31 Aralık 2017 Pazar

Türkiye İle Hollanda Arasında E-ticaret İşbirliği

Gelir İdaresi Başkanı Mehmet Kilci, e-ticari faaliyetlerin kayıtaltına alınması ve bütünüyle yasal bir zemine oturtulmasının artık kaçınılmaz olduğunu bildirdi.


Kilci, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Hollanda Gümrük ve Gelir İdaresi ile yürüttüğü “Elektronik Ticaretin İzlenmesine Yönelik Ortak Proje”nin imza töreninde yaptığı konuşmada, gerek Türkiye’de gerekse dünyada bilgi teknolojilerindeki gelişmeler sonucu geleneksel ticaretin dönüşüme uğrayarak sanal ortamlara taşındığını, bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de e-ticaretin hacminin her yıl katlanarak arttığını belirtti.


Bilgi iletişiminin kolaylaşması ile elektronik ticaret hacmi artarken bir yandan da bu alanda meydana çıkan vergi kayıp ve kaçağının kavranabilmesinin önem kazandığına işaret eden Kilci, nitekim, 2011-2013 Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Eylem Planı’nda ‘internet üzerinden yapılan ticaretin kayıt altına alınabilmesine yönelik teknik ve hukuki altyapının oluşturulması’ adlı 6 no’lu eylemin planlandığını, bu eylemin altında Gelir İdaresi Başkanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumunun sorumlu kuruluşlar olarak belirlendiğini anlattı.


Kaynak: AA



Türkiye İle Hollanda Arasında E-ticaret İşbirliği

E-Ticaret te B2B ile Çalışmanın Güçlükleri Nedir?

B2B, öncelikle paylaşabilecek doğru bilgi ve paylaşma isteği, sonra teknolojik yatırımdır.


Paylaşılabilecek Doğru Bilgi Nedir?

Varsayın ki müşterileriniz size hiç sormadan stoklarınız hakkında bilgi alabilmek istiyor. Bu durumda sisteminizden çıkacak her rapor her zaman doğru ve açık olmalı. Çünkü ortada sizin şirketinizden rakamları yorumlayacak hiç kimse yok, müşteriniz ekranında ne görüyorsa ona inanır.


Paylaşma İsteği Nedir?

Bugünkü çalışma kültürümüzde şirketimizin dışındaki herkes bir yabancı. Bir yabancının bize ait olan (elbette izin verdiğiniz ölçüde) bilgiye bize sormadan doğrudan ulaşmasını kabul etmek kolay değil.


Teknolojik Yatırım

B2B ortamında çalışmak isteyen bir şirket, hem yazılım hem de donanım sistemini buna uygun hale getirmeli. Şirket öncelikle kendi içinde bilginin hızlı ve doğru dolaşımını sağlamalı, bir sonraki aşamada ise bu bilginin bir kısmını müşteri, tedarikçi ve iş ortakları ile paylaşmanın yollarını geliştirmeli. Bunun için tüm işlemlerin oldukları zaman ve yerde en az hata ile işlenebilmesi gerek.


Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir.



E-Ticaret te B2B ile Çalışmanın Güçlükleri Nedir?

30 Aralık 2017 Cumartesi

Facebook ve Twitter’ın e-ticaret rekabeti nereye gidiyor ?

Sosyal medyanın iki ezeli rakibi Facebook ve Twitter aralarındaki çekişmeyi yavaş yavaş başka bir alana kaydırıyor. Özellikleriyle, markalara sunduğu pazarlama fırsatlarıyla birbirleriyle yarış halinde olan iki sosyal ağın yeni rekabet alanı ise e-ticaret olmaya doğru ilerliyor.


Twitter Amazon ile yaptığı işbirliği çerçevesinde #AmazonCart uygulamasını hayata geçirerek tweet içinden alışveriş dönemine adım atmıştı. Bunun yanı sıra tweet’lere satın al butonu ekleyeceği söylenen Twitter, geçtiğimiz günlerde CardSpring’i alarak sosyal ticarete atılacağının en güçlü sinyallerini vermişti.


Diğer yandan Facebook‘un da bu alanda pasif kalmaya niyeti yok. Yine geçtiğimiz hafta Twitter-CardSpring anlaşmasının açıklandığı gün Facebook cephesinden de bir haber geldi ve sosyal medya devinin de reklam ve sayfa içeriklerinde satın alma butonunu denemeye başladığı ortaya çıktı.


Peki bu gelişmeler sosyal medyanın geleceği için ne anlam ifade ediyor? Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlar neden e-ticarete göz kırpıyor? Ve asıl soru kullanıcılar sosyal ağlar üzerinden alışverişe nasıl bakıyor?


Aslında bunun için biraz geçmişe dönmek yeterli. Örneğin Facebook’u ele alırsak bu sosyal ağın ticaretle ilgili ilk büyük girişimi değil. Sanal para birimi olarak Credits’i hayata geçiren, Gift Shop’tan kullanıcıların arkadaşlarına hediye alabilmesi üzerine kurulu bir sistem yaratan Facebook’un tüm bu girişimlerinin başarısız olduğunu artık bilmeyen yok.


facebook-satin-al1


Ancak Facebook’un neden hala e-ticarette ısrar ettiğini anlayamayanlar da çok. Az önceki örnekler aslında Facebook’un doğasıyla pek uyuşmuyor; daha çok “para, para” diye bağıran ve kullanıcı yararı gözetmeyen girişim ve projeler. Diğer yandan “Satın al” butonu e-ticaretin Facebook’a en entegre hali gibi gözüküyor. Hali hazırda marka reklamlarını görerek o ürünü satın almak isteyen kullanıcıların web sitelerine gitmesi yerine sosyal ağ üzerinden alışverişlerini yapmalarını sağlaması hem kullanıcıyı pratiklik açısından cezbederken hem de Facebook’un da gelirlerini artırmasına yardımcı olacak.


AmazonCart2


Nitekim Twitter’ın #AmazonCart ve satın al butonuyla yapmaya çalıştığı da bunun aynısı. Sonuç olarak iki sosyal ağın ticareti kullanma amacı da kullanıcılara sitede kalmaları için bir sebep daha vererek aralarındaki etkileşimleri artırmak ve reklamverenlere yeni bir satış kanalı yaratmak.


Ancak Facebook ve Twitter’dan bir Amazon yaratmak çok da olası değil. Sosyal ağdan çıkıp bir sosyal ticaret platformuna dönüşmek her iki sosyal ağın da işine gelecek gibi durmuyor. Nitekim kullanıcıların bu ağlarda bulunma sebebi alışveriş yapmak, ürün aramak değil. Geçmişteki Facebook başarısızlıklarını da göz önüne alırsak e-ticareti sosyal ağ özellikleriyle en iyi harmanlayan platform bu yeni yarışın da galibi olacağa benziyor.


Kaynak



Facebook ve Twitter’ın e-ticaret rekabeti nereye gidiyor ?

29 Aralık 2017 Cuma

Xinjiang’da e-ticaret hızla büyüyor.

Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde e-ticaret sektörü yılın ilk 9 ayında hızla gelişti.


Xinjiang İstatistik Bürosu’ndan alınan bilgilere göre, yerel şirketlerin internet üzerinden gerçekleştirdiği perakende satış, 4 milyar 410 milyon yuana ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 46,1 oranında arttı. Yerel tüketicilerin internet üzerinden gerçekleştirdikleri perakende sipariş ise 33 milyar 860 milyon yuana ulaşarak yüzde 31,6 oranında artış kaydetti. Tüm bölgede acele kargo sektöründe gerçekleştirilen gelir yüzde 25,9 yükseldi.


Xinjiang İstatistik Bürosu Müdür Yardımcısı Wang Yue basına verdiği demeçte, Xinjiang’ın yerel e-ticaret işletmelerinin gelişmesine destek sağlayacağını belirterek, internet satışıyla reel işlemi güçlendireceklerini ve iç kesimde faaliyet gösteren e-ticaret devlerinin Xinjiang’da şube açmalarını teşvik edeceklerini kaydetti.


Xinjiang’da e-ticaretin güçlendirilmesiyle lojistik şartları da gelişti, Orta Asya ve Güney Asya’ya yönelik sınır ötesi e-ticaret de günden güne genişledi.


Öte yandan bu yılın ilk 9 ayında Xinjiang’da hizmet sektörünün yerel ekonomik büyümeye katkısı yüzde 56,5 olarak tespit edildi, e-ticaret bu konuda önemli rol oynadı.


Çin Uluslararası Radyosu



Xinjiang’da e-ticaret hızla büyüyor.

28 Aralık 2017 Perşembe

Evde deneyin sonra ödeyin dönemi başladı

ABD’li e-ticaret devi Amazon, kullanıcıların önce giyim ürünlerini evlerinde deneyip, sonra diledikleri ürünü alabilecekleri yeni bir giyim hizmetini başlatmaya hazırlanıyor.


ABD’li e-ticaret devi Amazon, “Prime Wardrobe” adıyla kullanıcıların önce giyim ürünlerini evlerinde deneyebileceği, sonra diledikleri ürünlerin ücretini ödeyecekleri yeni bir giyim hizmeti için denemelere başladığını duyurdu.


Amazon’dan yapılan açıklamaya göre, kullanıcılar internet üzerinden giyim, ayakkabı ve aksesuar kategorilerinden diledikleri en az üç ürünü seçebilecek.


Ürünlerin kargoyla teslimatının ardından kullanıcılara ürünleri denemek için 7 gün süre verilecek. Kullanıcılar beğenmedikleri ürünleri iade edebilecek, sadece ellerinde tuttukları ürünlerin ücretini ödeyecek. Böylece insanların giyim ürünlerini satın almadan önce denemeleri sağlanacak.


Dünyaca ünlü markalar da var


Kadın, erkek, çocuk ve bebekler için 100 milyondan fazla ürün bu hizmet kapsamında olacak. Calvin Klein, Hugo Boss, Lacoste, Adidas ve Levi’s gibi dünyaca ünlü markaların ürünlerinden de seçim yapılabilecek.


Kullanıcılar siparişlerindeki ürünlerin 3 veya 4’ünü ellerinde tutmaları halinde yüzde 10, 5 veya daha fazla ürünü beğenmeleri halinde ise yüzde 20 indirim kazanacak.


Firmanın yakında başlatacağı bu hizmetten Amazon Prime üyeleri ücretsiz yararlanacak.


Uzmanlar, Amazon’un geçen hafta ülkenin en büyük gıda perakendesi zincirlerinden olan Whole Foods’u 13,7 milyar dolara satın alma anlaşmasına işaret ederek, e-ticaret devinin şimdi de giyim sektöründeki payını artırmayı hedeflediğini ifade ediyor. AA



Evde deneyin sonra ödeyin dönemi başladı

27 Aralık 2017 Çarşamba

Markaların Senfonisi "Markafoni"

Stratejik İletişim ve Kariyer Danışmanı Duygu Eren Sabah.com.tr için Markafoni Kurucu Ortağı Tolga Tatari ile röpotaj gerçekleştirdi.


Garajda eticaret devri söylemini yitirirken, ülkemiz hala bu konuda çok açık ve doymamış bir pazar. Herkes pastadan pay almaya çalışırken bu işin aslında göründüğü kadar kolay olmadığını anlayanlar havlu atıyor. Birazdan hikayesini okuyacağınız marka bütün bunların arasında, açığı görerek giyim, aksesuar, spor malzemeleri ve kozmetik satan Türkiye’nin ilk özel alışveriş klubünü kurdu. Geçen seneki ciroları 95 milyon $. Bu başarı hikayesini, Markafoni’nin kurucu ortağı Tolga Tatari’den öğrenelim.Eğitiminiz ve özgeçmişiniz? Bu işe başlamadan önce iş hayatında tecrübeniz oldu mu, nerelerde çalıştınız?
Başarısız ve uzun bir eğitim hayatım oldu. Birkaç lise değiştirdim. 1996’da Bilkent’te başlayan üniversite eğitimimi 2005 yılında Bilgi Üniversitesi’nde tamamladım. 18 yaşıma bastığım günden itibaren hep kendi işimi yaptım. Önce Ankara’da bilgisayar parçaları satan ufak bir şirket kurdum. Üniversiteden atılıp İstanbul’a dönmek zorunda kalınca şirketi kapattım. 1998 yılında İstanbul’da konser organizasyonları yapan Hip Productions’ı kurdum. 4 sene sonra hisselerimi devrederek çıktım ve 2002 yılında ilk web projem olan evlilik.com’u kurdum. Aynı zamanda yazılım ve tasarım hizmetleri veren Akinon Design Studio adında bir şirket daha kurdum. 2005 yılında evlilik.com’u 40 bin dolar karşılığında bir e-ticaret şirketine sattık. 2008 yılına kadar Akinon ile yüzden fazla web tabanlı proje için yazılım ve arayüz tasarım hizmeti verdik. markafoni’nin başarıyı yakalamasının ardından Akinon’u bir yatırım şirketi haline getirip faaliyetlerini durdurduk. 2011 senesinde Akinon üzerinden yatırım yaptığımız 11 internet şirketi bulunmakta.

2008 yılında Türkiye’nin ilk özel alışveriş klübü olan markafoni’nin kurucuları arasında yer aldım. Şu anda markafoni.com’un yanı sıra markafoni grup şirketleri bünyesinde bulunan Türkiye’de markafonicity, Zizigo.com, MissPera.com, PayU ve ucuzu’nda, yurtdışında da Avustralya, Ukrayna, Yunanistan ve Polonya’daki özel alışveriş kulüplerinde hisselerim var.

Bu işe başlama fikri nereden geldi ve nasıl gelişti? Ne kadar sermayeyle ve nasıl bu işe başladınız?
Türkiye’de e-ticaret 2006 yılından itibaren yükselişe geçti. 2008 yılına gelindiğinde Türkiye’de başarılı e-ticaret siteleri vardı ancak tek bir özel alışveriş kulübü yoktu. Biz de yaptığımız pazar analizlerinden Türk e-ticaretinin Fransa’da ortaya çıkan ve dünyada hızla yayılan özel alışveriş kulübü modeline hazır olduğunu biliyorduk. Ortaklarım Ahmet Emre Sarı ve Sina Afra ile 2008 yılında markafoni’yi kurma kararı verdik. Giyim, aksesuar, kozmetik ve dekorasyon başta olmak üzere pek çok kategorideki seçkin markaları üyelerine özel avantajlı fiyatlarla sunmak üzere yola çıkan markafoni, tüketiciler tarafından kısa zamanda çok sevildi ve hızla büyüdü. İlk kampanyamızda 4 gözlük satmıştık, bugün ise ayda 500 kampanya gerçekleştiriyor ve yaklaşık 550 bin ürün satıyoruz.


Ekibinizi nasıl kurdunuz ve şu an kaç kişi çalışıyor?
E-ticaret girişiminin başarıya ulaşmasında doğru ekiple yola çıkmak önemli bir fark yaratıyor. Biz de markafoni olarak ekibimizi tutkulu, gerektiği zaman hayır diyebilen, kendi fikri olan ve konuyla ilgili, tecrübeli insanlardan seçtik. 4 kişiyle yola çıkılan markafoni’de şu an 500’den fazla uzman çalışıyor.


Markanızın ismi nereden geliyor?
markafoni ismini seçerken markaların senfonisinden yola çıktık ve bünyemizde pek çok farklı markanın bir araya gelerek uyum içinde bir güzellik yarattığını anlatmak için bu ismi seçtik. Ayrıca kolay telaffuz edilebilen, akılda kalan bir isim olması da bu tercihimizde etkili oldu.


İşe başlarken finansman veya rehberlik anlamında destek gördünüz mü?
markafoni’yi kurdugumuz zaman bir melek yatırımcıdan şirketin yüzde 15’i karşılığında 300 bin Euro yatırım aldık. İlk yatırımcılarımız Avrupa’nın en başarılı internet yatırımcılarının arasındaydı. Ayrıca benim ve ortaklarımın da internet ve e-ticaret konusunda hatrı sayılır bir bilgi birikimimiz vardı. İyi bir sinerji oluşturduk.


İşinizde sizin için dönüm noktası sayılabilecek bir zaman dilimi veya yardım eden kişi oldu mu?

2009’dan beri karlı bir şekilde işleyen markafoni’nin Mart 2010’da TechCrunch’ın Avrupa’nın en iyi 100 teknoloji şirketi listesine girmesi bizim için dönüm noktası oldu diyebiliriz. Hemen ardından , Skype ve Spotify gibi lider internet şirketlerine yatırım yapan Klaus Hommels’in de aralarında bulunduğu yabancı bir yatırım grubundan 11 milyon TL yatırım aldık. Bu yatırımı hizmet kalitemizi yükselterek yüzde 100 müşteri memnuniyeti sağlamak için kullandık. Temmuz 2011’de markafoni’nin hisselerinin yüzde 70’e yakınının 129 ülkede faaliyet gösteren Naspers’a bağlı MIH-Allegro tarafından satın alınması da markafoni’nin global bir marka olma sürecinin hızlanması açısından önemli bir gelişme oldu.


Şu an markanızın yönetimini nasıl yapıyorsunuz?
markafoni 2008 yılında kurulduğunda Türkiye’de tek bir özel alışveriş kulübü yoktu. Ancak şu an pazarda çok fazla oyuncu ve çok sıkı bir rekabet var. Kurulduğumuz günden bu yana sektörün lideriyiz. Liderliğimizi başarılı bir şekilde büyüyerek sürdürmek için markamızı daha da güçlendirmemiz gerektiğine karar verdik. Bunun için öncelikle, pazarlama ekibimizi yeniden yapılandırdık. Halihazırda bulunan online pazarlama ekibine ek olarak, marka pazarlama ve CRM departmanlarını oluşturduk. Bu yeniden yapılandırmayla pazarlama departmanımız daha da güçlendi.


Markafoni’nin marka olarak internette daha iyi temsil edilmesi ve tüketici ile diyalog kurması için dijital pazarlama stratejilerimizi gözden geçirdik. Başta Facebook ve Twitter olmak üzere sosyal medya yönetimini çok daha etkin bir şekilde kullanmaya başladık. Müşterilerimiz ile sosyal medya üzerinden de iletişimimizi güçlendirdik.


Bunun yanı sıra ilk ve lider marka olarak, markafoni’nin duygusal bir alanı sahiplenerek kendini ayrıştırması ve sadakat yaratması gerektiğini düşündük. Bu nedenle hem markamızın özüne uygun, hem de tüketici içgörüsüne dayanan, taklit edilemeyecek bir marka konumlaması belirlemek istedik ve “markafonik aşk” temalı kitlesel iletişim kampanyamızı gerçekleştirdik. Böylece Türkiye’deki özel alışveriş kulüpleri arasında kitlesel iletişim kampanyası düzenleyen ilk özel alışveriş kulübü olarak bir ilke daha imza atmış olduk.


Bu noktaya gelmenizin kısaca hikayesi nedir?
markafoni’de ilk olarak Ferre gözlük kampanyası yapılmış ve toplam dört gözlük satılmıştı. markafoni kurulurken pazar analizi yapmıştık. Dolayısıyla markafoni’nin bugün Türkiye’nin en büyük 3. e-ticaret kuruluşu olması tesadüf değil. “Her alışveriş bir aşk” sloganıyla faaliyet gösteren markafoni, ürün çeşitliliği, özel avantajlar, renkli kampanyalar, güvenilirlik, iade süreçlerinin kolaylığı, hizmet kalitesi, sponsorlukları ve marka bilinirliğiyle kurulduğu 2008 yılından bu yana özel alışveriş kulüpleri arasında liderliğini ve özel alışveriş kulüplerinden alışveriş yapan tüketicilerin zihninde ve kalbindeki ilk sırasını koruyor. 2010 yılında yüzde 700, 2011 yılında ise yüzde 300 büyüyen markafoni’nin bugün 4 milyon üyesi var.


Markanızı şu an kendi sektörünüz içinde, rakiplerinize göre nasıl konumlandırırsınız?
Türkiye’deki toplam internet kullanıcılarının yüzde 22’sine ulaşan markafoni grup şirketleri, Türkiye’nin lider e-ticaret grubu konumunda bulunuyor. Türkiye’nin ilk ver lider özel alışveriş kulübü markafoni de 3 milyon tekil ziyaretçisiyle özel alışveriş kulüpleri arasında liderliğini koruyor. Toplam sayfa görüntülenme sayısı 337 milyon olan markafoni en yakın rakibinin 3 katı toplam sayfa görüntülenme sayısıyla bir kez daha farkını ortaya koyuyor. Türkiye’nin kitlesel iletişim kampanyası gerçekleştiren ilk özel alışveriş kulübü olan markafoni, “markafonik aşk” başlıklı kitlesel iletişim kampanyasıyla televizyon, açıkhava, basın ve internet olmak üzere farklı kanallardan hedef kitlesine ulaşmayı amaçladı. Kitlesel iletişim kampanyası. kapsamında, markafoni’den alışveriş yapmak ile aşık olmak arasında merak, heyecan, kıskançlık, bekleyiş, mutlu son gibi ortak noktaların olduğu fikrine dayanan, “markafonik aşk” temalı reklam filmi çalışması gerçekleştirdi. “markafonik aşk” temalı kitlesel iletişim kampanyası sayesinde marka bilinirliğini artırdı ve geniş kitlelere ulaştı. Rakamlarla somut örnek vermek gerekirse markafoni’nin Alexa.com’da sıralaması 45’ten 27’ye yükseldi.


Sizce, sizin başarınızın sırrı nedir?
Türkiye’nin ilk ve lider özel alışveriş kulübü markafoni’nin başarısının altında sunduğu ürün çeşitliliği, özel avantajlar, renkli kampanyalar, sponsorlukları ve hizmet kalitesiyle üyeleri için her alışverişi bir aşka dönüştürerek benzerlerinden ayrılması yatıyor. markafoni, üyelerine giyim, aksesuar, kozmetik ve dekorasyon başta olmak üzere pek çok kategorideki seçkin moda markalarına yüzde 90’a varan indirimlerle, kolay ve keyifli bir şekilde sahip olma imkanı sunarak onlarda alışkanlık yarattı.


markafoni’nin müşteri memnuniyetine verdiği önemi hizmet kalitesine yansıtması da başarısının altındaki bir diğer etken. markafoni üyeleri 7/24 hem telefon ile hem de online olarak müşteri hizmetlerine ulaşabiliyor. markafoni’de iade işlemi de çok kolay gerçekleşiyor. Müşteriler iade etmek istedikleri ürünleri 30 gün içerisinde hiçbir ücret ödemeden iade edebiliyor. İade kargosu markafoni’ye ulaştığında müşteriye bilgi maili atılıyor ve pos iadesi, aynı gün müşteriye de SMS ve mail yolu ile haber verilerek gerçekleştiriliyor. İade süreçlerinin her aşamasında bilgilendirilen markafoni üyeleri özel alışveriş deneyiminin tadını çıkarıyor.


markafoni’nin moda ve yaşam tarzı sunan bir özel alışveriş kulübü olarak da fark yaratması onun başarılı olmasında önemli rol oynuyor. Türkiye’de satış mağazası olmayan dünyanın seçkin moda markalarını Türkiye’ye getirmesiyle bilinen markafoni, stil sahibi ünlülerle renkli kampanyalar gerçekleştiriyor ve üyelerine bir ünlünün üzerinde görüp beğendikleri bir ürünü %90’a varan indirimlerle alma fırsatı sunuyor. Bugüne kadar Ünlüler Kampanyası kapsamında Eda Taşpınar-Bora Kozanoğlu, Hande Ataizi, Ivana Sert, Tuba Ünsal, Tülin Şahin, Burcu Esmersoy-Fırat Çelik, Ebru Şallı, Arda Turan-Sinem Kobal, Tuğçe Kazaz, Hale Caneroğlu-Eda Taşpınar, Nur Fettahoğlu ve Deniz Akkaya ile işbirliği yapıldı ve bu ünlü isimler markafoni’nin yüzü oldular. Ayrıca markafoni, özel kampanyalar düzenleyerek Bahar Korçan, Hatice Gökçe, Deniz Kaprol, Derya Delice, Özlem Süer ve Ümit Ünal gibi ünlü tasarımcılara ait kişiye özel tasarım ürünlerine de yer veriyor. Bunun yanı sıra markafoni’nin her hafta farklı bir konseptte birbirinden şık kombinler sunduğu markafoni Lookbook Kampanyaları moda tutkunları tarafından çok seviliyor. Geçtiğimiz haftalarda markafoni’nin Audrey Hepburn’s Little Black Dress, Woman in Red, Glamour, Sıcak Kış ve Minimal Dress Kampanyaları kendi stilini yaratmak isteyen modaseverler tarafından yoğun ilgi gördü.


markafoni, 2010’dan beri, Istanbul Fashion Week’in Online Fashion Sponsorluğunu üstleniyor ve IFW’de yaşananlar dakika dakika http://blog.markafoni.com’da modaseverlerle paylaşılıyor. markafoni’nin Istanbul Fashion Week sponsorluğu 2012 yılında da devam ediyor. Bunun yanı sıra e-ticaret ile perakende sektörünü canlandırma misyonuyla hareket eden markafoni, her yıl Perakende Günleri ile Perakendeciler Zirvesi’ne sponsor olarak da perakende sektörüne olan desteğini gözler önüne seriyor.


Gelecekte nasıl büyümeyi hedefliyorsunuz?
2012 yılı Türkiye’nin ilk ve lider özel alışveriş kulübü markafoni’nin büyümesini sürdürdüğü bir yıl olacak. markafoni’nin yurt içi ve yurt dışı yatırımları devam edecek. Temmuz 2011’de markafoni’nin hisselerinin yüzde 70’e yakınının 129 ülkede faaliyet gösteren Naspers’a bağlı MIH-Allegro tarafından satın alınması markafoni’nin global bir e-ticaret marka olma sürecini hızlandırdı ve gelecek planlarını yakından etkiledi.

Türkiye’nin lider e-ticaret grubu unvanına sahip markafoni grubu olarak bünyemizde; yurt içinde markafoni, markafonicity, Zizigo.com, MissPera.com, PayU ve ucuzu olmak üzere 6 şirket ve yurtdışında Avustralya, Ukrayna, Yunanistan ve Polonya olmak üzere 4 şirket bulunuyor. Yurt dışında da lider özel alışveriş kulübü olarak önümüzdeki dönemde 6 ülkede daha özel alışveriş kulübü açmayı hedefliyoruz.


 


Önümüzdeki dönem için markafoni grup şirketleri olarak Türkiye’nin lider e-ticaret holdingi olmayı sürdürmeyi ve dünyanın önde gelen global e-ticaret markalarından biri olmayı hedefliyoruz.


Bir iş gününüz nasıl geçer?
markafoni’de mesai sabah saat 8’de başlar. İş günümün neredeyse tamamı toplantılarla geçer. Projesini takip ettiğim departmanlarla toplanırım, tedarikçiler ile toplantılar yaparım, marka sahipleriyle bir araya gelirim. Toplantı aralarında maillerime cevap veririm. Akşamüstü mesai bittiği zaman ise çalışmaya başlarım, yapmam gereken işleri bitiririm.


Sektörünüz, Türkiye’de sizce nereye gidiyor?
Türkiye e-ticaret pazarı, yılda yüzde 68 büyümeyle Hindistan’dan sonra, Çin ile beraber dünyanın en hızlı büyüyen ikinci e-ticaret pazarı konumunda. IWS’nin verilerine göre şu an Türkiye’de 35 milyon internet kullanıcısı var bu rakam Türkiye’yi Avrupa’daki en büyük 5. ve dünyadaki en büyük 13. internet toplumu yapıyor. Türk internet kullanıcısı aylık internette geçirdiği ortalama 29,4 saatle de Avrupa ülkeleri içinde 3. sırada bulunuyor. Türk e-ticareti sektörünün canlanmasında Türk kullanıcısının sosyal medyaya olan ilgisini de unutmamak lazım. Türkiye Facebook kullanımında dünyada beşinci, Friendfeed kullanımında dünyada birinci, Twitter konumunda ise dünyada sekizinci. Bunun yanı sıra 46 milyon kredi kartıyla Türkiye’nin kredi kartı penetrasyonu yüzde 60 civarlarında seyrediyor. Bunun yanı sıra Türkiye’deki lojistik altyapısı da oldukça güçlü. Kargo şirketlerinin etkili yapısı sayesinde ürünler hızla teslim edilebiliyor ve bu da müşteri memnuniyetinin sağlanmasında önemli rol oynuyor. Tüm bunlar Türkiye’yi e-ticaret açısından hem yerli ve yabancı, hem de bu sektörün dışında hali hazırda önemli girişimleri olan ve e-ticarete yatırım yapmayı düşünenler için oldukça cazip kılıyor ve Türk e-ticaret pazarına yatırım yapmaya teşvik ediyor.


Şu an Türkiye’de 6-9 milyon arasında online alışveriş kullanıcısı var. 2012’de hem online alışveriş kullanıcılarının sayısı artacak hem de mevcut online alışveriş kullanıcılarının internetten yaptıkları harcamaların hacmi yükselecek. 2012 yılında e-ticaret hacminin 25 milyar TL’yi bulması bekleniyor. 2012’de e-ticaret sektöründe tek bir ürüne odaklanan dikey siteler yükselişte olacak. 2012’de dikey sitelerin yanı sıra, “mass customization” diye adlandırılan kişiye özel üretim siteleri, sosyal medya ve sosyal ticaretle ilgili kurgular ön planda olacak. Türkiye’den teknolojik yeniliklerin çıkışına da şahit olacağımızı düşünüyoruz. Ödeme sistemleriyle ilgili de hareketlilik yaşanacak. Büyük medya grupları e-ticarete bakış açılarını yeniden değerlendirirken, geniş kitleleri ulaşmak isteyen Türk e-ticaret sitelerinin kendi aralarında da satın almalar yaşanacak. Online alışverişte tüketici olarak hayli etkin olan kadınlar, 2012’de girişimci olarak da önemli rol oynacaklar.


Pazarın hızla büyümeye devam edeceği 2012 yılında pazara hem yerli hem de yabancı yeni oyuncular katılacaktır. Bunun yanı sıra önümüzdeki dönemde girişler kadar çıkışlara da sahne olacağız. Piyasada belli birkaç oyuncu kalacak. Kullanıcılara özel bir alışveriş deneyimi sunabilen, müşteri ilişkileri yönetimini başarıyla yapabilen, satış öncesi ve sonrası süreçleri iyi yöneten, diğerlerinin üstünde hizmet kalitesi sunabilen ve marka değerini koruyan alışveriş siteleri başarıya ulaşacak ve piyasada kalıcı olacak. Son olarak 2012’de Türkiye’de e-ticaretin yüzde 50 büyüyeceğini tahmin ediyorum.


Kendinizi hangi platformda gösteriyorsunuz? Sosyal medya mı, yazılı basın mı, sektörünüze özel hafta veya günlerde mi?
Türkiye’nin ilk ve lider özel alışveriş kulübü markafoni’nin hedef kitlesi interneti hayatının bir parçası olarak gören ve çoğunlukla sosyal medyayı aktif olarak kullanan kişilerden oluşuyor. Dolayısıyla Facebook ve Twitter başta olmak üzere sosyal medya sitelerinde yoğun olarak varlık gösteriyoruz. Kullanıcılarımızla doğrudan iletişim kurmak açısından sosyal medyayı çok önemsiyoruz.


Şu an 680 binin üzerinde takipçisi olan Facebook sayfamızda, 18 binin üzerinde takipçisi olan Twitter hesabımızda ve açıldığı günden bu yana 1 milyondan fazla ziyaret alan markafoni Blog’ta takipçilerimize özel yarışmalar yaparak hediyeler dağıtıyoruz. Özellikle markafoni’nin Online Fashion Sponsorluğunu üstlendiği Istanbul Fashion Week’in olduğu günlerde tüm bu mecralarda daha fazla hareketlilik yaşanıyor. Facebook üzerinde yaptığımız çalışmalar, Facebook’un global örnek vakaları arasına girdi ve markafoni burada yer alan ilk Türk markası oldu.


 


Ayrıca Mayıs 2010’dan beri faaliyette olan markafoni Blog’ta iki bine yaklaşan post sayısıyla moda, tasarım ve yaşam tarzıyla ilgili zengin bir içerik sunuyoruz ve markafoni Blog okuyucuları ile sürekli iletişim halinde modayı konuşuyoruz. Temmuz 2011’de daha geniş kitlelere ulaşmak için markafonik aşk temalı kitlesel iletişim kampanyasını gerçekleştirerek Türkiye’de kitlesel iletişim kampanyası düzenleyen ilk özel alışveriş kulübü oldu.


İlgi alanlarınız nelerdir, nelerden beslenir ve ilham alırsınız? Ne okur, ne seyreder ve neyi takip edersiniz?
İyi bir film arşivim vardır. Sinema tarihine çok meraklıyım, dünya sinemasını yakından takip ederim. Sinemaya gitmek yerine evde film seyretmeyi tercih ederim. Edebiyatla aram iyidir. Ağırlıklı bilim kurgu okurum. Çizgi Roman merakım da vardır. Hem konsol hem masaüstü oyun oynamayı severim. Fırsat buldukça da yurtdışına çıkıp gezmeye çalışırım.


Türkiye ve dünyadaki girişimcilerin farkları ve benzerlikleri sizce nelerdir?
Dünyadaki girişimciler bulundukları konumdan dolayı daha rahat davranabiliyorlar. Girişimciliğin batı ülkelerinde daha fazla cesaretlendirildiği bir gerçek. Aileler çocuklarının girişimci olmalarına daha sıcak bakıyor ve okullar da çocukları buna yönlendiriyor.


Türkiye’de ise durum biraz daha farklı. Genellikle aileler çocuklarının belli başlı şirketlere girip orada kariyer yapmalarını tercih ediyor. Bu yolu daha güvenilir buluyorlar ve çocukları için başarı kriteri olarak bunu belirliyorlar. Ancak son senelerde, özellikle girişimci gençlerin başarı hikayeleri dikkat çekici bir boyuta ulaşıp daha görünür olunca bu biraz kırılmaya başladı.


Yeni girişimcilere destek veriyor musunuz?
markafoni’nin yanı sıra çeşitli e-ticaret sitelerinde ortaklıklarım var. Ayrıca Almanya, ABD ve Türkiye’deki çeşitli internet girişimlerine de “melek yatırımcı” olarak destek veriyorum.


Girişimciler başarılı olmak için neleri yapmalı ve neleri yapmamalı? Girişimcileri yol gösterebilecek ve rehber niteliğinde söylemek istedikleriniz nelerdir?
Girişimci, hayalleri olan kişidir. Risk alabilen fırsatları gözlemleyebilen, yatırımı yapıp organize koordine ve kontrol eden, sermayenin sahibi, riski üstlenen, gerekli bilgi ve beceriye sahip kişidir. Kendine güvenmeli, iş fikrine inanmalı, gerçekçi olmalı, zorlukların üstesinden gelebilmeli, detaylara özen göstermeli, stres altında kontrollü olmalı, disiplinli ve akılcı davranmalıdır. Diğer taraftan kriz anında panik olmamalı, işi yarım bırakmamalı ve sürekli fikir değiştirmemelidir.


Türkiyedeki girişimcilik kültürü geçmişte nasıldı, şimdi nereye gidiyor?
Günümüzde farklı sektörlerin ön plana çıkmasıyla beraber girişimcilerin yatırım alanları değişti. Ülke sınırlarının önceden belli olduğu yatırımlar ve girşimcilik hikayeleri sınırları aştı. Girişimciler artık dünyada ekonomik, kültürel ve teknolojik gelişimleri yakından takip ederek daha verimli ürün ve hizmetlerin peşindeler. 2011 girişimciliğin çok konuşulduğu bir yıl oldu. Artık Türkiye’de hatırı sayılır bir girişimci kitlesi var. Önümüzdeki dönemde daha da artacak.


Sizin girişimcilik alanında açık olarak gördüğünüz sektörler nereler?
E-ticaret sektörünün gelişen ve geleceği olan bir sektör olduğunu düşüyorum.


Her potansiyel işadamı ve girişimcinin sizce, alması gereken eğitim, katılması gereken seminer ve kişisel gelişim programları nelerdir?
Girişimcilik eğitimle desteklenebilir ama biraz da kişinin karakter yapısıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. İyi üniversitelerin işletme fakülteleri bir iş kurmak ya da bir işi yürütmek açısından fayda sağlar ama önemli olan dünyadaki trendleri takip etmek, çok araştırıp çok okumak ve bu çerçevede fırsat yaratabilmektir.


Gelecekli ilgili kendi hayaliniz ve stratejiniz nedir?
Önümüzdeki dönem için markafoni grup şirketleri olarak Türkiye’nin lider e-ticaret holdingi olmayı sürdürmeyi ve dünyanın önde gelen global e-ticaret markalarından birini yaratmayı hedefliyorum.


Duygu Eren


Stratejik İletişim ve Kariyer Danışmanı


Yazarla iletişim için: duygu@dpdanismanlik.com


Kaynak: www.sabah.com.tr


 


 


 


 




Markaların Senfonisi "Markafoni"

26 Aralık 2017 Salı

E-Ticarette B2B Ne Kadar Yaygın Kullanılıyor?

E-ticarette B2B, son dönemde hareketlilik gösterse de henüz çok yaygın olarak kullanılan bir sistem değil, ancak bu sizi yanıltmamalı. Çünkü B2B uygulamaları bir artış izlemiyor, artış katlanarak gerçekleşiyor. B2B çalışma ortamının salgın hastalık gibi yayılacağını tahmin etmek güç değil, çünkü süreç zincirleme reaksiyon halinde gelişiyor. Örneğin 300 tedarikçi ile çalışan ve yaptırım gücü olan bir şirket, bu alanda bir adım attığı an, arkasından 300 şirketi de sürüklüyor (yeni koşullara uyum sağlamayanlara ne olacağını tahmin edebilirsiniz).


Bir süre sonra ise, B2B ortamına geçen bu tedarikçiler, çalıştıkları diğer şirketlerin (müşteri veya kendi tedarikçileri) kapısını çalmaya başlıyor. Bunun nedeni ise, iki farklı çalışma biçiminin uzun süre aynı şirket içinde izlenmesinin daha pahalı olması… Bu zincirleme reaksiyon bir kez başladı mı durdurmak veya direnmek mümkün değil, çünkü gerçekten de maliyet avantajı, sürat ve daha verimli bir çalışma ortamı sağlıyor; bu nedenle de bir moda veya gelip geçici bir akım değil.


Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir.



E-Ticarette B2B Ne Kadar Yaygın Kullanılıyor?

25 Aralık 2017 Pazartesi

Müşteri Hizmetleri Nasıl Geliştirilir?

Müşteri Hizmetleri Nasıl Geliştirilir? yazımız ile karşınızdayız.


Müşteri Hizmetleri Nasıl Geliştirilir?Başarılı bir e-ticaret sitesi oluşturmanın en önemli sonucu nedir? Elbette ki memnuniyeti sağlanmış müşteriler… Peki başarıyı sağlayan asıl unsur nedir? Muhakkak ki doğru iletişim ve etkili temas… Gün geçtikçe artan ve genç jenerasyondan oluşan tüketici kitle, mobil dünyaya ve değişime ayak uydurabilen e-ticaret sitelerini tercih ediyor.


Çünkü kullanıcılar laptop, telefon ve tablet gibi bağımsız araçları tercih ediyor. Bu tip pratik araçlarla konfor sağlayan tüketiciler, alışveriş yaptıkları e-ticaret sitesinden de memnuniyetle ayrılmayı talep ediyor.


Bu anlamda doğru müşteri hizmetleri sağlanırsa müşteri sadakati oldukça güçleniyor. Aksi takdirde ise markalaşmak isteyen e-ticaret siteleri daha yolun başında büyük zarara uğruyor. Peki müşteri hizmetleri nasıl geliştirilir? Nasıl daha başarılı ve güncel hale getirilir? Sizler için inceledik…


Müşteri Hizmetleri Nasıl Geliştirilir?


– Müşteri daima haklıdır. Bu klişe fakat en etkili kuralı asla unutmamalısınız. Zira müşteriyi memnun etmenin yolu onun fikirlerine değer verdiğinizi göstermekten geçer. Müşteri hizmetleriniz müşterilerinizle etkili şekilde temas kurabilirse başarınız da önemli ölçüde artış gösterir.


– Müşteri hizmetlerinizi modern çağ ile uyumlu hale getirin. Artık çevrimiçi sohbet ya da yardım sistemleri kullanabilirsiniz. Müşterileriniz bir sorun yaşamaları durumunda konuyla ilgili çözüme ya da bilgiye daha hızlı şekilde ulaşabilir. Telefon her ne kadar vazgeçilmez bir araç olsa da maliyet farkı göz önünde bulundurulduğunda çevrimiçi canlı destek sistemi çok daha avantajlıdır. Özellikle küçük ölçekli şirketler ilk etapta bu yöntemle ilerlemeye özen göstermelidir.


– Günümüzde mobil cihaz kullanımı oldukça yaygınlaştı. Bu sayede Messenger ve Whatsapp gibi kavramlar da genç ya da yaşlı ayırt etmeksizin herkesin yaşamına dahil oldu. Müşterilerinizin sorunlarına temas etmek için bu iletişim yöntemlerini kullanabilirsiniz. Yaygın olarak kullanılan bu uygulamalar hem oldukça pratik hem de hızlı biçimde bilgilendirme özelliği taşımaktadır.


Bu sayede e-ticaret şirketinizi yüklüce gelen telefon maliyetinden de kurtarabilirsiniz. Aynı zamanda müşterilerinizin bağlılık seviyesini de güçlendirebilirsiniz. Bu noktada müşterilerinizi analiz etmeniz de önem taşır. Kitleniz en çok hangi platformları kullanıyor? Onlara nereden ulaşmak çok daha kolay? Bu bilgilere sahip olursanız çevrimiçi dünyanın avantajlarını da o kadar kolay kullanırsınız.


Müşteri Hizmetleri Nasıl Geliştirilir? konulu yazımıza destek için paylaşımlarınızı bekliyoruz.



Müşteri Hizmetleri Nasıl Geliştirilir?

Yılın en uzun gecesinden e-ticaret rekoru

Dünya çapında milyonlarca alışveriş tutkununun, indirimlerden faydalanmak için beklediği Black Friday indirimlerinden sonra yılın son kampanyası ‘En Uzun Gece’ indirimleriyle 21 Aralık’ta gerçekleşti.


Perakende sektörü ise alışılmışın dışında kampanya günlerini de değerlendirirken, e-ticaret dünyası da ‘ekinoks’ tarihlerinde yeni rekorlara imza atıyor. 21 Haziran’da ‘en uzun gün’ü kitlayan Morhipo.com, 21 Aralık’ta da ‘en uzun gece’ kampanyası düzenledi. Morhipo.com’un Genel Müdürü Şule Kuban’ın açıkladığı rakamlara göre; 21 Aralık gününde sipariş sayısı bir önceki haftayla kıyaslandığında yüzde 45 artış gösterdi. Toplam ciroda ise yüzde 60’lık bir yükselme yaşandı.


‘1 saatte tükendi’


En uzun gecede kadınların daha fazla alışveriş yaptığını belirten Kuban, “Bu güne özel hazırladığımız ‘hepsi 21 TL’ kampanyamızda yer alan giyim, ayakkabı ve aksesuar ürünleri ilk bir saat içerisinde tükendi. 21 Aralık özel indirimlerimize en çok rağbet gösteren şehir ise yüzde 30 oranla İstanbul, onu yüzde 11 ile Ankara ve yüzde 6 ile İzmir takip etti” dedi.



Yılın en uzun gecesinden e-ticaret rekoru

Bakan"dan eticaret sitelerine uyarı

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “İşletmelerin idari yaptırımla karşı karşıya kalmamaları için 31 Aralık`a kadar Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi`ndeki kayıt ve bildirim işlemlerini tamamlamaları gerekiyor” dedi.


Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, 1 Aralık’ta hizmete giren Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi (ETBİS) kayıtlarının ay sonuna kadar tamamlanması gerektiğini belirterek, kayıt ve bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere 5 bin liradan 20 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacağını bildirdi.


Tüfenkci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, elektronik ticarette güven ortamını tesis etmek amacıyla uygulamaya konulan ETBİS ile kayıt dışılığın önüne geçileceğini söyledi.


Elektronik ticaret yapan işletmeleri ETBİS’e kayıt ve bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeleri konusunda uyaran Tüfenkci, şunları kaydetti:


“İşletmelerin idari yaptırımla karşı karşıya kalmamaları için 31 Aralık’a kadar kayıt ve bildirim işlemlerini ‘www.eticaret.gov.tr’ üzerinden tamamlamaları gerekiyor. Kayıt ve bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere 5 bin liradan 20 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak. Elektronik ticaret yapan gerçek veya tüzel kişiler, faaliyete başlamadan önce ETBİS’e kayıt olacak ve faaliyette bulundukları internet sitesi, mobil site veya mobil uygulamaları Bakanlığa bildirecek. ETBİS’e kaydolan ve bildirimde bulunan işletmelerin internet adresleriyle Bakanlıkça gerekli görülen diğer bilgiler bu adresten yayınlanarak vatandaşlarımızın bilgilendirilmesi sağlanacak.”


Tüfenkci, bu kapsamda, e-ticaret istatistikleri oluşturulacağına işaret ederek, ticaret işletmelerine ait internet adresi, ticaret unvanı ve MERSİS numarası gibi bilgilere kolaylıkla erişebileceğini vurguladı.


Türkiye’nin yaklaşık 50 milyon internet kullanıcısıyla e-ticaret potansiyelinin oldukça yüksek olduğuna dikkati çeken Tüfenkci, ETBİS ile elektronik ticaret hacminin artırılabilmesi için öncelikle tüketicilerin güven algısının iyileştirilmesi gerektiğini kaydetti.


ETBİS SİSTEMİNE NASIL KAYIT OLURUM.




Bakan"dan eticaret sitelerine uyarı

24 Aralık 2017 Pazar

E-ticaret Seo : Eticarette İçeriğin Önemi

Artık e-ticaret sitemizde daha fazla özgün içerik barındırmalıyız. Aslında hepimizin yaptığı genel hata ürün açıklamasına üreticinin açıklamalarını eklemek olmaktadır. Hem ürünü pazarlamak hemde arama motoru optimizasyonunuz için ürün detaylarına yoğunlaşmamız ve daha fazla içerik eklememiz gerekmektedir.


Ürün detay sayfalarına daha fazla içerik nasıl eklenir


1.       Ürün detay sayfasında üretici ya da marka açıklaması ve sizin açıklamanız olarak iki ölüm oluşturun üretici açıklamasının dışında anahtar kelimelerinizin de içinde bulunacağı kendi cümlelerinizden oluşan kendi açıklamalarınızı ekleyin.


2.       Ürünle ilgili kendi açıklamalamalarınızı yazamıyorsanız üretici açıklamalarını yeniden kendi cümlelerinizle siz yazın. Asla başka bir sitede yer alan açıklamayı kopyalayıp yapıştırmayın. Herhangi bir sitenin içeriğinin kopyalarının hangi sitelerde yer aldığını


http://www.copyscape.com/ sitesinden öğrenebilirsiniz.


3.       Ürün detayında ne kadar çok metin yeralırsa sitenizin yada ürününüzün arama motorunda bulunurluğu o kadar iyi olacaktır. Bu konuda amazon.com sitenin ürün detay sayfalarını incelemenizi tavsiye ederim   http://www.amazon.com/gp/product/B005890G8Y/ref=famstripe_kt


4.       Müşteri yorumlarına mutlaka önem verin .Müşteri yorumları hem ürünün satılmasına yardımcı olmakta hem de ürün sayfanızın arama motorlarının dikkatini çekmesini sağlamakta ve sıralamanızı yükseltmektedir.


5.       Müşterilerinizi ürünlere yorum yazmaya teşvik edin.Ürünlerinize yorum yazan müşterilere puan yada hediye çeki verin.


6.       Her ürünün detayına sık sorulan sorular diye bir bölüm ekleyin ve o ürünle ilgili açıklamaları bu bölümde tekrarlayın.


Bu açıklamalar nasıl öderim kargo bilgileri ürün garantisi, iade şartları vb bilgilerde olabilir.


7.       Ürün detayında ürünün belgeleri varsa mutlaka bu belgelere yer verin .



E-ticaret Seo : Eticarette İçeriğin Önemi

“EDER Sohbet Toplantıları”nın İlki 28 Nisan’da TaximHill Otel’de Yapıldı

PlatinMarket’in de kurucu üyesi olduğu EDER’in geleneksel hale getirmeyi planladığı “EDER Sohbet Toplantıları”nın ilki 28 Nisan 2012’de EDER Üyelerinin katılımı ile yapıldı.


EDER’e yeni üye olan firmaların temsilcilerinin kendilerini tanıttıkları ve EDER üyeleri ile tanıştıkları Sohbet Toplantıları’nda eski ve yeni üyelerin tanışması ve birlikte geliştirebilecekleri işbirlikleri üzerine yapılacak sohbetlerle üyeler arası iletişimin arttırılması hedefleniyor.


28 Nisan 2012’de Taxim Hill Otel’de gerçekleşen “Nisan ayı EDER Sohbet Toplantısı” mevcut EDER üyeleri ve EDER’e yeni katılan üyelerin birlikte yaptıkları kahvaltı ile başladı. Kahvaltının ardından Taxim Hill Hotel toplantı salonunda gerçekleşen “Yeni Üyelerin Sunumları” bölümünde Digitouch Medya Grubu’ndan Yunus Güvenen ve Userspots Firması’ndan Mustafa Dalcı firmaları ve faaliyetleri hakkında EDER üyelerini bilgilendirdi.


Nisan 2012 EDER Sohbet Toplantısı’nda Sunum Yapan Yeni EDER Üyeleri Hakkında;


DIGITOUCH


Performansa dayalı dijital pazarlama hizmetleri veren Digitouch Medya Grubu bünyesinde Digitouch Ajans, Gelir Ortakları Performans Ağı (Affiliate Marketing) ve Retarget Hedefleme Ağı’nı barındırıyor.


www.digitouch.com.tr


 


USERSPOTS


Userspots, 2009 yılından bu yana kullanıcı deneyimi ve kullanılabilirlik alanlarında faaliyet gösteriyor.


Userspots; sunduğu servislerle daha kullanıcı dostu yazılımlar, mobil uygulamalar, web siteleri kısaca arayüzler yaratılmasına imkân tanıyor.


www.userspots.com



“EDER Sohbet Toplantıları”nın İlki 28 Nisan’da TaximHill Otel’de Yapıldı

23 Aralık 2017 Cumartesi

E-Ticaret sektörü e-ticaret zirvesinde buluşacak

E-Ticaret sektörü için üçüncüsü düzenlenecek olan İstanbul e-ticaret zirvesi sektörden birçok firmayı bir araya getirmeyi hedefliyor.


18 Ekimde kapılarını açacak olan etkinlikte Türkiye’de faaliyet gösteren başarılı şirket kurucu, yöneticileri, yatırımcıları ve sektör doğayenlerini bir araya getirecek.


Bahçeşehir üniversitesi beşiktaş kongre merkezinde gerçekleşecek olan etkinlikte uzman konuşmacılar sektör ile ilgili merak edilen bir çok onuyu dile getirecekler.


Temel konular ise şöyle;


Pazaryeri ile gelişen e-ticaret,

İçerik pazarlaması,

Maliyet azaltma stratejileri

Melek yatırımcı nelere yatırım yapar?

Mobil ticaret,

Kargo ve Lojistik,

Doğru dijital pazarlama nasıl yapılır?

İnternetten alışveriş güvenli mi?


gerçekleşecek olan etkinlikte sektör yatırımcı ve yöneticileri ile doğrudan görüşme imkanıda sağlanacak. Yeni iş modeli ve ortaklıklarınız ile ilgili yararlı bağlantılar olabilir. Detaylı bilgi için : http://e-ticaretzirvesi.org


Editörün notu : Sektörde bir çok etkinlik oluyor ve ayni kişiler ayni şeyleri anlatıp duruyor. Umarız bu etkinlik farklı ve faydalı konulardan oluşur. Bunun için konuşmacıların listesini beklemekte fayda var. Bakalım kimler ne anlatacak.


 



E-Ticaret sektörü e-ticaret zirvesinde buluşacak

Hepsiburada.com' dan Avrupa başarısı

Online AVM hepsiburada.com Internet Retailer 400 listesinde ilk 100’e girmeyi başaran tek Türk markası oldu.


E-ticaret sektörünün nabzını tutan araştırmalar yapan ve istatistikler derleyen Internet Retailer, 2012 yılı raporunu yayımladı. Perakende satış yapan şirketleri kapsayan raporda, Avrupa’nın en büyük 400 şirketi yer alıyor. Hepsiburada.com, 191 milyon 349 bin dolar ciro ve yüzde 32’lik büyüme oranıyla Avrupa’nın zirvedeki şirketleri arasında 89. sırada yerini aldı.


E-TİCARET BÜYÜYOR, REKABET DERİNLEŞİYOR

Avrupa’nın en büyük şirketleri listesinde 12.3 milyar dolarlık ciro ile Amazon.com liderliği korurken, ikinci sırayı 6,2 milyar dolarlık ciroyla Otto Group aldı. 5.4 milyar dolar ciro kaydeden Tesco ise üçüncü sırada yerini aldı. Internet Retailer’ın 2011 yılı Avrupa ilk 300 şirket listesinde Türkiye’den 17 şirket yer almıştı. Bu yılki listede ise Türkiye perakende şirketlerinden Hepsiburada.com dışında 3 şirketin yer alabilmesi dikkat çekti.


E-ticaret sektörünün hızla büyüdüğü Türkiye’de, E-Ticaret markalarının listede geçtiğimiz yıla göre daha az yer bulması, dünyada E-Ticaretin baş döndürücü bir hızla büyüdüğünü ve sadece bu büyümeye ayak uydurmayı başaran markaların paralel büyüme sağladığını gözler önüne serdi.



Hepsiburada.com" dan Avrupa başarısı

22 Aralık 2017 Cuma

Zor Müşteriyle Nasıl Başa Çıkılır ?

Geçtiğimiz günlerde Fransa’da bir kafe sahibinin ilginç ve gülümseten kampanyası haber sitelerine konu oldu.Kaba ve stresli müşterilerden bıkan kafe sahibi, kibar müşterilere indirim uygulamaya başladı.


Nice kentinde yer alan Petit Sahra’da  “Bir kahve” diyenler 7 euro, “Bir kahve lütfen” diyenler 4,25 euro, “Merhaba, bir kahve lütfen” diyenlerse 1,40 euro ödüyor.


Kafenin sahibi Pepino’ya göre son zamanlarda kaba ve stresli müşterilerin sayısında bir artış var.Bu kampanya ise ona göre zor müşterilerle başa çıkmanın eğlenceli bir yolu.


zor-musteri


Peki sizin yönteminiz hangisi?Zor müşterilerle nasıl başa çıkmanız gerektiğini biliyor musunuz?


Ne kadar farklı insan varsa o kadar müşteri tipi var kuşkusuz.Dünya nasıl değişiyorsa alıştığımız, tanıdığımızı düşündüğümüz müşteri kalıpları da değişiyor.


Talep ve beklentileri yüksek, problemlere anında çözüm bekleyen bir tüketici kitlesiyle karşı karşıyayız.Bu nedenle ne iş yapıyor olursanız olun zor müşterilerle karşılaşmaya hazırlıklı olmanız gerekir.


Zor Müşteri Diye Birşey Yoktur!


Sorgulayan, daha fazla hizmet ve açıklama bekleyen müşterileri “zor müşteri” olarak tanımlamak oldukça yanlıştır.Detaycı müşteri, çalışanlar için bir fırsat olarak görülebilir.Onların beklentilerini karşılamaya çalışırken ürün ve hizmetinize yönelik pratik yapma imkanı bulur, müşteri ilişkileri konusunda deneyim kazanırsınız.


Fakat bir de çözümsüz insanların oluşturduğu bir müşteri kitlesi vardır.Muhtemelen sunduğunuz seçenekleri dinlemeyecek, asabi, probleme odaklanmış insanlardır bunlar.Burada zor olan bu tarz müşterilerle başa çıkabilmek değil, kriz durumunu yönetebilmektir.


Müşteri her zaman haklıdır cümlesi klişe olmasına karşın oldukça yerinde bir söylemdir.Çünkü müşteriyle haklı-haksız savaşına girmek gibi bir seçeneğiniz yoktur.Yapmanız gereken probleme yoğunlaşmak ve müşterinize en iyi hizmeti sunmaya çalışmaktır.


Müşteri-çalışan olmanın yanı sıra iki tarafında insan olduğunu hatırlamak, doğru iletişim kurmak adına önemlidir.


Kriz Durumları Nasıl Yönetilir?


Zor müşteriyle yaşanan problemlerin üstesinden gelmek, duruma önceden hazırlıklı olmayı gerektirir.


Özellikle iletişimi sosyal medya araclığıyla kuruyorsanız kriz zamanlarını yönetmek daha da önem kazanır.Online platformlarda tatmin olmayan, sorununa çözüm bulamayan müşteri daha da saldırganlaşarak sizi ve temsil ettiğiniz markayı zor durumda bırakabilir.Sanal kimliğin getirdiği rahatlıkla kabalaşan müşteriler küçük çaplı krizlere yol açabilir.


Gerek online, gerek offline ortamlarda bu tarz durumları iyi yönetebilmek içinse hazırlıksız yakalanmamak, nasıl ilişki kurulacağı konusunda fikir sahibi olmak gerekiyor.


Peki zor müşteriye karşı nasıl bir tavır alınmalı? Sağlıklı bir çalışan-müşteri ilişkisi kurabilmek adına nelere odaklanmalı? Hep birlikte inceleyelim.


1)Müşteriyi Tanıyın


Hitap ettiğiniz müşteri kitlesini tanımak müşteri ilişkilerini yönetmek açısından oldukça önemlidir.Beklentilerini bilmediğiniz bir müşteriyi memnun etmek zordur, bir de bu müşteri asabi ve tatminsizse kriz anları bir çıkmaza dönüşebilir.Müşteri portföyü hakkında fikir sahibi olanlar ise, en problemli müşteriyle bile uzlaşacak makul yollar bulur, iletişim problemi yaşamazlar.


2)Problem ve Talepleri Dinleyin


Problemi tespit etmeden bir çözüm yolu bulmak imkansızdır.Müşteriyi dikkatle dinlemek, problemin çıkış noktasını belirlemek ve taleplere daha sağlıklı karşılıklı verebilmek için iyi ve dikkatli bir dinleyici olmalısınız.Problemi doğru  tespit ettikten sonra zor müşteriyle başa çıkabilmek kolaylaşacaktır.


3)Önemsediğinizi Gösterin


Dinlemeniz yetmez, yeterince ilgilendiğinizi, problem veya talebi anlamaya çalıştığınızı müşteriye göstermelisiniz.


Fakat müşteri her zaman haklıdır mottosuyla her söylenileni aynı olumlu cevapla karşılamak, daima olumlu etki yaratmaz.Görüşlerinin dikkate alınmadığını hisseden müşteri saldırgan bir tutum sergilemeye daha yakındır.


Yapılmaması gereken bir diğer eylem ise, müşteriyi başınızdan savmaya çalışmak, sorumluluğu üzerinizden atmak amacıyla farklı birimlere yönlendirmektir.


4)Farklı Çözüm Yolları Sunun


Karşılaşılan problemleri farklı yollardan çözmeyi denemeniz sorunları çözmenizi kolaylaştıracaktır. Sunduğunuz çözüm önerisini veya açıklamalarınızı beğenmeyen, tatmin olmayan müşterilere seçenek sunmak önemlidir.


Kriz durumlarına hazırlıklı olmaksa yaratıcı çözüm yolları bulmanızı  ve farklı taleplere rahatlıkla cevap vermenizi sağlayacaktır.


5)Sabırlı ve Sakin Olun


Zor müşteri ikiye ayrılır.İlk gruptaki müşterileri taleplerini yerine getirerek memnun edebilirsiniz.Fakat diğer müşteri kitlesi çözümsüzlüğe odaklanmıştır.Çoğu zaman sunduğunuz çözüm yolları hiçbir işe yaramaz.


Karşınızda bu özelliklere sahip, asabi ve saldırgan bir müşteri varsa yapacağınız tek şey sabırlı ve sakin olmayan çalışmaktır.Müşteri memnuniyetini sağlamak için gösterdiğiniz çaba ve anlayış çözüme giden yolda en büyük yardımcınız olacaktır.


Kaynak : markafikirleri.com



Zor Müşteriyle Nasıl Başa Çıkılır ?

E-Ticaret hacmi yüzde 35 büyüdü.

ecommerceBilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) “Türkiye e-Ticaret Pazar Büyüklüğü -2014” raporunu açıkladı. Bu yıl ikincisi hazırlanan rapor, e-Ticaret sektörünün yıllık yüzde 35’lik bir artışla 18,9 milyar TL büyüklüğe ulaştığını gösteriyor. E-ticaretin toplam perakende harcamaları içerisindeki payı yüzde 1,6 seviyesine ulaştı; ancak gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerle kıyaslandığında önemli bir büyüme potansiyeli kendisini gösteriyor.


Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD), birinci elden kaliteli veri ve doğru rapor üretimiyle teknoloji odaklı iş kollarının gelişimine ve ülke ekonomisine katkısına ışık tutmaya devam ediyor. İlk kez geçen yıl hazırlanan “Türkiye e-Ticaret Pazar Büyüklüğü ” raporu, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörünün büyümesi paralelinde e-Ticaret pazarının da hızlı bir büyüme kaydettiğini gösteriyor. 2014 yılında yüzde 35 seviyesinde artış gösteren e-Ticaret, 18,9 milyar TL büyüklüğe ulaştı.


Türkiye’de e-ticaret pazarını tanımlayan ve uluslararası standartlara göre ölçümleyerek kategorize eden “Türkiye e-Ticaret 2014Pazar Büyüklüğü” raporu, TÜBİSAD tarafından, Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) proje ortaklığı, Deloitte Türkiye proje yönetimi ve ComScore proje veri ortaklığında hazırlandı. Rapor, TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. M. Kemal Cılız ve TÜBİSAD e-Ticaret Komisyonu Başkanı Burak Ertaş’ın yanı sıra, Bankalar Arası Kart Merkezi –BKM CEO’su Soner Canko, Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Orhun ve Deloitte Türkiye Ortağı Tolga Yaveroğlu’nun konuşmacı olarak katıldıkları bir basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaşıldı.


Basın toplantısının açılış konuşmasını yapan TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. M. Kemal Cılız, ülke ekonomisinin nispeten yavaş büyüdüğü bir dönemde, elektronik ticaret hacminin ve perakende harcamaları içerisindeki payının güçlü bir artış gösterdiğine dikkat çekti. Cılız, Türkiye’nin yine de elektronik ticarette arzu edilen noktada olmadığını vurguladı. Cılız, “e-Ticaret çok geniş bir ekosistem ve paydaş haritası için değer ortaya koyuyor. Bu nedenle e-ticaretin gelişimi, sağlıklı bir hukuki zemin ve sektörün gelişimine yönelik yasal yapılanmalarla desteklenmesi gerekir. Böylece e-Ticaret’in vergi gelirlerinin, istihdamın ve ticari canlılığın artmasına katkısı daha fazla olacaktır. ” dedi.


TÜBİSAD Yönetim Kurulu Üyesi, Yeni Medya ve e-Ticaret Komisyonu Başkanı Burak Ertaş “”Toplam perakende harcamalarının içerisinde %1,6 olan e-ticaret payı, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerle kıyaslandığında, bu alanda önemli bir büyüme potansiyelimiz olduğunu gösteriyor. e-Ticaret farklı ve zengin çeşitlilikteki ürün ve hizmetlere herkesin eşit şartlarda erişmesini sağlayan önemli bir araç. E-ticarette yapılan tüm işlemlerin kayıt altında olması, ekonomide kayıt dışılığın azalmasına, haksız rekabetin giderilmesine, vergisel anlamda devlet gelirlerinin artmasına önemli katkılar sağlamaktadır” dedi.


TÜBİSAD Türkiye’de E-Ticaret Pazar Tanımlama ve 2014 Pazar Büyüklüğü Raporu Sonuçları:

Toplam Pazar: 18,9 Milyar
TL (yüzde 35 yıllık büyüme)

Tatil-Seyahat: 6,8 Milyar TL (yüzde 35 yıllık büyüme)

Sadece Online Perakende: 6,5 Milyar TL (yüzde 33 yıllık büyüme)

Çok Kanallı Perakende: 3,5 Milyar TL (yüzde 47 yıllık büyüme)


Online Pazaryeri : 2,7 Milyar TL (yüzde 62 yıllık büyüme)

Online Bahis : 2,1 Milyar TL (yüzde 30 yıllık büyüme)

Online- Çok Kategorili: 1,8 Milyar TL (yüzde 25 yıllık büyüme)

Online – Özel Alışveriş: 1,5 Milyar TL (yüzde 10 yıllık büyüme)

Online – Dikey: 0,6 Milyar TL (yüzde 15 yıllık büyüme)


Çok Kanallı – Elektronik: 1,4 Milyar TL (yüzde 48 yıllık büyüme)

Çok Kanallı – Giyim & Ayakkabı : 0,7 Milyar TL (yüzde 48 yıllık büyüme)

Çok Kanallı – Ev & Dekorasyon : 0,4 Milyar TL (yüzde 40 yıllık büyüme)

Çok Kanallı – Eğlence & Kültür : 0,2 Milyar TL (yüzde 59 yıllık büyüme)

Çok Kanallı – Diğer : 0,9 Milyar TL (yüzde 45 yıllık büyüme)


e-Ticaretin toplam perakende içindeki payı (Toplam Perakende pazarında online işlemlerin oranı) :

Türkiye: %1,6

Gelişmiş Ülkeler Ortalaması: %6,5

Gelişmekte Olan Ülkeler Ortalaması: %4,5


Tanımlar

e-Ticaret: Bilgisayar, tablet veya cep telefonu gibi mobil cihazlar aracılığıyla internet üzerinden yapılan işlemler “Online” olarak adlandırılmaktadır. Ürün ya da servis siparişi online kanaldan verilen, teslimatı online ya da çevrimdışı (elden, kargo aracılığı vb. online olmayan teslimatlar) olan, ödemesi online kanaldan ya da çevrimdışı (kapıda ödeme, havale, eft vb.) yapılabilen alışveriş.


e-Ticaret Kategorileri Tanımları:

“Çok Kanallı”: Hem internet üzerinden hem de fiziksel mağazadan satış yapanlar

“Sadece online”: Fiziksel mağazası olmayıp sadece internet üzerinden satış yapanlar

“Pazaryeri”: Alıcı ve satıcıların web sitesi üzerinden iletişimde bulunmalarını ve işlem yapmalarını sağlayan siteler.

“Özel Alışveriş”: Üyelik sisteminin geçerli olduğu ve üyelerine özel olarak kampanyalar düzenleyerek, indirimli satış yapan siteler.

“Çok Kategorili”: Çeşitli ürün ve hizmet veren siteler

“Dikey”: Belli ürün veya hizmeti veren siteler


TÜBİSAD Türkiye’de e-Ticaret 2014 Pazar Büyüklüğü Raporu’nu buradan ulaşılabilir.


TÜBİSAD Türkiye’de e-Ticaret 2014 Pazar Büyüklüğü Raporu İnfografik versiyonuna buradan ulaşılabilir.



E-Ticaret hacmi yüzde 35 büyüdü.

E-Ticaret siteniz için seo ipuçları

seoArtık bu süreci kaliteli yöneten kişiler kazanacak. Yani arama motorunun belirlediği kurallara uyan, güncellemeleri iyi anlayan ve uygulayan kişiler. Geçmiş dönemlerde çapa metin kullanılarak alınan bağlantılar çok popülerdi. Bir iki bağlantı ile arama motorlarında yükselmek hatta ilk sayfaya gelmek çok kolaydı. Blog tanıtımları, paravan bloglar ve forum sitelerinden alınan linklerde anahtar kelime yoğunluğuna dikkat etmenize gerek yoktu. Ama artık var. Anahtar kelime yoğunluğu çok önemli. Belli başlı kelimelere link vermeniz sizin ceza almanıza en büyük sebeptir. Bunu kesinlikle yapmamalısınız. Yapanlardan biri iseniz seo değil siteniz ölür.


Bu yazımda 6 adet E-Ticaret siteniz için seo ipuçları vereceğim. Bu ipuçları dikkate almanız sitenizi başarıya ulaştıracaktır.


1. Benzersiz ve İlgi Çekici Başlıklar Kullanın


Web sitelerinin özellikle de online ticaret yapan sitelerin yaşadığı en büyük sıkıntıdır kopya içerik ya da açıklamalar. Bu konuya çok büyük önem vermelisiniz. Her sayfanızın ya da ürününüzün açıklaması farklı ve ilgi çekici olmalı. Bu sıralamalarda iyi konumlarda yer almanız için çok önemli bir kriterdir.


2. Anahtar Kelime Bulutu Kullanımından Kaçının


Özellikle web sayfalarının footer kısmında anahtar kelime bulutlarına yer veren sitelerini uyarıyorum. Lütfen bu huyunuzdan vazgeçiniz. Bu arama motorlarını kandırmaya yönelik bir harekettir. Her sayfanıza çapa metin kullanarak link vermek risktir.


3. Ürün İsmini ile URL Uzantınızın Aynı Olmasını Sağlayın


Kullanacağınız URL yapısı çok önemli. Sayfada kullanacağınız başlık ile URL yapınız benzer olmalı. Mesela iphone 6 plus ürünü için kullanacağınız url yapısı siteadresi.com/iphone-6-plus biçiminde ya da benzeri şekilde olmalıdır. Bu yapıya da uymaya dikkat ediniz.


4. Ürün İncelemeleri ve Yorumları Çok Önemli


Ürünlerin incelemeleriyle alakalı videolara yer vermeniz, bu incelemelere yorum yaptırmanız arama motorları ve kullanıcılar tarafından büyük ilgi görür. Bunu bir blog sitesi olan kişiye uyarlamak gerekirse, yayınlamış olduğu konuya yorum yazılmasını sağlaması, yorumlara cevap vermesi olarak nitelendirebiliriz.


5. Blog Oluşturmaktan İçerik Yayınlamaktan Çekinmeyin


Blog yazıları oluşturmanız ve bunları paylaşmanız günümüzde çok önemli bir hal aldı. Taze içerikler sunmanız ve sürekli olarak bunu bir akışa bağlamanız web sayfalarınızın SEO değerini artırır. Mesela satmış olduğunuz ürünleri en iyi şekilde anlatacağınız bir içeriği paylaşmanız çok ciddi oranda fayda sağlar.


6. Sayfalarınızda Videolar Kullanın


Özellikle eticaret sitelerinin ürün sayfalarında videolar kullanması çok büyük bir geri dönüş getirir. Bunu ilk yapan firmalardan biriside amazondur. Sektörün lider firmasını örnek alabilirsiniz.


 Yazar: Ayhan Karaman – Dijital Pazarlama Uzmanı



E-Ticaret siteniz için seo ipuçları

21 Aralık 2017 Perşembe

OnDestek & PlatinMarket İşbirliği

OnDestek & PlatinMarket İşbirliğiOnDestek & PlatinMarket İşbirliği ile Satışlarınızı %30 Arttırın.


OnDestek & PlatinMarket İşbirliğiWeb sitenizde online alışveriş yapanların %83’ünün destek istediğini biliyor muydunuz? Peki, nasıl destek olacaksınız, destek olduğunuzda size nasıl bir getirisi olacak?


Yapılan araştırmalara göre, müşterileriniz en çok 3 konuda destek istiyorlar


  • Ürün karşılaştırması yapabilmek

  • Ürünle ilgili aklındaki soruları sorabilmek

  • Müşteri Hizmetleri ve Teknik DestekE-ticaret sitelerinde herkesin beklentisi satışları artırmak. Web sitelerinin ziyaretçilerini müşteriye çevirmesi için birçok araç var. En etkili olanlardan biri de canlı destek sistemleri.

Sadece müşterilerinize destek olarak, web sitenizdeki potansiyeli, paraya çevirebilirsiniz. Ziyaretçilerinizi müşterilerinize çevirerek, satışlarınızı %30’a kadar arttırabilirsiniz.


OnDestek, ziyaretçilerinizle sıcak temas kurabilmeniz için web sitenize eklenen bir canlı sohbet aracı. Müşteri temsilcileriniz çevrimiçiyken ziyaretçilerle gerçek zamanlı yazışabiliyor, çevrimdışıyken de mesajlarını alıp, sonradan geri dönüş yapabiliyorsunuz.


Sistemin kurulumu ise, oldukça basit. 2 dk. da kod bilmeden canlı destek sistemine sahip olabiliyorsunuz, yapmanız gereken sadece sizin için üretilen kodu, web sitenize eklemek.


Size verilen kontrol paneli üzerinden sitenizdeki ziyaretçileri liste halinde görebiliyor, “hangi şehir ve ülkeden bağlanmış, daha önceden sitenizi ziyaret etmiş mi, daha önceden bu kişi ile sohbet edilmiş mi” bilgilerini görebiliyorsunuz.


Müşterileriniz sağ altta çıkan sohbet penceresi ile size sohbet isteğinde bulunabiliyor ve aklındaki soruları sorabiliyorlar. Üstelik sizde onlara konuşma isteği gönderebiliyorsunuz. Bu sistem ile web site sahipleri, anlık olarak web sitelerinde ziyaretçiler ile sohbet edebiliyor, ürünlerini tanıtabiliyor, satışlarını arttırabiliyorlar.


Asıl amacı ziyaretçileri müşterilere dönüştürmeyi hedefleyen sistemde, birden fazla müşteri temsilcisi ve departman eklemeye imkan tanıyor. Dolayısıyla sadece küçük değil, orta ve büyük ölçekli firmalar içinde müşteri memnuniyeti açısından oldukça önemli.


Ziyaretçileri, aktiviteye, ülkeye, şehre, bulunduğu sayfaya, tarayıcı ve işletim sistemine göre gruplama yapmak mümkün. Örneğin şu an aktif kullanıcılar, sepet sayfasında bekleyen kullanıcılar, İstanbul’da ya da İspanya Barcelona’dan olan ziyaretçilerinizi görebilir ve onlarla sohbet edebilirsiniz.


Ayrıca sistemde, dosya gönderme, mesai saatleri, giriş ekranı, ziyaretçi banlama, tetikleyiciler, departmanlar gibi özellikler de mevcut. Siz çevrimiçi olmadığınızda bile, ziyaretçileriniz size çevrimdışı mesaj bırakabilecekler, böylelikle daha sonra ziyaretçilerinize geri dönüş yapabilirsiniz.


OnDestek & PlatinMarket İşbirliği çerçevesinde OnDestek, PlatinMarket müşterilerine aylık alımlarda %15, Yıllık alımlarda %35 indirim sunuyor. Ayrıca sistemi denemeniz amacıyla 7 gün Profesyonel Paketi hediye ediliyor.


Ayrıntılı bilgi için: http://www.ondestek.com





OnDestek & PlatinMarket İşbirliği

20 Aralık 2017 Çarşamba

Milli Kredi Kartı Troy Hakkında Detaylar

troy-bkm-milli-odeme-yontemi


Kullandığımız kredi ve banka kartlarının sağ alt köşelerinde bulunan yabancı logoların yerini, yerli ödeme sistemimiz Troy alabilir. İşte milli ödeme sistemi Troy!


BKM’nn 25 yıllık tecrübesi, Türkiye’nin milli ödeme sistemini oluşturmasında en büyük katkıyı sağladı. Artık Troy ile beraber milli banka ve kredi kartı dönemi başladı.


Yerli ödeme sistemi nedir?


Banka ya da kredi kartınızın sağ alt köşesine bir bakın. Genellikle ülkemizde Visa ya da Master Card gibi global markaların logolarını göreceksiniz. İşte global markaların ödeme sistemlerini kullanan bankalarımız, yerli ödeme sistemimiz Troy ile beraber daha milli hale gelecek ve masrafları daha da azalacak. Bu da hem kullanıcılara hem bankalara maddi açıdan yansıyacak.


Troy ne zaman kullanılacak?


1 Nisan 2016 tarihinde kullanıma geçecek olan milli ödeme yöntemi Troy, Türkiye’de ilk olarak henüz kart kullanmadan nakit alışveriş yapan kullanıcıları hedef alacak. Yani pazarı büyüterek, pazardan pay alacak.


Türkiye’de 164 milyon kartta kullanılması beklenen Troy’u, BKM Genel Müdür Soner Canko ile konuştuk.


İşte milli ödeme yöntemimiz Troy.




Milli Kredi Kartı Troy Hakkında Detaylar