimiz yıl aynı tarihte 3.1 milyar dolarlık satış yapan Alibaba.com, bu rakamı %83 geçmiş oldu. ABD’de büyük indirimler sunulan “Siber Pazartesi”nde şimdiye dek en yüksek 1.98 milyar dolarlık alışveriş yapılmıştı



Çinli E-Ticaret Devi Bir Günde 5.7 Milyar Dolarlık Satış Yaptı!

BKM Express nedir? , BKM Express nasıl çalışır?

Üye olmak isteyen işyerler için ;


BKM Express nedir?


BKM Express, BKM, Bankalar ve e-ticaret dünyasının önde gelen firmalarıyla birlikte geliştirilen, internet alışverişlerini hızlı, kolay ve keyifli hale getiren bir ödeme sistemidir.



BKM Express nasıl çalışır?


BKM Express ile işyerlerinin ödeme adımı daha hızlı ve kart sahibi açısından daha kolay gerçekleşir. Kart sahibi ödeme adımında BKM Express’i seçtiği anda sayfa bkmexpress.com.tr’nin login sayfasına yönlendirilir. Kart sahibi e-posta adresi ve şifresi ile login olur. Daha önce BKM Express’e eklediği kartlardan birini ve varsa işyerinin bu bankanın kartına uyguladığı taksit seçeneğini işaretler ve ödeme adımına geçer. Son onay adımında kullanıcının seçtiği kartın bankasında tanımlı olan cep telefonuna bir onay kısa mesajı gönderilir. Kullanıcı cep telefonuna gelen bu onay kodunu ekrana girerek işlemi onaylar. Bu aşamada kart bilgileri güvenli ve şifreli olarak işyeri üzerinden Sanal POS’a aktarılarak ödeme işlemi gerçekleşir. İşyeri bu alışverişi diğer kart tahsilatları ile aynı kurallar ve uygulamalar çerçevesinde işleme almış olur.


BKM Express ile gerçekleştirilen işlemler iptal / iade edilebilir mi?


BKM Express ile gerçekleştirilen tüm işlemler Sanal POS üzerinden gerçekleştiği için işlem iptallerini Sanal POS üzerinden gerçekleştirebilirsiniz. İptal ve iade işlemleri hakkında detaylı bilgi için çalıştığınız Banka ile irtibat kurunuz.


BKM Express ile nasıl ödeme alabilirim?


BKM Express, kart sahiplerinin hızlı işlem yapabilmesini sağlayan ve arayüz görevi gören bir uygulamadır. Tüm provizyon işlemleri yine Sanal POS üzerinden gerçekleşir. Bu nedenle BKM Express ile gerçekleştirilen tüm alışveriş işlemlerinde ödemeler halihazırda çalışmakta olduğunuz koşullara uygun olarak, Sanal POS’unuzun bağlı olduğu hesaba yapılır.


BKM Express ile gerçekleştirdiğim işlemleri nasıl görüntüleyebilirim?


BKM Express ile gerçekleştirilen tüm işlemler Sanal POS üzerinden gerçekleştiği için işlem detaylarınızı işyeri ekstrenizden inceleyebilirsiniz.




BKM Express nedir? , BKM Express nasıl çalışır?

20 Ekim 2014 Pazartesi

E-Ticaret Sitesi İçin 3 SEO Problemi ve Çözümü

E-Ticaret Sitesi İçin 3 SEO Problemi ve Çözümü


eticaretmitleri-180x160Rekabetin her geçen gün daha da kızıştığı e-ticaret alanında, arama motorlarından organik trafik almak, her geçen gün daha da fazla önemli hala geliyor. Özellikle Adwords, Banner, Affiliate gibi farklı dijital pazarlama alanlarında rekabetten dolayı artan maliyetler, SEO’nun öneminini arttırdı. Bugünkü yazımızda e-ticaret sitelerinde en fazla karşılaştığımız 3 SEO problemini ve alternatif çözüm önerilerini ele aldık.


1. Yeni ürünlerin SEO performansını nasıl arttırabiliriz?


Sitenizin anasayfasından, ürün sayfalarına kadar iyi bir bağlantı akışına sahip olmanız, iyi bir SEO performansı için kritiktir. Anasayfanız, kategori sayfalarınız, alt kategori sayfalarınız ve ürün sayfalarınız arasında akıcı bir bağlantı akışı olmalıdır. Burada kritik olan nokta, bahsettiğimiz link akışını arama motorları için değil, kullanıcıları düşünerek uygulamanız. Kullanıcı deneyimi için yaptığınız tüm olumlu geliştirmeler, doğrudan SEO performansınıza katkıda bulunacaktır.


Kullanıcı deneyimini hesaba katarak oluşturduğunuz, akıcı link akışı, arama motorlarının sitenizin alt sayfalarını eksiksiz ve doğru bir şekilde index’leyerek sıralamalarda göstermesine katkıda bulunacaktır.


Sitenizin link akışını net bir şekilde kurguladıktan sonra, yeni ürünlerinizin hızlı bir şekilde arama motorları tarafından index’lenerek arama sonuçlarında yer almasını sağlamış olacaksınız. Sitenizin anasayfasında ve kategori sayfalarınızda yeni ürünlerin yer aldığı alanlar (widget) kullanarak bu süreci hızlandırmanız mümkün.


2. Stoktan çıkan ürünlere ait alt sayfaları ne yapmalıyız?


Bu problem ile ilgili kesin bir çözüm önerisi maalesef yok. Bu zamana kadar karşılaştığımız örnek vakalardan yola çıkarak benim önerilerim:


Sayfalarınızı kesinlikle silmeyin. Ürün sayfalarınızın arama motorları tarafından arama sonuçlarında listelendiğini ve potansiyel alıcıların bu arama sonuçlarını tıklayarak sitenize geleceklerini unutmayın. Eğer siz bu sayfaları silerseniz, kullanıcılarınız 404 sayfaları ile karşılaşır. Bu durum ziyaretçileriniz tarafında negatif bir algı oluşturacaktır. Stokta olmayan ürünleriniz yerine, farklı ürünler eklemeyin. Ürün sayfanızı farklı bir sayfaya yönlendirmeyin. Kullanıcınızın yerine kendinize koyun, aradığınız ürünü bulmak için tıkladığınız bir bağlantı sonucunda, farklı bir ürünle ya da alakasız bir sayfaya karşılaşmak ister misiniz?


Alternatif ürün önerilerinde bulunun. Eğer satıştan kalkmış bir ürününüze ait bir sayfada ziyaretçiniz var ise, potansiyel bir müşteriye sahipsiniz demektir. Bu durumu kendi lehinize çevirin ve ziyaretçinizi yönlendirin. Ürün sayfanızda özel alanlar (widget) oluşturarak, alakalı alternatifleri göstererek, ziyaretçinize alternatifler sunun:

• Aynı ürünün farklı renkleri.

• Yeni modeller ya da farklı versiyonlar

• Farklı markaların benzer ürünleri

• Aynı ürün kategorisindeki benzer modellerde, yakın fiyatlardaki ürünler


Müşterilerinize kaliteli hizmet sunmak için çaba sarf ettiğinizde, takdir edileceksinizdir. Bu takdir hızlı satışa dönmese bile, uzun dönemde satış ve itibar olarak geri dönecektir.


Ürün sayfanızdan, ilgili ürünlerinize bağlantı verdiğinizde, arama motorlarının sitenizin link ağını daha iyi anlamasına da katkı sağlarsınız. Böylece ilgili ürünlerinizin SEO performansına da katkı sağlamış olursunuz.


Ürünün tekrar ne zaman stokta olacağını ziyaretçileriniz ile paylaşın. Böylece ne zaman geri gelip, ürünü satın alacaklarını bilirler. Ek olarak, tahmini bir tarih vererek, stok takibini iyi yaptığınızı müşterilerinize göstermiş olursunuz.


“Ürün stokta olunca benim için ayır” fonksiyonu kullanın. Ürünü gerçekten satın almak isteyen müşteriler, ekstra bir kaç gün daha beklemeyi göze alacaklardır. Bu fonksiyonu kullanarak onları farklı sitelere yönlendirmemiş olacaksınız.


3. Ürün sayfalarında üreticilerden gelen standart içerikleri kullanmak SEO performansımıza zarar verebilir mi?


Kesinlikle evet. Google kopya içerikleri sevmez. Özellikle XML ya da farklı veri tabanlarından alınan ürünlerde, doğrudan üreticilerden gelen içerikler yer alır. Bu içerikleri aynı veri tabanınından ürün listeleyen tüm rakip sitelerde kullanır. Farklı üreticilerden binlerce ürün listeleyen büyük ve orta ölçekli eticaret sitelerinin de bu içerikleri değiştirmesi genelde mümkün olmaz. Aslında çözümü çok zor gibi olan bu durum karşısında bir kaç hamle yaparak, rakiplerimizin önüne geçebilir, SEO performansımızı somut bir şekilde arttırabiliriz.


• En çok satan popüler ürünlerinizin içeriklerini tekrar yazın. İşe en çok satan ürünlerinizi sıralamakla başlayın. Google Analytics yahut e-ticaret yazılımınızın istatistikleri size yol gösterecektir. Bununla beraber bazı mevsimlerde ve dönemlerde bazı ürünler daha fazla satar. Sizin işinizi size öğretecek değiliz, talebin hangi ürünlerde daha fazla olduğuna göre öncelikli ürünlerinizi belirleyin ve vakit kaybetmeden işe koyulun. Unutmadan, rakiplerinizin satışlarını da hesaba katmanız faydalı olabilir ☺


• Kullanıcı katkılı içeriği kullanın. Ürün sayfalarınızın, aynı ürünü satan rakiplerinizden ayrılarak, kopya içerik olmamasını sağlamak için kullanıcınızın oluşturduğu içerikleri kullanabilirsiniz. Ülkemizin büyük e-ticaret sitelerinden Teknosa ve Hepsiburada bu özelliği kullanan en iyi örnekler. Satış sonrası müşterilerinizin ürün hakkındaki yorumlarını paylaşmalarını teşvik etmek (Örneğin; Bir sonraki alışverişleri için indirim kuponu) güzel olabilir. Yorum yapma süre sürecini hızlandırmak ve kullanıcı deneyimini arttırmak amacıyla ürün sayfalarınızda sosyal medya entegrasyonu yaparak, müşterilerinizin sosyal medya hesapları ile de kolayca yorum yapmalarını sağlayabilirsiniz.


• Ürün sayfalarınızdaki içerikleri zenginleştirin. Ürün açıklamalarında yer alan fotoğraflar ve video’lar ziyaretçilerin ilgisini metinlerden çok daha fazla çekecektir. Böylece hem içeriğinizi farklılaştırmış olacaksınız hem de ziyaretçilerinizin sayfa da geçirdiği zamanı arttırarak SEO performansınıza katkı da bulunacaksınız.


SEO çalışmalarınızda arama motorlarını hedeflemektense, kullanıcılarınıza daha iyi bir alışveriş deneyimi sunmak için çaba sarf edin. Kullanıcılarınızın takdirini kazandığınızda arama motorlarının da takdirini kazanacaksınız.


Aklınıza takılanları, sizlerin karşılaştığı farklı sorunları bize aşağıdaki yorum kısmından iletebilirsiniz. Sorularınızı cevaplamak bizi mutlu edecek.


Yazar: Şeyhmus Ölker



E-Ticaret Sitesi İçin 3 SEO Problemi ve Çözümü