31 Ocak 2018 Çarşamba

Bir E-Ticaret Projesine Başlarken Hukuki Açıdan Dikkat Edilmesi Gereken Temel Konular

Bir e-ticaret projesine başlarken hukuki açıdan atılacak çok önemli bir takım adımlar vardır. Bunlara dikkat edilmeksizin işe başlamanız halinde ileride, hiç beklemediğiniz bir anda büyük sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. Bu yazıda sadece hukuki açıdan önem arzeden temel konulara değinilecektir. Yani burada yazılanlar dışında da projenin özellikleri gereği elbette başkaca hukuki gereksinimler de olabilir. Bunları da işin başında tespit etmek çok önemlidir. Örneğin; web sitenizde sağlık kuruluşlarının adını vererek bir hizmet sunmak niyetindeyseniz bunun reklam yasağı kapsamına girip girmediğini çok iyi tespit etmek gerekir. Yapılacak işe göre bu tür durumları önceden görüp bu konuda tedbir almak çok önemlidir.


Rahat anlaşılabilir olması açısından hukuki bir dil kullanmadan yazmaya çalışacağım. Burada yazdığım bilgilerin çok temel bilgiler olduğunu tekrar vurgulamak isterim. Sadece buradaki yazıyı okuyup ne yazık ki bir e-ticaret projesine hukuki açıdan sorunsuz olarak başlamak her zaman mümkün olmayacaktır.


Başlıklar altında yukarıda yazdığım temel hukuki konulara bakalım;


  • Alan Adının Tescil Durumu

Bir web sitesi için alan adı belki de temelde en önemli noktalardan biridir. Bir proje fikrini geliştirdikten sonra, kullanılacak alan adını çok iyi seçmek ve atılması gerekli hukuki adımları bir an evvel atmak gerekir. Mutlaka yapılması gerekenler;


  1. Alan adınızı seçerken sadece alan adı sicilini değil Türk Patent Enstitüsü tarafından tutulan marka sicilini de mutlaka kontrol edin ve alan adı olarak seçmeyi düşündüğünüz ibare için bir başkası tarafından daha önce marka tescili ya da başvurusu yapılmadığından emin olun. Marka sicilini www.tpe.gov.tr adresindeki marka kontrol linkinden araştırabilirsiniz.

  2. Seçtiğiniz alan adının bir başka kişi tarafından herhangi bir şekilde kullanılıp kullanılmadığını Google ya da başka arama motorlarından ilgili ibareyi aratarak kontrol edin.

  3. Seçtiğiniz ibarenin bir şirketin ticaret unvanı olması ihtimali de var. Bunu kontrol etmenizde de fayda görüyorum . Bu kontrolleri dehttp://www.ticaretsicilgazetesi.gov.tr/sorgu_acik.php vehttp://www2.sanayi.gov.tr/Sirket/UnvanSorgulama.aspx?menuSec=234adreslerinden online olarak yapabilirsiniz.

  4. com ve com.tr uzantılarının ikisinin birden boşta olup olmadığını kontrol edin. Uygulamada gördüğüm en büyük sıkıntılardan biri de girişimcilerin com uzantılı alan adını alıp tr uzantısına hiç dikkat etmemesi. Unutmayın siz bir alan adını belirleyip ona yatırım yapacaksınız ve belki de sizin çok meşhur edeceğiniz bu isim tr uzantılı alan ad başka birine ait olduğu için hem maddi hem de manevi (yani prestij) açıdan size kayıplar yaşatabilecek.

Net, org gibi uzantılı alan adlarının da boşta olması ve ilk olarak sizin tarafınızdan alınması da çok önemli.


Fikri mülkiyet haklarının önemi işin başındayken pek çok kişi tarafından anlaşılmaz. Ama unutmayın özellikle başlangıç aşamasında en belki de en önemli kısım FİKRİ HAKLAR’dır. Seçeceğiniz alan adı bir e-ticaret projesinin en önemli fikri hakkıdır. Bu nedenle buna çok öne vermeniz şart.


İleride alan adları konusunda da daha detaylı yazacağım. Bu nedenle burada sadece gerektiği kadarına değindim.


  • Marka Tescil Başvurusu

Alan adınızı yukarıdaki kriterlere göre belirledikten sonra kısa sürede marka tescil başvurunuzu yapın. Eğer projeyi gerçekleştirmek için bir şirket kuracaksanız ve kuruluşun gerçekleşmesine daha zaman varsa marka tescilinizi kendi adınıza yapın. Marka başvurusu yapmak için bir marka vekili kullanmanız şart değildir. www.tpe.gov.tr sayfasını inceleyerek başvurunun nasıl yapılacağını görebilirsiniz. Ama her işin bir uzmanı olduğunu da unutmamak lazım. Bütçeniz varsa bir marka vekili aracılığıyla bu başvuruyu yapmanızı tavsiye ederim. Bu aşamada yapılacak yanlışların geri dönüşü her zaman çok kolay olmayabilir!


Marka başvurunuzu daha sonra kuracağınız şirkete noter önünde yapılacak bir devri sözleşmesi ile devretmek mümkündür. Yani markanızı istediğiniz an kurulan şirkete devretmeniz mümkün.


  • Şirket Kuruluş Aşaması

Genel olarak girişimciler projelerini bir sermaye şirketi yani limited şirket ya da anonim şirket üzerinden yürütmeyi tercih eder. Burada hangi şirketin sizin açınızdan uygun olacağını tespit etmek çok önemli. Her iki tip şirketin de bazı avantaj ve dezavantajları vardır. Yapacağınız işin niteliği ve gelecekte nasıl bir hedefiniz olduğu kurulacak şirketin türünü tespit etmekte önem arzeder.


Bu iki tip şirketin de çok temel özelliklerini verelim;


  • Limited Şirket (Ltd. Şti)

Mevcut Ticaret kanunu uyarınca en az iki ortak ve 5.000 TL asgari sermaye ile kurulur. Genel Kurul gibi bir organa sahip olmadığı için A.Ş’ lerde olduğu gibi her yıl yapılması zaruri bir genel kurulu bulunmaz. Yönetim Kurulu gibi zorunlu bir organı yoktur. Hisse senedi basılması gibi bir durum yoktur. Burada esas olan konulan ana sermayenin ortaklar arasında dağılımıdır. Ortaklar paylarını mutlaka noter huzurunda imzalanacak hisse devir sözleşmesi ile devreder ve bu devir ticaret siciline tescil edilir.


  • Anonim Şirket

Mevcut Ticaret Kanunumuza göre en az 5 ortak ve 50.000 TL asgari sermaye ile kurulur. Her yıl genel kurul toplanması şarttır. En az 3 kişiden oluşan bir yönetim kurulu ve bir denetçisi olması zaruridir. Ortakların sahip olduğu payları gösterir hisse senetleri basılabilir ve hisse devirlerinin noter huzurunda yapılması şartı yoktur. Alıcı ve satıcı arasında imzalanacak yazılı bir sözleşme ile devir yapılır ve şirket pay defterine işlenir. Yine hisse devirlerinde bazı şartların birlikte varlığı halinde hissesini devreden ortağa çok önemli vergi avantajları sağlar.


Her iki tip şirketin de kuruluş masrafları birbirine çok yakındır.


Yukarıda saydığım sermaye şirketleri yerine şahıs şirketi kurarak da bir projeye başlamak mümkündür. Ama bir yatırımcı almak gibi bir düşüncesi olanların şahıs şirketi tercih etmemesi daha doğru olur. Şahıs şirketi kurarak ne melek yatırımcı ne de girişim sermayesi alabilmek mümkün değildir.


Burada yazdığım temel bilgileri ileride daha karmaşık ve teknik konular ele alarak detaylandırmayı planlıyorum. Özellikle sıkıntı yaratan ya da çok fayda sağlayan spesifik durumları ele alan bazı yazılar da yazacağım. Şunu da söylemeden bitirmeyeyim. İmkanınız varsa işin uzmanı bir hukukçudan yardım almanız çok faydalı olur.


Kaynak : eticarethukuku.com / Av. Gökhan Uğur Bağcı



Bir E-Ticaret Projesine Başlarken Hukuki Açıdan Dikkat Edilmesi Gereken Temel Konular

30 Ocak 2018 Salı

Gaziantep"te "E-Ticaret" atağı başlatıldı.

GTO, online alışverişte 143 liralık sepet ortalamasıyla Türkiye’de zirvede yer alan Gaziantep’in e-ticarette de ilk sıralara yükselmesi için üyelerine yönelik “e-Gaziantep” Projesini başlattı. Proje kapsamında, oda üyelerine e-ticaret konusunda eğitim verilecek, online pazara katılmaları için e-ticaret altyapıları oluşturulacak ve desteklenecek GTO Yönetim Kurulu Başkanı Hıdıroğlu:”Gaziantep nasıl her alanda liderse, inşallah bu alanda da lider olmasını istiyoruz”


GAZİANTEP (AA) – Gaziantep Ticaret Odası (GTO), online alışverişte 143 liralık sepet ortalamasıyla Türkiye’de ilk sırada yer alan kentin e-ticarette de ilk sıralara yükselmesi için üyelerine yönelik “e-Gaziantep Projesi”ni başlattı.


Proje kapsamında, konusunda uzman bir firmayla anlaşan GTO, üyelerine e-ticaret eğitimi verecek, firmaların online pazara katılmaları için e-ticaret altyapılarını oluşturacak ve destekleyecek.


GTO Yönetim Kurulu Başkanı Beyhan Hıdıroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ihracat ve sanayideki en önemli kentlerinden Gaziantep’in tüm dünyada son yıllarda giderek daha fazla tercih edilen online alışverişte 143 liralık sepet ortalamasıyla Türkiye’de ilk sırada yer aldığını anımsattı.


Online alışverişi kadınların daha çok tercih ettiğini anlatan Hıdıroğlu, internet dünyasının alışveriş anlamında çok geniş bir yelpazesi bulunmasının da giderek daha fazla kişinin tercih etmesinin önünü açtığını kaydetti.


Hıdıroğlu, kendi ailesinin de alışveriş için genellikle interneti tercih ettiğini, özellikle genç nüfusun çarşı, pazar gezmek yerine internetten alışveriş yaptığını dile getirerek, “Sorduğumuzda ‘çıkıp dolaşacak zaman bulamadıklarını, internet sayesinde ihtiyaçları olan şeylere daha rahat ulaşabildiklerini’ söylüyorlar. Bu yeni gelişen bir pazar. Genç nüfus dijital dünyayı daha fazla kullanıyor. Gençler sudan ekmeğe, giysiden ayakkabıya kadar her şeylerini buradan alabiliyorlar.” dedi.


Gaziantep’in online alışverişte lider olmasının sebebinin genç ve eğitimli nüfusun fazla olmasına bağlayan Hıdıroğlu, buradan yola çıkarak GTO üyelerini online alışveriş dünyasına entegre etmek üzere bir ay önce “e-Gaziantep Projesi”ni başlattıklarını söyledi.


“Artık yeni bir dünya var”


Hıdıroğlu, bu kapsamda İstanbul’da bir firmayla görüştüklerini ve Gaziantep’teki 41 meslek grubundaki üyelerine e-ticareti anlatmak, bu konuda eğitim vermek istediklerini belirterek, şunları kaydetti:


“Üyelerimize de ‘Biz size e-ticareti anlatmak, sizin şirketinizin e-ticaret portalını kurmak ve yönetmek için bir proje geliştiriyoruz. Siz bizden bu hizmeti almak ister misiniz.’ diye sorduk. Yaklaşık 20 meslek grubu bunun kendilerine uygun olmadığını söyledi. Kalan meslek grupları kabul etti. Önümüzdeki günlerde 21 meslek grubuna önce bunu anlatacağız. Sonra işletmelerine giderek e-ticaret altyapısını oluşturacağız. Bu alanda danışmanlık hizmeti vereceğiz. Önce anlatacağız, sistemlerini kuracağız. ‘3 ay sizin yanınızda duralım, yol gösterelim ama artık bunu kullanın’ diyeceğiz çünkü artık yeni bir dünya var. Gaziantep’in de artık e-ticarette yer alması gerektiğini düşünüyoruz. Gaziantep nasıl her alanda liderse, inşallah bu alanda da lider olmasını istiyoruz. E-ticaret gibi yeni gelişen ticari ağlarda üyelerimizin yer almasının hem Gaziantep’in hem de Türkiye’nin ekonomik büyümesini hızlandıracağını düşünüyoruz.”



Gaziantep"te "E-Ticaret" atağı başlatıldı.

29 Ocak 2018 Pazartesi

Black Friday ne zaman?

ABD’den dünyaya yayılan alışveriş çılgınlığı Black Friday, Türkiye’de de e-ticaret segmentini hareketlendirecek.


Pek çok marka ve firmanın indirim yaptığı, müşterilerin indirimlerden faydalanabilmek için mağazalarda izdiham yaşattığı, internet sitelerinin kitlendiği gün olan Black Friday’e geri sayım başladı. Bu yıl 24 Kasım’a denk gelen ‘Black Friday’ Türkiye’de de ‘Kara Cuma’ adıyla son zamanlarda özellikle e-ticaret segmentini hareketlendiren kampanyalara vesile oluyor.


‘Black Friday’, ABD’de her yıl Kasım ayında ailelerin alışverişe çıktığı bir gelenek. Teknolojik ürünlerde büyük kampanyalar yapıldığı için Siber Pazartesi (Cyber Monday) olarak da biliniyor. Bu günde olabildiğince fazla müşteriye ürün satmak isteyen şirketler indirimlerde birbirileriyle yarışıyor.


İnsanlar tarafından yoğun ilgi gören Black Friday, giyimden teknolojiye birçok alanda yüksek indirim imkanı sunuyor. Yüksek fiyatlarından dolayı insanlar satın alamadıkları ürünleri Black Friday indirimleri ile satın almaya çalışıyor.


Alışverişin bu kadar çok olmasının ekonomiye katkıları kaçınılmaz. Hatta artan talebi karşılamak için büyük firmalar ve kargo şirketleri bu dönemde fazladan işçi alıyorlar.


TÜRKİYE’DE ‘KARA CUMA’


Black Friday çılgınlığı her ne kadar yurt dışında olduğu kadar hareketli geçmese de Türkiye’de de ünlü markalar ve siteler çok özel indirimleriyle bu hareketli günlerdeki kampanyalarını her geçen yıl artırıyor. Türkiye’deki birçok tüketici artık markaların e-ticaret siteleri sayesinde ABD’ye gitmeden de indirimli alışveriş yapabiliyor.


İpekyol Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ayaydın, Black Friday etkinliklerinin Türkiye’de son birkaç yılda popüler olmaya başladığını, Türkiye’ye global markalar gelmeye başladıkça, bu kültürün oluştuğunu belirtti.


Ayaydın, bu yıl Black Friday etkinlikleri kapsamında günlük cirolarını 50’ye katlamayı öngördüklerini belirtti. Ayaydın, “Hem markamız hem ortaklaşa kurduğumuz 1v1y.com sitesi bu sene özellikle Black Friday için ciddi bir hazırlık içerisinde. Stoklar hazırlanıyor. Çok büyük fırsat bizim için. Günlük ciromuz 1 milyon TL ise, Black Friday’de 50 milyon TL gibi rakamlar bekliyoruz. Beklediğimizden çok verim aldık. Stoklarımızı kısa sürede tükettik, her geçen sene rakamlarda artış kat kat olacak.” ifadelerini kullandı.


Lidyana.com CEO’su Cihan Seyithanoğlu ise Black Friday ile ilgili tanıtımların marka bazında ilerletildiğini, markaların kendi kurguladıkları kampanyaları uyguladıklarını ancak toplu hareketlerin kısıtlı kaldığını belirtti.


Seyithanoğlu, “Geçen sene marka katılımlarındaki artışın da etkisi ile Black Friday’in geri dönüşü Lidyana açısından çok olumluydu. Ek olarak, sektörümüzde toplu ve ortak hareketler eksik, konsolide bir hareket tarzı benimsenmesi ve müşterilerin de bu ve benzeri aksiyonlarla uzun vadede eğitilmesi şart. Genelde bu tarz aksiyonlar indirim algısıyla oluyor olsa da işin içine “eğlence” gibi değişik dinamiklerin katılması ve müşteri iştahının indirim harici farklı mekanizmalarla güdüleniyor olması gerektiği kanaatindeyim” değerlendirmesini yaptı.


NEDEN ‘KARA CUMA’?


Peki ekonomik açıdan her geçen yıl daha da etkili olan, perakendecilerin yüzünü güldüren bugün neden ‘Kara Cuma’ olarak adlandırılıyor. Bu konuda iki yorum var. Kara Cuma’da mağazalar kapılarını saat 04:00 ve 05:00 arasında açıyor. Gün henüz aydınlanmadığı için bugüne ‘Kara Cuma’ isminin verilmiş olabileceği belirtiliyor. İkinci yorum ise; Kara Cuma günü mağazalar tamamen boşaltılıyor, insanlar birbirini eziyor hatta hayatını kaybedenler bile olabiliyor. Bu da günü karartan bir sebep olarak değerlendiriliyor.


RAKAMLARLA BLACK FRIDAY


Geçen yıl ABD’de Black Friday online cirosu yaklaşık 1,97 milyar dolara çıktı, 2015 yılında ise online satış gelirleri 1,66 milyar dolar seviyesindeydi. Satış gelirlerine dönemsel olarak bakıldığında 2008 yılından bu yana cirolarda sürekli artış gözleniyor. 2016 yılında 99,1 milyon kişi mağazalardan, 108,5 milyon kişi ise internet sitelerinden alışveriş yaptı. Başka bir deyişle online alışveriş siteleri Black Friday’in kazananı durumda gözüküyor.



Black Friday ne zaman?

28 Ocak 2018 Pazar

Yeni Başlayanlar için E-Ticaret


E-Ticaret zorlu ve mücadele dolu bir mecra; çünkü kuralları anlık yazılıyor ve de kolayca değişebiliyor. E-ticaret, giderek bir tık ötede olmaktan çok daha karmaşık bir hal alıyor. Ziyaretçiler ve e-ticaret sitesi arasındaki organik ilişki, bu sistemin kurallarını da etkiliyor ve kurallar genellikle suyun üzerine yazılan sözler gibi, akışkan ve de şekilsiz olabiliyorlar. Bu nedenle e-ticaret ilkeleri de her an değişebiliyor.


E-ticaretin ilişkiler kısmı bu kadar komplike olmasına rağmen, temel prensipte ziyaretçi ve site arasındaki ilişki son derece basittir. Eğer ziyaretçi e-ticaret sitenizi beğenmezse, alışveriş yapacak başka bir site aramaya koyulur ve büyük ihtimalle bir daha sizin adersinizi ziyaret etmez bile. Eğer daha çok ziyaretçi almak ve bu ziyaretçilerin bir kısmını da devamlı müşterilere dönüştürmek istiyorsanız; en az ürün kaliteniz kadar dikkat etmeniz gereken bir husus daha var. O da e-ticaret sitenizin kolay kullanılabilir olması ve de ziyaretçilerin işini kolaylaştıran, güvenilir ve hoş gözüken bir site olmasıdır. Unutmayın; internet siteniz sizin mağazanızdır. Ve hiç kimse karmakarışık, kirli ve de suratsız bir mağazadan alışveriş yapmak istemez. Raflarınız çok yüksekteyse ve ürünlere ulaşamıyorlarsa, kimse ürünlerinizi denemek istemez ve mağazanızı terk eder.


1. Ziyaretçiler ürünlerinize dokunamıyor


Sakın unutmayın, internet hakkında asla unutmamanız gereken bir kural varsa o da internetin sanal bir mecra olduğudur. Bu sanal mecrada herkes dilediğini yapmakta özgür gibi gözükse de, kimsenin asla yapamayacağı tek şey, internetteki herhangi bir bilgi ya da nesneye gerçekten dokunmaktır. Bu da aslında e-ticareti zorlaştıran gizli düşman olarak tanımlanır. Dolayısıyla, yapmanız gereken sattığınız ürünlerin özelliklerini son derece açık ve anlaşılır şekilde, tane tane anlatmak ve de yüksek çözünürlüklü, kaliteli fotoğraflarla sunmak. Başka bir deyişle ziyaretçileriniz ürünlerinizi dokunmadan özümsemek isteyeceklerdir. Bunu onlara vermelisiniz, aksi halde satış yapamazsınız. Kimse görmediği bir ürünü almak istemez.


2. Tasarım önemli, ama sitenin performansı da en az tasarım kadar önemli


E-ticaret sitenizin eşsiz tasarımı ve albenisi elbette son derece önemli. Tasarım, ziyaretçileri siteyi gezmeye iten yegane özelliktir. Ancak e-ticaret sitelerinde sonuç odaklı olmak istiyorsanız, yani satışı artırmak istiyorsanız; sitenin performansına da en az tasarımı kadar önem verin. Yavaş ilerleyen e-ticaret siteleri, sürekli takılan butonlar, tek tıkla ulaşılamayan menüler, uzayıp giden işlem aşamaları ve bitmek bilmeyen, doldurulması gereken formlar; ziyaretçileri sitenizden uzaklaştıracaktır. Alışveriş yaparken insanlar bir an önce istediklerine sahip olmak isterler. Önlerine sürekli bir engel çıkarırsanız sıkılacak ve aynı ürünü daha kısa sürede alabilecekleri başka bir mecraya yöneleceklerdir.


3. Mail zinciri ve haberleşme


Bir e-ticaret sitesinde “müşteri hizmetleri” birimi bulundurmak son derece önemlidir. İnternet mecrasında müşteri hizmetleri demek, iyi iletişim ve gerçek insanlar tarafından cevaplanan e-postalar demektir. Sitenizi ziyaret edenler ve potansiyel müşteriler her zaman “bize ulaşın” butonuna tıklayabilmeli, şikayet ve önerilerini bildirirken de gerçekten size ulaşabilmelidirler. Makinelerin otomatik cevapları ve geç dönülen cevaplar, artık internet kullanıcılarını kesinlikle tatmin etmiyor. Küçük de olsa bir iletişim birimi kurmanız, bu mecrada ilerlerken büyümenize ve güvenilir görünmenize yardımcı olacaktır.


4. Site içi aramanın önemi


Muhtemelen son derece iyi tasarlanmış, kaliteli ürünler satan ve de müşteri memnuniyetine önem veren bir e-ticaret siteniz var. üstelik ana sayfanız da son derece hoş ve de albenisi hayli yüksek. Peki ama ziyaretçiler ürünlerinizin tamamına nasıl ulaşabilecekler? Bunun için kusursuza yakın bir site içi arama uygulamanız olması gerekir. Ziyaretçilerin aradıklarına ulaşabilmeleri çok önemlidir. Pek çok e-ticaret sitesi, bu hizmetin yokluğu yüzünden kaybediyor, çünkü ziyaretçiler sitede zaten bulunan bazı ürünlere ulaşamıyorlar. Unutmayın; insanların bir şeyleri satın alabilmesi için, ona önce ulaşabilmeleri gerekir.


5. Yenilikçi misiniz? Emin misiniz?


E-ticaret, geçmişi son derece yeni olan ve dünyada yeni oluşmakta olan bir ticaret alanı. Hatta milyonlarca insanın henüz e-ticarretten haberi bile yok ve hayatında internet üzerinden hiç alışveriş yapmamış insanların sayısı her ülkede milyonları bulabiliyor. Ancak buna rağmen, dünyada binlerce e-ticaret sitesi var ve bu sayı giderek artıyor. Dolayısıyla, bu alanda çok yenilikçi bir fikriniz olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Çok farklı bir tasarım ve sunuşla bu mecraya girmek isteyebilirsiniz. Ancak büyük ihtimalle deneyeceğiniz yollar çoktan denenmiş olacak ve yapmak istedikleriniz yapılmış olacak. Belki Türkiye’de değil, ama dünyanın herhangi bir yerinde. Üstelik internet gezginleri bunu siz öğrenmeden önce öğrenecektir. Bu nedenle kesinlikle PlatinMarket gibi profesyonel bir ekiple çalışın. Sizi doğru yönlendirebilecek ve gerçek yaratıcılığın ne olduğu konusunda yol verebilecek bir danışman ekibi ile gerçek başarıyı yakalayabilirsiniz. Aksi halde, birbirinin aynı olan e-ticaret siteleri çöplüğündeki güzide yerinizi almanız kaçınılmaz olacaktır.



Yeni Başlayanlar için E-Ticaret

27 Ocak 2018 Cumartesi

Dünya e-ticaret hacmi 680 milyar dolara ulaştı

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, geleceği öngören ticari aktörlerin artık hamlelerini internet ekonomisi üzerine şekillendirdiğini belirterek, ”2011 yılı itibariyle dünya e-ticaret hacmi 680 milyar dolara ulaşmıştır. 2016 yılına kadar dünya nüfusunun yarısının, yani yaklaşık 3,5 milyar kişinin internet kullanıcısı olacağı öngörülmektedir. Yine aynı dönemde ülkemizin de içinde bulunduğu G-20 ülkelerinde yaklaşık 800 milyon internet kullanıcısı olacağı ve bu ülkelerdeki internet ekonomisinin 4 trilyon 200 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir” dedi.


19 Eylül 2012 Çarşamba 13:05  İnteraktif Pazarlama Zirvesi’nin açılışında konuşan Yazıcı, bu toplantıların, kamu kesiminde bu alandan sorumlu olan kendilerini hem motive ettiğini, hem de çalışmalarını kamuoyuyla paylaşmalarını, bir araya gelerek görüş alışverişi yapmalarını ve fark edilmeyen sorun alanlarını bir kez daha gözden geçirmelerini sağladığını kaydetti.


Dünyada ve Türkiye’de interaktif pazarlama sektörünün çok hızlı büyüdüğünü aktaran Yazıcı, bugün dünyanın küreselleşmesinden bahsediliyorsa bunun medyaya yeni ve daha geniş etki alanları kazandıran teknolojik gelişmeler sayesinde olduğunu ifade etti.


Ekonomisiyle, siyasetiyle, tüketim alışkanlıklarıyla global bir dünyanın değiştirici ve dönüştürücü gücünü medyanın oluşturduğunu vurgulayan Yazıcı, ”Medyanın bu gücü dünyayı küreselleştirirken; yereli globale taşımakta, ama bu arada yerel olanı da değiştirip, dönüştürüp, yeniden üreterek biçim ve içeriği etkilemektedir” dedi.

Tüm dünyada alışveriş merkezlerinde aynı markaların mağazalarının hızla yayıldığını dile getiren Yazıcı, belli yarışma formatlarının tüm dünyada satıldığını, insanların aynı dizi filmler ve filmleri tekrar tekrar izlediğini anımsattı.


Uluslararası toplantılarda, etkinliklerde hükümet temsilcilerinin sözlerine bir yere kadar ilgi gösterildiğine dikkati çeken Yazıcı, sözlerine şöyle devam etti:


”Oysa sosyal medyadaki ‘basitçe/kolayca’ söylenen ve sadece birkaç kelimeden oluşan cümleler zaman zaman çok daha inandırıcı ve doğrudan etki sahibi olabiliyor. Bugün herkes hemfikirdir ki; Facebook, Twitter ve elektronik yazışmalar olmadan Arap Baharı olamazdı. Tahrir Meydanı 2011 yılının Ocak ayından Nisan ayına kadar boş olurdu. Binlerce genç gösterici, Mayıs ve Haziran’da haftalarca İspanya şehirlerinin meydanlarında kalabalığı toplayamazlardı. İnternet ve dolayısıyla sosyal medya; haksızlığa uğrayanların davalarını duyurabilmeleri için bir miktar daha iyi bir şans sunmaktadır. Bununla birlikte; insan gruplarının ‘kalabalıklar’ biçiminde ‘fikirden yoksun’ iletiler ummanı haline getirdiği iletişim ağları karşısında çok da umutlu olmak, en azından bugün için mümkün görünmemektedir. Sosyal medyanın politik söylemi şudur: ‘İsimsiz online kalabalıklar içinde milyonlarca insan birbirine bağlanmaktadır ve bir şeyin doğruluğu; kolayca pek çok insanın tekrar etmesiyle sağlanabilmektedir.”


-”İnternet bir çeşit unutkanlık teknolojisi”-


Bugün elektronik ortamın, insanların ilişkilerinin ve faaliyetlerinin derecesini ve biçimini kontrol eden ve şekillendiren bir araç haline geldiğini belirten Yazıcı, yeni medyanın eski edebi kültürü bir kenara ittiğini dile getirdi.


Günümüzde gençlerin, kısa formlarda yazıp okuduğunu anımsatan Yazıcı, ”Araştırmalar 2009’da Amerika’da 12-17 yaş arası gençlerin yüzde 72’sinin mesaj gönderip aldığını gösteriyor. 2008 yılı Şubat ayından 2009 yılı Eylül ayına kadar Amerikalı gençlerin günlük mesajlaşması yüzde 38’den yüzde 54’e çıkmış” şeklinde konuştu.


2009’da ortalama bir Amerikan gencinin ayda 2 bin 272 metin gönderdiği ve aldığı bilgisini veren Yazıcı, Amerika’da 2010’da 15-19 yaşları arası gençlerin günlük ortalama 6,8 dakika kitap okuduğunun altını çizdi.


Tüm dünyada gençlerin, 140 karakteri aşmayan ve sıklıkla daha da az olan mesajlarla sosyal medyada okuyup yazmayı tercih ettiğini vurgulayan Yazıcı, internetin bir çeşit unutkanlık teknolojisi olduğunu dile getirdi.


Çağımız insanının neredeyse gözünü dünyaya açmasıyla beraber televizyon izlemeye başladığını dile getiren Yazıcı, konuşmasına şöyle devam etti:


”Türkiye’de televizyon izlenme oranı yüzde 94’e ulaşırken, gazete okuma oranı yüzde 22, kitap okuma oranı ise yüzde 5’te kalıyor. Ayrıca son on yılda sosyal iletişim ağlarındaki teknolojik gelişmeler de sosyal ağlarda geçirilen zamanı hızla artırmaktadır. TÜİK ağustos ayında bununla ilgili bir istatistik açıkladı; Türkiye’de bilgisayar kullanım oranı yüzde 49, internet kullanım oranı yüzde 48, internete erişim imkanı olan hane oranı yüzde 47, internet erişim imkanı olan hane oranı kentlerde yüzde 56, düzenli internet kullanım oranı ise yüzde 38. Türkiye, artık 10 yıl, 20 yıl öncesinin Türkiye’si değil. Hemen hemen her evde bir bilgisayar ve internet var. Köy okullarımızda bile artık bilgisayar sınıfları var. Eğitimde tablet teknolojisinden söz ediyoruz. Fatih Projesi ile Sayın Başbakanımızın dediği gibi ‘Kara tahta kavramını tarihin tozlu raflarına kaldırıyoruz.”


-”ABD’de 2011’de elektronik ticaret hacminin yüzde 16 artarak 195 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor”-


Sosyal medyanın kendi kurallarıyla, kendine özgü kültürüyle hayata hükmettiğini ifade eden Yazıcı, ticaretin bu alanın dışında kalmasının düşünülemeyeceğini söyledi.


Ticaret kavramının günümüzde artan bir şekilde ”elektronik ticaret” olarak ortaya çıktığını belirten Yazıcı, bu değişimi yakalamak ve ona öncülük etmek için bugünün ve yarının dünyasının iyi okunması, olup bitenlerin iyi analiz edilmesi gerektiğini ifade etti.


Bu yeni yapının, ekonomilerin büyüme dinamiklerinde kalıcı değişiklikler oluşturduğuna dikkati çeken Yazıcı, daha önceleri klasik tabirle ifade edilen; ”reel piyasalar, finansal piyasalar, türev piyasalar”ın yerini; ”online pazarlara, elektronik platformlara, sanal alışveriş merkezleri”ne bıraktığını belirtti.


Artık ülkelerin büyüme dinamiklerine interaktif ekonomilerin etki ettiğini vurgulayan Yazıcı, geleceği öngören ticari aktörlerin artık hamlelerini internet ekonomisi üzerine şekillendirdiğinin altını çizdi.


Bugün e-ticaret yoluyla yapılan alışverişlerin hacminin hızla arttığını aktaran Yazıcı, şöyle konuştu:


”2011 yılı itibariyle dünya e-ticaret hacmi 680 milyar dolara ulaşmıştır. 2016 yılına kadar dünya nüfusunun yarısının, yani yaklaşık 3,5 milyar kişinin internet kullanıcısı olacağı öngörülmektedir. Yine aynı dönemde ülkemizin de içinde bulunduğu G-20 ülkelerinde yaklaşık 800 milyon internet kullanıcısı olacağı ve bu ülkelerdeki internet ekonomisinin 4 trilyon 200 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bu dönüşüm süreci ekonomimiz için iş dünyamıza önemli fırsatlar sunuyor. Bu fırsatları değerlendirebilmek için, kamu ve iş dünyası olarak birlikte hareket etmemiz önem arz ediyor. Dünyanın önde gelen ülkeleri elektronik ticaret alanında ciddi bir paya sahip. Örneğin, Amerika’da 2011’de elektronik ticaret hacminin, bir önceki seneye göre yüzde 16 artarak, 195 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor. 2012 yılı Mayıs rakamlarıyla; Avrupa’da toplam 427 milyon internet kullanıcısı bulunmaktadır. Bu kullanıcıların yüzde 87’si online alışveriş işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştirmektedir.”


-”E-ticaret işyeri sayısı 2008 yılına göre 3 kat artışla Eylül 2012’de yaklaşık 55 bine ulaştı”-


Türkiye’de elektronik ticaret hacminin 2011 yılında yaklaşık 23 milyar liraya ulaştığını belirten Yazıcı, 2011 yılında kartlı sistemle 265 milyar liralık alışveriş yapıldığını ve bunun yüzde 8’inin elektronik ticaret yoluyla gerçekleştiğini söyledi.


2012 yılının 7 ayında e-ticaret hacminin yaklaşık 17,5 milyar liraya ulaştığını anlatan Yazıcı, ”Bu da geçen yıla göre yüzde 40 civarında bir artış demektir” dedi.


Bu bağlamda, Türkiye’nin 2011 yılında oransal olarak, Hindistan’dan sonra dünyada en hızlı büyüyen ikinci e-ticaret pazarı olduğunu aktaran Yazıcı, Türkiye’de bugün 53 milyon kredi kartının kullanıldığını kaydetti.


E-ticaret işyeri sayısının ise 2008 yılına göre 3 kat artışla Eylül 2012’de yaklaşık 55 bine ulaştığı bilgisini veren Yazıcı, Türkiye’de e-ticaret yapan doğrudan pazarlama, sigorta, hava yolları şirketlerinin cirolarının; bu alanlardaki toplam cirolarına oranının yüzde 60 olduğunu ifade etti.


Türkiye’de işletmeden tüketiciye yapılan elektronik ticaret hacminin toplam perakende ticaret hacmine oranının; Avrupa Birliği’ne göre 8 kat, Amerika Birleşik Devletleri’ne göre 20 kat büyüme potansiyeline sahip olduğunu kaydeden Yazıcı, Türkiye’nin elektronik ticaret alanındaki bu potansiyelinin özellikle yabancı yatırımcılar tarafından dikkatle izlendiğini söyledi.


Türkiye’ye elektronik alanında 2010 ve 2011 yılında yaklaşık 750 milyon dolar doğrudan yabancı sermaye girişi olduğu bilgisini veren Yazıcı, şunları ifade etti:


”Bu da doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık olarak yüzde 3,7’sidir. Elektronik ticaret sektörü ülkemizde son 3 yılda ortalama yüzde 50 büyümüştür. Elektronik ticaret sektöründeki bu hızlı büyüme şüphesiz ki pazarlama yöntemlerinin değişmesiyle gerçekleşmektedir. Artık geleneksel pazarlama faaliyetleri yerini interaktif pazarlamaya bırakıyor. Firmalar, müşterileriyle dijital ortamda buluşuyor, ürün ve marka tanıtımları, satış işlemleri yine bu mecrada yapılıyor. Dolayısıyla interaktif pazarlama teknikleri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de giderek önem kazanıyor. Şunu da ifade etmek istiyorum; katma değeri artırmak başlı başına bir sistematiğin ürünüdür. Ürünü çeşitlendirmek, ürün kalitesini uluslararası düzeyde rekabet edecek biçimde yükseltmek gereklidir. Pazarlama faaliyetleri işte burada hayati bir önem taşımaktadır. Yeni interaktif pazarlama metotlarını korkmadan, çekinmeden ama rekabeti zedelemeden, kimseye mağduriyet yaşatmadan kullanılmalıdır. Bu noktada ise kamunun piyasaları düzenleme yetkisi önem kazanmaktadır. Başta tüketiciler olmak üzere bu sektördeki tüm aktörlerin güvenini inşa edecek düzenlemeleri hayata geçirmek bu anlamda stratejik bir öncelik taşıyor.”

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Yeni Türk Ticaret Kanunu’na ilişkin, ”Bu kanun sadece bir mevzuat düzenlemesi değil, 2023 hedeflerimize ulaşmada bir rehber değil, adeta ticaret erbabı için otoyoldur” dedi.


Yazıcı, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İnteraktif Pazarlama Zirvesi’nin açılışında yaptığı konuşmada, e-ticaretteki yasal düzenlemelere değinerek, bu alanı düzenleyen Gümrük ve Ticaret Bakanlığı olarak şirketlerin önünü açmak, vatandaşı elektronik ticarete yönlendirmek, ikili ve çoklu ticari ilişkilerde bir güven ortamını oluşturmak için gerekli yasal düzenlemeleri yaptıklarını kaydetti:


Kredi kartı kullanımının yaygınlaşmasının Türkiye e-ticaret pazarının gelişimini etkilediğini ifade eden Yazıcı, şunları kaydetti:


”Bu bağlamda, Merkez Bankası’nın ‘Ödeme Sistemleri Hizmetleri ile Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun Tasarı Taslağı’ çalışmaları; güvenli ödeme kanalları ve alternatif ödeme sistemleri açısından son derece önemlidir. Bakanlık olarak, ‘Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısını’ hazırladık ve Meclis’e yasalaşması için gönderdik. Bu alanda en önemli ve beklenen yasa çalışması budur. Tasarıda; elektronik ticaretin yaygınlaştırılması, tüketiciler ile elektronik ortamda işlem yapanların korunması, istenmeyen ticari elektronik iletilerin önüne geçilmesi hedeflenmektedir.


Hizmet sağlayıcıların, elektronik iletişim araçları ile yapacakları ticari iletişimde uyması gereken kurallar, elektronik ortamda yapılan sözleşme öncesi bilgi verme yükümlülükleri, sipariş verme sürecine ilişkin yükümlülükleri, bu yükümlülüklere aykırı hareket etmeleri halinde uygulanacak yaptırımlar hüküm altına alınmıştır. Ayrıca kişisel verilerin korunması yasal güvenceye bağlanarak, özellikle internet üzerinden yapılan ticari faaliyetlerin daha güvenli ve şeffaf bir şekilde yapılması öngörülmüştür. Yine bu tasarıda başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan, ‘aracı hizmet sağlayıcıları’ tanımlanmıştır.”
-”E-ticarette güven ortamı”-


Yazıcı, tasarının, e-ticaret alanına ilişkin yasal çerçeveyi genel hatlarıyla çizdiğini anlatarak, ”Tasarının yasalaşmasına müteakiben sektörle yakın işbirliği içerisinde, sektöre ilişkin ulusal ve uluslararası düzeydeki gelişmeler de izlenerek e-ticaret ikincil mevzuatı hazırlanacaktır. Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ikincil düzenlemelerle, elektronik ticaret alanında ‘güven ortamını’ tesis etmeyi hedefliyoruz. Elektronik ticaret alanına güven ortamı oluşunca, bu sektör hepimizin tahminlerinin ötesinde bir hızla büyüyecektir” diye konuştu.


Özellikle mesafeli satış, internet aracılığıyla satış, kredi kartı ile satış gibi yeni satış yöntemlerinin gelişmesinin, mal ve hizmetlerin satın alınmasını kolaylaştırdığını belirten Yazıcı, şunları söyledi:


”Ancak tüketicilerin alışveriş imkanları artarken buna paralel olarak sorunları da artmıştır. Bu nedenle yürürlükte bulunan ‘Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da gerekli düzenleme çalışmalarını Bakanlık olarak yürütüyoruz. Bu çalışmanın da kısa bir süre içinde tamamlanarak yasalaşmasını planlıyoruz. Bakanlığımızın sorumluluk alanı içerisinde yer alan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yer alan ‘Mesafeli Sözleşmeler’e ilişkin yönetmelik çıkardık. Buna göre; taraflardan birinin tüketici olduğu internet ortamında yapılan mesafeli sözleşmelerde, satıcılar tarafından tüketicilere işletmeye ilişkin bilgilerin verilmesi, satılan ürünün temel nitelikleri, fiyatı, teslim süresi ve cayma hakkı gibi konularda bilgilendirmesi zorunluluğu getirilmiştir.


Mesafeli sözleşmelerde tüketici, yedi gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde yazılı olarak veya bir sürekli veri taşıyıcısıyla bildirilmesi yeterlidir. 2011 yılında, mesafeli satışlara ilişkin olarak Bakanlığımızın yaptığı inceleme ve denetimlerde toplam 905 bin 709 lira idari para cezası uygulanmıştır. Tüketicilerin, mağduriyet oluşmadan önce korunması amacıyla mesafeli satışın gerçekleştiği internet sitelerini bu yıl daha yoğun biçimde denetlenmekteyiz.


Bu kapsamda, 2012’nin ilk 8 ayında 53 firma denetlenmiş ve toplam 1 milyon 284 bin 941 Lira idari para cezası uygulanması için ilgili İl Müdürlüklerine talimat verilmiştir.


Özellikli Bazı Kaçakçılık Türleriyle Mücadele Eylem Planı Elektronik ticaret yoluyla gerçekleştirilen ticari işlemlerin çeşitliliği ve parasal tutarları çok hızlı bir şekilde artıyor. Bu ister istemez kaçakçılıkla mücadele faaliyetlerini de ön plana çıkarıyor.”


-Yeni Ticaret Kanunu-


Yazıcı, Bakanlık olarak, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının katkılarıyla bir eylem planı hazırladıklarını ifade ederek, şunları aktardı:


”Özellikli Bazı Kaçakçılık Türleriyle Mücadele Eylem Planı’nda elektronik ticaret yoluyla gerçekleştirilen kaçakçılıkla mücadeleye ilişkin eylemlere yer verildi.


Söz konusu Eylem Planı 16 Nisan 2012 tarihinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilerek yürürlüğe girdi. Yeni Türk Ticaret Kanunu şirketlerimize birçok işlemi elektronik ortamda yapma imkanı sunuyor. Yeni TTK ile bilişim ve teknoloji alanında yaşanan gelişmelere paralel olarak, bilişim teknolojilerini kullanmak isteyen gerçek ya da tüzel kişilere bir alternatif sunularak maliyetlerin azaltılması, emek ve zamandan tasarruf edilmesi bakımından önemli düzenlemeler yapılmıştır. Şirketlerimizin mal ve hizmetlerini tüm dünyaya pazarlayabilmesi, yabancı yatırımcıların ilgisini çekebilmesi için elektronik ortam büyük bir fırsat sunmaktadır. Yeni Türk Ticaret Kanunu ile bunun hukuki altyapısı tamamlanmıştır.”


Şirketlerin elektronik platformları kullanmasının, 24 saat kesintisiz ticaret imkanı sağladığını belirten Yazıcı, ”Bu Kanun, sadece bir mevzuat düzenlemesi değil, 2023 hedeflerimize ulaşmada bir rehber değil, adeta ticaret erbabı için otoyoldur” dedi.


Yazıcı, elektronik ticaret alanında yaptıkları çalışmalarda temel hedeflerini şöyle anlattı:


”Elektronik ticaret alanında kuralların belirlenmesi, yatırımcılara hukuki güvencenin sağlanması, haksız rekabet ortamının olmadığı bir yapının tesis edilmesidir. Gerek hukuki, gerek teknik altyapısıyla sağlıklı ve güvenli bir şekilde büyüyen bir elektronik ticaret ortamı oluşturmak arzusundayız. Bu noktada sadece kamu kuruluşlarına değil özel sektöre de önemli görevler düşmektedir. İnternet ve elektronik ticaret gibi hızla gelişen sektörlerde, gelişimi sürdürülebilir kılmanın ilk ve en önemli şartı, bilgi ve deneyimin paylaşılmasıdır. Bu konuda bizim kapımız bu alanda çalışan herkese açıktır.


Bu alandaki düzenlemeleri birlikte yapmamız sektörün sağlıklı büyümesine büyük katkı sağlayacaktır. Bu zirve vesilesiyle bu alanda dil sorununa da bir çözüm bulmamız gerektiğini hatırlatmak istiyorum.”


-”Dünya elektronik bir mahalleye doğru göç ediyor”-


Dünyanın elektronik bir mahalleye doğru sessizce göç ettiğini belirten Yazıcı, ”Bu alanda kullanılan terminolojiyi oluşturmak konusunda daha fazla geç kalmamalıyız.


Gümrük ve Ticaret Bakanlığı olarak, interaktif pazarlama sektöründe bilgi paylaşımının önünü açan ve binlerce sektör profesyonelini bir araya getiren İnteraktif Pazarlama Zirvesi’ni desteklemekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bu konferans ve zirveler dünyadaki farklı interaktif pazarlama tekniklerinin paylaşılması, geliştirilmesi ve yeni fikirlerin ortaya çıkması açısından değerlendirildiğinde eşi bulunmaz fırsatlar sunan platformlardır” şeklinde konuştu.


AA



Dünya e-ticaret hacmi 680 milyar dolara ulaştı

26 Ocak 2018 Cuma

E-Ticarette En Çok Ürün Satılan Kategori Hangisi?

shopping_cartİnternet ile birlikte neredeyse yapısını değiştiren seyahat sektörünü bir kenara bırakırsak Internet alışverişi denince akla hemen teknoloji ürünleri geliyor. Bilgisayar ve cep telefonu gibi sürekli yeni modelleri pazara çıkan kategorilerdeki ürünler hakkında en geçerli bilgileri ve bu yeni ürünlerin fiyatları konusundaki en verimli araştırmayı yapabileceğimiz alan şüphesiz Internet. Peki bu kategoriler hakikaten Internet alışverişinin en büyük kısmını mı oluşturuyor?


Yabancı yatırımcıların son dönemde özellikle tekstil ile ilgili e-ticaret siteleri ile Türkiye pazarına girmesi eminim birçok kişiyi şaşırttı. GittiGidiyor ve diğer bir çok sitede önemli satış hacimlerine ulaşsa da kıyafet, aksesuar gibi herkesin üzerinde denemesi gereken ürünleri içeren böyle bir kategorinin sizce potansiyeli ne olabilir?


Bugünkü yazımı 2007 yılında yayınlanan bir değerlendirme üzerine kuruyor olacağım. Shop.org ve Forrester Researchtarafından hazırlanan “Online Perakendeciliğin Durumu 2007” Raporu’nun en vurucu yanı, 2006 yılı içinde ABD’deki tüketicilerin İnternet alışverişlerinde bilgisayarlara harcadıklarından daha çok parayı kıyafetler için harcadıklarının ortaya çıkması idi. Bir başka ifade ile kıyafet kategorisindeki toplam satışlar, ilk kez elektroniği geçmiş oldu.


eMarketer verilerine göre 2006 yılında 18,3 milyar dolar olan kıyafet, aksesuar ve ayakkabı kategorisi Online ticaret hacmi 2008 yılında da 26,6 milyar dolara erişti. Yine aynı araştırma firması tarafından 2009 yılı başında hazırlanan Online Perakende Endustrisi raporunda Internet üzerinden satışların 2008 yılında ABD toplam perakende sektörünün yaklaşık %12’sine ulaştığı belirtiliyor.


Peki kıyafet kategorisindeki bu alışveriş hacmi yüksekliğinin kaynağı ne?


eMarketer’in 2008 yılında yayınladığı raporda aşağı yukarı her 10 ABD gencinden 6’sının Internet üzerinden bir alışveriş yaptığı belirtiliyor. Ve “artık” tahmin edebileceğiniz gibi en çok alışveriş yapılan kategorinin %46 ile Kıyafet, Ayakkabı ve Aksesuar olduğu ortaya çıkmış. Kısacası, gençlerin Internet alışverişi tercihlerini Kıyafet, Ayakkabı ve Aksesuar ürünlerinden yana kullanıyor olması belki de bu kategorinin ABD’deki Internet ticaretinden aldığı payın her geçen gün yükselişinin de açık bir kanıtı !



E-Ticarette En Çok Ürün Satılan Kategori Hangisi?

25 Ocak 2018 Perşembe

Link Popülaritenizi Artırmak

İnternet’te pazarlamanın bir yolu da link popülaritenizi artırmaktır. Bunun anlamı kaç tane dış sitede sitenizin linkinin verildiğidir.


Site popülaritesi nedir?


Sizin mağazanıza link veren Site sayısı popülaritenizi belirler. Link popülariteniz her arama motorunda farklı indeksleme yöntemleri yüzünden farklı çıkacaktır.


Sitenize verilen link’leri artırmak neye yarar?


1. Fazladan ziyaretçi gelir. Kullanıcılar genellikle gittikleri sitelerdeki linkleri tıklayarak gezintilerine devam ederler.

2. Birçok arama motorunda indekslenirsiniz.

3. Ne kadar çok link veren varsa arama motorlarının robotları sizi daha sıklıkla bulacaklardır.

4. Başka sitelerde link’inizin verilmesi için email ile ricada bulunabilir yada link exchange’e gidebilirsiniz.

5. Dış sitelerde linklerinizin olması popüler olduğunuz anlamına gelir.


Size link veren site ziyaretçilerinin karakteristiğine göre içeriğinizde ayarlamalar yapın. Link koymasını istediklerinize ne gibi faydalar sağlayacağınızı belirleyin.



Link Popülaritenizi Artırmak

E-Ticaret Satışlarınızı Artırmaya Hazır mısınız

E-Ticaret Satışlarınızı Artırmaya Hazır mısınız yazımız ile karşınızdayız.


E-Ticaret Satışlarınızı Artırmaya Hazır mısınız?Günümüzde bir e-ticaret sitesi oluşturmak kadar, o e-ticaret satışlarını yüksek tutmak da zorlu bir iştir. Bu zahmete girmeyi göze alan girişimciler, yeni bir hayalin kapılarını aralar. Araştırmaya ve analiz yapmaya önem veren girişimciler bilir ki, e-ticaretin dinamikleri her an değişmektedir. Dolayısıyla e-ticaret satışlarınızı artırmaya hazır olup olmadığınızı, yalnızca bu dinamikleri çözerek anlayabilirsiniz. E-ticaret sitenizi tanınır hale getirmek başlangıç için yeterli gibi görünebilir. Fakat uzun vadede yere daha sağlam basmaya ihtiyaç duyulur. Çünkü rekabet yoğun, çeşitlilik fazla ve zaman kısıtlı… Önereceğimiz maddelerle e-ticaret satışlarınızı artırmaya hazır mısınız?


E-Ticaret Satışlarınızı Artırmaya Hazır mısınız?


– Günümüzde herkes öğrendiği şeyleri çevresiyle paylaşmayı seviyor. Sosyal medyanın kullanımının artmasıyla sosyal çevre kavramı da değişim gösteriyor. Bu anlamda barındırdığınız potansiyeli açığa çıkarmak faydalıdır. E-ticaret yaşamına girdiğiniz zaman bunu ilk öğrenen ve sizi destekleyen yine yakın çevreniz olacaktır. Yakın çevrenizin yaptığı eleştiriler ve getirdiği öneriler sizi güçlendirir. Çünkü onlar sizin kendinizi sergileyeceğiniz ilk seyircilerdir. E-ticaret satışlarına başlarken öncelikle yakın çevrenizin fikirlerine danışmalısınız. Böylece onlar da tecrübelerini çevrelerindeki farklı kullanıcılarla paylaşabilir. Bunun koca bir zincir yaratmayacağını kim iddia edebilir?


– E-ticaret yaşamında yeni olabilirsiniz. Düşük bir bütçe ile başlamış olabilirsiniz. Hatta tecrübesiz olarak da bu yola girebilirsiniz. Önemli olan e-ticaret sitenizde hedefinizin net olmasıdır. Pek çok farklı kültürden, bölgeden ve yaş gruplarından insanlar sizin hedef kitlenize dahil olabilir. Hepsinin aklında ortak bir imaj yaratabilmeniz önemlidir. Tüm sosyal medya mecralarında, e-ticaret sitenizde ve reklamlarınızda mesajınızı direkt olarak vermeyi önemsemelisiniz. Çünkü mesajın netliği, kullanıcıların kafasında oluşması muhtemel karışıklıkları daha doğmadan sonlandırır.


– Son olarak elbette ki hedef kitleniz… E-ticarette hedef kitlenizin ihtiyaçlarını takip etmek ve görüşlerinin analizini yapmak en önemli şeylerden biridir. Onların ihtiyaçlarının yoğunluğu sizin e-ticaretteki satış oranınızı belirler. Şayet doğru hedef kitleye doğru ürünleri sunarsanız, onların sadık müşterileriniz haline gelmesi kaçınılmaz olacaktır. E-ticaretteki girişimcilerin öncelikli hedefi satışlarını artırmaktır. Müşterilerinizin beklentilerini karşılamak için, belli anahtar kelimelerin gücünden de faydalanmanız mümkündür.


E-Ticaret Satışlarınızı Artırmaya Hazır mısınız yazımızı beğendiyseniz yorum ve paylaşımlar ile destek olunuz.



E-Ticaret Satışlarınızı Artırmaya Hazır mısınız

24 Ocak 2018 Çarşamba

Vatandaş eticaret"e alıştı

Türk internet kullanıcıları ikinci el ürün ve cihazları online olarak satışa çıkarmayı sevdi. Tüketicilerin ikinci el alışveriş ihtiyacına çözüm sunan internet siteleri ve mobil uygulamalar ise 2018’de yapay zeka teknolojileriyle vites büyütmeyi hedefliyor.


AA muhabirinin 2. el satışlara ilişkin sorularını cevaplayan letgo Kurucu Ortağı Alec Oxenford, “Son iki yıldır bizzat şahit olduğumuz, hatta hızlandırdığımız ikinci el ekonomisindeki müthiş büyüme birçok insanı şaşırttı. Pazar büyüklüğünü gösteren net rakamlar olmasa da Ocak 2016’da Türkiye’de letgo’yu lanse ettiğimizden beri kullanıcılar uygulamamız aracılığıyla on milyonlarca eşyayı listelediler.” dedi.


Türkiye’nin, letgo gibi ikinci el bir pazar yeri için dünyadaki en büyük fırsatlardan biri olduğunu çok hızlı bir şekilde kanıtladığını söyleyen Oxenford, “Dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de 1,5 yıldan kısa bir sürede türünün en büyük pazar yerlerinden biri haline gelmemiz, Türk tüketicilerinin kendi çevrelerinde ikinci el alıp satmaya ne kadar büyük bir ilgi gösterdiklerinin en büyük göstergesi. Stratejimizle ilgili ayrıntıları paylaşamam ancak letgo’nun Türkiye’deki büyümesi beklentilerimizin çok ötesine geçti. Türkiye ikinci el pazarında letgo için büyük fırsatlar olduğunun farkındaydık, ancak kimse 2015’te kurulan letgo’nun iki yıldan kısa bir sürede bu kadar popüler olacağını tahmin edemezdi.” diye konuştu.


“Şu anda 16,5 milyonu aşkın ürün letgo’da satılıyor”

letgo’nun önümüzdeki sene, özellikle yapay zeka gibi gelişmiş teknoloji ile ikinci el eşya alış satışını daha da kolaylaştıracak inovasyonlara yöneleceğini anlatan Oxenford, “Türkiye ikinci el ekonomisini büyütmeye devam etmek istiyoruz. Kolaylık faydasına odaklanmamız, letgo’nun kulaktan kulağa çok hızlı bir şekilde yayılmasına ve büyümesine sebep oldu. Türkiye’deki milyonlarca insan letgo’nun hemen hemen her şeyin alınıp satılabileceği çok kolay ve eğlenceli bir yol olduğunu fark etti. Dahası, uygulama üzerinden neler alıp sattıklarını ve uygulamayı ne kadar çok sevdiklerini arkadaşları ve aileleriyle de paylaştılar. İşte başarımızın anahtarı da bu oldu.” değerlendirmesini yaptı.


Oxenford, bu yılın başlarında Türkiye’deki letgo kullanıcılarının uygulamayı kullanarak her ay 4,2 milyon ikinci el eşya listelediklerini hatırlatarak, “letgo, Türkiye’de faaliyete geçtiğinden beri yüzde 680’in üzerinde büyüdü ve şu anda 16,5 milyonu aşkın ürün letgo’da satılıyor. Tabii, bu rakamları açıkladığımızdan beri büyümemiz hızla devam ediyor. Çok yakın bir zaman önce, Türkiye de dahil olmak üzere dünyada 75 milyondan fazla kişinin, letgo’yu yüklediğini duyurduk. Tabii kullanıcılar, 2015 yılında faaliyete başlamamızdan bu yana dünya çapında 200 milyondan fazla listeleme yapıldı.” bilgilerini verdi.


Amerika’da WhatsApp, Uber, Wish ve benzeri uygulamaları geride bırakarak en hızlı büyüyen ikinci uygulama olan letgo’nun, Türkiye de dahil olmak üzere 75 milyon indirilme rakamına ulaştığını aktaran Oxenford, yapay zeka ve fotoğraf tanıma teknolojisi ile ikinci el eşya alım satımını saniyelere indiren letgo’nun, 2 yılda 400 milyon ürünü otomatik olarak tanımladığını kaydetti.


“KOBİ’leri e-ihracata hazırlıyoruz”

GittiGidiyor Genel Müdürü ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) E-Ticaret Meclisi Başkanı Öget Kantarcı ise GittiGidiyor olarak 2017’yi yüzde 55 büyümeyle kapatmayı hedeflediklerini belirterek, “Şu aşamada beklentimizin gerçekleşeceğini söyleyebilirim. Aynı dönemde sektörün yüzde 30’un üzerinde büyüyeceğini ve 2018’de de bu performansı devam ettireceğini tahmin ediyoruz.” bilgilerini verdi.


GittiGidiyor’un hedefinin yıl sonunda sektörün üzerinde bir büyüme hedeflediğini anlatan Kantarcı, “E-ticaretin ev sahibi misyonu ve sektörü büyütme motivasyonu ile hareket ederek geçtiğimiz sene içinde birçok güçlü perakende markasının ve hatta e-ticaret sitelerinin mağazalarını GittiGidiyor’da açtık. 100 bini aşkın aktif satıcıya sahip GittiGidiyor’da şu anda 200’den fazla yerli ve yabancı markanın da mağazası bulunuyor. Önümüzdeki dönemde de kullanıcılarımız aynı strateji doğrultusunda yeni markaları GittiGidiyor’da görmeye devam edecek.” diye konuştu.


GittiGidiyor ile ilgili verileri paylaşan Kantarcı, şunları söyledi:


“Geçen yıl GittiGidiyor’a toplam mobil ziyaret 300 milyonun üzerinde gerçekleşti. 2017 sonunda ise bu rakamın 500 milyona yaklaşacağını öngörüyoruz. Aralık itibarıyla toplam trafiğimizin yüzde 70’ten fazlası mobilden geliyor. Tüm bu rakamlar başarı dolu bir grafik çizdiğimizi gösteriyor.


GittiGidiyor olarak, e-ticaret ekosistemini canlandıracak faydalı projelere imza atmayı çok önemsiyoruz. 2018 yılında da bu konuda çalışmalar yapmayı sürdüreceğiz. Geleceğim E-Ticaret Projesi ile satıcılarımızla bulundukları bölgede birebir iletişim kurarak onların e-ticaretle ilgili eğitim programlarımızdan yararlanmasını sağlıyoruz. Ayrıca işlerini e-ticaretle büyütmek isteyen KOBİ’lerin ekosisteme dahil olmasını kolaylaştırıyor ve KOBİ’leri e-ihracata hazırlıyoruz. Süreklilik arz edecek, uçtan uca çözüm sunacak ve uygulamaya dayanacak bu projeyle sektörün ihtiyacı olan etkiyi yaratmayı ve sağlıklı büyümeye destek vermeyi hedefliyoruz.”


“E-ticaret sektörümüzün ekonomide hak ettiği payı alacağına inanıyoruz”

Kantarcı, e-ticaret sektörünün geldiği noktayı verilerle doğru analiz etmenin çok önemli olduğunu belirterek, GittiGidiyor ve The Boston Consulting Group’un destekleriyle hazırlanan Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneğinin (TÜSİAD) “Dijitalleşen Dünyada Ekonominin İtici Gücü e-ticaret” raporuna göre, global e-ticaretin hacminin son 4 yılda 630 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara ulaştığını söyledi.


Yine aynı rapora göre 2020 yılında global e-ticaret hacminin 3 trilyon dolara ulaşacağını ifade eden Kantarcı, şunları kaydetti:


“Oluşacak 3 trilyon dolarlık hacmin yüzde 64’ünün gelişmekte olan ülkeler tarafından oluşturulması bekleniyor. Türkiye’de perakende e-ticaret hacmi yüzde 30’un biraz üzerinde bir büyümeyle 2016’da 17,5 milyar TL’ye ulaştı. 2012 yılında yüzde 1,7 olan e-ticaretin toplam perakendedeki payı ise yüzde 3,5’e yükseldi. Bu oranın dünya ortalaması ise yüzde 8,5.


Tüm bu rakamları dikkate aldığımızda ülkemizin e-ticaret alanında sahip olduğu potansiyelin ne denli fazla olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Ancak elbette önümüzde daha gidilecek çok yol olduğunu da yine aynı rakamlara bakarak söyleyebiliriz. Türkiye’nin daha hızlı ve efektif adımlar atması gerekiyor. Sahip olduğumuz potansiyeli doğru şekilde değerlendirdiğimiz takdirde, e-ticaret sektörümüzün ekonomide hak ettiği payı alacağına inanıyoruz.”


“2017’yi yüzde 55 büyümeyle kapatmayı hedefliyoruz”

TÜİK raporlarına göre Türkiye’de internet kullanan her 3 bireyden yalnız 1’inin online alışveriş yaptığını anlatan Kantarcı, TÜİK Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’nın 2017 sonuçlarına göre de Türkiye’de 16-74 yaş grubundaki bireylerin henüz yüzde 25’inin internet üzerinden mal ve hizmet satın aldığını söyledi.


Kantarcı açıklamalarını şöyle sürdürdü:


“Yapılan araştırmalar Türkiye’de e-ticaret ekosisteminin çok daha fazla gelişeceğinin önemli bir sinyali olarak değerlendirilmeli. Küresel trendler ışığında, Türkiye’de de daha fazla internet kullanıcısının internetten alışveriş yapar hale gelmesi sektörün gelişimi açısından oldukça önemli. 2018 yılında bu gelişimi sağlamak için önemli adımlar atmaya ve hep beraber sektörü büyütmeye devam edeceğiz.


GittiGidiyor açısından süreci aktarmam gerekirse, 2017’yi yüzde 55 büyümeyle kapatmayı hedefliyoruz. Aynı dönemde sektörün yüzde 30’un üzerinde büyüyeceğini ve 2018’de de bu performansı devam ettireceğini tahmin ediyoruz. GittiGidiyor’un hedefi de yine sektörün üzerinde bir büyüme elde etmek olacak.


“43 milyona yaklaşan aylık aktif kullanıcı bir internet platformu için önemli rakamlar”

Sahibinden.com Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Boğaç Göncü, sahibinden.com’da 2,5 milyon adetle en fazla ilan İkinci El ve Sıfır Alışveriş kategorisinde yer aldığını söyledi. Daha sonra sırasıyla 2 milyona yakın ilan sayısıyla Yedek Parça, Aksesuar, Donanım & Tuning, 1 milyona yakın ilan ile Emlak ve beş yüz bin adede yakın ilanı ile Vasıta kategorilerinin geldiğini aktaran Göncü, firmanın yıl sonu hedeflerini başarıyla gerçekleştireceğini söyledi.


Göncü şu bilgileri verdi:


“Her sene tüm diğer şirketler gibi bizim de üyelik adedi, trafik, ilan ve gelir hedeflerimiz bulunuyor. Zor geçen bir yıla rağmen bu seneyi de hedeflerimize ulaşarak kapatacağımızı görebiliyoruz. 6 milyondan fazla aktif ilan ve 43 milyona yaklaşan aylık aktif kullanıcı, bir internet platformu için çok önemli rakamlar. Bu senenin bir başka önemli konusu Ar-Ge merkezi olmaktı ki bunu da başarı ile hayata geçirdik.”


“Donanım & Tuning kategorisinde ilanlar en fazla sırasıyla İstanbul, Ankara ve Bursa’dan”

sahibinden.com’da en fazla ilanın, İkinci El ve Sıfır Alışveriş kategorisinde bulunduğunu anlatan Göncü, 24 alt kategorisi ile toplamda 2,5 milyon aktif ilana sahip olan İkinci El ve Sıfır Alışveriş kategorisinin özellikle bireysel üyelerin C2C iş modeli ile kullanmadıkları eşyalarını rahatlıkla satabilmelerine imkan sağladığını söyledi.


Göncü, ikinci el kategorisinde istatistikleri şöyle sıraladı:


“Bu yıl ikinci el kategorisinde en çok ilan sırasıyla İstanbul, Ankara ve İzmir’den girildi. Bu illeri ise Bursa, Adana, Sakarya, Antalya, Kocaeli, Gaziantep ve Kayseri takip etti. İkinci El ve Sıfır Alışveriş kategorisini en yakından takip eden Yedek Parça, Aksesuar, Donanım & Tuning kategorisinde ise ilanlar en fazla sırasıyla İstanbul, Ankara ve Bursa’dan geldi.


İstanbul’a ilgi genellikle emlak ilanları etrafında şekilleniyor; bu kategoride en yoğun ziyareti sırasıyla Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Antalya, Adana, Tekirdağ, Köln & Düsseldorf’tan alıyoruz. İstanbul’un ilgisi ise 2017 yılının ilk 11 ayında, İkinci El ve Sıfır Alışveriş kategorisinde özellikle de bilgisayar, cep telefonu ve kamera sistemlerinde yoğunlaşıyor.”


Güvenli elektronik ticaret (GeT) adı ile bilinen iş modeli ve ilancılık için özellikle alışveriş kategorisinde sürdürülebilir nakliye hizmetine ihtiyaç bulunduğunu anlatan Göncü, “Biz de Türkiye’nin önde gelen nakliye ve kargo firmaları ile farklı ve benzersiz bir deneyim yaşatacak bir çözüm üzerinde çalışıyoruz.” bilgisini verdi.


Kaynak : AA



Vatandaş eticaret"e alıştı

10 kişiden biri e-ticaret ile alım yapıyor.

PayU Türkiye’nin e-ticaret ekosistemine yönelik tüketici davranışlarını anlamak amacıyla GfK ile birlikte yaptığı araştırmaya göre Türkiye genelinde 10 kişiden biri internetten alışveriş yaparken, ortalama alışveriş sıklığı ise 2 ayda bir olarak gerçekleşiyor.


PayU’nun ikincisini düzenlediği Omnibus Online Alışveriş Tercih Araştırması Raporu sonuçları Türkiye’de halen online alışverişin geniş kitlelere ulaşamadığını gösteriyor.


5-55+ yaş arası 1.237 kişiyle yapılan araştırmaya göre hiç online alışveriş yapmadığını söyleyenlerin oranı yüzde 90 seviyesinde. Online alışveriş yaptığını söyleyenlerin tamamına yakını Türkiye’deki web sitelerinden alışveriş yaptığını belirtiyor.


Rapor, kadınlarla erkekler arasında online alışveriş yapma oranının neredeyse aynı olduğunu ortaya koyarken, her ay internetten en az bir kere alışveriş yapanların oranı ise yüzde 20.


İnternetten en çok kıyafet ve ayakkabı alıyoruz

Araştırmaya göre, en çok online alışveriş yapılan kategorilerin başında giyim ve ayakkabı geliyor. Erkeklerin, kadınlara kıyasla ezici çoğunlukla elektronik alışverişi yaptığı görülürken kadınların giyim alışverişlerinin ön plana çıktığı görülüyor.


En az 100 TL harcıyoruz!


İşlem başına ortalama tutarlar incelendiğinde yemek ve hediyelik eşya kategorisi hariç ortalama işlem tutarlarının en az 100 TL’den başladığı görülüyor. Yapılan harcamalarda en düşük tutar 74 TL ile yemek siparişlerinde kaydedilirken, en yüksek ortalama tutar ise 175 TL ile yapı ve inşaat malzemeleri sektörüne harcanıyor.


Araştırmanın diğer sonuçları şu şekilde sıralanıyor:


  • Fiyat karşılaştırma siteleri online alışveriş için büyük önem taşıyor. Online alışveriş yaptığını söyleyenlerin yarısından çoğu, online alışveriş yapmadan önce mutlaka fiyat karşılaştırma sitelerine bakıyor.

  • Tüketici, alışveriş yaptığı sitelerde güvenli ödeme seçeneği olmasına mutlaka dikkat ediyor.

  • Tüketicilerin neredeyse yarısı için kredi kartı ve banka kartı online alışverişler için bir numaralı ödeme aracı.

  • İnternet sitelerinden alışveriş yapılırken, kapıda ödeme seçeneği, iade değişim politikaları ve taksit imkanları da tüketici davranışlarında oldukça etkili oluyor.

  • Müşterilerin öncelikli tercihi yurt içindeki online mağazalar; internetten alışveriş yapanların sadece %19’u alışveriş yaparken yurt dışındaki mağazaları tercih ediyor.

  • İnternet üzerinden kredi kartı bilgilerini paylaşmak istemeyen ve kapıda ödeme ile havale gibi farklı ödeme yöntemlerinin bulunması müşterilerin alışveriş yapacakları E-ticaret mağaza seçimlerini oldukça etkiliyor.


10 kişiden biri e-ticaret ile alım yapıyor.

23 Ocak 2018 Salı

Türk E-Ticaret sitelerinin kullanım eğilimi

Türk E-Ticaret sitelerinin yükselişinin en önemli basamağı şüphesiz “müşteriyi iyi tanımak”. Müşteriyi iyi tanıyan e-ticaret siteleri haliyle gelecek planlarını daha isabetli yapabiliyor.


Son yapılan e-Ticaret araştırmalarından birine göre ülkemizde bayanlar e-ticaret sitelerine daha çok güveniyor. Kadınların yüzde 76′sı e-ticaret sitelerini güvenli bulurken, erkeklerin yalnızca yüzde 52′lik bir bölümü e-ticaret sitelerine güveniyor


Atifunaldi.com.tr tarafından yayınlanan araştırma belgesine göre ankete katılanların yüzde 76’lık bir bölümü online alışveriş yaptığını belirtiyor ve genel olarak e-ticaret sitelerine olan güven sorulduğunda ise katılımcıların yüzde 64’ü bu sitelere güvendiklerini, yüzde 36’sı ise güvenmediklerini söylüyor.


Araştırmada yer alan bazı bilgiler şöyle:


  • Türkiye’de en çok alışveriş yapılan ve bilgi alınan e-ticaret siteleri

  • Ürünler ve fiyatlar hakkında bilgi veren sitelerden yararlanma oranları

  • İnternetten alışveriş yapma oranları

  • Türkiye’de e-ticaret sitelerine güven oranı

  • Kadın ve erkeklerin internetten alışveriş yapma eğilimleri

  • Kadın ve erkeklerin e-ticaret sitelerine güven oranı

  • En sık kullanılan e-ticaret sitelerinin cinsiyete göre ziyaret dağılımı

  • Ziyaretçilerin gelir durumuna göre en sık kullanılan e-ticaret siteleri

  • İnternetten alışveriş yapan kitlenin yaş dağılımı

  • İnternetten alışveriş yapan kitlenin gelir durumu

eticarete-guven-infographic



Türk E-Ticaret sitelerinin kullanım eğilimi

22 Ocak 2018 Pazartesi

Türkiye e-ticarette lider olacak

IMRG Küresel E-ticaret 2012 Görünümü raporuna göre Türkiye, önümüzdeki yıllarda e-ticaret ve internetin en hızlı büyüdüğü ülkelerden biri olacak.


IMRG Küresel E-ticaret 2012 Görünümü raporuna göre, 2011 yılında e-ticaret satışlarının geçen seneye göre yüzde 20 artışla 599 milyar euroya ulaşması beklenirken, gelecek yıllarda trilyonları aşacağı ifade ediliyor.


E-ticaret alanında lider olan ABD`yi, İngiltere ile Japonya takip ediyor. E-ticaretin geçen yıl yüzde 130 arttığı Çin`in içinde bulunduğu Asya ülkelerinin büyümeye öncülük edeceği, Ortadoğu ve Latin Amerika bölgelerindeki büyümenin de oldukça öne çıkması bekleniyor


IMRG öngörüsünde, ABD, İngiltere ve Japonya gibi gelişmiş piyasalarında daha yavaş büyüme hızı kaydedeceği ifade edilirken, yaklaşık yüzde 10-15 büyüme öngörülüyor.


E-ticaret alanında Avrupa`da en hızlı büyüyen piyasaların Türkiye, Polonya, Fransa, İtalya, İspanya ve Rusya olması bekleniyor.


Raporda, 2011 sonu itibariyle internet kullanıcıların toplam sayısının 2,2 milyara ulaşacağı ve bu sayının bir kaç yılda 3,5 milyarı bulacağı bildirildi. İnternetin en hızlı büyümesinin beklendiği ülkeler sıralamasında Türkiye`nin yer almasının beklendiği buna bağlı olarak e-ticaretteki artış hızının gelişmiş ülke artış hızını geride bırakacağı kaydedildi.



Türkiye e-ticarette lider olacak

E-ticaret İşletme Sahipleri için E-posta Pazarlama

E-ticaret İşletme Sahipleri için E-posta Pazarlama İlkyardım Seti Bölüm I: Başarılı E-Ticaret İşletmelerinin E-posta Pazarlamaya Yoğunlaşmasının 9 Karlı Sebebi


email-integration-2-300x269Net bir şekilde hatırlıyorum. Danışmanlık yaptığım müşterim 10 dakikasını e-Ticaret pazarlama kampanyasının ne kadar başarısız olduğundan yakınarak geçirmişti. Daha sonra bana sordu… “Uzun süreli sonuçlar almam için bana tek bir şey önerseniz ne olurdu?” Hiç tereddüt etmeden cevapladım. “e-posta pazarlama. Listenizi oluşturun ve e-posta göndermeye başlayın”.


Neden e-Ticaret işletme sahiplerini e-posta pazarlamanın gerekliliği hakkında eğitmeyi bir görev edindim? Aslında, cevap iki aşamalı: Çok fazla harika e-Ticaret işletmesi işe yarayan pazarlama kanallarını bilmedikleri için unutulup gidiyor. Bunu değiştirmelerine yardımcı olmak istiyorum.


GraphicMail’de bizler e-posta pazarlama üzerine uzmanlaşıyoruz. Bize danışan her işletmenin kendi kendilerine bir başlangıç yapmaları için gerekli bilgilere sahip olduklarından emin olmak istiyoruz.  Size harekete geçmeniz için ihtiyacınız olan tüm bilgileri ve desteği verebilmek için GraphicMail E-posta Pazarlama İlkyardım Seti’ni ben oluşturdum.


Bu 3 kısımlık seri, bahanelerinizi ortadan kaldıracak, size e-posta listenizi oluşturmanız ve kazancınızı hızlı bir şekilde artırmanız için gerekli bilgileri ve araçları sağlayacak. Bu üç bölümlük seride, şunları keşfedeceksiniz:


• Bölüm I: Başarılı E-Ticaret İşletmelerinin E-posta Pazarlamaya Yoğunlaşmasının 9 Karlı Sebebi


• Bölüm II: E-Ticaret İşletme Sahiplerinin Bugün Uygulamaya Başlayabileceği 10 Kazandıran E-Posta Liste Oluşturma Stratejisi


• Bölüm III: E-Posta Listenizle E-Ticaret Kazancınızı Uçurmanın 11 Yolu


E-ticaret işletmeleri için e-posta pazarlamanın faydalarının bariz olduğunu düşünüyordum. Geçmiş müşterilerle bağlantıda kalmanın (ve satış yapmanın) mantıksal bir adımı.


Bir iletişim başlatmak ve yeni müşterilerle güven ilişkisi kurmak için mükemmel bir fırsat.Ama ortaya çıktı ki yanılıyormuşum! O yüzden daha ilk satışınızı yapmamış olabilirsiniz. Birçok satış yapmış ama hayal ettiğiniz karları elde edememiş olabilirsiniz. Hala e-posta pazarlamayla ilgili kararsız ya da daha da kötüsü, bir stratejiniz olmadan ve az bir başarıyla yarım yamalak çabalar gösteriyor olabilirsiniz.


Bu seri size: listenizi oluşturmaya nasıl başlayabileceğiniz ve oluşturduğunuzda onunla tam olarak neler yapabileceğiniz hakkında tavsiyeler verecek. BAŞLA. (VE NEDEN SİZİN DE KULLANMANIZ GEREKTİĞİNİN) 3 BÖLÜMDEN 1’İNCİSİ


1. Müşterinizle bir konuşma başlatma şansı yakalıyorsunuz. E-ticaret olsun ya da olmasın herhangi bir markaya rakiplerine karşı üstünlük kazandıran şey bu fikir ve bulgular üzerinden eyleme geçebilme yeteneği. E-posta satış yapmaktan çok fazlası için kullanılabilir. Sorular sorabilirsiniz, anketler düzenleyebilirsiniz, incelemeler talep edebilirsiniz ve liste uzayıp gidiyor.


2. Eğitmek ve değer katmak için bir şans kazanıyorsunuz. Veriler gösteriyor ki, videoyla açıklanan ve desteklenen ürünler dönüşüm oranlarını önemli ölçüde artırıyor. Videonun sadece büyük markalar için olduğu inancının yanlış yönlendirmesine izin vermeyin – siz de yapabilirsiniz. Henüz bir ürün videosu için hazır değil misiniz? Bu bir bahane değil. Yine de müşterilere SSS’ler, nasıl-yapılır rehberleri ve genel olarak ürününüzü daha iyi anlamalarına yardımcı olacak ve gereksiz iadelerin önüne geçecek her şeyle yardımcı olabilirsiniz. Bu stratejiyle ilgili en iyi şey ise, direkt olarak satmıyor olduğunuz halde, müşterinizle ilişki kurmanıza yardımcı olarak bir diğer dokunma ve güven noktası kurmanıza yardımcı oluyor… bu sizi satışa bir adım daha yaklaştırıyor!


3. Ücretsiz şeyler verin. Tüketici bilinci ve Karma puanları kazanın. E-posta, geçmiş ve hedeflediğiniz müşterileri markanızın düzenlediği herhangi bir özel teklif, yarışma ya da hediye dağıtımından haberdar etmek için mükemmel bir yol. Aslında, kararsız potansiyel müşterileri dönüştüren şeyler de sıklıkla bu kısıtlı zamanlı promosyonlar.


4. Marka mesajınızı ve bilinirliğinizi artırın. Yaratıcı hikaye anlatımı, hayal gücünü geliştiren görseller ve sosyal medya pazarlamasının düzgün bir entegrasyonu yoluyla e-posta pazarlama, sosyal medya takipçi sayınızı hızlıca büyütmenin, tüm platformlarınız boyunca potansiyel müşteri etkileşimini artırmanın ve potansiyel müşterileri e-ticaret ekosisteminiz içerisinde daha da derine çekmenin çok etkili bir yolu.


5. A/B testi kolay ve basit. Ücretine değen her e-posta pazarlama platformu, listenizi segmentlere ayırabilme özelliğine sahip. Farklı başlıkları, mesajları ve promosyonları küçük bir grup üzerinde test ederek kazanabileceğiniz bilgileri bir düşünün. Daha sonra… Sadece en iyi performansı veren versiyonu daha geniş listenize gönderdiğinizde elde edeceğiniz avantajı bir düşünün.


6. Şimdi mobilleşin. İster sevin, ister nefret edin, mobil geleceğimiz ve müşteriler e-posta iletişimlerini taşınabilir cihazlarından yapmaya alıştığı için, e-posta pazarlama bu platformda özellikle çok işe yarıyor. En teknolojik markalar mobil optimizasyonlarını çoklu-kanal dijital stratejilerinin büyük bir parçası haline getiriyorlar ve siz de böyle yapmalısınız.


7. Tıklanma oranlarınız Tıklama başı Ödeme Pazarlamacılığına göre çok daha yüksek Markanızla e-posta yoluyla iletişime geçen müşterilerin sonunda satışlara dönüşmeye daha yatkın oldukları kanıtlanmış bir durum. Neden? Çünkü müşterilerin sizden alışveriş yapmalarını beklemek yerine ilişki kurmak için ilk adımı attınız. 2, 3 ve 4’üncü noktalarda söylediklerimi hatırlıyor musunuz?


8. Doğru zamanda doğru mesajı gönderin. Liste segmentasyonuna tekrar dönelim ki eğer e-posta listenizi hızlıca tüketmek yerine geliştirmek ve büyütmek istiyorsanız elzem bir şey. Abonelere sıklıklara, ürünlere ya da ilgilere göre içerik seçme fırsatı sunarak onların satış döngüsünde doğru aşamalarına ait posta listelerinde olduğundan emin olabilirsiniz. Satış yapma şansınızın sadece onların ilgilendiği içerikleri göndermenizle ciddi derecede artması mantıklı bir fikir. E posta pazarlamacılığı isimli tavşan deliğinde derinlere indikçe değerlendirmeler, yeniden sipariş hatırlatıcıları ve potansiyel ya da bir süredir aktif olmamış müşteriler için tetikleyici kampanyalar (satış sonrası) düzenleyebileceğinizi keşfedeceksiniz. Tıpı Alice gibi hayatınıza değişecek.. E-ticaret işletmeniz için otomatik cevaplayıcı tetikleyici serilerini oluşturulmasını konuşmaya başlamak için videomuza bir göz atın. Evet, biraz organizasyon ve kaynak gerektiriyor ama iyi yönetilen, optimize edilen ve işletilen bir e-posta pazarlama kampanyasının e-ticaret işletmelerinin kar hanesine eklenebilecek binlerce lira demek olduğu gerçeğinden kaçış yok.


9. Mevcut olan en ucuz ve en etkili reklam çeşidi. Ağızdan ağza dolaşım her zaman ümit edebileceğiniz en iyi ve en ucuz reklam çeşidi olsa da, e-posta pazarlama (özellikle sizden daha önce satın almış ya da haberdar olmak için kayıt olmuş biri için) gerçekten en iyi ikinci şey. Fiyatlar > E-posta Planları sayfamızdan, herkes kendine uygun bir plan bulabilir. Bugünün yazısını biraz eğitici eğlenceyle bitirmek istiyorum. Aşağıdaki hoş geldiniz e-postasına bir bakın. *bu kampanyanın metninin ya da görsellerin yaratıcısı biziz, size bir e-bültende nelere dikkat etmeniz gerektiği, kampanya başarınız için yönlendirici olmaya çalıştık. E-bülteni görüntülemek için tıklayın.


GraphicMail E-posta Pazarlama İlk Yardım Setinin 2. Bölümünde, başarılı e-Ticaret işletmelerinin etkileşimli ve aktif e-posta listeleri oluşturabilmek için kullandıkları 10 karlı liste oluşturan strateji. Denemelerinize başlamadan önce, bir soru sormak istiyorum… Soru: Sosyal medyada bizi takip ediyor musunuz? Hayır mı?…. olmamız gerekir… gelin bir merhaba deyin!


İnfografik olarak PDF formatında indirebilirsiniz.


 



E-ticaret İşletme Sahipleri için E-posta Pazarlama