19 Aralık 2018 Çarşamba

Yılın Son Günlerinde E-ticaret Müşterilerini Mutlu Etmenin Yolları

Bir yılı daha devirirken tek dileğimiz, 2019’un, içinde bulunduğumuz yıldan daha iyi bir sene olması. Sağlık, mutluluk, barış ve başarı getirmesini umduğumuz yeni bir yıl yaklaşırken, yılbaşı alışverişi için zaman bulamayanlar veya mağazadan mağazaya telaşla koşmak istemeyenler için en ideal çözüm yine internetten alışveriş yapmak. Peki, yeni yıl hediyeleri için ellerini ovuşturan e-ticaret ekipleri, yapılan alışverişlerin sürdürülebilirliği konusunda kendilerinden ne kadar emin?


Kuşkusuz ki özel günler yaklaştıkça, internetten yapılan alışverişlerin hacmi de her yıl daha fazla artıyor. Birçok arkadaşına veya yakınına yeni yıl hediyesi almak isteyen müşteriler, fiziksel mağazada zaman harcamanın stresini yaşamadan, birkaç tıkla siparişini verip ürünleri ayağına getirmenin rahatlığını tercih ediyor. Peki bu durum, internetten alışveriş yapmanın tamamen stressiz bir süreç olduğu anlamına mı geliyor?


Clicktale’in araştırmasının buna cevabı “Hayır”. Araştırmaya göre yılbaşı alışverişi yapanların yüzde 27’si, e-ticaret sitelerinde dolaşırken, en az fiziksel mağazadaki kadar stres yaşadığını belirtmiş. Bu stresin arkasında, sayfa yüklenme süresinden aranan ürüne ulaşırken yolunu şaşırmaya, hatta sözde müşterinin arama yapmasına yardım etmeye çalışan sinir bozucu pop-up içeriklere varıncaya kadar, henüz açıklığa kavuşturulmamış pek çok unsur olabilir.


Fakat çevrimiçi dünyadaki perakendeciler artık, kolayca halledilebilen bu tür teknik sorunların yanı sıra, e-ticaret müşterilerinin arama sırasındaki ruh hâlini de göze almalı. Nitekim bir e-ticaret sitesi ne kadar iyi yönlendirme yapmış olursa olsun; yılbaşından 1-2 gün önce sevgilisine, ailesine veya arkadaşına en uygun hediyeyi almak için panikle cihaz başına geçen kullanıcının bile olumlu bir alışveriş deneyimi yaşaması için gereken önlemleri almak zorunda.


Bu ruh hâli meselesi size tuhaf gelse de internetten alışveriş deneyimi bu yönde evriliyor. E-ticaret oluşumları, kullanıcıların stres yaşamadan alışveriş yapması için müşteri davranışlarını inceliyor ve duygu durumlarını göz önüne almaya çalışıyor. Deneyim Analitiği (Experience Analytics) kullanan perakendeciler, müşterilerin dijital beden dilini anlamaya başlıyor ve yılbaşı alışveriş telaşı gibi ilk bakışta göze çarpmayan ama e-ticaret deneyiminin kalitesini düşürebilecek olası birçok riski sınırlıyor.


Tam da bu noktaya gelmişken, e-ticaret sitelerinin nasıl olup da müşterilerinin alışveriş paniği yaşamadığına emin olabileceğine dair üç ince ayrıntıya birlikte bakalım mı?


1-Öfke kaynaklı tıklamalar


Ziyaret ettiği e-ticaret sitesinde aradığı ürünü bir türlü bulamayan kullanıcılar, sinirlerini dışa vurmak için bilgisayar faresine defalarca tıklayabilirler. Öte yandan, sayfa yüklenme süresi uzun olan veya kullanıcının verdiği komut üzerine istenen sonucu vermeyen e-ticaret siteleri de aynı öfke nöbetine maruz kalabilir. Bu tepkiyi ölçmek ve genel tık sayısından ayrıştırmak isteyen e-ticaret siteleri ise tık takibi ve oturum tekrarı ölçme teknikleri sayesinde, internet sitesinin müşterileri öfkelendiren bölümlerini tespit edebiliyor ve ilgili sekmeleri veya alanları sonraki ziyaretçiler için düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyor.


Yılbaşı alışverişi telaşına kapılan kullanıcılar için e-ticaret siteleri büyük kolaylık sağlıyor.


2-Site içi yanlış yönlendirmeler


Deneyim Analitiği ile elde edilen veriler, bilgisayar faresi hareketlerine ve ziyaretçi davranışlarına dayalı olarak tanımlanıyor. Bu değerlendirmeler, sabırsız ve bir sayfaya ulaşmaya çalışırken yolunu şaşırmış birçok e-ticaret müşterisine sorun yaşatan en büyük sıkıntılardan birinin de yanlış yönlendirmeler olduğunu ortaya koyuyor.

Yılbaşı alışverişi için bilgisayarının ya da mobil cihazının başına geçen pek çok kişi de bu sorunun kurbanı olmaktan ne yazık ki kurtulamıyor. Doğal olarak bu ziyaretçiler de söz konusu siteyi terk ediyor.


Deneyim Analitiği’nin çok sayıda müşterinin yanlış yönlendirilmiş davranışlar sergilediğini göstermesi hâlinde bu durum, site içinde dolaşımdan başlayıp ziyaretçinin çıkmasına kadar geçen sürede, e-ticaret sitesinin yeterince açık bir yönlendirme yapamadığının kanıtı olarak kabul ediliyor. Elbette bu sorunun doğurduğu en tehlikeli sonuçlar müşterinin siteye karşı sadakatini kaybetmesi, sepete atılma noktasına gelmiş alışverişlerin ödeme aşamasına gelmeden yarıda kalması ve e-ticaret sitesinin muhtemelen hatrı sayılır bir rakam tutacak yeni yıl alışverişinden de umudu kesmesi olarak ortaya çıkıyor.


3-Müşterileri keşfetmek


Ziyaretçilerini yanlış yönlendiren bir e-ticaret sitesi, aynı zamanda müşterilerinin site içinde nereye gittiğini ve tam olarak ne istediklerini de bilemez. “Kâşif” olarak tanımlanan bazı ziyaretçiler ise ulaşmak istedikleri ürüne veya sayfaya yönlenmek, ürün karşılaştırması yapmak satın alma veya kararı almak yerine; tıpkı cadde üstündeki bir mağazada öylesine gezinir gibi sitede amaçsızca dolaşır. Bu tür ziyaretçiler alışveriş yapmaya yatkın olduklarından satışçılar için güzel birer açık hedef konumunda olsalar da bunu fırsata çevirecek temel unsur, e-ticaret sitesinin bu kitleyi müşteriye dönüştürme yeteneğidir.


Yılbaşı yaklaştıkça e-ticaret mağazaları, müşteriler olası hediyeler için dolaşırken söz konusu kitlenin büyük trafik yaratacağı yönünde beklentilere girer. İşte tam da bu aşamada, bu ziyaretçilerin çoğunu yakalamak isteyen çevrimiçi mağazalar, öne çıkaracağı doğru içeriklerle potansiyel müşterilerin satın alma yolculuğunu kolaylaştırabilir ve onları satın alma yönünde harekete geçirebilir. Teklifler, indirimler ve promosyonlar, bu “kâşifleri” gerçek müşterilere dönüştürmekte oldukça işe yarar.


Her ne kadar fiziksel mağaza deneyimine oranla çok daha kolay ve hızlı bir alışveriş deneyimi sunsa da e-ticaret sitelerindeki bazı ihmaller ve sorunlar, müşterileri çileden çıkarabiliyor.

Unutmayın ki 2018’nin son günlerine girdiğimiz bugün bile, e-ticaret sitelerinde müthiş bir panikle hediye arayan sayısız potansiye müşteri bulunuyor. Fakat aynı kişiler, ikide bir karşılaştıkları pop-up’lar ve aldıkları hatırlatma amaçlı e-postalar nedeniyle daha da öfkeleniyor. Bu yüzden en doğru çözüm hem e-ticaret deneyimini iyileştirmek hem de onların kolayca ve stressiz bir şekilde alışveriş yapmalarını sağlamak olarak öne çıkıyor.


Zaten e-ticaretin fiziksel mağaza deneyimine oranla cazibesini sürdürmenin yolu da bu uygulamaları mümkün olan en kısa sürede gerçekleştirmekten geçiyor. İşte bu yüzden, Deneyim Analitiği (Experience Analytics) ve benzeri uygulamalar yoluyla müşteri verilerini bütünleşik bir şekilde kullanan, akıllı yönlendirme yapabilen tasarımlara sahip e-ticaret siteleri, öfkeli ziyaretçileri önce olası, sonra da gerçek müşterilere dönüştürme konusunda rakiplerinden çok daha önde başlıyor.


 


Yazar: Erkan Mert Özoğul



Yılın Son Günlerinde E-ticaret Müşterilerini Mutlu Etmenin Yolları

18 Aralık 2018 Salı

DHL, Türkiye"de e-ticarete daha çok odaklanacak

DHL, Türkiye’de e-ticarete daha fazla odaklanma planlarına sahip. Alman lojistik oyuncusu Türkiye’yi Orta Doğu ve Avrupa pazarlarında büyümeyi artıracak önemli bir bölgesel merkez olarak görmektedir. DHL, bu planın ilk adımı olarak İstanbul Havalimanı’nda bir operasyon merkezi kuruyor.


DHL Express’teki VP Küresel Satış Programları’ndan Leendert van Delft, geçen hafta İstanbul’da gerçekleşen DHL Uluslararası Sınır Ötesi e-Ticaret Zirvesin şunları söyledi . Türkiye’nin Avrupa, Afrika ve Asya’nın buluşma noktasında olduğunu ve DHL’nin Orta Doğu ve Afrika’daki birçok noktaya Türkiye üzerinden daha hızlı bir şekilde gidebileceğini söyledi.


‘Türkiye DHL için çok önemli bir ülke’


“Bu, Türkiye’yi bizim için çok önemli bir ülke yapıyor ve bölgesel bir merkez haline getirmek için çalışıyoruz” dedi. İstanbul’daki havalimanındaki operasyon merkezi, başkan yardımcısının açıkladığı bu yönde ilk adım olacak. “Bugün, dünyaya baktığınızda, herkes ABD ve Çin’den e-ticaret pazarları olarak konuşuyor. Fakat Türkiye örneğinde, bu yolculuğun ilk aşamasında değilsiniz, ama aslında bebeklik döneminden yürümeye geçtiniz. Türkiye’nin şimdi kaçma zamanı geldi ”diye ekledi.


DHL’in payı 2020 yılına kadar yüzde 40-50’ye yükselecek


Etkinlik sırasında DHL Express Türkiye Satış Direktörü Boğaç Özhan, DHL’in küresel e-ticaret dağıtımlarındaki payının yüzde 29 civarında olduğunu, ancak 2020 yılına kadar yüzde 40 ile 50 arasında bir yere ulaşması planlandığını söyledi. “E-ticaret teslimatlarının payı, 2016 yılında yüzde 5 olan bu yıl, Ocak ayında yüzde 10’a ve geçen Kasım ayında yüzde 15’e yükseldi. 2020’den beklentimiz yüzde 25-30’a ulaşmak ”dedi.



DHL, Türkiye"de e-ticarete daha çok odaklanacak

17 Aralık 2018 Pazartesi

E-Ticaret Sitenizde Ürün Açıklamaları Nasıl Olmalı ?

İnternet üzerinden ürün alan tüketicinin sadece ürünün fotoğrafları ve açıklamalarını gördüğünü ve bu bilgiler ışığında siparişleri verdiğini biliyoruz.


Daha fazla satış yapmak ve müşterinizin aklında soru bırakmamak için ürün açıklamalarını özenle düzenlemeliyiz.


Müşterinizin aklında bir soru kalmaz ise güven duyar ve sipariş vermesi daha hızlı olur.


Bununla ilgili bazı konuları maddeler halinde sizlere sunacağız;


  • Elektronik ticarete konu olan malın stok bilgisi doğru olarak verilmelidir. Sipariş sonrasında müşteriye sipariş verdiğiniz ürünü temin edemedik demek en büyük hata olacaktır.

  • Ürünün İçeriği hakkında detaylı bilgiye yer verilmelidir. Kutu içerisinde hangi aparatların çıkacağı eğer hizmet ise hizmetin tam kapsamı belirtilmelidir.
    Örn:Bluetooth hoperlör satıyorsanız. Şarj adaptörü,kablosu gibi içeriğinde olan ürünler belirtilmelidir.

  • Ürünün malzeme yapısı müşteriye bilgi olarak verilmelidir.
    Örn: Çanta satıyorsanız gerçek derimi sunni derimi olduğuna dair bilgi verilmelidir.

  • Tüketicinin ürünün boyutlarını tam olarak algılayabilmesi için ölçüleri anlaşılır şekilde verilmelidir. 90’lı yıllarda bir gazetenin verdiği müzik seti olayını çoğunuz hatırlarsınız. Reklamlarda dev gibi gösterilen müzik seti ekmek boyutundan daha küçüktü. Ve halk tarafında infial olmuştu.

  • Ürünün hangi şartlarda kullanılabileceğine dair kullanım bilgilere yer verilmelidir.
    Örn: Satılan ürün bir telefon ise şu sıcaklıklar arasında çalışmaktadır. Şu kablosuz bağlantı protokollerini destekler gibi bilgileride vermeliyiz.

  • Varsa garanti bilgisine ait detaylı bilgi ve hangi şartlarda garantinin geçerli olacağı gibi bilgileri sunmanız gereklidir.

  • Ürünün arızalanması durumunda veya kurulum aşamasında servis ve teknik desteği nasıl ve kim tarafından verileceğine dair bilgilere yer verilmeli.
    Örn:Klima siparişinizde hangi servisin gelip kuracağı ve ücretlimi ücretsiz mi olacağı bilgisi verilmeli.

  • Satılan ürünlerin tedarik süresi, kargo ve teslimat süresi gibi hususları belirtilmeli

Yukarıda özet şekilde ürün açıklamaları kısmındaki bilgileri nasıl düzenleyeceğinizi belirttik.  Eğer sorularınız varsa yorumlar kısmına bırakabilirsiniz. Cevaplamaktan memnuniyet duyarız.



E-Ticaret Sitenizde Ürün Açıklamaları Nasıl Olmalı ?

15 Aralık 2018 Cumartesi

Pazaryerlerinde Ürün Satmanın Avantajları ve Dezavantajları

Türkiye’de 15 bin üzerinde e-ticaret yapan kobi vardır. Bu kobiler kendi sanal mağazaları üzerinden aktif satışlarını gerçekleştiriyor. Son dönemlerde bir çoğuda pazaryerleri platformlarında da yer almaya başladı. Çoklu kanal satışlar ile gelirlerini arttırmaya devam ediyorlardı. Pazaryerleri ülkemizde son dönemlerde yaşanan ekonomik dalgalanmalar ile bazı avantajlarını hızlı bir şekilde yitirdi.


Pazaryerlerinde Ürün Satmanın Avantajları


Ciddi reklam bütçeleri vardır. Arkalarında büyük ekonomik oyuncular olduğu için tüm mecralarda aktif olarak reklamlarını sürdürmektedirler. Bu sebeple pazaryerlerinde bulunan ürünlerinize tüketicilerin ulaşması için sizin ekstradan reklam vermeniz gerekmez.


Müşteriler pazaryerlerinden ürün alırken arada bir aracı kurum olduğunu bildikleri için anlaşmazlıklar durumunda kendilerini daha güvenli hissederler.


Pazaryerlerinden yaptığınız satışları ürün teslimat aşamasında kendi kutunuz ve ambalajınız ile gönderirseniz, müşteri güven kazandığı için sizin kendi sanal mağazanızı bir sonraki alışverişinde tercih edebilir. Böylece pazaryerine ödeyeceğiniz komisyon cebinizde kalır.


Pazaryerlerinde Ürün Satmanın Dezavantajları


Pazaryerinde gerçekleştirdiğiniz satışlar pazaryeri mağazanızda kalır. Tüm yaıtırımı sizin olmayan bir sistem üzerine yapmış olursunuz. Çeşitli sebeplerden mağazanızı kapatırsanız veya bloklanırsa tüm emeğiniz çöpe gider. Kendi alan adınız ile kendi markanıza yatırım yapmanız önemlidir.


Pazaryerlerinin sattığınız ürün türüne göre değişen ciddi komisyon oranları vardır. Bu komisyon oranları %20-30 oranlarını bulabilir. Bu durumda kazancınızın büyük bir kısmını pazaryerine bırakmanız anlamına gelir.


Sattığınız üründen yüzlercesi aynı anda listeleneceğinden dolayı, ürünü satabilmek için en uygun fiyatı vermeniz gerekir. Bu durumda kar marjınız hızla azalır.


Alacağınız kötü yorumlar pazaryeri mağazanızdan satış yapmanızı güçleştirebilir. Telafisi zor olacaktır.


Öneri;


Pazaryerlerini sadece kar marjımızın ve rekabet gücümüzün çok yüksek olduğu ürünlerde kullanalım. Kar marjımızın düşük olduğu ürünler için rakiplerimizle zararına çatışmalara girmeyelim. Bu tarz ürünlerde hacimli satışları oradan yapmamız bizlere bir çok kişiye ulaşabilme imkanı sağlayacaktır. Diğer ürünlerimizin satışı ve müşteriyi sürekli müşteri durumuna getirmemiz için bu müşteriler ile iletişimimizi güçlü tutup kendi sanal mağazamıza yönlendirmemiz iyi bir strateji olacaktır.



Pazaryerlerinde Ürün Satmanın Avantajları ve Dezavantajları

13 Aralık 2018 Perşembe

Google Pay, Fransa’da başladı

Google Pay, küresel genişlemesini sürdürüyor. Şu anda Fransa’da hizmete başladı. Fransa’daki altı farklı bankadan müşteriler Google’ın mobil ödeme hizmetini kullanmaya başladı. Google Pay, Fransa’daki çeşitli çevrimiçi hizmetlerde ve perakendecilerde de kullanılabilir.


Lansman ile birlikte Google, Samsung Pay ve Apple Pay gibi Avrupa ülkelerinde zaten mevcut olan kalabalık bir pazara katıldı. In France Boon, Boursorama Banque, Edenred Fransa, Lidya, N26 ve Revolut: Google altı bankalar ve kredi kartı şirketleri Visa ve MasterCard için destek alıyor. Bir yedinci oyuncu, Up, sıradaki olduğu söyleniyor .


Online satıcılar Google Pay’i kabul etmeye başladı.


Fransız tüketiciler, Google Ödemeyi temassız ödemelerin beklendiği her yerde kullanabilir. Teknoloji şirketi, Google Pay’i kullanarak ödemeleri kabul etmek için birkaç Fransız çevrimiçi perakendeciyle de ortak çalışıyor. Bu e-ticaret şirketleri arasında Deliveroo, Flixbus, Asos ve Ryanair bulunmaktadır.


Google Pay’i Fransa’da nasıl kullanırım?


Google Pay ile tüketiciler, ödeme uygulamasına bir kredi kartı veya banka kartı bağladıktan sonra nfc özellikli akıllı telefonlarını ödeme yapmak için kullanabilir. 30 Euro altındaki ödemeler için ekranın kilidini açmak yeterlidir, bu eşiğin üzerindeki ödemeler için, kullanıcıların işlemleri parmak izi veya parola gibi güvenlik yöntemleri ile yetkilendirmesi gerekir.


Avrupa’da, Google Pay şu ülkelerde kullanılabilir: Belçika, Danimarka, Almanya, Finlandiya, Fransa, İrlanda, İtalya, Norveç, Polonya, İspanya, İsveç ve Birleşik Krallık.



Google Pay, Fransa’da başladı

12 Aralık 2018 Çarşamba

Google’ın Fransa’daki Amazon’la rekabet edeceği yeni pazar yeri

Google Alışveriş yakında basit bir fiyat karşılaştırma motorundan daha fazlası olacak. 2019’un başlarında, Google kendi pazarını Fransa’da tanıtacak. Yeni Google Alışveriş platformuyla, teknoloji şirketi doğrudan Amazon ile rekabet edecek.


LSA dün yayınlanan özel haberi yayınladı ve Google beta’nın Google Alışveriş Eylemleri programını birkaç gün önce başlattığını söyledi. “Bu, Google Alışveriş’in bir pazara dönüştürülmesine neden olacak, bu da Google’ı Amazon ve Cdiscount’un bir e-ticaret rakibi haline getirecektir.”


Lansman 2019’un başlarında gerçekleşecek


Fransa’daki Google Alışveriş İşlemlerinin resmi lansmanı 2019’un başlarında gerçekleşecek. Google artık platformu, Auchan, Boulanger, Carrefour ve Fnac Darty gibi üçüncü taraf perakendecilerle test ediyor. Yeni pazar yeri, bazı ekran görüntülerini paylaşan LinkedIn’de bir Fransız perakendecisi tarafından da dile getirildi.


Yeni platformda, perakendeciler ürünlerini Google kullanıcılarına sunabilir. Google ödemeleri ele alır, ancak bağlı perakendecilerin lojistiğe dikkat etmesi gerekir. LSA, hizmetin Android telefonlarda ve sesli özellikli akıllı hoparlörlerde bulunabilen Google Asistan aracılığıyla da sunulacağını söyledi.


Yeni Google Alışveriş nasıl çalışır?


Yeni Google Alışveriş platformu, Fransa’daki kullanıcıların teknoloji, sağlık ve güzellik, oyunlar, oyuncaklar ve yiyecek gibi çeşitli kategorilerdeki ürünleri satın almalarını sağlıyor . Alışveriş yapanlar, alışveriş sepetlerini farklı satıcılardan gelen ürünlerle doldurabilir ve bir satın alma işlemi gerçekleştirebilir. Bunun için “Google ile satın al” düğmesini tıklamanız yeterlidir.


Google, platform aracılığıyla gerçekleşen her satış için bir komisyon kazanır, ancak LSA’ya göre, Google tarafından istenen komisyon ücreti, Amazon tarafından istenen teknik ücretten düşüktür.


Google Alışveriş İşlemleri hesabı gerekli


Ürünlerini Google Alışveriş’te sunmak isteyen satıcıların, ürünlerini de ekleyebilecekleri Google Merchant Center’da bir hesaba sahip olmaları gerekir. Bir Google Alışveriş Eylemleri hesabını etkinleştirerek, artık yalnızca Google Alışveriş’teki reklamlarını yönetebilir, ancak yeni pazar alanını da kullanabilirler.


Google Alışveriş’te, “Google ile Satın Al” etiketiyle bir ürün sayfası.

Google’ın Fransa’daki Amazon’la rekabet edeceği yeni pazar yeri

11 Aralık 2018 Salı

Hollanda, BM"nin e-ticaret endeksinde birinci sırada yer alıyor

Hollanda, BM konferans UNCTAD’ın yıllık B2C E-ticaret Endeksi’nde bir numaradır. Hollandalılar, şimdi 19. sırada yer alan Lüksemburg’u aştı . İlk üçü Singapur ve İsviçre tarafından tamamlandı.


B2C E-commer Index [ pdf ], bir ekonominin çevrimiçi alışverişi desteklemeye hazırlığını ölçer. Bu yıl, endeks bir önceki baskının yedi üzerinde 151 ülkeyi kapsamaktadır. Ülkeler, posta güvenilirliği, interneti kullanan kişiler ve güvenli internet sunucuları miktarı gibi çeşitli göstergelere göre sıralanmıştır.


İlk 10’da 8 Avrupa ülkesi


Geçen yıl, bu listede lider Lüksemburg oldu, ancak ülkenin teslimat güvenilirliği bir azalma nedeniyle , Batı Avrupa ülkesi şimdi 19 th . Geçtiğimiz yıl dördüncü olan ve 2015 yılında ilk endekste ikinci sırada yer alan Hollanda , şimdi yeni bir numara oldu. Toplamda, endeksin ilk on sekizi Avrupa ülkelerinden oluşmaktadır.


UNCTAD B2C E-ticaret Endeksi 2018’de ilk 10 ekonomi.

Hollanda’da 40.000 online satıcı bulunuyor


Hollanda, çoğu göstergeyle, özellikle de en üst sırada yer aldığı güvenli sunucularla iyi performans göstermektedir. Çalışma, “Güvenli sunucular e-ticaret mağazaları için bir vekil olarak kullanılıyor ve Hollanda, Avrupa Birliği’nin en yüksek rakamı olan 2016’da 40.000’in üzerinde çevrimiçi perakendeci çevrimiçi perakendecilere sahipti”. Hollanda ayrıca dünyanın en yüksek ikinci çevrimiçi alışveriş oranına sahiptir, yani 15 yaş ve üstü nüfusun yüzde 76’sı.


AB’de en çok on ülke 1 milyon kişi başına pureplay web mağazaları (2016).

Hollanda, BM"nin e-ticaret endeksinde birinci sırada yer alıyor