30 Haziran 2016 Perşembe

Yurtdışına Açılmadan Önce Bunları Bilmelisiniz

Yurtdışına Açılmadan Önce Bunları Bilmelisiniz konulu yazımız ile karşınızdayız.


Yurtdışına Açılmadan Önce Bunları BilmelisinizE-ticaret sitesi açtıktan sonra en çok planlanan şey, daha da geniş okyanuslara açılmaktır. Yurtdışına açılmadan önce bilmeniz gerekenler de, bu okyanusta can yeleğiniz gibidir. Çünkü dış ticaretin iç ticaretten çok daha farklı dinamikleri mevcuttur. Kendi ülkenizde satış yapmakta çok iyi olmanız, dış ticarette de yıldız gibi parlamanızı sağlamaya yetmeyebilir. İşin özünde direkt olarak bir ülke belirlemek mümkün olsa da siz ticaretinizi online satış üzerinden de gerçekleştirebilirsiniz. Elbette e-ticaret ya da fiziki mağaza fark etmeksizin, yurtdışına açılma süreci oldukça zorludur. İlerleme yolunda belli adımlar atmaya ihtiyacınız olacaktır. Yurtdışına açılmadan önce bunları bilmelisiniz…


Yurtdışına Açılmadan Önce Bunları Bilmelisiniz


– Kendi ülkenizde satış yaparken ilk belirlediğiniz şey ne? Elbette hedef kitleniz. Aynı şekilde dış ticarette de yöneleceğiniz pazarı belirlemelisiniz. Hangi ülkelerin ürünlerinize talep göstereceği ya da hangi ülkelere satış yapabileceğinizi başlangıçta analiz etmelisiniz. Her ülkenin farklı yasal prosedürleri vardır. Aynı şekilde her ülkede tüketicilerin farklı ekonomik durumları mevcuttur. Pazarınızı belirlerken tüm bu kriterleri göz önünde bulundurmalısınız. Mesela satış yapacağınız ülke e-ticaret konusuna yeterince ilgili mi? Bunların hepsini ilk adımda belirlemelisiniz.


– Hedef kitlenizi belirlemek işin temelini oluşturmayı sağlar. Ardından belirlediğiniz pazarla ilgili detaylı araştırmalar yapmalısınız. Yöneldiğiniz ülkede rakipleriniz kim? Benzer ürünlere ağırlık veriliyor mu? Tüketiciler bu ürünlerle ilgileniyor mu? Ne kadar bütçe ayırıyorlar? Tüm bu soruları cevaplamak, rakiplerinizle rekabet edip edemeyeceğinizi algılamanıza yardımcı olur. E-ticarette bilgi sahibi olmak sermaye sahibi olmak kadar değerli bir etkendir.


– Her ülke kendi içinde farklı dinamikler barındırır. Dolayısıyla her kültür kendine has özellikler gösterir. Bu kültürel özelliklerin alışverişe yansıyacağını hesaplayarak ilerlemlisiniz. Kültürel farklılıklar karşısında bocalamak yerine, bu farklılıkları bir avantaja dönüştürmelisiniz. Peki bu nasıl mümkün olur? Elbette e-ticarette belirlediğiniz gibi, hedef kitlenize yönelik bir satış politikası oluşturarak…


– Şayet e-ticaret siteniz üzerinden ilerlemeyi düşünüyorsanız, uluslararası ödeme seçeneklerini bünyenize dahil etmelisiniz. Ayrıca ödeme sırasında ulusal para birimlerinin de kabul edileceği bir sistem kurmalısınız. Çünkü kendi para birimleri dışında ödeme yapmak zorunda kalmak alıcıların kafasını karıştırabilir.


Yurtdışına Açılmadan Önce Bunları Bilmelisiniz konulu yazımıza destek vermeniz için yorum ve paylaşımlarınızı bekliyoruz.


Paylaş


Yurtdışına Açılmadan Önce Bunları Bilmelisiniz

E-Ticaret"te Başarı İçin Öneriler

shutterstock_241567990E-ticaret sitelerine müşteri seçmek için binbir türlü yol deneniyor. Peki o müşteriyi kendinizi sevdirmek? Müşteriye kendinizi sevdirirseniz markanıza sadık olur ve web sitenize yine gelir. Müşterilerinizin sizi sevmesi için 7 yol:


1) Satın alma yolunu olabildiğince kolaylaştırın


Bu konu için ilk önce müşterilerinizin sizden nasıl alışveriş yaptığını bilmeniz gerekir. Örneğin, kullanıcı kitleniz genelde web sitenize mobilden geliyorsa mobil sitenizin de en az masaüstü siteniz kadar kolay ve hızlı olmasını sağlamalısınız. Bu sayede kullanıcılar hızlıca amacına ulaşabilirler.


2) Müşterilerinizin ne istediği ve ne ihtiyacı olduğunu bilin


Müşterilerinizin neye ihtiyacı olduğunu ve ne istediğini bilmek büyük avantajdır. Web sitenizin analiz ederek kullanıcılarınızın nereden ayrıldığını belirleyerek o sayfalarda iyileştirme yapmak kullanıcılarınıza fayda sağlayacaktır. Örneğin, sepet sayfasında ayrılıyorsa bunun sebebi sonradan eklediğiniz kargo ücreti olabilir, bu sayede kargo ücretlerinizi düşürüp satışlarda artış olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.


3) Cana yakın olun


Sanal dünyada web siteleri genelde tasarım ve fonksiyonel olmaya odaklılar ama markanın kişi ile iletişime geçmesi önemli yollardan bir tanesi. Markanızın onlar için özel hissettirmeniz doğru dili kullanmanız kullanıcının sizi sevmesi için nedenlerden biri olacaktır.


4) Yeni alışkanlıklar oluşturmaya yardımcı olun


Alışkanlıklar karar verme hızlı satın alma işlemini tetikler. Örneğin, her gün aynı yolla işe ya da okula gidersiniz bazen nasıl gittiğinizi bile hatırlamazsınız. Bu yüzden web sitenizde alışkanlık oluşturmanız sizin için müşteri sadakati açısından vazgeçilmez bir fırsat olacaktır. Mesela, müşteride eğer belli periyotlarla aynı ürünü aldığını biliyorsanız o periyotlarda yine sizden o ürünü alması için alışkanlık yaratabilirsiniz.


5) Kullanıcılarınızın karar vermesine yardımcı olun


Kullanıcı bir e-ticaret sitesine giriyorsa ürün / hizmet hakkında daha fazla bilgi almak için olabilir. Bu yüzden kullanıcıya mümkün olduğunca fazla ve işine yarayacağı bilgi vermek, ziyaretçiyi bilgilendirirken satın alma sürecini de hızlandırabilir. Bu bilgileri örneğin, ürün yorumları satın almada en büyük etkenlerden bir tanesi. Eğer müşterilerinize yeterince bilgi vermezseniz, web sitenizden ürünü almadan ayrılacaktır.


6) Müşterilerin endişelerini çözün


Müşterilerin endişelerini bulmanız ve sorunları ortadan kaldırmanız sizi sevmesi için bir başka neden. Bu e-ticaret siteniz için ödeme opsiyonları, güvenilirlik olabilir. Örneğin, pahalı ürünler satan bir e-ticaret sitesiyseniz vade farksız 9 taksit fırsatı birçok müşteriye cazip gelecektir. Bu sayede nasıl ödeyeceğim endişesini bölerek bir nebze kaldırmış olursunuz.


7) Sürpriz yapın


E-ticaret sitenizle ile ilgili beklenmeyen olumlu bir olay müşterinizi mutlu edecektir ve sizin marka imajınızın daha da hızlı yayılmasını sağlayacaktır. Örneğin, yemeksepeti.com’un yıllar önce yaptığı doğum günü sürpriz videosunun ne kadar hızlı yayıldığını düşünün. Bu yüzden bütçeniz olmasa da küçük maliyetlerle sürpriz yaparak müşterilerinizi mutlu edebilirsiniz.


Kaynak : pazarlamasyon.com


Paylaş


E-Ticaret"te Başarı İçin Öneriler

E-Ticaret İçin Sosyal Medyada İşinizi Kolaylaştıracak Araçlar

Beş yıl önce bir Facebook sayfanız olsaydı, yaptığınız paylaşım sayfanızı beğenen bir çok kişiye ulaşırdı. Daha sonra Facebook paylaşımlara bir darbe vurdu ve artık paylaşımlarınız sayfanızı beğenenlerin sadece%3 üne ulaşıyor. Sizin sayfada paylaşım için harcadığınız 30 saniyeye bile değmez. Twitter’da bu şekilde bir filtrelemeye başladı ve zamanla daha da kötüleşecek. İnstagramda zamanlabu yolda ilerleyecektir.


Yani iş sosyal medyaya gelince dürüst oynamak size hiç bir zaman gerçek karşılığını vermeyecektir. Bu yüzden bazı hileler …. yani işinizi kolaylaştıran araçlar kullanmalısınız.


Paylaşımlarınızı otomatikleştirmenizi sağlayacak ve her bir paylaşımdan en fazla faydayı kazanmanızı sağlayacak birçok araç var. Bunlardan en iyilerine birlikte göz atalım.


Edgar – Edgar paylaşımlarınızı olabilecek en fazla takipçiye ulaşmasını sağlar. Edgar ile paylaşımlarınızı bir kütüphanede kaydedersiniz ve haftanın hangi günleri hangi paylaşımlarınızın paylaşılmasını istediğinizi ayarlarsınız. Edgar kütüphanenizdeki paylaşımları seçip paylaşımdan sonra yine kütüphaneye geri gönderir. Tüm gönderileriniz paylaşıldıktan sonra baştan başlar paylaşımlara ve böylece sonsuz bir paylaşım kaynağınız olmuş olur.


Airtweets – Edgar gibi ama henüz beta aşamasında. Tam olarak yayına geçtiği zaman Edgarın çok daha uygun bir alternatifi olacak gibi görünüyor.


Toolset.co – Toolset rakiplerinizin takipçilerini hızlıca  kolayca ve ücretsiz kopyalamanızı sağlar. Ayrıca sizin insanları hashtag ile takip etmenizi ve ya sizi takip etmeyi bırakanları takipten çıkarmanızı sağlar.


Archie.co – Otomatik olarak Twitter ve Instagramdaki insanları favori yapmanızı ve bağlantıya geçmenizi sağlar.


Tweetful – Otomatik olarak favori yapıp retweet yapmanızı ve 24 saat sonra favoriden çıkarmanızı sağlar.


Latergram – Normalde Instagram paylaşımlarınızı zamanlamanıza izin vermez. Bu sizin gün içinde paylaşımlar için işlerinizi bölmenize zamanınız verimsizleşmesine sebep oluyor. Latergram sizin paylaşımlarınızı zamanlamanıza ve böylece toplu olarak paylaşım oluşturup haftalık ve aylık planlama yapmanızı sağlar.


Takeoff – Instagram paylaşımlarınızı takipçilerinizin en çok göreceği zamanlarda paylaşmak için programlamanızı sağlar.


Sniply – Her tweetinizde ya da facebook sayfanızda yaptığınız link paylaşımlarında başka sitelere trafik gönderiyorsunuz ama bunun size doğrudan bir yararı olmuyor. Eğer paylaşacağınız linki önce sniply den geçirirseniz , sniply ziyaret edilen sayfada sizin isteidğiniz bir mesajın sayfa altında yayınlanmasını ve oradan insanları kendi sitenize çekmenizi sağlayacaktır.


IFTTT (If This Then That) – Sosyal medya pazarlamanıza otomatik paylaşımlar için formüller hazırlamanızı sağlar. Eğer(Twitter da paylaşım yapılırsa) Sonra (Facebook ta da paylaş)


Instagress – Otomatik olarak İnstagram kullancılarını ve paylaşımlarını lokasyon ya da hashtag e göre takip ve favori yapmanızı sağlar. Takiplerinizi zahmetsiz bir şekilde arkaplanda yapmanızı sağlar.


TweetFavy – Keywordler üzerinden tweetleri otomatik favori yapmanızı sağlar.


CrowdFire – Instagram ve Twitter da insanları hızlıca bulmanızı ve takip etmenizi sağlar. Bu aracı aynı zamanda sizi takip etmeyen insanları takipten çıkarmak için dekullanabilirsiniz.


Paylaş


E-Ticaret İçin Sosyal Medyada İşinizi Kolaylaştıracak Araçlar

29 Haziran 2016 Çarşamba

Duygulara Hitap Eden İçeriklerin Önemi

Duygulara Hitap Eden İçeriklerin Önemi hakkında yazımız ile karşınızdayız.


Duygulara Hitap Eden İçeriklerin Önemiİnternet artık pek çok insanın gününün önemli bir kısmını alıyor. E-ticaretteki pazarlama yöntemleri de, internette kendine geniş yer buluyor. Pek çok viral içerik sayesinde, markalar hedef kitlelerine ulaşma fırsatı yaşıyor. Peki son yıllarda ivme kazanan içerik hangisi? Aslında duygulara hitap eden içeriklerin önemi gittikçe hız kazanıyor. Çünkü duygulara hitap eden içerikler, müşteriler ve e-ticaret siteleri arasındaki etkileşimi artırıyor. Dolayısıyla e-ticaret siteniz daha fazla kişiye ulaşabiliyor. Kısacası, duygulara hitap eden içeriklerin önemi sandığınızdan daha fazla…


Duygulara Hitap Eden İçeriklerin Önemi


Duygusal içerikler, iletmek istediğiniz mesajı en samimi ve etkili biçimde ulaştırmanızı sağlar. Temel amaç, okuyucuların yazıdaki mesajla bir bağ kurmasını sağlamaktır. Sadece gözlere değil, duygulara da hitap eden içerikler hedef kitleniz üzerinde kalıcı izler bırakır. Ayrıca insan yaşamı boyunca seçimlerini duyguları ile gerçekleştirir. Bu anlamda, e-ticaret dünyasında duygulara hitap eden içeriklerin önemini kavramak gereklidir.


Her toplumun farklı duygu kalıpları vardır. Örneğin Türkiye’de insanlar daha çok empati kurabildikleri içeriklerle ilgilenir. Hüzünlü ve dramatik içerikler ülkemizde olduğu kadar dünya genelinde de dikkat çekmektedir. Fakat hüzünle birlikte daha pek çok duygu ile içerik oluşturmak mümkündür. Özellikle bir yere duyulan özlem ya da belli bir döneme ait olmak ile ilgili içerikler oldukça çarpıcıdır. 90’larda çocuk olan kişiler, o döneme dair olan içeriklerle duygusal bağ kurar. Ya da İzmirlilere has özelliklerle ilgili oluşturulmuş bir içerik, oraya duyulan özlemi gidermede etkin rol oynar. E-ticaret dünyasında oluşturulan içeriklerde temel duyguyu hedef kitleye göre belirlemek gerekir.


Duygulara hitap eden içerikler oluştururken öncelikle hedef kitlenizi analiz etmeniz gerekir. Ancak bu şekilde hangi duyguları ön plana çıkaracağınızı belirleyebilirsiniz. E-ticaret sitenizde sattığınız ürünler ve tüketiciler arasında özel bir bağ oluşturmak için yaratıcılığınızı konuşturmanız şart. Bu anlamda içeriklerin markanızla uyumlu olması gerekir. Duyguları ne yetersiz ne de aşırı olacak şekilde iletmelisiniz. E-ticaret dünyasında duyguları yoğunlaştırmak için içeriklerinizde görsel ögeler de kullanabilirsiniz. Bu sayede insanların içeriklerinize yorum yapma ve etkileşimde bulunma olasılığını artırmış olursunuz.


Duygulara Hitap Eden İçeriklerin Önemi konulu yazımıza destek vermek için paylaşım ve yorumlarınızı bekliyoruz.


Paylaş


Duygulara Hitap Eden İçeriklerin Önemi

Fiyat odaklı e-ticaretin sonu

eticaret2000’lerin başında web projeleri üzerine çalışmaya başlamıştım. Türkiye’de internetin ilk zamanları olarak kabul edeceğimiz bu dönemde firmaların web sitesi yaptırmaya yönelik talepleri tahmin edemeyeceğiniz kadar fazlaydı aslında. Ancak hizmetin değer algısı konusunda bir sorun vardı. Firmalar web sitelerini tanıdıklarına ya ücretsiz yaptırmaya ya da bu hizmeti neredeyse bedava sayılacak ücretlere başkalarına yaptırmaya çalışıyorlardı. Hatta sunduğunuz tekliflere karşılık “bu fazla, bizim yeğen onu bedavaya yapar” gibi cevaplar alabiliyordunuz.


Bu ilk dönemde yeğenler ve ucuzcular tarafından tasarlanan sitelerin yaşadığı sorunlar ve sorunlara karşılık muhatap bulunamaması gibi sıkıntılardan dolayı firmalar bu işin gerçekten de bir değer taşıdığını anlamaya başladı. Yani ilk dönem, tüm ucuz işlerin patladığı bir tecrübe dönemi oldu firmalar için. ADSL patlamasının yaşandığı ve artık internetin iyice önem kazandığı 2005 sonrası ikinci dönemde artık web sitesi yaptırmanın ortalama maliyeti ilk döneme göre kıyaslanmayacak kadar artmıştı. Firmalar şunu anladı; fiyata odaklanarak iş yaptırmakla ancak günü kurtarabilirlerdi.


İşte benzer bir durum e-ticaretin sunduğu değer önerisinde de yaşandı. E-Ticaret bize ne avantaj sağlıyordu? Uygun fiyat, ürün çeşitliliği, 7/24 satış. E-Ticaretin ilk döneminden itibaren uzunca bir süre ana rekâbet unsuru fiyat oldu. En küçüğünden en büyüğüne kadar tüm sitelerin en önemli odağı ürünlerini en ucuz fiyattan müşterilerine sunmaktı.


Ancak satış sonrası destek ve lojistik problemlerdeki yükselen artış gösterdi ki düşük fiyat tek başına müşteriyi memnun etmiyor. Sikayetvar.com‘da e-ticaret siteleri ile ilgili bir araştırma yaparsanız kolaylıkla görürsünüz ki şikayetlerin çoğunu ürünün satışı sonrasında yaşananlar oluşturuyor. Yani vitrinde herşey yolunda ama siz ödeme yaptıktan sonra sizi hoş olmayan sürprizler bekleyebiliyor. İşte bu yaşanan kötü deneyimler tüketicinin değer algısını değiştirmeye başladı.


Bu görsel B2B satış sürecindeki fiyat mücadelesini çok iyi anlatıyor

Peki nasıl oldu da ilk dönemde fiyat odaklı rekâbetle herşey yolundayken bugün bu noktaya gelindi? 5 yıllık Index Grup tecrübemden gayet iyi biliyorum ki sürekli fiyat düşürerek müşterinizi sonsuza dek memnun edemezsiniz. B2B modelinde iş yaptığımız için bizim müşterimiz firmalardı. Asla verilen fiyattan tatmin olduklarını hatırlamıyorum. Her distribütör firma, diğeri ile rekabet için fiyat kırarken, ürünü satın alan firma da kendi rakibine avantaj sağlamak için fiyat düşürüyordu. Bu zincirin sonu şu anlama geliyor; düşük fiyat, düşük kâr marjı = verimsiz iş modeli.


İşinize katmadeğer katabilmeniz için sizi hayatta tutabilecek olandan daha fazla bir kâr marjına ihtiyacınız var. Her geçen gün sayısı daha da artan e-ticaret siteleri ile beraber bu sonu gelmeyen fiyat düşürme rekâbeti en sonunda verimsizliği beraberinde getirdi. Daha önce başka bir yazımda da belirttiğim gibi, ürün satışı yapıyorsanız ve üretici siz değilseniz, ürüne herhangi bir katma değer de eklemiyorsanız (örneğin bardak üzerine baskı yapmak gibi) o zaman büyük ihtimalle düşük bir marjla iş yapıyorsunuz demektir. Düşük marjlarla çalışırsanız finansal kırılganlığınız ve riskiniz artar. Bu şekilde sonsuza kadar hayatta kalamazsınız.


İndirim Furyasının Sonu


2008 yılında Markafoni ile başlayan özel alışveriş siteleri ve indirim furyası bu fiyat odaklı e-ticaret anlayışını farklı bir boyuta taşırken aynı zamanda zirveye de çıkardı. Aslında verilen hizmet de genel olarak memnun ediciydi. Ancak tüketici bir noktadan sonra indirim çağrısına duyarsız hale geldi. Buradaki sebep indirim silahının geçerliliğini yitirecek yoğunlukta kullanılması ve indirim olarak sunulan kampanyaların avantıjını yitirmesiydi. Tüketiciler indirim çağrısına bağışıklık kazandılar. Markafoni’nin satılması ve ardından Limango ve Groupon’un Türkiye’den çekilmesi ile yaşanan süreç de indirim furyasını resmen bitirmiş oldu.


Amazon Prime


Amazon 2005’te, yani bundan neredeyse 10 yıl önce Amazon Prime isimli bir hizmeti devreye sokarak ayrıcalıklı müşteri kavramını getirdi. Ayda 79$ dolar karşılığında daha hızlı teslimat sözü veren bu hizmet inanılmaz bir ilgi gördü. Müşterinin sadece fiyata odaklanmadığı, ürününe de bir an önce ve sorunsuz kavuşmak istediği evreleri ABD tüketicisi bizden çok önce yaşadığı için, buna uygun modeller de yıllar önce geliştirilmeye başlanmış doğal olarak.


Amazon teslimat işini o kadar önemsiyor ki, bunu hızlandırmak için Prime servisi altında akla gelebilecek her şeyi uyguluyor. Örneğin Amazon’un sadece ABD’de 100’e yakın deposu bulunuyor. Bugün Türkiye’nin en büyük alışveriş sitesi Hepsiburada.com’un bile 2. bir şehirde deposu bulunmuyor. Aradaki farkı siz düşünün artık. Teslimatı daha da hızlandırabilmek için römorklu araçlar bile kullanmaya başladı. Hatta yakında 20 uçakla kendi taşıma filosunu kurmayı da planlıyor.


Teslimatlarını artık saatler düzeyine indiren Amazon, bunu dakikalara indirebilmek için insansız hava araçları ile denemeler yapıyor. Yani özetle Amazon şunun farkında; müşteri artık sadece fiyata odaklanmıyor, hizmet kalitesine, satış sonrası desteğe ve ürününün hızlı bir şekilde ulaştırılmasına da önem veriyor ve bunun için bir bedel ödemeye de hazır.


Türkiye’den Kitapyurdu örneği


İnternet üzerinden kitap almak söz konusu olduğunda yıllardır akla gelen iki site var: Kitapyurdu ve Idefix. Kitapyurdu yıllarca Idefix’e göre daha düşük fiyat politikası ile kendisini konumlandıran bir firma oldu. Ancak son yıllarda bu modeli değiştirerek çoğu üründe Idefix’e göre daha pahalı duruma geldi. Fakat bu bir soruna yol açmadı. Zira tek değişim bu değildi. Kitapyurdu üst üste 2 ay düzenli alım yapan müşterilerine %3, 3 ay üst üste düzenli alışveriş yapan müşterilerine de %5 ek indirim sunmaya başladı. Yani Kitapyurdu sadık müşterilerine ayrıcalıklı müşteri konumlandırması yaparak genel satışlarındaki marjını yukarı çekti.


Idefix’in Doğan Grubu’na satışı sonrası D&R ile ortak depo kullanmalarından ötürü teslimatlarda 10 güne varan gecikmeler yaşanmaya başladı. Bu gecikmeler Kitapyurdu’nda yaşanmadığı için Idefix’e göre önemli bir avantaj sağladı. Ayrıca artık Idefix’ten müşteri desteği de neredeyse alınamaz hale geldi. Bunlar benim bizzat yaşadığım deneyimler. Idefix’le yaptığım son alışverişte yaşadığım sorunlardan dolayı attığım epostaların hiçbirisine geri dönüş yapılmadı örneğin.


Hepsiburada örneği


Aynı anda hem düşük fiyat hem de müşteri memnuniyeti olmaz mı? Elbette ki bunun da örnekleri var. Özellikle son dönemde Hepsiburada müşteri desteği anlamında gerçekten iyi durumda. Son iki alışverişimde yaşadığım kargo sorunlarından ötürü müşteri hizmetlerine telefonla ulaşmakta hiç zorlanmadım. Çok fazla beklemeden karşısına çıkan müşteri hizmetleri yetkilisini sorularınızı cevaplayarak probleminizi çözüyor. Bunun yanı sıra kargodan dönen iki siparişimin kredi kartı iadesi de anında yaptılar. Geçtiğimiz yıl Abraaj Group’a hisse satışı gerçekleştiren Hepsiburada’nın, en azından hizmet kalitesi anlamında yurt içindeki benzerlerinden daha ileride olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. İşin lojistik kısmında ise farklı şehirlerde depo açılması, büyük şehirlerde kendi araçları ile teslimatı ve benzeri lojistik alternatiflere yönelmesi gerekiyor.


Tüketici için fiyat herşey mi?


Artık değil. Eğer söz konusu olan cep telefonu ve benzeri pahalı teknoloji ürünleriyse elbette fiyat hala önemli bir faktör olabilir. Ancak daha ucuz ürünler söz konusu olduğunda tüketici, artık o küçük farkın sorunu ortadan kaldıran önemli bir faktör olduğunun bilincinde. Sürekli yaşanan sorunlar ve kötü alışveriş deneyimleri sonucunda fiyat tek başına ayırt edici bir özellik olmaktan çıkmaya başladı. Tüketiciler artık ürünü satın aldıktan sonra hızlı ve sorunsuz kargolama, satış sonrası destek ve müşteri memnuniyeti beklentisi içindeler. Bunu sağlayabilecek firmalara fazladan bedel ödemeye hazırlar. Amazon bunu 10 yıl önce keşfederek iyileştirmeler yapmaya başladı. Türkiye’de kurye ile gün içi teslimat ve yeni nesil lojistik çözümlerle konunun en azından lojistik kısmı düzeltilmeye çalışılıyor ancak Kitapyurdu gibi fiyat odağının dışındaki modellere ihtiyacımız var.


Yazar : Ümit Büyükyıldırım


Paylaş


Fiyat odaklı e-ticaretin sonu

28 Haziran 2016 Salı

E-Ticarette Mobil Uyumun Önemi (infografik)

E-Ticarette Mobil Uyumun Önemi 


Sitenize mobil bir cihazdan bakan bir kullanıcı düşünün. Bu kullanıcı sayfanızı kolayca okuyarak aradığı bilgileri bulabiliyor mu, yoksa sayfanın kullanımı çok mu zor?


Bir sayfanın masaüstü sürümünün mobil bir cihazdan görüntülenmesi ve kullanılması zor olabilir. Kullanıcının, mobil uyumlu olmayan sürümü okuyabilmek için sıkıştırma veya yakınlaştırma yapması gerekebilir.


Kullanıcılar bunu moral bozucu bir deneyim olarak görür ve büyük olasılıkla siteden çıkarlar. Alternatif olarak, mobil uyumlu sürüm kolayca okunabilir ve hemen kullanılabilir.


PlatinMarket olarak hazırladığımız infografiği inceleyebilirsiniz.


3078d363-2557-4518-bf08-06f31231cbe0


Paylaş


E-Ticarette Mobil Uyumun Önemi (infografik)

B2B e-ticaretteki fırsatları biliyormusunuz ?

Türkiye’de firmalar için dijital dönüşümün başladığı ilk dönemde, yani ofislere ve işyerlerine bilgisayar girmeye başladığı zamanlarda ilk ve en yaygın olarak kullanılan yazılımlar masaüstü muhasebe programlarıydı. Bunları; benzin istasyonu, depo, mağaza ve kafe-restoran otomasyonu gibi yazılımlar takip etti.


b2b-eticaretteki-firsatlarVerimliliği artıran bu yazılımlar el terminalleri, barkod okuyucuları ve tabletlerle iş süreçlerini dijitale taşımış oldu. Ancak dijital dönüşüme tam anlamıyla geçilebilmiş değil. Hatta teknolojinin üst düzeyde olduğu havacılık sektöründe bile pilotların kilolarda kağıt taşımasını önleyen iPad kullanımı gibi basit bir dönüşüme bile THY 2014’te geçebildi. Dünyada da durum çok farklı değil aslında. ABD’de United Airlines da 2013’te iPad kullanımına geçti.


Bu, dijital dönüşüm sürecinin sadece görünen kısmı. Çok sayıdaki sektör, bu konuda daha henüz yolun başında. Hava yolu taşımacılığı örneğinde olduğu gibi daha nice sektörde hem dönüşüm hem de B2B iş yapma süreçlerinde çeşitli açıklar mevcut. Geçtiğimiz günlerde İsmail Hakkı Polat‘ın önderliğinde Dijital Dönüşüm Derneği‘nin kurulması da bu konuda yapılacak daha çok iş olduğunu bir kez daha gösteriyor.


Çeşitli sektörlerdeki açıklar, niteliksiz yazılımlar tarafından karşılanıyor


Dönüşümün yazılım ayağı, genellikle niteliksiz ama buna karşılık pahalı masaüstü programlarla karşılanıyor. Çünkü, özellikle küçük ve orta ölçekli yazılım firmaları, çeşitli sektörlerdeki genel açıkları farkedip bunlara muhasebe programı mantığı ile yaklaşarak, o sektör için yeteri kadar özelleşmemiş, kullanıcı deneyimi içermeyen yazılımlar sunuyor. Genellikle de tekel olmalarının verdiği avantajlarla bu niteliksiz yazılımları pahalıya satabiliyorlar.


Bir yazılımı SaaS haline getirip e-ticaret fırsatı yaratmak


İşte benzer bir durum B2B e-ticareti için de söz konusu. Dijital ortamda B2B iş yapma olanağı adına çoğu sektörde hala önemli açıklar söz konusu. Artık modası geçmiş olan masaüstü yazılımları yerine SaaS projelerigeliştirerek yazılımları internet üzerinden daha düşük ücretle kiralamak hem firmalar hem de e-ticaret girişimcileri için daha karlı bir iş modeli. Yani herhangi bir yazılımı alıp, SaaS modeli ile internete taşıyıp, bunu firmalara kiraladığınızda, anında bir e-ticaret iş modeline sahip oluyorsunuz.


Ben SaaS modeli üzerinden örnek veriyorum ancak B2B e-ticaret tabi ki bununla sınırlı değil. Firmadan firmaya ürün satışını e-ticarete taşımaktan tutun da firmalarla son kullanıcı arasında köprü oluşturacak çözümlere kadar daha birçok iş modeli geliştirerek B2B e-ticarette varolabilirsiniz.


Girişimciler genellikle B2C iş modellerine odaklanıyor


Girişimcilerin e-ticarete atılırken akıllarına gelen ilk temel iş modeli B2C, yani son kullanıcıya satış. Hayata geçen projelerin de çoğu B2C modelde iş yapıyor. Bu konuda net rakamlar veremiyorum malesef, çünkü Türkiye’de veri tutabilecek siteler ne yazık ki B2C/B2B ayrımını istatistiklerine dahil etmemişler. Ancak kendi gözlemlerime ve deneyimlerime dayanarak B2B iş modelinin oldukça düşük seviyelerde olduğunu ve birçok fırsatın değerlendirilmeyi beklediğini söyleyebilirim.


Sektörlerdeki açıkları nasıl tespit edeceğiz?


Genel odak B2C e-ticarette olduğu için de B2B’deki fırsatlar da gözden kaçıyor. Peki hangi sektörde hangi açığın olduğu nereden bileceğiz? İşte en kritik nokta da bu. Eğer herhangi bir sektörün doğrudan içinde değilseniz veya o sektörde çalışan ve bilişim konularına hakim bir bağlantınız yoksa, ilgili sektördeki yazılım ve B2B e-ticaret fırsatlarını tespit etmeniz çok da kolay değil. Yani bu konuda tüm bağlantılarınız üzerinden derin araştırmalara girmeniz gerekebilir.


Bazen de açığı, o sektörle küçük bir temas yaşarken siz de farkedebilirsiniz. Örneğin, Girişim Fabrikası & Turkcell hızlandırma programında, girişimcilerden Eray Hangül’ün, süreçlerdeki dağınıklığı ve manuel işleyişi gördükten sonra “sizin ERP’ye ihtiyacınız var” diyerek hızlandırma merkezi SaaS yazılım fikrini bulması gibi.


B2B e-ticaretin avantajları


Peki B2B e-ticareti cazip kılan, sadece sektörlerdeki açıklar mı? Tabi ki hayır. Bunun dışında da avantajları var elbette.


  • Firmalar, süreçlerini iyileştiren, satışlarını artıran çözümlere yatırım yaparlar

  • Firmaların alım gücü, son kullacının alım gücü ortalamasından daha fazladır

  • Özellikle küçük ve orta ölçekli işletme sahipleri, iletişime son kullanıcıdan daha açıktır

  • Ticaretin gereği olarak firmalar, kendilerine yapılan pazarlama faaliyetlerine karşı son kullanıcıdan daha fazla açıktır

  • Pazarın büyüklüğünü hesaplamak daha kolaydır

  • Sektördeki firmalar genelde benzer bir profile sahiptir. Bu profilin personasını çıkardıktan sonra onlara iş yapmak daha kolaydır

Bu avantajların yanı sıra pazarın da sektördeki firmalarla sınırlı olması gibi dezavantajlar da mevcuttur elbette. Ancak iş modelini, İngilizce içerikle yurtdışına açmak veya B2B2C şeklinde genişleterek mevcut pazarı büyütmek de mümkündür.


Özetle, ABD’de 1850’lerdeki Altına Hücum furyasında olduğu gibi son kullanıcıya (altına) odaklanmak yerine, bölgeye gelen altın arayacılarına kazma kürek satarak (B2B) köşeyi dönenlerin uyguladığı modeli de tercih edebilirsiniz.


 


Bu yazısından dolayı Ümit Büyükyıldırım’a teşekkür ederiz.


Kaynak : umityildirim.com


Paylaş


B2B e-ticaretteki fırsatları biliyormusunuz ?

27 Haziran 2016 Pazartesi

E-Ticaret Hukukunu Anlayarak Bir Adım Öne Geçin

E-Ticaret Hukukunu Anlayarak Bir Adım Öne Geçin konulu yazımız umarız faydalı olur.


E-Ticaret Hukukunu Anlayarak Bir Adım Öne GeçinGünümüzde e-ticaret alanında hizmet vermek hem çok zorlu hem de oldukça kazanç sağlayan bir uğraş haline geldi. Bu sektörde hizmet vermek için e-ticaret hukuku hakkında bilinmesi gerekenler mevcut. Çünkü e-ticaret alanı geliştikçe, e-ticaret hukukuna da yeni düzenlemeler getiriliyor. E-ticaret hukukunu anlayarak bir adım öne geçmek mümkün. Zira yasalar değişiyor ve bu değişimler de farklı dinamikler oluşturuyor. E-ticaret alanına adım atmak isteyen her girişimcinin bilmesi gerekenleri derledik…


E-Ticaret Hukukunu Anlayarak Bir Adım Öne Geçin


– Yeni ticaret yasası, pek çok değişimi de beraberinde getirdi. Örneğin artık önceden kullanıcı onayı alınmadan gönderi yapılması mümkün değil. Ancak kullanıcının tanıtım amaçlı iletişime izin vermesi gerekiyor. Yalnızca bu durumda SMS ve e-mail gönderimine olanak sağlanabiliyor.


– E-ticaret işine giriştiyseniz, e-ticaret hukukunu kavramanız şart. Bunun en önemli adımlarından biri ise fatura zorunluluğunu analiz edebilmek. Günümüzde e-ticaret şirketleri kağıt fatura yerine e-fatura imkanı da sağlayabiliyor. Tam da bu sebepten, e-arşiv uygulaması önemli ölçüde değer kazanıyor. E-arşiv uygulaması sayesinde e-ticaret girişimcileri daha hızlı, güvenli ve konforlu bir çalışma imkanı bulabiliyor.


– Belli başlı yönetmelikler, e-ticaret hukukunda büyük öneme sahip. Bunlardan biri de 2014 senesinin Kasım ayında yayınlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği… Bu yönetmelikte yer alan e-ticaret cayma hakkı konusunu derinlemesine kavramak, müşterilerin haklarının bilincinde olmaları için oldukça önemli.


– Gizlilik sözleşmesi de, e-ticaret alanında ciddi bir gerekliliğe sahip. Zira e-ticaret sitelerinde bulunan SSL sertifikası, kredi kartı güvenliğini şeffaf hale getiriyor. E-ticaret gizlilik sözleşmeleri, kendilerine sunulan bilgileri paylaşmayacaklarını taahhüt eden metinler olduğu için; müşterilerinde güvenli alışveriş hissiyatı yaratır.


– İade politikanızı hızlı ve etkin biçimde düzenlemeye gitmelisiniz. Zira geçerli bir iade sözleşmesine sahip olan firmalar, müşterilerin güvenine daha rahat şekilde ulaşıyor. İade konusunda belirgin ve geçerli kuralları olan şirketler, müşteri karşısında olumlu bir imaja sahip oluyor.


– İade de olduğu gibi garanti koşullarına da dikkat etmek, e-ticaret alanında ciddi önem taşıyor. Çünkü bir e-ticaret sitesinden alışveriş yapmak isteyen kullanıcılar garanti koşullarının yerine getirilmesine büyük değer atfediyor. Aksi gerçekleştiğinde ise müşteri kaybı söz konusu olabiliyor.


E-Ticaret Hukukunu Anlayarak Bir Adım Öne Geçin yazımızı yorum ve paylaşımlarınızla destekleyebilirsiniz.


Hukuk kategorisindeki diğer yazılarımız için tıklayınız.


Paylaş


E-Ticaret Hukukunu Anlayarak Bir Adım Öne Geçin

E-Ticaret Sitenize Sıkça Sorulan Sorular Bölümü Hazırlamak

E-Ticaret Sitenize Sıkça Sorulan Sorular Bölümü Hazırlamak


E-ticaret sitenizeE-ticaret sitenize karar verdiniz, onu profesyonel eller yardımıyla hazırladınız. Ama hala eksik bir şey. Ne mi? Elbette sıkça sorulan sorular (SSS) bölümü… Bu bölüm her site için gereklidir ve sitenizde mutlaka bulunması gerekir. Bu sayede sitenizin ziyaretçileri sizinle iletişime geçmeden önce bu bölümde sorularına cevap bulabilirler. Sıkça sorulan sorular bölümünde hizmetleriniz, ödeme şekliniz ve ürünleriniz hakkında pek çok soruyu yanıtlayabilirsiniz. Üstelik tüm yanıtlarınız da kalıcı hale gelir ve yinelemenize ihtiyaç duyulmaz. Bu da iş yükünüzü azaltarak zamandan tasarruf sağlar. Müşterileriniz de merak ettikleri konulara hızlı bir şekilde yanıt bulur.


SSS bölümü müşterilerinizin ya da potansiyel kitlenizin sitenize uğradığında anlamadığı konulara verilen yanıtlardır. Her kullanıcı satın alacağı hizmet ya da ürün hakkında bilgi edinmek ister. Elbette size e-posta ya da telefon yoluyla da ulaşabilirler. Fakat bu durum hem zaman hem de enerji kaybettireceği için en sağlıklı yöntem SSS bölümü hazırlamaktır.


Klasik SSS sayfaları genel olarak metinlerden oluşur. Fakat siz kendi sitenizde yaratıcı yeniliklere gidebilirsiniz ve SSS sayfanıza görsel öğeler ekleyebilirsiniz. Nihayetinde görsel içeriklerin kullanıcılar üzerinde daha etkili olduğu ispatlanmış bir gerçektir. Tüketicileri yönlendirmek istediğiniz noktalara da görsel desteğiyle ulaşmalarını sağlayabilirsiniz.


En önemlisi de sorularınızı başlıklar kullanarak hazırlamaktır. Maddeler halinde hazırlanmış başlıklar göz yormayacaktır. Ziyaretçilerinizin daha kolay erişimini sağlamak kadar, soruları incelemelerini sağlamak da görevinizdir. Bu sebepten, listelerinizde farklı ikonlar kullanarak maddeleri ayırmak faydalı olacaktır.


SSS sayfanızda sorularınız çok uzun olmamalı. Çünkü ziyaretçileriniz sıkılırsa bu sitenizi hızlıca terk etmelerine neden olabilir. Sorularınız genel olarak özünde evet ya da hayır cevabı içeren maddelerden oluşmalıdır. Bu sayede sorulara uzun yanıtlar aramanıza da gerek kalmayacaktır.


SSS sayfanızda mümkün olduğunca açık ve anlaşılır cevaplar kullanmalısınız. Her kesimden ve yaş grubundan tüketiciler sizi ziyaret edebilir ve siz hepsine aynı anlaşılır tavır ile yaklaşmalısınız. Kafa karıştırıcı ve yorucu bir SSS sayfası faydadan çok zarar getirir ve siteden soğuma sebeplerinden birine dönüşebilir.


E-Ticaret Sitenize Sıkça Sorulan Sorular Bölümü Hazırlamak yazımızı beğendiyseniz yorumlarınız ile bizlere fikirlerinizi iletiniz.


Paylaş


E-Ticaret Sitenize Sıkça Sorulan Sorular Bölümü Hazırlamak

E-Ticarette Web Sitesi Tasarımı

E-Ticarette Web Sitesi Tasarımı


E-Ticarette Web Sitesi Tasarımı


Teknolojinin gelişmesi ile internet hayatımızda ciddi bir konum kazandı. Günümüzde insanlar pek çok ihtiyacını online alışveriş aracılığıyla karşılıyor. Hal böyle olunca da firmaların e-ticaret satışlarını artırmak için web tasarımlarına özen göstermeleri gerekiyor. E-ticarette web tasarımının etkisi göz önüne alındığında bunun kaçınılmaz olduğu da aşikar. E-ticarette web tasarımın önemini birlikte hatırlayalım…


– Tasarım ürünlerinizi sergilediğiniz bir vitrin gibidir. Ne kadar sade ve şık olursa, hedef kitlenizin ilgisi de o denli canlanacaktır. Potansiyel kitleniz sayfanızı ziyaret ettiğinde onları kalıcı hale getirmek için web tasarımınına azami özen göstermelisiniz. En ilgi çekici kampanyalarınızı ve ürünlerinizi ana sayfada sergilemek herkeste merak uyandırır. Bu sayede onların ürüne ve sonrasında sepete yönelmelerini sağlayabilirsiniz.


– Profesyonel bir e-ticaret sitesi sahibi olmak istiyorsanız, isteklerinizi gerçekleştirecek birikime sahip profesyonel bir ekiple çalışmalısınız. Özensiz şekilde kurulan web sitelerinin altyapısı kısa sürede çöktüğü gözlenmiştir. Satış grafiğinizi yükseltmek için hedef odaklı çalışan uzman bir web tasarım ajansı ile çalışmanız yararlı olacaktır.


E-ticaret sitenizin tasarımında yaratıcı değil etkili olmanız esastır. İyi bir web tasarım, sağlam bir iletişim ortamı yaratır ve markanın imajını pozitif yönde etkiler. Bu sebeple web tasarım hizmetlerinizde kreatif olmaya değil, e-ticaret dinamiklerinizi canlandıracak etkili fikirlere yer vermeniz değerlidir.


– Web tasarımı alanınızdaki rakiplerinizden sıyrılmak için avantajlı bir yoldur. Kendinize özgü, sizi bütünüyle yansıtan ve kullanışlı bir web tasarımı ile diğer isimler arasından kolayca sıyrılabilirsiniz. Görsellik potansiyel müşterilerinizi cezbeden ilk güçtür.


– Site navigasyonunuzun özenli olmasına dikkat etmelisiniz. Müşterileriniz aradığı ürüne kolaylıkla ulaşabilmeli ve hangi sayfada olduğunu belirten kategori çubuğu da görünür bir yere yerleştirilmelidir. Aynı zamanda sitenizdeki arama kutucuğunu kolay görülen bir noktaya konuşlandırmak da büyük yarar sağlayacaktır.


– Müşterileriniz zamandan tasarruf etmek için online alışveriş tercihinde bulunurlar. Fakat sitenizin yavaş yüklenmesi onların sabırsızlık içerisinde siteyi terk etmesine neden olur. Bunu önlemek için e-ticaret sitenizin hızında iyileştirmeler yapmalısınız.


Paylaş


E-Ticarette Web Sitesi Tasarımı

26 Haziran 2016 Pazar

E-Ticaret Sitelerinin Geçmesi Gereken 7 Temel Süreç

ecommerceGünümüzde çok fazla e-ticaret sitesi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bir web girişimi planlayan veya internetten para kazanmayı aklına getiren hemen herkes ilk olarak bir e-ticaret sitesi açmayı düşünür. Elbette her site başarılı olmaz ve bunun birçok nedeni olabilir. Ama bazı siteler vardır ki, benzerlerinden sonra çıksa bile müşteriler tarafından çok sevilir ve başarılı olur.


Başarılı olan e-ticaret sitelerinin geçtiği temel bir süreç vardır. Bu süreci atlar, görmezden gelir, bilmez veya eksik olarak uygularsanız, başarıyı yakalamanız neredeyse imkansız olacaktır. Bu noktada da web girişimleri, müşteri tepkisi, internet ve ticari konularda bilginiz olması gerekiyor. İki konuda sahip olduğunu bilgileri birlikte harmanladığınızda da başarılı olma ihtimaliniz artıyor.


Bu yazımızda sizlerle bir e-ticaret sitesinde uygulanması gereken temel süreçlerden bahsetmek istiyorum:


1 -Google Webmaster Tools Kullanımı


Ücretsiz Google servislerinden biri olan Webmaster Tools, sitenizi arama motoru aracılığıyla izlemenizi, kontrol etmenizi sağlar. Sitenize indeks atmanızı kolaylaştırır ve çıkan hataları, yüklenmeyen sayfaları görmenizi sağlar. İçeriklerinizin analizini yapabilir ve hangi anahtar kelimelerden sitenize ziyaretçi geldiğini gösterir. Bu şekilde de sitenizi ve ürünlerinizi analiz edebilirsiniz.


SEO (arama motoru optimizasyonu) sorunlarınızı çözmez; ama haberdar olmanızı sağlayarak önlem almanızı sağlar. Sitenin, ürünlerin, sayfaların SERP’lerde nasıl durduğunu bilmeniz gerekiyor. Ayrıca popüler sayfaları, anahtar kelimeleri, söz öbeklerini ve müşteri ilgisini çeken konuları da belirlemelisiniz. İşte Google Webmaster Tools size bunları verebilir.


2-Periyodik SEO Analizi


Sitenizin mevcut kod ve içeriği zaman içerisinde istemsiz olarak değişim gösterir. Özellikle kod kısmıyla ilgilenen sorumlu kişiler, kötü niyet beslemese bile başka bir işlem yaparken, diğer tarafın sorun çıkarmasına neden olabiliyor. Bu anlamda da SEO analizleri, size aradığınız bilgileri verecektir. Elbette bu sonuçları yorumlamak da size kalmıştır veya bu konuda uzmanlara danışmanız gerekecektir.


E-ticaret sitenizdeki ekonomik hedefleriniz ile ilgili her şeyin planlı olması gerekiyor ve sizin de bundan emin olmanız. Belli periyotlarda sitenize SEO analizi yapmanız, planlarınızı etkileyecek sorunları görmenizde yardımcı olacaktır. Sonuçlara göre sitenizi yeniden düzenleyebilir ve yenilikler hazırlayabilirsiniz.


3-SEO Araçlarına Yatırım


Search Metrics, Raven SEO Tools, Moz gibi SEO araçları sorunlarınızı gözler önüne sermek için birebirdir. Sorunları ortaya çıkarırlar, çözüm yolu üretebilmeniz için öneriler sunarlar. SEO araçlarını tanımanız ve buna göre yatırımınızı yapmanız gerekiyor. Her araç farklı alanlarda güçlü olabilir ve bunu göz ardı etmemelisiniz. E-ticaret konusunda artık uzman diyeceğimiz kişiler ise bu SEO araçlarından oluşan bir kombinasyonu kurmanız taraftarı.


4-Eyleme Geçmek


Çeşitli şekillerde elde ettiğiniz verileri görüntülemek işinizi çözmez. Bu verilere göre belli bir eylem planı gerçekleştirmelisiniz. Eyleme geçmenin gerekli olduğu alanları belirlemeniz gerekiyor. Örneğin bir SEO aracını kullanırken, neye – neden bakacağınızı bilmelisiniz. Bilmek işinizi kolaylaştırırken, bilmemek aklınızı daha da yoracaktır. Benzer veya çift indeks, Google cezaları, indeks sorunları ve silinmesi gibi birçok hata web dünyasında sizi bekliyor. Bu sorunları önce tanımanız, sonra sitenizi analiz etmeniz ve eyleme geçmeniz gerekiyor.


5-Veri Analizi Yapmak


Sitenizde hangi alanların geliştirilmesi gerektiğini önem derecelerine göre belirlemeli ve bunun için panolar hazırlamalısınız. Ürün kapsamınıza göre elde edeceğiniz verilerle, site tasarımı gibi konularda elinize geçen verileri birbirinden ayrı analiz edip, sonrasında bir bütün haline getirmeniz gerekiyor. Veri analiz araçlarını kullanabilir ve e-ticaret siteniz ile ilgili temel sorunları çözümleyebilirsiniz.


6-Siteyi Test Etmek


Kendi sitenizi, önce kendiniz test etmelisiniz. İlgilendiğiniz alan ve sizin için önemli olan ürün segmentini belirlemelisiniz. Spesifik ve alt kategoriler üzerinden analizler yapmalısınız. Bu aşamada Screaming Frong SEO Spider gibi ürünleri kullanarak sayfalar ve bölümler ile ilgili sorunları ortaya çıkarabilirsiniz. Bu aşamada doğru ilerlerseniz, kolay çözülen site kaynaklı hataları bulabilir ve çözebilirsiniz.


7-Mobil Tema Kullanmak


Mobil aracılığıyla kullanılan internet düşünüldüğü zaman artık web sitelerinin bunun üzerine kurulması gerektiğini göreceksiniz. Ekstra bir maliyet olarak görülebilir; ama mobilden elde edeceğiniz hit, diğer araçlara göre daha fazla olacaktır. Ayrıca 2015 Nisan ayında Google, sitelerin mobil uyumlulukları ile ilgili bir algoritma yayınladı.


E-ticaret sitenizin, mobil uyumlu bir temaya sahip olması gerekiyor. Mümkünse bir mobil uygulama yazdırabilirsiniz. Mobil kullanım deneyimini maksimum seviyeye çıkarmalı ve sitenizin gerekli hıza sahip olmasını sağlamalısınız.


 


Kaynak : http://paratic.com


Paylaş


E-Ticaret Sitelerinin Geçmesi Gereken 7 Temel Süreç

E-Ticarette Hedef Kitlenizi Tanımak

E-Ticarette Hedef Kitlenizi Tanımak 


E-ticaret alanına adım attınız, planlarınız yolunda gidiyor ve artık başlama noktasına ulaştınız. Peki geriye ne kaldı? Elbetteki e-ticaret alanınızdaki hedef kitlenizi tanımak! Yeni kurulmuş bir site için oldukça fazla emek ve vakit harcanır. Hedef kitleyi doğru biçimde belirlemek ise hem vakitten hem de emekten tasarruf sağlar. Bir girişimci olarak kurduğunuz işletmeyi nasıl konumlandıracağınıza karar vermelisiniz. Bunu yaparken de hedef kitlenizi bulmaya önemli ölçüde ihtiyacınız olacak. Peki bu kritik yolculukta gerekenler neler?


E-Ticarette Hedef Kitlenizi Tanımak için;


E-Ticarette Hedef Kitlenizi Tanımak– Sosyal medya, e-ticaret alanının en etkili araçlarından biridir. Sosyal medyadaki kitlenizi dinlemek, onların taleplerini anlamanızı ve çözümler üretmenizi sağlar. Bu çözümler ışığında nasıl bir kitleye hitap ettiğinizi daha net bir biçimde anlarsınız. Ayrıca sosyal medya etkileşimlerinde bulunan kullanıcılarınızın profillerini ya da aktif olma düzeylerini inceleyerek de onları tanıma şansı yakalayabilirsiniz.


E-ticaret alanında hizmet vermeye başlarken hizmetinize ya da ürünlerinize ilgi gösterecek potansiyel kullanıcıları tespit etmelisiniz. Onların cinsiyeti, medeni durumu, yaşadıkları şehirler, yaşı ve diğer pek çok etmeni ele alarak tanıma hızınızı artırabilirsiniz. Bu tür bir çizelge oluşturabildiğiniz zaman bu tüketicilerin tam olarak neye ihtiyaç duyduğunu da anlamaya başlarsınız. Peki tüketicilerinize nasıl ulaşacaksınız? Elbette reklamlar ve anahtar kelimeler yardımıyla. Reklamlarınızın ve sosyal medya içeriklerinizin hızlı biçimde geri dönüşüm sağlaması ise hedef kitlenizi tanımanız ile mümkün olur.


– Olasılıkları hesaplayın fakat onlara bütünüyle bağlanmayın. Çünkü olasılıklar her zaman kaygan bir zeminde bulunurlar. Bu da onların her zaman asli sonuç olmadığının göstergesidir. Olasılıkları detaylandırmak sizin yararınıza olacaktır. Hedef kitlenizin eğitim durumu ne? Hangi alanlarda çalışıyorlar? Bu tür kriterleri belirlemeye çalışmanız sonuçlar için daha verimli olur. Hedef kitlenizle ilgili üretebileceğiniz tüm detaylar sizi onlara daha hızlı ulaştırır.


– Kendinize ciddi ve verimli bir iş programı hazırlamalısınız. Satacağınız ürün ya da hizmetle ilgili derinlemesine araştırma yapmalısınız. Bu sayede o ürün ya da hizmetin ne tür ihtiyaçları karşıladığına vakıf olabilirsiniz. Potansiyel müşterilerinize kısa sürede çözüm sunacak kadar donanım kazanmak, onları anlamanızda yardımcı olacaktır.


E-Ticarette Hedef Kitlenizi Tanımak hakkında siz ne düşünüyorsunuz ? Yorumlarınız ile fikirlerinizi iletebilirsiiz.


Paylaş


E-Ticarette Hedef Kitlenizi Tanımak

25 Haziran 2016 Cumartesi

Düşük Bütçe İle Büyük Hayaller Başarmak

Düşük Bütçe İle Büyük Hayaller Başarmak yazımız umarız size faydalı olur.


Düşük Bütçe İle Büyük Hayaller BaşarmakÇalışan her insanın ortak bir hayali vardır. Kendi işini kurmak ve o işi başarıyla ileriye taşımak. Bazıları biraz da şans eseri, hayaline ulaşır. Kimileri ise, en büyük sorun olarak görülen sermaye engeline takılır. Oysa ki tüm hayaller gerçekleşmek için kurulur. Endişelerinden çok hayallerine inanan her girişimci, düşük bütçe ile de başarılı olabileceğini bilir. Kendi işinizde ilerlemek için her daim çok büyük bir bütçeye sahip olmanız gerekmez. Küçük bir yatırım, büyük bir fikirle çok parlak bir ışığa dönüşebilir. Nasıl mı? Düşük bütçe ile büyük hayaller başarmanın sırlarını sizler için derledik…


Düşük Bütçe İle Büyük Hayaller Başarmak


– Yeni bir girişime başlarken heyecanlı olmanız doğal. Ancak ana işinizden de kopmamanız gerek. Çünkü hem sermayenizi güçlendirmek hem de yaşamınıza devam edebilmek için belli bir kazanca ihtiyacınız var. Bu anlamda günlük işinizi sürdürmeniz şart.


– Her konuda bir şeyler bilmek iyidir ama bir konuda her şeyi bilmek daha iyidir. E-ticaret alanında ya da fiziksel mağazanızda olmanız fark etmez, bildiğiniz işi yapmalısınız. Bilmediğiniz bir alanda ilerlemek için hem eğitime hem de deneyime ihtiyacınız var. Oysa ki bildiğiniz konulara yönelmek sizi bu vakit kaybından ve masraftan kurtarabilir. Ayrıca uzmanı olduğunuz alanda çalışmak, kendinize daha da güvenmenizi sağlar.


– Hayalinizi kurdunuz ve belki sermayenizi de belli ölçüde toparladınız. Fakat hâlâ bir eksiğiniz var. Tüm ihtiyaçlarınızın ve hedeflerinizin bir çizelgesini çıkarmalısınız. Neye ne kadar ödeme yapacağınızı önceden bilmek, rotanızı belirginleştirir. E-ticaret dünyasında görüş netliği her şeyden önemlidir.


– Çizelgenizi hazırladınız ve planınızı netleştirdiniz. Öyleyse hangi harcamaların da gereksiz olduğunu fark ettiniz demektir. Önemli harcamaları üst sıraya yerleştirirken, gereksiz harcamalardan kurtulmalısınız. En azından ilk aşamada fazla heyecanın etkisiyle yanlış seçimler yapmamalısınız. Asıl amacınız projenizi gerçekleştirmek olmalıdır.


– Düşük bütçe dünyanın sonu demek değildir. Fakat borçlanmak, uzun vadede yıkıcı sonuçlar doğurabilir. E-ticaret dünyasında kredi kartı borcu da yaygındır, ancak siz bundan kaçınmalısınız. Çünkü kredi kartı ile borçlanmak projenize ağırlık vermenizi engeller. Bireysel harcamalarınızda sınırlı olmalısınız.


PlatinMarket E-Ticaret Paketleri nin doğuluda bu ana mantaliteden gelmiştir.


Düşük Bütçe İle Büyük Hayaller Başarmak yazımızı beğendiyseniz yorum ve paylaşımlarınız ile bizlere destek olabilirsiniz. Tek istediğimiz bu.


Paylaş


Düşük Bütçe İle Büyük Hayaller Başarmak